The Last Dance -Son Dans- belgeseli basketbolsuz dönemde ana odak noktası oldu. Bizler için böylesine bir takımı izlemek, inanılmaz bir duygu. Peki ya o fevkalâde takımda görev alan oyuncular?

Sekiz yıllık NBA kariyerine sahip olan Scott Burrell, 1997/98 sezonundaki Chicago Bulls’un rotasyonundaki önemli parçalardan birisiydi. Öyle ki Burrell, o sezon 80 normal sezon maçına çıkıp 21 maçla NBA Playoffları’nın tamamında forma giydi.

Kenardan gelerek 1997/98 sezonunda ortalama 13.7 dakika sahada kalan Burrell; 5.2 sayı, 2.5 ribaund ve 0.8 asistle efsane takımın son dansında yer aldı.

Burrell: Bunu kayda almayın.

Jordan: Niye ki? Biraz uyu adamım!

Burrell: Yapıyorum zaten, çok uyuyorum.

Jordan: Akşamdan kalmaydın!

Burrell: Annem ve babam izleyecek bunu!

Jordan: Annesi ve babası, o bir alkolik. 

The Last Dance‘in ilk dört bölümünde de yer alan Burrell, şu sıralar Güney Connecticut Eyalet Üniversitesi‘nde başantrenör olarak görev alıyor.

Majestelerinin, kendine sadece bir forma numarası -24- uzakta bir takım arkadaşına ulaştığımda 98 Bulls’u sorarak giriş yapmayı tercih ettim.

Keyifli okumalar!

İngilizce versiyonu için buraya tıklayın.


sportshub.com

Çok özel basketbol ikonlarıyla birlikte tarihi bir belgeselde kendinizi gördüğünüzde tepkiniz ne oldu? Bu belgeselde yer alacağını biliyor muydunuz?

“Bu belgeselin bir parçası olmak harika ve mahcup edici. Belgeseli ilk gördüğümde asla unutamayacağım bir sezonun bazı en mükemmel anılarını bana hatırlattı. Bu oyunu oynamak adına en büyük basketbolcunun yanında olmak, Michael Jordan, -ve diğer iki Hall of Fame*-Scottie Pippen ve Dennis Rodman-, Ron Harper, Toni Kukoc, Steve Kerr gibi diğer büyük oyuncular ve tüm kadro… Bu, her gün nasıl şampiyon olacağına dair bir eğitimdi. Bu takımın odak noktası ve zihinsel dayanıklılığı, takımın yeteneğiyle birlikte bir başkasınınki gibi değildi. Hepimiz her gün videoya alındığımızı biliyorduk. Ancak bununla birlikte kameralar, bizi işimizden ve amacımızdan alıkoymadı.”

*Hall of Fame: Her sezon tarihin en önemli ve en iyi basketbol oyuncularını onurlandırmak adına yaratılan bir onur listesi. Şöhretler Müzesi. 

Sezon öncesi hazırlık turnuvasında ilk şampiyonluğunuzu kazanmanızın ardından Michael Jordan’a sarılmak istediğiniz bir sahne gördük belgeselde. Ancak MJ çok ciddi gözüküyor ve “Bu sayılmaz!” diyor. Bu an hakkında ne söylemek istersiniz?

“Evet, bana sarılmayacağını biliyordum. Ona bir reaksiyon vermesi için takılıyordum ve hızlı bakarsanız sırıttığını görürsünüz. Çok fazla duygu göstermeden oynadığında bu kadar ciddi olduğunu sanmıyorum. O sahneyi de beğendim. Eğer onu ve beni gerçekten tanıyorsanız bu, küçük kardeşin ayıyı, yani namı diğer ağabeyi tahrik etmesi gibiydi.”

1998 NBA Finalleri’nden sonra, yani gerçek bir şampiyonluktan sonra, Jordan’a sarıldınız mı? 🙂

“MJ, o sezon bana birçok kez kucak açtı. En iyisi takımla birlikte olan son akşam yemeğindeydi ve sonrasında biliyorduk ki yarış bitmişti.”

Bulls’a takasınızdan sonra 98 Bulls takımı sizden ne bekledi? Onların bir kez daha bunu başarıp şampiyon olabileceğini hissettiniz mi?

“Bulls’a takas olduğumda Pippen’in sakat olduğunu ve bir süre oynamayacağını biliyordum. İlk olarak denemek, uyum sağlamak ve yapabileceğimi yapmak istedim. Savunma yapabilip sert oynayabildiğimi biliyordum. Atış da yapabiliyordum, bunlar takıma sağlayacağım şeylerdi. Sezona durgun başlasak da kazanabilecek bir takım olduğumuzun her zaman farkındaydım.”

Sezon sırasındaki maçları zorlamak adına MJ sizi nasıl etkiledi? Belgeselde takımın yeni gelenlerine karşı acımasız gözüküyor.

“MJ, herkesi her gün kendilerinin en iyi versiyonu olmaya zorladı. Zor zamanlarda size güven duyduğunu bilmek istiyordu. Her gün antrenmanda bunu ortaya koyarsanız iyi edersiniz ya da sizin üstünüze üstünüze gelebilirdi. Bedavaya sataşmak yoktu.”

Michael Jordan, Ron Harper, Scottie Pippen, and Scott Burrell

Peki ya koç Jackson ile aranızdaki iletişim nasıldı?

“Phil (Jackson) konuşmak için rahattı. Karakterleri anlamada harikaydı. Sizi her zaman rahat ettirirdi. Arkanı kolladığını ve güven duyduğunu size söylerdi. Bizi ne zaman zorlayacağını ve ne zaman eğlenmemiz gerektiğini biliyordu. Çocuklar onun için her zaman sıkı oynadı çünkü ona saygı duyuyoruz.”

Kariyerinizin bir bölümünde Avrupa’da Bilbao Basket formasını giydiniz. Yanlışım yoksa, sekiz maçta sahaya çıkmışsınız. Şimdi ise kolej koçusunuz. Ancak uzun vadede Avrupa’da koçluk yapmak ister miydiniz, tabii ki EuroLeague’de?

“EuroLeague’de Bilbao formasıyla oynadım ve orada bulunduğum vakitten keyif aldım. Yaklaşık sekiz maç oynadım. Sezona Japonya’da başladıktan sonra İspanya’ya geldim. Şu an Güney Connecticut Eyalet Üniversitesi’nin koçuyum. Burada mutluyum ama Avrupa’da koçluk yapmayı kesinlikle sevebilirdim.”

Bir yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir