“With the first pick in the 1969 NBA draft, the Milwaukee Bucks selected Ferdinand Lewis Alcindor Jr. from University of California, Los Angeles.”

NBA tarihi, cazibesini bozmamak amacıyla çevirisi yapmadan yazdığım bu cümleyle farklı bir boyuta taşındı. İslamiyeti seçtiği için ilerleyen yıllarda adını Kareem Abdul-Jabbar olarak değiştirecek olan New York doğumlu bu yıldız, yeteneğiyle Milwaukee Bucks ve Los Angeles Lakers’a hizmet edecek ve 6 kez NBA şampiyonu olacaktı. Basketbol tarzı, NBA’e uzunların dominantlığını getirecek, imza atışı skyhook’un çılgınlığı yaşanacaktı.

Ancak o yıl düzenlenen draftla beraber günümüze kadar gelen “sporda cinsiyet eşitsizliği” konusunun ilk başrollerinden olan birisi de basketbola farklı bir boyut getirdi. Denise Long Rife, -her ne kadar resmiyette veto edilse de- NBA tarihinde draft edilen ilk kadın basketbolcu olarak tarihe geçti.


Sfchronicle.com

Küçük bir yerleşim yeri olan Whitten, Iowa’da büyüyen Long, çocukluk döneminden beri spora hayrandı. Yaz günlerinde kalkar beyzbol oynar, öte yandan çevresinde çok az spor yapan kız çocuk olduğundan dolayı erkek takımlarında kendine yer bulmaya çalışırdı. Beyzbolun yanında ikinci en sevdiği spor olan biniciliğe vakit ayırırdı. Kız kardeşiyle birlikte “Kara Gölge” adındaki atın üstünden inmeyen Long, kız kardeşine de basketbol koçluğu yapan lise koçu tarafından fiziği uygun görülüp basketbola yönlendirildi. Öyle ki Iowa’da ismini duyurduğu dönemde bir gazete Long’tan bahsederken “Cılız ve uzun bacaklara sahip olan 1.80’lik Long, çabuk ve hızlı. Hareket edene kadar bir Grant Wood portresine benziyor” ifadelerini kullanmıştı.

Bu noktada basketbola ilgisi daha da artan Long, lisede oldukça yüksek istatistikler ile basketbol hayatını sürdürürken kendisine bir hedef seçmişti bile: Formasını giydiği Union-Whitten Cobras’ın Iowa’daki ezeli rakibi Everly’a karşı kazanacağı eyalet şampiyonluğu.

Takvimler 17 Mart 1968’i gösterdiğinde basketbol tarihinin belki de en büyük fakat en duyulmayan düellolarından birisi yaşandı. Hayır Allen Iverson – Vince Carter, Kevin Durant – LeBron James ya da Larry Bird – Magic Johnson gibi ikililerden bahsetmiyoruz. Union Whitten’ı sırtlayan Denise Long ve Everly’nin altın kızı Jeanette Olson karşı karşıyaydı. Denise Long, Iowa’nın başkenti Des Moines’da 14 bin taraftar eşliğinde oynanıp ekran başında da ilgi toplayan maçta rakip potaya 64 sayı gönderdi. Olson ise varını yoğunu ortaya koyarken Everly’nin şampiyonluğu için 76 sayı üretti.

desmoinesregister.com

O dönem hakkında hatırlatmakta fayda var ki “Kızların oynadığı basketbol” sistemi altında lisedeki kız  takım maçları altıya altı oynanıyordu ve bu adeta her iki potada üçe üç ayrı bir maç demekti. Her iki pota altında üçer kişiyle savunma ve hücum takımları kurulur, bire bir eşleşmenin güzelliğiyle beslenen bu spora bir Amerikan futbolu edası verilirdi. Hiçbir oyuncu yarı sahayı geçemezdi ve eğer geçerse hemen pas vermek zorundaydı. Gerçekten de bunlar iki kortta oynanan üçe üç maçlardı.

Eyalet şampiyonluğu hayali bulunan Long, bu durumda her gün parkta üç ya da dört saat şut  antrenmanları yapıyordu. Bu hayal, Mart 1968’te uzatmaya giden finalde gerçekleşti. Long, artık bir eyalet şampiyonuydu ve daha ileriye gitmek istiyordu.

Denise Long’un Iowa’da yaptıkları o dönemde kadın basketbolu için adım atmak isteyen San Francisco Warriors’ın* sahibi Franklin Mieuli’nin ilgisini çekti. Mieuli, 1976’ya kadar Olimpiyatlar’da basketbol oynamayan kadın basketbolcular için bir lig kurmak istiyordu. Ayrıca NCAA, 1982 yılına kadar kadın oyunculara burs imkânı sağlamamıştı ve cinsiyet eşitsizliğine dur demek amacıyla yaratılan Title IX, 1978’te kolej basketbolu için uyarlandı. Profesyonel ilk kadın basketbol liginin kurulması için de aynı yıl beklenmişti.

*Şimdiki Golden State Warriors’ın öncülü. (1962-1971 tarihleri arasında kulüp için bu isim kullanılmıştır.)

Mieuli, “Kadın basketboluna olan ilgiyi yükseltmek istiyorum. Gerçekten kadınların oynayıp oynamayabileceğini bilemiyorum ama eğer birisi bunu yapabilirse bunu sadece Denise yapabilirdi” ifadelerini kullandı. Bu sırada ise liseden henüz mezun olan Long, fırsat bulmakta zorlandı. Kolejde hiçbir okuldan burs bulamıyor ve bir yandan da çok sevdiği basketbolu oynamayı sürdürüyordu.

desmoinesregister.com

Law Alcindor’ın (Kareem Abdul-Jabbar) ilk sırada draft edilip Jo Jo White ve Butch Beard gibi şampiyonların NBA’e girdiği günde 13. turdan San Francisco Warriors seçiyordu. Warriors’ın sahibi Mieuli, Long’u seçtiklerini bildirdi fakat NBA, kurallar gereği bu seçimi geçersiz saydı. Aynı draft gününde ilginç bir şekilde 1968 Mexico City Olimpiyatları’nda uzun atlama dünya rekorunu kıran Bob Beamon da Phoenix Suns tarafından seçilmişti.

Hiçbir şeyden haberi olmayan Long, “Bana ilk söylediklerinde lisede son sınıftaydım. Nedenini tam olarak hatırlamıyorum ama sekreterlik ofisine gitmiştim ve birisi bana San Francisco Warriors tarafından draft edildiğimi söylemişti. Birisi içeride duruyordu ve bol bol gülüyordu. Yüzü kızarmıştı çünkü ne anlama geldiğini biliyordu. Bu NBA’di” sözleriyle o günleri anlatıyor.”

“NBA’in farkında değildim. Kadın basketboluyla ilgileniyordum. Gerçekten Warriors beni draft etmişti. Bunun sonrasında Johnny Carson beni Tonight Show’a davet etti. Büyük gazeteler aramaya başladı. Ardından bana da durumu açıkladılar ve beni bir NBA ekibi için istiyorlardı.”

Long, draft edilmesinin ardından Mieuli’nin da desteğinini bulunduğu Warriors Kızlar Ligi’nde bir sezon boyunca basketbol oynadı. Mieuli, para kazanmakta zorlanan kadın sporculara bir imkân yaratıp onlara yardımını sürdürüyordu. Ancak o dönemlerde bir arayış içerisine de giren Long, bir sezon sonrası Iowa’ya dönme kararı aldı. Northern Iowa’da eğitimine başlayan Long, sonrasında da Marshalltown Community College ve Simpson College’a gitti.

desmoinesregister.com

Eczacılık diploması için uzun bir süre çaba gösteren Long, basketboldan tamamen uzaklaşamadı. 1971 yılında Asya turu yapan ve Olimpiyatlar’a katılacak olan milli takımlarla maçlar yapan bir takıma katıldı. Long, bu dönemde tam saha müsabakalar oynamıştı.

Geçtiğimiz hafta 69 yaşına basan Long, basketbol kariyerinin böylesine erken bitmesi için herhangi bir pişmanlık duymuyor. Hedeflerini gerçekleştirdiğini ve hayal kırıklığının olmadığını dile getiren Long, bugün her şeyin başladığı yer olan Iowa’da yaşıyor. Oyundan kopamaması ise gayet doğal.

Long; devrim niteliğinde kararlarla WNBA’deki kadın sporcuların bir ilki yaşadığı, Becky Hammon, Swin Cash, Kara Lawson, Kristi Toliver gibi figürlerin NBA’de ön plana çıktığı, kadın sporcuların hem annelik hem de sporcu olarak haklarını özgürce savunduğu şu dönemde hâlâ basketbolun içinde ve Warriors antrenmanlarını yakından takip etmeyi sürdürüyor.


Kaynaklar: San Francisco Chronicle, Iowa PBS, ThoughtCo, Des Moines Register, Washington Post, Wikipedia

Bir yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir