{90CBCF21-1E7D-4CA3-A0E3-727DBB787278}flexible

Geleceğin Yıldızları bölümümüze son olarak Finlandiya’nın en önemli potansiyellerinden biri olan Lauri Markkanen’i almıştık. Yine Kuzey Avrupa bölgesinden bir oyuncuyu sizlerle buluşturacağız. 29.konuğumuz yine bir Leton olacak. Kristaps Porzingis ve Rodions Kurucs’un ardından Verners Kohs da bu listedeki yerini aldı ve bana yardımlarından ötürü ona çok teşekkür ediyorum.

Letonya’nın altyapı basketboluna verdiği değerin herkes farkında. Özellikle de son 5 yılda müthiş aşama kat ettiler ve 1995 jenerasyonuyla birlikte adlarından sıkça söz ettirmeyi başardılar. İlk parlayan yıldızları 1995 jenerasyonundan oldu. Kristaps Porzingis, o jenerasyonunun Avrupa’daki en önemli potansiyellerinden biri ve şu anda NBA’de forma giyiyor. Onun kadar adı duyulmasa da Anzejs Pasecniks de mükemmel bir potansiyel ve bana göre ileride çokça adını duyacağız. 1997 jenerasyonlarını atlayalım, birazdan oraya geleceğim zaten. 🙂 1998’de Rodions Kurucs gibi bir yetenekleri olduğu aşikar. O jenerasyonun en büyük potansiyellerinden biri olan Kurucs, şu anda Barcelona formasıyla İspanya’da mücadele ediyor. Aynı şekilde Kurucs’un kardeşi olan Arturs’ta İspanya’nın yolunu tuttu. Abi kardeş hedeflerini gerçekleştirmek için büyük bir emek sarf ediyorlar.

Gelelim 1997 jenerasyonuna. Bu jenerasyonda da önemli bir potansiyele sahipler ve bana göre ileride çok iyi bir skorer olabilir. Verners Kohs’tan bahsediyorum tabii. Verners, kariyerine Letonya’da başladı. Yukarıda bahsettiğim birçok oyuncu gibi o da VEF Riga organizasyonuyla kendini geliştiren isimlerden. İlk Milli Takım macerasını Kiev’de yaşadı 1997 doğumlu Forvet. Kiev’de düzenlenen U16 Avrupa Şampiyonası’nda skorer kimliğini çok fazla sahaya yansıtamadı ve dış şutlarda istediği oranı yakalayamadı. Bu nedenden dolayı da o turnuvayı 8,2 sayı-3,0 ribaund ortalamalarıyla kapattı. Bir sezon sonra U18 Milli Takımında yer alamayan Kohs, asıl çıkışını geçtiğimiz sezon yaptı. Adidas Next Generation Tournament’te VEF Riga forması giyen Kohs, Kurucs ile beraber takımının en önemli iki isminden biriydi ve dışarıdan çok etkili oldu. %41 ile üçlük atan Kohs, o turnuvayı da 12,5 sayı-5,0 ribaund ortalamaları ile tamamladı. Oynadığı son Zalgiris karşılaşmasında faul problemine girmeseydi, turnuvayı çok daha iyi ortalamalar ile bitirebilirdi.

Onun açısından en büyük çıkış noktası olan U18 Avrupa Şampiyonasına gelmek istiyorum. Geçtiğimiz yaz Yunanistan’ın Volos kentinde düzenlenen turnuvada, Letonya formasıyla çok iyi maçlar çıkartan Kohs, gözlemcilerin dikkatini çekmeyi başardı. Takımının skor yükünün neredeyse tek başına çekti. Özellikle de üç sayı çizgisinin gerisinden yakaladığı %45’lik oran, ne kadar iyi bir bileğe sahip olduğunu gösterdi. O turnuvadaki performansıyla da bu sezon başında İspanya’nın yolunu tuttu. Zaragoza takımı ile anlaşan Kohs, artık İspanya’da forma giyecek.

Verners Kohs’un kuvvetli yönleri ile devam edelim isterseniz. Öncelikle muazzam bir bileğe sahip. Riske ettiğiniz anda sizi cezalandırır. Set oyunlarında ve geçiş hücumlarında, topun gireceğini hissettiği an o şutu kaldırıp atabiliyor. O özgüvene sahip. Yukarıda da belirttiğim gibi Volos’ta %45 ile attı. Bu konudaki bir istatistiğini daha sizlerle paylaşayım. Volos’ta ortalama olarak her maç 3 üçlük isabeti buldu. Bu istatistik, Kohs’un ne kadar önemli bir tehdit olduğunu gösteriyor sanırım. 🙂 Bir diğer önemli özelliği ise fiziği. Mükemmel bir fiziğe sahip. Uzun kolları ve pozisyonuna göre yeterli uzunluğunun yanında iyi de bir atlet. Bu atletizmini de zaman zaman çok iyi kullanabiliyor. Ayrıca çok da iyi bir takipçi. İkinci şans sayılarını sonuna kadar kovalıyor ve takımına bu alanda çok yardımcı olabiliyor.

Gelelim Letonyalı oyuncunun geliştirmesi gereken özelliklere; ilk olarak fiziksel yapısıyla başlayalım. Evet, çok iyi bir atlet olduğunu ve uzun vadede gelişime açık bir fiziğe sahip olduğundan bahsettik. Ancak eksik noktaları da yok değil. Ayakları henüz istenen seviyede değil mesela. Çok daha çabuk olması ve çok daha hareketli olması gerekiyor. Özellikle de savunmada. Ayrıca sertlik konusunda da olumlu adımlar atmalı. Dış şuta yönelmesinin bir diğer nedeni de sertlikten hoşlanmaması. Rakibinin temasını aldığı anda dengesi bozulabiliyor ve hata yapabiliyor. Son olarak bahsetmek istediğim konu ise ribaundlar. Pozisyonuna göre çok daha iyi bir ribaundçu olmalı ve takımına bu konuda çok daha faydalı olabilir. Volos’ta maç başına sadece 1,9 ribaund alabildi. Bu oran çok çok az. Bu eksiklerinin de üstüne gittiği takdirde çok daha iyi bir oyuncu olabilir.

Velhasıl-ı kelam, Verners Kohs 1997 jenerasyonunun Letonya’daki en önemli potansiyeli. Avrupa bazında bakacak olursak da bir Furkan Korkmaz, ya da bir Dragan Bender potansiyeline sahip değil. Ancak ben ondan baya ümitliyim. Şütör oyuncular her zaman önemli roller kazanabilen oyunculardır. Eksiklerinin üzerine gittiği takdirde, özellikle de Avrupa’da iyi işler yapmasını bekliyorum. Yavaş yavaş röportaja gelelim isterseniz. Verners Kohs’a bana yardımcı olduğu için tekrar teşekkür ediyorum.

{54F17203-EC9D-42C4-B925-225F7CF525E8}flexible

Adı Soyadı: Verners Kohs

Pozisyonu: Kısa Forvet

Doğum Tarihi: 21.05.1997

Boyu: 2,04

Takımı: CAI Zaragoza

Letonyalı oyuncuya ilk sorum basketbola nasıl başladığı oldu. Bu klasik soruya Kohs şu cevabı verdi; ’’7 yaşında basketbol ile tanıştım 1. Sınıftaydım ve doğduğum yer olan Ventspils’te basketbol oynamaya başladım. Basketbol maçlarını izlemeyi çok seviyordum. Bu nedenden dolayı da basketbolu seçtim. Kararımın da ne kadar doğru olduğunu şimdi görüyorum.’’

Her genç oyuncunun bir idolü vardır. Kohs’un da idolü Melo; ‘’İdolüm Carmelo Anthony. Mükemmel bir şütör. Ayrıca top hakimiyeti çok yüksek ve harika bir lider. Ben de bu becerilerimi geliştirmek istiyorum ve çok çalışıyorum.’’

Yunanistan’da düzenlenen U18 Avrupa Şampiyonasını  Letonya 10. Sırada tamamladı. Volos’taki turnuvayı sordum ve o da şu cevabı verdi; ‘’Bana göre takımım Volos’ta çok iyi bir oyun ortaya koydu. Her top için savaştık ve savunmada elimizden gelenin en iyisi yaptık. Bu takımın bir parçası olduğum için kendimle gurur duyuyorum. Takım ruhumuz ve takım içindeki arkadaşlığımız gerçekten üst seviyedeydi.’’

Volos’ta iyi bir oyun ortaya koyan Kohs, ardından Fransa’nın yolunu tuttu ve U18 All-Star karşılaşmasında forma giymeyi başardı. O organizasyonu sordum Kohs’a:  ‘’Benim için mükemmel bir anı oldu. Bu tarz bir organizasyonda yer aldığım için çok mutluyum. All-Star haftasından büyük keyif aldığımı söylemem gerekiyor. Ufak da bir sakatlık yaşadım ancak şu anda iyiyim.’’

Kohs’un Volos’taki iyi performansı, ona İspanya’nın yolunu açtı. VEF Riga’dan ayrılan Kohs, Zaragoza ile anlaşmaya vardı. Kohs, transfer dönemini şu sözleriyle özetliyor; ‘’Menajerimin işiydi. İspanya’nın benim için en iyi yer olduğundan bahsetti ve oraya gitmem için çok uğraştı. Menajerime çok teşekkür ediyorum.’’

Zaragoza’nın sistemini sordum ve genç Leton’un cevabı şu şekilde oldu; ‘’Baş Antrenörümüz gerçekten çok zeki. Çok profesyoneller ve oturmuş bir sisteme sahipler. 2 aydır Zaragoza’dayım ve burayı çok beğendim. Benim şehrim diyebilirim.’’

Letonya basketbolu son yıllarda müthiş bir atağa kalktı. Özellikle de altyapıda. Mükemmel yetenekler çıkarıyorlar ve gelecekte adlarından sıkça söz ettirecekler gibi görünüyor:  ‘’Letonya basketbolu her yıl çok daha iyi yerlere geliyor. Eurobasket 2015’i izlerken çok büyük keyif aldım. Birkaç yıl sonra da çok daha iyi yerlere geleceğimizi düşünüyorum. Avrupa Şampiyonasında yarı final olabilir. J Çok yetenekli ve gelecek vadeden oyuncularımız var. Basketbolumuzu geliştirmemiz için önümüzde büyük bir fırsat var. Gelecekte iyi işler yapabiliriz.’’

Verners Kohs çok iyi bir şütör. Bir şütör için en olmazsa olmaz şeyi sordum ona ve şunları söyledi: ’’Bana göre bir şütör için parola çalışmak. Bir oyuncu çok iyi bir şütör olmak istiyorsa, mutlaka çok çalışmalı. Sadece şut mekaniği için değil, ayaklarının koordinasyonu için de çalışmalı. İyi bir ayak koordinasyonu, çok daha iyi bir skorer olmasını sağlayabilir.’’

Verners’in en büyük hedefi Euroleague’de oynamak: ‘’ Euroleague’de oynamak istiyorum. Euroleague’de çok zekice bir basketbol oynanıyor. Ayrıca çok da hızlılar. Savunma, o takımlar için en önemli şey. Kendime inanıyorum. O seviyelere çıkabilirim.’’

Son sorum ise Türk basketbolunu tanıyıp tanımadığı oldu: ‘’Tabii ki biliyorum. Fenerbahçe’nin oyununu çok beğeniyorum. Bir gün Türkiye’de oynamak isterim. Bana göre Türkiye basketbolu Avrupa’nın en iyilerinden.’’

Ömür Özcan

@TBAltyapi Editörü, @TrendBasket Yazarı /İletişim: omurozcan5@gmail.com

Website:

Son Yazılar

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir