11403495_682646505213261_5336072722459698889_n

Geleceğin Yıldızları bölümümüze yaklaşık 5 aylık bir aranın ardından kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu süre zarfında bu bölümle çok fazla ilgilenemedim ve sizlerden çok çok özür diliyorum. Bu haftaki konuğumuza gelecek olursak; Hırvatların çok önemli yıldız adaylarından biri olan Ivica Zubac. İstediğimiz kırmadığı için ona teşekkürlerimizi sunalım. Umarım önümüzdeki günlerde de nice genç yetenekleri sizlerle buluşturma imkanı bulurum.

Hırvatistan’ın son yıllarda altyapıya ne kadar önem verdiğini biliyoruz. Verdikleri öneminde meyvesini fazlasıyla alıyorlar. Mario Hezonja şuanda NBA Yaz Liginde forma giyiyor ve önümüzdeki sene NBA’de mücadele edecek. Aynı zamanda 1996 doğumlu Marko Arapovic’ de çok iyi bir sezonun ardından U19 Dünya Şampiyonasında müthiş bir oyun oynadı. 1997 doğumlu oyunculara gelecek olursak; Ante Zizic, Dragan Bender ve Lovro Mazalin üçlüsünün çok çok önemli potansiyeller olduğunu belirtmeme zaten gerek yok. Ancak bu hafta Geleceğin Yıldızları bölümünde ben bu Yıldızların dışında başka bir oyuncuyu konuk etmenin doğru olacağını düşündüm. O da önümüzdeki yıllara damga vurabilecek çok önemli bir potansiyel. Hemen kim olduğuna gelelim. Tabi ki Ivica Zubac’tan başkası olamaz.

2013’te Kiev’de düzenlenen Yıldızlar Avrupa Şampiyonasında Hırvatistan kadrosunda yer alan Zubac, maç başına sadece 7 dakika süre alabildi ve 2,9 sayı-3.4 ribaund ortalamaları tutturabildi. O senede de ince uzun fiziği ile potansiyel olarak nitelendirilen Zubac, istediği oyunu bir türlü sahaya yansıtmayı başaramayınca beklenen etkiyi yapmayı başaramamıştı. Bir sonraki senede de potansiyelini tam olarak sahaya yansıtmayı başaramayan Hırvat Pivot, o sezon Konya’da düzenlenen Gençler Avrupa Şampiyonası kadrosunda yer alamadı. Ardından kaçırdığı turnuva itibariyle çok sıkı antrenmanlar yaptığını söyleyen Zubac, o yazı çok çok verimli geçirmiş.  Bu çalışmalarının karşılığını da alan Zubac sezona çok çok iyi başlamıştı. İnce uzun fiziği ile çok önemli bir potansiyel olduğunu tekrar hatırlatmasını bildi. A Takım seviyesinde hem Adriyatik Ligi’nde hem de Hırvatistan Liginde önemli süreler almayı başaran Bosna doğumlu Pivot, verilen şansları çok iyi değerlendirdi. Bu sezon içinde KK Gorica formasıyla Hırvatistan Liginde 7 maça çıkan Zubac, maç başına aldığı 22 dakikada 14,1 sayı-5,4 ribaund ortalamaları tutturmasını bildi. Aynı şekilde Cibona Zagreb forması ile de Hırvatistan Liginde 17 maça çıkan Genç Oyuncu, orada da yaklaşık 12 dakika ile 4,2 sayı-3 ribaund ortalamalarıyla mücadele etmesini bildi. Gelelim Hırvatistan Liginin bir üst kademesine. Yani Adriyatik Ligi’ne. 🙂 Cibona Zagreb forması ile çıktığı 6 maçta 5,3 sayı 2,2 ribaund ortalamaları tutturmayı başardı Genç İsim. Evet ortalamalar çok çok iyi sayılmaz ancak 18 yaşındaki bir Pivota oranla hiç de fena bir iş çıkarmadı. Ayrıca geçtiğimiz sezon kazandığı tecrübeler ona ileriki senelerde çok  yarayacak.

Sezon içinde formunu U19 Milli Takım aday kadrosuna çağrılarak alan Zubac, bu jenerasyonun en önemli oyuncularıyla beraber tek bir hedefe doğru yürüme şansı buldu. Hazırlık süreci boyunca çok iyi maçlar çıkardığına bizzat şahit oldum. Özellikle de o zaman Hırvatistan uzun rotasyonuna baktığımda yıldızlar topluluğu olduğunu  görüyordum. Şu 4’lüye bakınız; Dragan Bender, Marko Arapovic, Ante Zizic ve Ivica Zubac. Gerçekten tüyler ürperten bir 4’lü 🙂 Turnuva zamanı geldiğinde önce Dragan Bender’in oynayamayacak olması, ardından da turnuvanın 3. Gününde Ante Zizic’in kasıklarından yaşadığı sakatlık Hırvatistan’ı kötü etkiledi diyebiliriz. Bu sayede hem Arapovic’in hem de Zubac’ın sorumlulukları çok daha fazla arttı. Bu sorumlulukların altından Zubac öyle bir kalktı ki turnuva sonrasındaki değeri misliyle arttı. Turnuvayı 17,6 sayı-7,9 ribaund-1,3 asist ortalamaları ile kapatan Zubac, takımının Dünya 2.si olmasında büyük paya sahipti. Turnuva boyunca oynadığı müthiş oyunla da NBA Scoutlarının dikkatini çekmeyi başardı. Ardından hemen U18 Avrupa Şampiyonası kadrosuna katılan 2,14’lük dev Pivot, şuanda Volos’ta forma giyiyor. Şuana kadar çıktığı 5 karşılaşmada 12,8 sayı-12 ribaund ortalamalarıyla takımının en iyi oyuncusu konumunda. Mazalin, Bender, Slavica ve Zizic’in yokluğunda da takımının tek lideri. Ayrıca turnuvanın da ribaund kralı konumunda.

2.14’lük dev Pivot, pota altındaki yüksek yüzdesiyle çok dikkat çekiyor. İlk olarak bununla başlayalım. Hem Adriyatik Ligi’nde olsun hem de U19 Dünya Şampiyonasında olsun pota altında yakaladığı pozisyonları çok verimli kullandı. Adriyatik Ligi’nde 2 sayılık atış denemelerinde %82 gibi çok yüksek yüzde yakalayan Zubac, U19 Dünya Şampiyonasında da bu bölgede durdurulamadı. Girit’te pota altında bulduğu pozisyonların %72’sini sayıya çeviren Genç Hırvat, Yarı Finalde de Milli Takımımıza karşı 14’de 9 saha içi isabetiyle, pota altı oyuncularımıza karşı büyük üstünlük sağladı. Bunun en önemli nedeni ise tabii ki oynadığı Post Up oyunları. Post oyunlarında çok fazla silahı var ve çok çok etkili. Ayrıca sene içinde aldığı süreler ona çok pozitif yansımış. Temastan kaçmayan Zubac, rakibine de oyun kuralları içinde tabiri caizse vurmaktan çekinmiyor. Geri adım atmayan yapısıyla Girit’te önemli fark yarattı. Bir diğer belirtmem gereken nokta ise  Final karşılaşmasında Amerika’nın en potansiyelli oyuncularından biri olan Giles’a karşı yaptığı savunma. 20’de 4 gibi felaket bir yüzdeyle oynamasını sağlayan Zubac, savunmada da çok çok önemli bir potansiyel. Uzun kollarıyla ve sezgileriyle oyunun savunma kısmında da takımına turnuva boyunca çok yardımcı oldu.

Zubac’ın geliştirmesi gereken noktaların başında sertbest atış yüzdesi geliyor. Hücumda bu kadar tehlikeli bir oyuncu, maç içinde serbest atış çizgisine de sık sık gelebiliyor. Sezon genelinde ve Girit’teki Şampiyonada faul çizgisinden sıkıntılar yaşadığını gördük. Girit’te turnuva genelinde %59 gibi kötü olarak sayabileceğimiz bir yüzdeyle mücadele etti. Bunun dışında blok zamanlamasında da sıkıntıları var. Evet Final karşılaşmasında 3 blok yaptı ancak tüm turnuva boyunca bu sayı sadece 6. Zamanlamasını ve ayak koordinasyonunu oturtup blok yüzdelerini yukarı çekerse savunmada rakibine çok daha fazla korku salabilir. Ayrıca bana göre hücumuna istikrarlı bir orta mesafe eklerse çeşitliliğini de arttıracaktır.

Gelelim uzun lafın kısasına; Ivica Zubac 2,14’lük boyu ile ve hücumdaki sayısız opsiyonu ile gelecekte adından çok fazla söz ettirecek bir oyuncu olabilir. Çalışmaya devam ettiği takdir de NBA onun için neden olmasın diyelim. Benim isteğimi kırmayan Hırvat Prospect’e buradan tekrar teşekkürlerimizi sunalım. İşte Zubac ile olan sohbetim;

r96xPOw31EG7xs4a5HrotA

                                                 Adı Soyadı: Ivica Zubac

                                                     Pozisyonu: Pivot

                                              Doğum Tarihi: 18.03.1997

                                                           Boyu: 2,14

                                              Takımı: KK Cibona Zagreb

Ivıca Zubac ile olan sohbetime klasik bir soruyla başladım. Basketbola nasıl başlamış acaba? İşte Zubac’ın cevabı; ‘’10 yıl önce basketbola başladım. Herkesten uzun bir çocuktum ve basketbol oynamamın bana yararlı olacağını düşündüm. Beni gören arkadaşlarım da basketbol oynamaya karar verdi.’’

Her genç oyuncunun idolü ve örnek aldığı isimleri vardır. Zubac da en sevdiği isimleri şöyle anlatıyor; ‘’Marc Gasol ve Demarcus Cousins favori oyuncularım. Zaman buldukça onları izlemeye çalışıyorum.’’

Bu sezonki çarpıcı oyunuyla dikkatleri üzerine çeken nadir isimlerden biri Ivıca Zubac. Bakalım geçen sezonu o nasıl değerlendiriyor; ‘’Evet. Cibona’da çok tecrübeli oyuncularla birlikte oynama şansı buldum ve çok iyi bir sezon geçirdiğimi düşünüyorum. Ayrıca takımımdaki tecrübeli oyuncular bana sezon boyunca çok yardımcı oldu. Onlara teşekkür etmem gerekiyor.’’

Luka Bozic ile olan sohbetimde de aynı soruyu sormuştum. Girit’te düzenlenen U19 Dünya Şampiyonasını hem takımsal anlamda hem de bireysel anlamda nasıl geçirdiğini sorduğum da Zubac’ın cevabı şu şekildeydi; ‘’Turnuva öncesinde yaşadığımız sakatlıklar ve önemli kayıpların bizi daha çok kenetlediğini düşünüyorum. Her maçı son maçımız gibi oynadık. Antrenörümüz Ante Nazor’un istediği her şeyi yapmayı başardık ve bununla birlikte finale kadar yükseldik. Turnuvayı benim açımdan da değerlendirecek olursam; turnuva öncesinde yaşadığımız sakatlıklarla birlikte çok daha önemli roller aldım. Tüm sezon boyunca çok sert çalışmalar yaptım ve çok istedim. Bu nedenden dolayı da oyunumu geliştirdim ve Dünya Şampiyonasında yer alma şansı buldum.’’

Yine aynı noktaya geliyorum. Yarı Finalde Milli Takımımızla olan karşılaşmaya. Zubac’ın cevabı da Bozic’in cevabına benziyor aslında;  ‘’Konya’daki Yarı Finalde onlara karşı kaybettik ve tüm takım olarak bunun intikamını almak istedik. Bununla birlikte de maça çok motive olduk. Yarı Finale kadar da çok zorlu bir şekilde gelmiştik. Ancak Türkiye bana göre hiç agresif bir karşılaşma oynamadı ve boyalı alanda üstünlük kurduk. Bu sayede de finale yükseldik.’’

2 sene öncesine kadar adını bile bilmiyorduk. Özellikle bu sene başıyla yaptığı çıkış ile taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazanan 2,14’lük Dev Pivot, buralara nasıl geldiğini şu şekilde belirtiyor; ‘’Her antrenmanda çok fazla çalıştım. Günde çift idman yaptım ve motivasyonum çok yüksekti. Bunun nedeni ise beni kimse tanımıyordu ve kendimi göstermem gerekiyordu. Kim olduğumu herkesin görmesi adına 2 sene boyunca hiç durmadan çalıştım. ‘’

11666177_436342376549818_7029077344863159615_n

Yukarıdaki fotoğraf gerçekten müthiş. Ben bu fotoğrafla ile birlikte Marko Arapovic’e çok büyük saygı duymuştum. Zubac’ta bu fotoğrafı şu şekilde değerlendiriyor; ‘’Kaptanımız. Müthiş bir insan ve çok iyi bir kaptan. Beraber birçok maç kazandık. Ondan hep bir şeyler öğrenmeye çalıştım. Bu da onunla birlikte oynadıkça çok daha kolay oldu.’’

Girit’teki Şampiyonada ben Hırvatistan’ın takım olarak çok fazla kenetlendiğini gördüm. Arkadaşlık anlamında da çok büyük mesafeler kat etmişlerdi. Zubac’a da en iyi arkadaşını sorduğumda cevabı şaşırtmadı aslında; ‘’En iyi arkadaşım Marko’ydu. Cibona’da da beraber oynamıştık. Onunla beraber oynarken çok zevk alıyorum.’’

Zubac, çok yönlü bir oyuncu. Kendisine göre de en kuvvetli yönlerini şu şekilde anlatıyor; ‘’Bana göre en kuvvetli yönüm fiziğim. Fiziğim ile fark yarattığımı düşünüyorum. Aynı zamanda post up oyunlarımda bir diğer kuvvetli yönüm. ‘’

Her genç oyuncunun bir hayali, bir hedefi vardır. Zubac’ın da hedefi çok net; ‘’Tabii ki NBA. Bir gün orada oynamak istiyorum. Bu benim hayalim.’’

Son sorum ise hayatı boyunca hiçbir zaman unutamayacağı bir anısının olup olmamasıydı. Zubac’ın unutamadığı anısı çok yakın zamanda gerçekleşmiş;  ‘’Bu konu hakkında biraz düşünmem lazım. Ama ilk olarak USA maçı diyebilirim. Tüm yaşadığımız sakatlıklar beni ve takımımı çok daha güçlü yaptı ve o muazzam maçta oynama şansı bulduk.’’

 

Ömür Özcan

@TBAltyapi Editörü, @TrendBasket Yazarı /İletişim: omurozcan5@gmail.com

Website:

Son Yazılar

2 Comments

  1. reggie31 - 31/07/2015

    2006 Vidmar'ın bir tık daha potansiyellisi.. Bu iyi bi şey mi pek emin değilim...

  2. yedi - 05/08/2015

    Gençlerin en büyük problemi takımlarında süre bulamamak. Bir yerde onlarda haklı, 7 yabancılı (Devşirme ile) BSL, 2 yabancılı TB1L var önlerinde. Üstelik herhangi bir gelişim ligi vb. yapı yok. BSL: 5 yabancı(kıta dışı 3) + Devşirme TB1L: Yabancı yok. Böyle bir yapı kurulabilir. Yabancı oyuncu olmadan oynanacak TB1L bir çok genç oyuncu için geçiş noktası olacaktır. Kıta dışı sınırlaması olmalı ki NCAA gibi bir fabrika karşısında kendi yeteneklerimiz kaybolmasın. Sahada sınırlama olmamalı, yerli yabancı sayısı eşit(6-6), hangisi iyiyse o sahada olur. Ayrıca BSL takımlarına genç takım zorunluğu getirilmeli, genç takımları ile alt liglerde mücadele etmeliler.(EBBL, TB2L) Yabancısız TB2L, gençlere fırsat oldu bu sene. Bandırma, Tofaş, Işık gibi takımlarda bir çok genç oyuncu süre buldu.

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir