Yazı: Stephen Curry , The Ringer

Çeviri: Efe Doğruoğlu, TrendBasket


Son zamanlarda üzerinde oldukça fazla düşündüğüm bir şey var, özellikle bugün Veteranlar gününde, o şey bir platforma sahip olmanın ne anlama geldiği.

Sanırım bazen bunun bir anlama gelmediğini düşünmek çekici bir şey. Twitter’da, Facebook’ta, IG’de ve her yerde olan onlarca insanla… Televizyonda dönen onlarca fikir ve yayınlarla… Bu gerçekten oldukça gürültülü. Ve bu kadar çok ses duyduğunda insan gerçekten birini duyabiliyor muyum ya da duymak istiyor muyum diye merak etmeye başlıyor.

Fakat bu sene öğrendiğim bir şey varsa o da sürekli duymaya devam ettiğimiz bu seslerin bir tesadüf olmadığı. Bu sesleri duyuyoruz çünkü dışarıda sorunlarla ve eşitsizliklerle daha önce olmadığı kadar zor bir şekilde yüzleşen gerçek insanlar var. 2017 Amerika’sında sessizlik artık bir seçenek değil.

Ben kendi benliğiyle oldukça rahat hisseden biriyim. Şu anda 29 yaşındayım. İki kızım, güzel bir eşim ve mükemmel bir ailem var. Charlotte’tan San Francisco’ya, ülkenin her yerinde bulundum. Ve gurur duyabileceğim bir karakterin köklerine sahip olduğum konusunda kendime güveniyorum. Neye inandığımı ve neyi destekleyeceğimi biliyorum.

Ve neye karşı durmam gerektiğini de.

Fakat biri benim fikirlerimi ya da genel olarak sporcuların fikirlerini barışçıl protestoları suçlamak adına genelleştirip, onları “orduya saygısızlık etmek” olarak alırsa bunu gerçekten çok ama çok ciddiye alırım. En çok içselleştirdiğim inançlarımdan biri Amerikan olmaktan duyduğum gurur ve diğeri ise ordumuzun yaptıklarına duyduğum minnet duygusudur. Böyle bir ülkede yaşamakla ve çocuklarımı barış ve zenginlik içinde yetiştirmek için yaptığım işle ne kadar şanslı olduğumun farkındayım. Fakat aynı zamanda benim kadar şanslı olmayan onlarca insanlardan da duyumlar alıyorum. Bu ülkede yaşamakta zorlanan onlarca insandan. Özellikle de bizim emekli askerlerimizden.

Ve konuştuğum her bir emektar asker hemen hemen aynı şeyi söyledi: Spor dünyasında başlattığımız bu şeyin… Colin’in diz çökmesinden NFL takımlarının birlik göstermesine veya benim Beyaz Saray’a gitmek istemememe neden olan şeylerin… Onlara saygısızlık etmenin tam olarak zıttı olduğu.

JED JACOBSOHN/THE PLAYERS' TRIBUNE

JED JACOBSOHN/THE PLAYERS’ TRIBUNE

Birçoğu -herkesin söylediklerine katılmasalar da- bunun tam olarak da korunması adına savaştıkları şey olduğunu söylediler: Her Amerikalı’nın sorunlarını, korkularını, hayal kırıklıklarını ve hayallerini eşit ve özgür bir şekilde söyleyebilmesi.

Bu sene yaptığım en öğretici konuşmalardan biri eski bir askerle idi –açıkçası bu konuşmayı önceki akşam yaptım. Eşim Ayesha restoranının açılışını yaptı ve hepimiz onu desteklemek için restorandaydık. O gece orada olan davetlilerin biri orada eşiyle birlikte olan Michael isimli bir adamdı. Yanıma geldi, kendini tanıttı ve konuşmaya başladık.

Onun Afganistan’da hizmet etmiş bir asker olduğu ortaya çıktı ve bana hem fiziksel hem de zihinsel olarak neler yaşadığını ve normal hayata ve topluma tekrar adaptasyonunun ne kadar zor olduğundan bahsetti. Bana emektar askerlerin ne sıkıntılar yaşadıkları konusunda insanları nasıl bilinçlendirmem gerektiğini verdiği tavsiyelerle anlattı –örneğin sahip oldukları sağlık sisteminin ve bu sistemin bozukluğundan bahsetti. Ve beni nüfus istatistikleri konusunda bilgilendirdi –Amerika nüfusunun 1%’den daha azının orduya hizmet ettiği ve bunun veteranların politik arenada temsil edilmesini ne kadar zorlaştırdığından bahsetti.

Nasıl oldu da bu konu hiçbir zaman popüler bir konu olmamıştı?

Televizyonda ve sosyal medyada her zaman “Ordumuzu Destekliyoruz” gibi şeyler duyuyoruz. Fakat bu sadece onlara selam vermek veya havaalanında onlara teşekkür etmek değil –ve kesinlikle ulusal marşımızı nasıl benimsediğimizle de. Michael bana veteranların gerçek yardıma ihtiyaçları olduğundan bahsetti. Sağlık ve işe erişime ve bulundukları topluma yeniden kazandırılmaya duydukları ihtiyaçtan.

Konuşmamızın yönlendiği her konuda Michael ortak bir nokta bulmayı başardı: Nasıl bir Warriors taraftarı olduğundan (açıkçası bu oldukça hoşuma gitti) veteranların yaşadığı problemlerin aslında Amerika’nın büyük bir bölümünün yaşadığı problemlerle benzerliğine kadar. Evsiz kalmak, işsizlik, ruh sağlığı, ve ırkçılık. Bu sorunlar veteranlarımızın karşılaştığı sorunlardan bazıları. Bu sorunlar aynı zamanda bütün insanlığın yaşadığı ve neredeyse her Amerikan kasabasında hissedilen sorunlar.

Ve bu hafta Veteranlar Günü’nün yaklaşmasıyla platformumu kullanmanın benim için gerçekte ne anlama geldiğiyle ilgili daha fazla düşünmeye başladım –Michael ile yaptığım konuşma her zaman bana geri dönmeye başladı.

Biliyorsunuz, bir sabah kalktığımda Amerikan başkanı bana tweet atmıştı. (bu kelimeleri söylediğime hala inanamıyorum) Muhtemelen bunu benim size söylememe gerek yok fakat bu gerçekten sürreal bir şeydi. Bu bizim hazırlık dönemimizin başladığı günün sabahıydı ve bu yüzden iyi bir uyku çekmiştim. Ve uyandığımda –o tweeti görmeden veya neyin yaşandığından haberim olmadan önce- 30 kadar mesaj almıştım, hepsi bir anda. Telefonum adeta patlayacaktı. Arkadaşlarım beni savunuyorlar ve ne kadar haklı olduğumdan bahsedip, bu konuda endişelenmemem gerektiğini söylüyorlardı. Fakat benim ne hakkında konuştukları konusunda en ufak bir fikrim bile yoktu.

Sonunda Twitter’ı açtım ve etkileşimleri kontrol ettim. Onu gördüm.

Olan olmuştu.

Şimdi, tabii ki de benim Beyaz Saray’a gitmeme konusundaki barışçıl fikrimi anlayamayan insanlara benzer kişiler size profesyonel atletlerin barışçıl bir protestoda bulunurken nasıl da ülkemize, ordumuza ve bayrağımıza saygısızlık ettiğimizden bahsedecekler.

Christian Petersen (Getty Images)

Christian Petersen (Getty Images)

Bu muhtemelen şu anda bunun hakkında yazmaya karar verme sebebim.

Çünkü eğer platformumu kullanacaksam sadece bir gürültü olmak istemiyorum. Bu platformu gerçek insanları etkileyen gerçek problemler hakkında konuşmak için kullanmak istiyorum. Bunu gerçekten önemsediğim şeylere bir spot ışığı tutmak için yapıyorum.

Ve veteranlarımıza derinden bir ilgi duyuyorum.

Sonuç olarak neden bu yazıyı önümüzdeki Veteranlar Günü öncesinde kaleme aldığım hakkında: Lütfen birilerinin yaptıklarının ne anlama geldiği veya kimin kime saygısızlık ettiği konusunda bitmek bilmeyen tartışmalarda kaybolmayalım.

Onun yerine, bizleri –Amerikan halkını- koruyan onlarla sivil bir şekilde konuşup, saygımızı sunarak bu tartışmanın bizim yönümüze düşen kısmını bitirelim ve bu Veteranlar Günü’nü kutlayalım. Bozuk sağlık sistemleri hakkında, beyin travmaları ve PTSD hakkında konuşalım. Evsizlikleri, işsizlikleri, karşılaştıkları ırkçılık ve ruh sağlıkları hakkında konuşalım.

Hayatlarını nasıl daha iyi yapabileceğimiz hakkında konuşalım.

Platformlarımızı kullanalım ve bugünü bu sessizliğin içinde nasıl bir ses olabileceğimiz ve aynı zamanda bu gürültü içinde nasıl duyulabileceğimiz konusunda konuşarak geçirelim.


Orijinal kaynak | The Players’ Tribune– The Noise

Efe Doğruoğlu

Website:

Son Yazılar

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir