Geri1 of 5

Yine, yeni arayışlar

2014-15 sezonunda ulaşılan final four başarısını Bjelica üzerinden tanımlamak arka planda kalan faktörlere saygısızlık gibi görünse de geride kalan Fenerbahçe sezonu açısından yerinde olacaktır. Aynı şekilde 2014-15 öncesinde yaşanılan hayal kırıklıklarını da Bojan Bogdanovic transferine kadar götürebiliriz. Zira Bojan Bogdanovic sahip olduğu sınırsız skor yetisiyle kendisini çalıştıran koçlar için salt “elit bir skorer”den daha fazlasıyla bağdaştırılıyor ve görev tanımlaması o şekilde yapılıyordu. Sonuç Bogdanovic için de bünyesinde bulunduğu takım için de olumlu olmuyordu.
Eğer sağlıklı bir sezon öncesi planı kurgulanmamış ve mevzu bahis plan keskinleştirilememişse Bjelica’nın 2014-15 sezonunda yaptıkları normalden çok daha belirleyici olabiliyor. Bu, bir oyuncuya haddinden fazla bağımlı bir düzene işaret eder. Dolayısıyla o oyuncunun ufak bir sendelemesinin sonuçları ağır olabilir. Fenerbahçe’nin Real Madrid karşısında yaşadığı gibi. Ya da Xavi Pasqual’in yıllar süren “Navarro’lu-Navarro’suz strateji” ayrımı… Bu ayrımın Navarro’suz ayağında Navarro’nun “oyunu kendine bağımlı hale getiren” bir oyuncu olması münasebetiyle Barcelona’nın sıklıkla yaşadığı sorunlar. Öyle ki Euroleague tarihinin en kudretli bireysel kariyeri iki Euroleague şampiyonluğundan fazlasına sahip olmalıydı. Ama dediğim gibi bireye bağımlı, ya da bireyin kendine bağımlı hale getirdiği bir plan bu. Fenerbahçe’nin geçtiğimiz sezonki durumu böyleydi.
Aslında sezonun gelişimini TOP 16 öncesi ve sonrası olarak ikiye ayırmak daha aydınlatıcı olacaktır. Zira birbirinden uzak iki görüntü ve bu iki görüntü arasındaki keskin geçişi simgeliyor TOP 16 sınırı.
Öncesinde, yani sezon öncesi planının uygulanışında Andrew Goudelock merkezli, belki onun kimliğinde barındırdığı patlayıcılığı takıma enjekte etmeyi arzulayan, ancak özünde hayli sağlıksız ve gerçekçilikten uzak bir plandı bu. Gerçekçi oyuncular üzerinden çok da gerçekçi görünmeyen bir düzen yani. Zira topsuz oyuncuların koordineli hareketleri fazlasıyla önemli. Vesely’den Bogdanovic’e kadar topsuz koşuları, koordineli hareketleri ve oyuncular arası bağlantıları bu denli değersizleştiren bir oyuncu üzerinden işleri yürütmek ise üst seviyelerde asla mümkün olmayan bir plan.
Geri1 of 5

Yine, yeni arayışlar

TrendBasket

TrendBasket, dört yıldır toplamda otuzdan fazla yazar ile Türkiye'nin bağımsız ve yenilikçi basketbol portalı olarak hizmet veriyor.

Website: http://www.trendbasket.net

3 Comments

  1. Mücahid - 04/10/2015

    mükemmel bir yazı fenerbahçe ülker sevdalıları kesinlikle sonuna kadar okumalı

  2. Levent bılek - 04/10/2015

    Ne bjelicaymis arkadas tek basina final foura cikarmis takimi birde goudelock diye birri vardi bilmem cikarabilecekmisini hani her mac yirmi yirmi-yirmibes caktigi yetmezmis gibi he ceyregin macin sonundaki clutch sutlari sokup maclar falan kazdirmak gibi gereksiz isler yapiyordu. ismail senilun kisisel askiyla baslayan bjelica furyasi gittikten sonra iyice buyudu michael jordan mi bjelica mi deseler bjelica diye ciglik atacak bazilari.

  3. Mert - 05/10/2015

    Herkes bjelica ve goudelock gittiği için fenerbahçenin güç kaybettiğini düşünsede obrodovic bu sene çok sert bir takım kurdu. Hazırlık maçlarında izlediğim kadarıyla Antic beklediğimden çok daha iyi çıktı. Jan Vesely her geçen gün çok daha iyi bir 5 numara oluyor. 4 numara pozisyonunu ise datome tamamlayacak gibi. Beni tek düşündüren maçın sıkıştığı anlarda sazı kimin eline alacağı, eskiden bu sorumluluğu goudelock alıyordu. Yazıda da bahsedildiği gibi dixon fb nin oyuncusu değildi alınma nedeni ise gs nin almasına izin vermemekti.

Bir yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir