Geleceğin Yıldızları’nda bu haftaki konuğumuz Fenerbahçe‘nin 1997 doğumlu oyuncusu Egehan Arna oldu.

Geleceğin Yıldızları’nda 2. Ayı geride bırakmak üzereyiz. Birçok oyuncuyla röportaj yaptık, konuştuk, görüştük, yedik-içtik. Ancak sanırım en uzunu ve en güzeliydi. Röportajı yapıp, kahve içtikten sonra sevgili Oğuz Yenihayat‘ın da önerisiyle Mano Burger‘e gidelim dedik. Tabii sıranın olması iyi olmadı fakat hazır o taraflardayken aklıma bir deBitez Dondurma geldi. Malum Basketdergisi‘nden Can İşbakan‘ın açtığı keyifli mekanda dondurma yemeden de olmaz. Buradan kendilerine de teşekkürlerimizi sunalım, sizin de yolunuz düşerse Şaşkınbakkal’daki Bitez Dondurma’ya gitmenizi tavsiye ederim.

Egehan’la uzun zamandır birbirimizi tanıyoruz ve  yakın arkadaşlarımdan biri. Çok düzgün bir  karakter, aynı zamanda derdini anlatabileceğin bir  dost. Çok yetenekli, çok iyi yaptığı işler var saha  içinde. Kendini sürekli geliştirebilecek büyük bir  potansiyeli var. İyi çalışarak, eksik olduğu yönlerini  de kapatırsa çok iyi yerlere geleceğine inanıyorum.  – Furkan Korkmaz (Anadolu Efes)

Egehan’ı Semih Tuna ile birlikte Caferağa‘da, Anadolu Efes maçında birlikte izledik. Semih biraz izledikten sonra Egehan’ı, “Manu Ginobili’ye benzemiyor mu?” diye ortaya belkide Egehan için en güzel benzetmeyi attı. Ben birkaç maç daha izledikten sonra Semih’in görüşüne katıldım. Egehan’ın oyunu için en güzel benzetme şüphesiz ki Manu Ginobili.

Hücum açısından kendine ve arkadaşlarına pozisyon aratma potansiyeli yüksek bir oyuncu. A Takım seviyesine kadar kuvvetleneceğini ve bir doğrultuda şutunu çabuklaştırıp, geliştireceğini düşünüyorum. Liderlik potansiyeli olan bir oyuncu. Çok çalıştığı takdirde ileride Türk basketboluna yıllarca hizmet edeceğini düşünüyorum. – Berkay Oğuz (Fenerbahçe Yıldız Erkek takımı yardımcı antrenörü)

Geçirdiği 2 sakatlığın Egehan’ı çok etkilediğini aşağı-yukarı görebiliyoruz. “1 ay içinde %100 sağlıklı olacağım” diyen Egehan’ı Ukrayna‘da düzenlenecek olan Avrupa Şampiyonası‘nda tekrar izlemek ve değerlendirmek çok daha sağlıklı olacak.

Egehan bizim kulübümiz için önemli bir oyuncu.  Kendi yaş grubunda da keza aynı şekilde. Bu sene  hem İstanbul’da, hem de Türkiye Şampiyonası’nda  göstermiş olduğu performansla fazlasıyla bizi  memnun etti. Bu sene takımımızın 1 numarasıydı  ancak ben ileride onun iyi bir 2 numara olacağını  düşünüyorum. Milli takım antrenörleri de aynı  fikirde. Çabuklaşması, biraz daha ayaklarını çabuk  hareket ettirmesi gerekiyor. Yukarıları  hedefliyorsa, defansını daha iyi duruma getirmesi  lazım. Biraz daha sertleşmesi, saha içinde lider  durumuna geçmesi gerekiyor ve şu ankinden 3 kat  daha fazla çalışmalı. – Erdal Erdinç (Fenerbahçe  Yıldız Erkek takımı baş antrenörü)

Erzurum’da takımların yaptığı bol faullü box-and-one‘a karşın Egehan 21 sayı ortalamasını yakaladı. Hakemlerin vermedikleriyle birlikte maç başına Egehan neredeyse 10-12 “faul aldırma” istatistiği ile oynadı. Fenerbahçe’deki en büyük problem, Egehan kötü gününde olduğu zaman yan parçaların oyuna girememesi oldu. Efes’in şampiyon olmasındaki en büyük neden, yan parçaların Furkan’a yardım etmesiydi. Ayrıca birebir savunma öğretilmeden altyapılarda kombine savunmaların öğretilmesi de garipsenecek bir başka durum, bunu da eklemiş olayım.

Benim Egehan’da en çok beğendiğim özellik, ribaundlara girmekten çekinmemesi -Erzurum’da uzun olmamasına rağmen ribaund kategorisinde maç başına 10.8 ribaund ile 5. Sırada yer aldı- ve ribaundu aldıktan sonra oyuna yön verişi. 

Egehan’ın pick&roll oyununda kendini geliştirmesi gerekiyor. Elbette kuvvetlenmesi de bir gerçek. Ancak çalışkan ve hırslı kimliğiyle Egehan’ın bunları geliştireceğini düşünüyorum. Savunmada da zaafları keza olduğu söylenebilir. Bazen oyundan düşüyor ve sorumluluk almaktan kaçınıyor. Arada-sırada Erzurum’da bunu gördük.

Genel olarak baktığınız zaman bana göre ’97 jenerasyonunun Türkiye’de en iyi üç oyuncusundan birisi. Sağlıklı Egehan’ı izleyip, bu ilk üçündeki yerini söylemek daha iyi olacaktır. Şimdi isterseniz Egehan’la gerçekleştirdiğimiz röportaja geçelim…

Adı-Soyadı: Egehan Arna

Takımı: Fenerbahçe

Boyu: 1.97

Doğum Tarihi: 05.01.1997

Klasik soruyla başlayalım, basketbola nasıl başladın?

Basketbola 9 yaşındayken Tofaş Spor Okulu’nda başladım. Orada basketbol oynamaya devam ederken babam gazetede Fenerbahçe’nin seçme ilanını gördü ve oraya götürdü. Benim daha yaşım başlamamıştı ama ben 1996 doğumlularla Minik C’de oynamaya başladım ve o günden bugüne Fenerbahçe’deyim. 

Erzurum’da takım olarak kuranın da şanssızlığıyla çeyrek finalde Efes’e yenildiniz. Turnuvayı hem takım, hem de kendi açından nasıl değerlendirirsin?

Takım olarak kuranın şanssızlığına düştük. Grupta Tofaş’a yenildik ve o bizim için turnuvanın en kötü günlerinden biriydi. Efes maçında da iyi mücadele ettik ama maçın sonunu iyi oynayamadık. Kendi açımdan ise kötü bir turnuva geçirmediğimi düşünüyorum. Eksiklerim var, onları Erzurum’da görme şansı buldum ve eksiklerimi geliştirmem gerekiyor.

Erzurum’daki turnuvanın sana kattığı en önemli şey ne oldu?

Kesinlikle dayanıklılık. 6 maç üst üste uzun sürelerde oynamak zor bir iş. 

2 ay önce 2 tane önemli sakatlık geçirdiğini söylemiştin. Bu sakatlıklar seni nasıl etkiledi, şu anki durum nedir?

Evet, bel ve omuz olarak 2 farklı sakatlık geçirdim. Şu anki durumum eskisi kadar iyi değil ama yine de 2 ay öncesine göre iyi durumda olduğumu söyleyebilirim. Bel ve omuz bölümlerimi çok zorlamıyorum. Sakatlığı 2 ay önce geçirdiğimde formum baya düşmüştü. Zaten 2 hafta oynamadım ve sakatlıklarla uğraştım. Sırt bölümümü biraz daha güçlendirmem gerekiyor. 1 ay sonra %100 sağlıklı olurum diye düşünüyorum.

Ribaundlara girmekten çekinmiyorsun ve ribaundu aldıktan sonra topa çok iyi yön veriyorsun. İstanbul’da da senin ribaundlardaki etkinliğini biliyorduk ama tabii Erzurum’da istatistiklerin de tutulmasıyla bir kez daha bunu daha iyi gördük. Sence en önemli özelliklerinden birisi bu olabilir mi?

Bu Erdal abi sayesinde oldu. Senenin başından beri ribaundu aldıktan sonra hızlı oyun kurmam konusunda beni uyardı. Driller yaptık senenin başından beri ve artık bunları yapabiliyorum.

Sence artı ve eksilerin neler?

Artılarım, hücum konusunda bitiricilik ve hücum-savunma ribaundlarındaki etkinliğim. Eksilerim ise, savunmada çok gelişmem gerekiyor. Ayrıca şut tercihlerimi daha iyi yapıp, fiziksel açıdan da güçlenmem gerek.

Milli takımda da oynuyorsun. Sakarya’da hazır değildi takım sanki, pek de iyi bir turnuva geçirmedik ancak sanki Fransa’da biraz toparlandık gibi, sen de Rusya maçının en iyi oyuncusu seçilmiştin. Avrupa Şampiyonası hakkında ve milli takım özelinde neler söyleyebilirsin?

Dediğin gibi Sakarya’da hazır değildik, daha takım olmamıştık ve  ilk turnuvamızdı. Diğer takımlar çok hazırdı bizim aksimize ve kötü bir turnuva geçirdik. Ama Fransa’ya gittiğimizde çok daha farklı bir görüntü verdik, daha hazırdık. Orada Fransa’ya yenilerek 2. olduk ama Fransa maçını sonuna kadar başa baş götürdük. Avrupa Şampiyonası için baya umutluyuz. Madalya için oynayacağız, madalya da alabiliriz. Şansımız var. Bireysel olarak da kendime koyduğum hedefler elbette var ama önce takım yensin, ondan sonra bireysel hedeflere bakarız. Zaten takım iyi olmadan bireysel olarak başarı da gelmiyor.

Gelecekteki hedeflerin neler?

Önce Fenerbahçe A Takımı’na çıkıp, orada oynamak. Ardından Avrupa’da bir Euroleague takımında veya Amerika’da, NBA’de oynamak istiyorum.

İdolün?

NBA’den Kevin Durant olabilir. Oyun görüşü olarak Emir Preldzic olabilir. Tabii Diamantidis de yine beğendiğim oyuncular arasında. (Berkay Oğuz’a selam)

Fenerbahçe’deki teknik kadro hakkında neler söyleyebilirsin?

Koç Erdal abi olsun, yardımcı antrenörümüz Berkay abi bize bu sene çok emeği geçti. Özellikle de şampiyonada her akşam bizimle toplantı yaptı. Gün değerlendirmesi ve dikkat etmemiz gereken şeyleri bize söyledi. Masör olarak Barış abimiz bizim her şeyimiz. Sakatlığımla her şeyle o uğraştı. Kondisyonerimiz Derya abi yine çok ilgileniyor bizimle, idarecimiz Cenk abi o da her şeyimizle ilgileniyor. 

Altyapıda beğendiğin oyuncular kimler?

Türkiye’den 2 yaş büyüğüm Metecan Birsen ve Cedi Osman’ı beğeniyorum. Avrupa’dan da Mazalin ve Hezonja’yı beğendiğimi söyleyebilirim. Kendi jenerasyonumda ise Ercan, Arber ve Furkan milli takımımız için önemli oyuncular.

 

İleride çalışmak istediğin koç ve beraber oynamak istediğin oyuncular kimler?

Koç olarak düşünmedim ama oyuncu olarak Diamantidis büyük ihtimalle ben oyuncu olana kadar bırakır ama onunla birlikte oynamak isterim. Teodosic olabilir yine. Avrupa’dan uzun olarak da Dorsey ve Hines ile birlikte oynamak isterim.

Senin okul ile basketbol nasıl bir arada gidiyor?

Tabii ki çok zor oluyor ama okul bize yardımcı oluyor. Doğa Koleji’nde okuyorum, özel idman ve idmanlar için gerekli izni veriyorlar. Gittiği kadar gidiyor.

Boş zamanlarında neler yapıyorsun?

Çok olmuyor ama olduğu zaman 2K oynarım, iddialıyım da. 2K dışında Fifa da oynarım ama onda çok iddialı değilim. 

Ginobili benzetmesine katılıyor musun?

Solak, penetreci, şutör. Benziyor, doğru bir benzetme. Şimdiye kadar ki en iyi benzetme bence o. 

Bize zaman ayırdığın için çok teşekkürler.

Ben teşekkür ederim.

Röportaj&Yazı: Can Pelister

Halil Can Pelister

Her türlü soru, görüş ve önerileriniz için: canpelister10@gmail.com

Website:

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir