Yazı: Bill Oram, The Athletic

Çeviri: Buse Nur Küçe, TrendBasket


Tıpkı yaşıtları gibi Can Pelister de ailesi ile birlikte yaşıyor ve Drake’in son albümünü dinlemeden edemiyor. Sinemaya gitmeyi, dışarıda yemek yemeyi ve yaşadığı şehrin futbol takımını desteklemeyi çok seviyor. 

Geçtiğimiz hafta, İstanbul’daki son derece hareketli bir kafede otururken “20 yaşındaki sıradan bir çocuk” diyor Pelister kendisi için.  

Yine şehrindeki bir üniversiteden Spor Yöneticiliği diploması alabilmek için çalışmaya devam ediyor ancak yaptığı iş bu durumu onun için biraz karışık bir hale getiriyor. 

Çünkü Pelister, Los Angeles Lakers’ın uluslararası scoutlığını yapıyor. 

Geçtiğimiz ay doğum günü olan Can Pelister, Ekim’de 21 yaşına girecek olan Lonzo Ball’dan ve bu sene draft edilen oyuncuların üçte ikisinden yaş olarak küçük. Fakat eğer ki yirmili yaşlarındaki gençlere NBA playofflarında takımı sırtlaması için güvenilebiliyorsa -Jayson Tatum desem?- Pelister’in de kanıtladığı üzere perde arkasında da oldukça faydalı olabilirler. 

NBA’deki en genç, tam zamanlı scout olan Pelister bu yaz sonuna kadar totalde 25 farklı ülkeyi ziyaret etmiş olacak. Gelecek vaat eden yetenekleri arayıp, bulmak ve dünyanın her yerinden Lakers’a gönderdiği draft raporlarını hazırlamak için bir o kıtada bir bu kıtada bulunacak. The Athletic’e konuştuğunda Arjantin’deki U17 Dünya Kupası’ndan henüz yeni dönmüştü ve Bulgaristan’daki U20 şampiyonasına gitmeden önce kısa bir tatil için evinde, Türkiye’deydi. 

“NBA tarihinin en büyük organizasyonu için çalışıyor olmak ve onların Avrupa’daki sesi olabilmek benim için gerçekten çok büyük bir onur, büyük bir şans.” diyor Pelister. “Hep yapmak istediğim bir şeydi.” 

Pelister, Lakers’ın scout ekibinin kalanına draft için son hazırlıklarda yardımcı olabilmek amacıyla Haziran ayında katıldı. Daha önce o ana kadar hiç Amerika’da bulunmamıştı. Fakat artık durum değişmişti, işte oradaydı. Magic Johnson’la toplantıya giriyor, Lakers’ın şampiyonluk kupalarına bakıyordu. Antrenmanlarda şu an Lakers’ta Charlotte merkezli bir scout olarak görev yapan, eskinin NBA All-Star’ı Antawn Jamison ve muhtemelen NBA’in en yaşlı scoutı olan 92 yaşındaki Bill Bertka gibi iş arkadaşlarıyla beraber oturuyordu.  

With the 🐐 aka #BillBertka #Lakers #NBADraft18 #scouting

Can Pelister (@canpelister)’in paylaştığı bir gönderi ()

“Bu onun televizyonda izlediği veya dergilerde gördüğü bir dünyaydı ve birden kendisini o dünyanın içinde buldu.” diyor Lakers’ın uluslararası scout ekibinin başındaki isim olan ve Pelister’i bu pozisyon için öneren Antonio Maceiras. 

21 Haziran’da, Lakers draft tablosunu güncellerken Pelister diğer scoutlarla birlikte konferans salonundaki masada oturuyordu. 25. sıra geldiğinde Johnson ve Rob Pelinka, Pelister’in Almanya Milli Takımı’nda izlediği Michiganlı Moritz Wagner’i ısrarla istedi. 39. sıradan ise çok kapsamlı bir şekilde her şeyini incelediği ve araştırdığı Alman genç oyuncu Isaac Bonga’yı seçtiler. Son olarak da 47. sıradan çok yönlü şutör guard Svi Mykhailiuk’u seçti Lakers. 

Üç Avrupa doğumlu oyuncu, üçü de Pelister’in ta 15 yaşında ve blog yazan sıradan bir genç olduğu dönemden beri çok yakından takip ettiği gelecek vaat eden isimler. Geçtiğimiz beş draftta Lakers sadece bir tane yabancı oyuncu draft etti; o da 2016 yılında ikinci turda seçtiği Hırvat Ivica Zubac’tı. 

Scoutlık yapmak demek her zaman ileriye bakmak demek, geride kalana değil. Pelister bu senenin draftından hemen sonra, bu yaz gerçekleşecek turnuvalara, birkaç sene içerisinde draft edilmek için uygun olacak oyuncuları izlemeye gitti. Rosario ve Sofya gibi şehirlerde gece geç saatlere kadar oturup, Lakers’ın seçtiği oyuncuların Yaz Ligi’nde nasıl oynadıklarını izledi.

Wagner, Sacramento’da ne kadar yetenekli bir şutör olduğunun gösterisini yaparken Las Vegas’ta Bonga, sahneye ilk adımlarını atıyordu. Bu arada Mykhailiuk ise kendisinden yukarıda seçilen birçok oyuncudan daha iyi bir performans sergiliyor ve yaz liginin en iyi takımına seçiliyordu. 

“Muhteşemdi.” diyor Pelister. “Ben bu çocukları, yaşıtlarımı, 15 yaşımdan beri takip ediyorum.” 

Pelister’in Lakers’a resmi olarak katılması aslında yardımcı Genel Menajer Jesse Buss’ın, organizasyonun uluslararası alanda varlığını yukarı taşımak fikriyle Rob Pelinka’ya gitmesinin hemen ardından, Ekim ayında gerçekleşti. 2012’den beri takımın Avrupa’daki tek ve bir numaralı ismi Maceiras’tı. Ancak okyanusun öbür tarafında basketbol geliştikçe NBA organizasyonlarının uluslararası scout sayısı da o kadar arttı. 

Geçen sezonun başlangıcında NBA genelindeki kadrolarda 42 farklı ülkeden 108 yabancı oyuncu mevcuttu. 

“Basketbolun bu denli gelişmesinden dolayı artık takip edilmesi gereken çok fazla basketbol maçı mevcu.” diyor Buss. “Sadece Avrupa’da da değil, dünyanın her yerinde.” 

Maceiras, o zamanlar neredeyse küçük bir çocuk denebilecek yaşta olan Pelister’le Türkiye’ye scoutlık amacıyla gelip, gittiği birkaç gezi esnasında tanışmış. Pelister ona bu geziler esnasında eşlik etmeyi teklif etmiş. 

Pelister anlatıyor: “Birçok NBA takımı için yaptım bunu. O zamanlar sadece NBA’e adım atmaya çalışan bir çocuktum. Bu yüzden herkesle konuşuyordum, kendimi tanıtıyor ve raporlarımı gönderiyordum. Oldukça aktiftim. Eninde sonunda NBA’de çalışmak istiyordum.” 

War Room ready! #Lakers #NBADraft18 #scouting

Can Pelister (@canpelister)’in paylaştığı bir gönderi ()

İspanya Ligi ACB’de hayranlık duyulan eski bir yönetici olan Maceiras’ın, onu Maceiras yapan özelliği yeteneği çok gençken anlayabilmesi. Bu iş için adı geçen diğer adayların yaşı neredeyse Pelister’in iki katı olmasına rağmen o, Pelister’i önerdi. O dönem Pelister tam burslu kazandığı Bilgi Üniversitesi’nde birinci sınıftaydı. 

Pelister devam ediyor: “İşe alındığımın haberleri ilk yayıldığında herkes ‘Nasıl olur da 19 yaşındaki bir çocuğu bu iş için seçerler’ diyordu.”  

Çok anlayışlı bir grupla karşı karşıyaydı. Buss, Lakers’ın scout birimiyle çalışmaya başlamadan önce kariyerinin henüz başında Bertka onu bir Loyola Marymount maçıyla görevlendirdiğinde 18 yaşındaydı. Okulun maskotu Iggy the Lion çok genç olduğundan dolayı ona sataşıp, durmuştu. 

“Benden bile genç.” diyor Buss, Pelister için. “Avrupa’daki maçlara sürekli gidip, gelmesinden dolayı bu işe benim o zaman hazır olduğumdan çok daha hazır bence. Gerçekten çok gençken başlamış her şeye.” 

Buss, Pelister’den sanki scoutlığını yaptığı genç bir oyuncu gibi bahsediyor: “Potansiyeli çok yüksek.” 

Pelister bir basketbol aşığı olarak ve basketbol oynayarak büyümüş. Dediğine göre en sevdiği takım Lakers’mış ve hatta mail adresi “kobebryant24” şeklindeymiş. 2012’de, Pelister 14 yaşındayken takip ettiği Avrupa takımlarıyla alakalı fikirlerini paylaşabileceği bir mecra olması amacıyla bir blog oluşturuyor. 

TrendBasket işte bu şekilde kuruluyor. 

“Basketbol hakkında yazıyordum, yorumlar yapıyordum bir de sosyal medya ayağı vardı. Her şey böyle başladı.” diyor Pelister. 

Bir sene sonra, ebeveynlerinin endişeli tavırlarına rağmen, Kiev’deki U16 Avrupa Şampiyonası’nı izlemek için Ukrayna’ya tek başına gitmiş ve beş gün bir hostelde kalmış. Beş gün boyunca Dragan Bender, Ante Zizic ve Ukraynalı genç guard Sviatoslav gibi oyuncuları hem izlemiş hem röportaj yapmış. 

Pelister şöyle anlatıyor: “Svi o turnuvadaki oyunuyla meydana çıkmış bir oyuncuydu. Avrupa’daki Real Madrid ve Barcelona gibi birçok büyük takım o turnuvadan sonra Svi’nin peşinden koşmuş ve ona sözleşme teklif etmişti. Bireysel olarak turnuvanın en iyi oyuncularındandı.”  

Mykhailiuk turnuvanın en iyi takımına seçilmişti. Pelister kendi sitesinde paylaşmak için onunla bir röportaj yapmış ve röportaj öncesinde de oyuncu hakkındaki görüşlerinden bahsetmiş: 

“Ukrayna genellikle NBA’e uzun oyuncular üreten bir ülke: Kravtsov, Fesenko, Pecherov gibi. Hiçbir zaman NBA’e üst seviyede bir SG üretemediler. Ancak bu gidişle Mykhailiuk ilk olacak gibi duruyor.”  

Pelister, ilk defa Kiev’de profesyonel scout ekipleriyle karşılaşmış ve ilk defa burada bunun kendisi için seçebileceği bir kariyer olduğuna karar vermiş. Türkiye’de kendine yer edinme niyeti olan scout işletmelerine yardımcı olması için ona fırsatlar sağlayan bir network oluşturmuş hızlıca. Daha sonra Arizona ve Gonzaga gibi kolejler için raporlar hazırladı. 

Şöyle anlatıyor: “O dönem hala ödeme alarak yapmıyordum bu işi. Bir yandan da okuluma devam etmeye çalışıyordum, lisedeydim.” 

Devamında ise Bonga’yı temsil eden menajerlik şirketi olan Wesserman’da danışman olarak işe başlaması geldi. Farklı farklı uluslararası scout siteleri için yazmaya devam etti bu sırada da yavaş yavaş Avrupa’da çok bilgili ve güvenilir bir kaynak haline geldi.  

Bu süreçte Pelister’in tanıştığı herkes yaşının ne kadar genç olduğuna şaşırıyordu. Eski Indiana University koçu Tom Crean’in ona söylediği şeyi kendine bir dayanak olarak görüyor: “Bırak da yaşın senin gücünün bir nişanesi olsun, omuzlarında bir yük değil. Asla bu genç yaşında bu kadar çok çalıştığın için özür dileme.”  

Maceiras, Pelister’le her bir araya geldiğinde ondan daha da fazla etkilenmiş: 

“Çok zekiydi.” diyor Maceiras. “Turnuvalara katılıyordu, her şey hakkında bilgi sahibiydi.” 

NBA’de biten sezonun ardından Maceiras ve Pelister, Buss ve Pelinka için bir Avrupa gezisi düzenlediler. Amaç Lakers yöneticilerinin, Haziran ayındaki draft için belirlenen favori isimleri izleyebilmesiydi. O zaman Skyliners Frankfurt’da oynayan 2.06’lık Bonga dahil.  

#Lakers #NBADraft18 #scouting

Can Pelister (@canpelister)’in paylaştığı bir gönderi ()

“Rob’la beraber okyanusun öbür tarafına geçtiğimizde Avrupa basketbolunun genel yapısını çok daha iyi gözlemleyebilmiştik.” diyor Buss. “Sadece bu seneki veya gelecek senelerdeki draftlar için değil, aynı zamanda gelecekte takımımıza yapabileceğimiz eklemeler için de bu çok iyi oldu.” 

Lakers’ın Wagner ve Mykhailiuk için ilk scout çalışmaları daha kolej aşamasındayken başlamış da olsa Buss’ın dediğine göre takımın rotayı Bonga’ya çevirmesinde rol oynayan en kritik isimler Maceiras ve Pelister’di. 

“Sanırım Frankfurt’a yedi sekiz kez gittim.” diyor Pelister. “Bonga’nın çevresindeki insanlarla vakit geçirdim. İyi, kötü, orta halli birçok maçını izledim.”  

Pelister daha sonra Los Angeles’ta bu çalışmanın meyvesini gördü. Lakers bir miktar nakit ve 2019’daki ikinci tur sırası karşılığında, Bonga’yı draft etme umuduyla 39. sırayı Philadelphia’dan aldı .  

Can Pelister şöyle anlatıyor: “Tavanının çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Zamanı geldiğinde çok çok özel bir oyuncu olabileceğine inanıyorum.”  

Konu eğer Avrupalı gelecek vaat eden gençlerse -hem sahada işini eksiksiz yerine getirenler hem de gözlerden uzak olan isim açısından- Lakers uzun süreli düşünüyor ve büyük oynuyor.  


Orijinal kaynak | The Athletic

1 Comments

  1. beyaz gölge - 25/07/2018

    Keşke bizim basketbolmzda katkın olsa sevgili Can ! Başarılarının devamını dilerim.

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir