”Jakım nerede?”

Hal böyleyken, 42 yaşındaki Allen Iverson en cafcaflı haliyle Frank Zappa, Sam Smith ve Alabama Shakes’in siyah beyaz fotoğraflarının arasından geçerek birinci katın koridoruna geliyor. Her zaman hazır ve nazır örgülü saçları beresinin ve alt lig beyzbol şapkasının altında saklanıyor. Kafa bandından kolluğuna kadar tüm aksesuarları uyumlu olmazsa sahaya çıkmayı reddeden bir moda sepeti, özenli bir ahenk içinde yaşamaya devam ediyor. Iverson aç olduğunu söylüyor. İlk akıllara gelen Milano’da hafızalarda kalacak bir akşam, üç aylık rezervasyon listesi dolu olan havalı bir restoran, kapılarını The Answer’a hizmet edebilme ayrıcalığına erişebilmek için kapatıyor. Ama yemek zamanı geldiğinde Iverson süslü bir İtalyan yemeği modunda değil. Onun yerine korumasını Big Mac almaya gönderiyor.

Iverson bu öğle yemeğinde tavuk yemeye karar verdi ama öncesinde bulması gereken bir şey vardı. “Jakım nerede?” diye sordu. Arkadaş çevresi -hala heybetli ama Philadelphia günlerindekinden oldukça küçük, Cru Thik’in* Cuma günleri City Avenue’de çıktığı zamanlardaki gibi değil- hayretle baktı. Jak? “Evet” dedi Iverson bıkkın bir ifadeyle. “Jak, telefon demek. Gençlerden duymuştum. Argoya ayak uydurmalıyım.” Sonunda telefonunu buldu –numarasını Allah bilir, çünkü birkaç ayda bir değişip, duruyor- ve Cru arkasında, bir Hollywood KFC’si bulmak için otoparka doğru yol aldı.

“Onun bir sporcu mu yoksa rapçi mi olduğunu asla anlayamazdınız.” diyor Cube hayran hayran.

Müzik sektöründe ölümsüz sanatçılar en başarılı dönemlerinden çok sonra bile işlerini yapmaya devam ediyorlar, neredeyse stadyum konserlerinden huzurevine geçiyorlar. “Ama basketbolda bir kez 35 yaşına geldiğiniz an daha fazla oynayamazsınız.” diye homurdanıyor Ice Cube. “Yemem ben bunu!” Tam sahada oynayamayacaklarını kabul ediyor, 82 maç oynamayacaklarını da biliyor. Ama ya yarı sahada 48 dakika yerine 25-30 dakika, 10 haftaya yayılmış 10 maç oynasalardı? Ya her takımda beş yerine üç kişi, daha az kargaşa ve temas, güç yerine yeteneğin üstünde durulduğu bir oyun olsaydı?

“Ne düşündüğünü biliyorum.” diyor Cube ile birlikte çalışan, eğlence sektörünün önde gelen isimlerinden Jeff Kwatinetz. “Kulağa Harlem Globetrotters tarzı işler yapan birkaç yaşlı adam gibi geliyor. Hayır, bunlar şut atabilen, akıllı ve yetenekli adamlar. Sadece John Wall gibi 82 maç boyunca sahada git gel yapamazlar.”

”Jakım nerede?”

Ahmet Turhal

Website:

Bir yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir