Uzadıkça Dibe Vurmak

bigs_800_141013

Beşiktaş tribünlerinin o meşhur bestesini biraz değiştirerek yazıya giriş yapayım:

Ne zaman play-off diye bağırsak,
kursağımızda kalıyor,
söylesene bize hocam,
takım niye oynamıyor?

Detroit Pistons’la ilgili sezon öncesi değerlendirme yaparken, Stan Van Gundy’nin büyük bir etki yapacağını ve geçtiğimiz sezon düşülen yanılgıya düşmeyecek kadar büyük bir tecrübe olduğunu söylemiştim.

Ancak şehrin havasından mıdır yoksa suyundan mıdır bilinmez, Van Gundy’nin de ütopik sistemden vazgeçmediğini ve 3 uzunla yola devam ettiğini gördük. Aslında sorun 3 uzundan ziyade bu sistemde SF olarak oynayan Josh Smith’in kontrolden çıkmasıdır. Kafa yapısı olarak sapıtmaya en müsait oyuncular arasında yer alan Smith’e sapıtması için davetiye çıkartmaktan başka bir şey değildir onun 3 numarada oynaması.

Bu noktada ironik olan kariyeri boyuncu kısa beşlerle oynamayı seven Van Gundy’nin Pistons’da bunun tam tersi hareket etmesi. Üstelik geçtiğimiz sezon başarısız bir deneyim yaşanmışken bunda ısrar etmesi kafalarda soru işareti bırakıyor ve onun tartışılmasına neden oluyor.

Sezonun ilk 3 maçını hatırlamakta fayda var. Pistons ilk 3 maçını kaybetmişti. İlk 2 maç Monroe cezalıydı. Diğer maçta ise benchten gelmişti. Aslında o maçlarda Pistons kötü sonuçlar alsa da daha doğru bir basketbol oynuyordu. Van Gundy’i yanıltan 3 maç aradan sonra kazanılan Knicks maçında 3 uzunlu sisteme dönmesi oldu. Bir sonraki maçta da Bucks galibiyeti gelince, ardından gelen maçlarda takım ucu ucuna kaybedince, bu sistemden vazgeçme gereği duymadı. Aksine bunun fark yaratan bir unsur olduğunu düşünmeye başladı, ki bu fark yaratan bir unsur olsaydı, geçen sezon çöpe atılmazdı.

Van Gundy gibi bir koçun bu yanılgılara düşmesi, hatada ısrar etmesi ve radikal bir karar alamaması gerçekten düşündürücü.

Van Gundy mevcut gücünü sistemde oynama yapmak yerine Jennings’in üzerinde kullandı. Sezon başında olmayacak şeyler oldu ve oyuncuyla söz dalaşına girdiler. Jennings’i son çeyreklerde kullanmaması, Augustin’e daha fazla sorumluluk vermesi ancak yine de maçların kaybedilmesi tansiyonun yükselmesine neden oldu. Jennings’in geçtiğimiz günlerde takımın yeteri kadar şut idmanı yapmadığını söylemesi de işin adeta tuzu biberiydi.

Pistons son olarak play-off yaptığı Michael Curry döneminden beri oyuncu-koç gerilimini fazlasıyla yaşayan bir organizasyon. Ve bu gerilimlerin takıma ne derece olumsuz etki ettiğini söylemeye gereği duymuyorum bile. Sonuçta mal ortada.

Augustin-Monroe Formülü

Aslında Van Gundy’nin elinde farklı çözümler üretebileceği bir kadro yapısı var. Greg Monroe’nun fazla süre alması için illa ilk beş başlaması gerekmiyor. Yapılacak rotasyon hamleleriyle zaten Monroe’nun süresini bir şekilde dengeleyebilirsin.

Jennings
Caldwell-Pope
Butler
Smith
Drummond

Benim ısrarla sahada görmek istediğim ilk beş budur. Bu beş doğru beştir. Bu beşle başladığın her maça dengeli bir başlangıç yaparsın. Bu beşin en büyük artısı sana rotasyona gittiğin zaman olur. Zira sezona iyi bir başlangıç yapan Augustin ve Monroe’dan oluşturacağın 2. beş, ilk beşten farksız katkı verir. Sakatlıktan dönüşü yakın olan Meeks’i de bu beşin içine katarsak, Augustin-Meeks-Monroe üçlüsü, ilk beş başlasa bile kimsenin itiraz etmeyeceği son derece artıları olan bir 2. beş olur.

Augustin
Meeks
Singler
Jerebko
Monroe

İkinci beşin uzun ikilisini gerektiğinde Monroe-Jerebko, Monroe-Smith, Monroe-Drummond da yapabilirsin. Jerebko’yu yeri geldiğinde 3 numarada da kullanabilirsin. Yeri geldiğinde Singler’ı 3’e kaydırırsın. Hatta Meeks’i 3’e kaydırıp, 2 numarada KCP’yle devam edebilirsin. Pistons’ın elinde rotasyon açısından oldukça zengin bir kadro varken, 3 uzunla oynayıp tüm kapıları kapatmak, bu takıma büyük zarar veriyor.

Benim Gördüğümü SVG Göremiyor Mu?

Elbette benim gördüğümü benden kat be kat daha fazla görüyordur Van Gundy. Yıllarını bu işe vermiş, takımla yatıp kalkan, tonla yardımcısı olan bir adamın bunları fark etmeme olasılığı yok.

Peki o zaman ne diye bazı şeylerde diretiyor bunu irdelemek lazım.

3 uzunlu sistemin eksileri kadar bazı artıları olduğunu söylemek lazım. Boyalı alan sayıları bunun bariz örneğidir. Aynı zamanda 3 uzun sahada olduğu zaman otomatik olarak ribaunt gücü yükseliyor. Van Gundy, Meeks’in de sakat olduğu bu dönemde kalan 3 kısaya fazla güvenmediği için bu yolda devam etmek istemiş olabilir. Ancak dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz. Bu sistem geçen sene verim vermedi. Koç belki de bu sisteme kendince ince dokunuşlar yapabileceğini düşündü lakin bu da sonuç vermedi. Eğer Meeks sağlıklı olabilseydi dışardan ne derece ceza kesebilirdi bu da tartışılır. Fakat maximum 3-5 ekstra şutun uzun vadede bir çözüm olmayacağı aşikar.

Bir başka olasılık ise bu sistemde uzunların istatistiklerini olabildiğince şişirerek özellikle Josh Smith’i takas malzemesi olarak kullanmak istiyor olabilir. Ama mevcut durumda Josh’ın az olan takas piyasasıda yok olmaya başladı ki asıl tehlike de bu zaten.

SVG Cepten Yiyor

Taraflı tarafsız herkesin hemfikir olduğu tek konu vardı o da Van Gundy’le birlikte bu takımın hücumda keyif vereceğiydi. Ancak hücumda keyif vermeyi geçtim takım silah zoruyla sayı atar hale geldi. Geçtiğimiz sezon Cheeks döneminde hemen hemen her maç 100 sayı barajını geçen takım bu sezon 91.9 sayı ortalamasında kaldı. Yediği sayı ortalaması 104’den 98’e düştü o konuda hakkını yemeyelim ancak 91 sayı atan takımın 98 yemesi kadar da normal bir durum yok.

Van Gundy hücum musluklarını açacak derken vanaları tamamen kapatmış oldu.

Gelişim göstermesi beklenen Andre Drummond ileri gideceği yerde bir adım geri gitti. Geçen sezonu 13.5 sayı-13.2 ribaunt ortalamayla tamamlayan Dre %62.3’le şut atıyordu. Bu sezon sayı ortalaması 11.2’ye gerileyen yıldız oyuncu asıl düşüşü şut isabeti oranında (%46.4) yaşadı.

Pistons’ın net olarak şunu yapıyor dediğimiz bir seti yok. Belirgin bir oyun planı yok. Hani maç izlerken ”İşte bu Pistons hücumu” dediğimiz bir hücumu ne zaman göreceğiz belli değil. Van Gundy buraya bunun için geldi. Bunu dedirtmek için geldi. Ancak geride kalan 16 maçlık dönemde takım hiç iyi sinyaller vermedi.

Van Gundy şuana kadar ağır eleştiriler almıyorsa bunun tek nedeni taraftarın gözündeki kredisidir. Son dönemlerde Pistons forumlarına bakacak olursak bu krediyi büyük oranda tükettiğini söylemek yanlış olmaz. Sporun doğasında bu vardır. İsim seni bir yere kadar götürür. Bir yerden sonra herkes sonuca bakar ve sonuçlar böyle devam ederse kim olursa olsun hedef tahtası olmaktan kurtulamaz.

Kabus gibi bir Kasım ayını geride bırakmaya hazırlanan Pistons’ın Aralık ayını nasıl geçireceğini hep beraber göreceğiz. Eğer SVG mevcut sistemde ısrar ederse değişen bir şey olmayacaktır. 3-5 maç kazanıp 10-15 maç kaybedecekir takım. Ancak radikal değişiklikler yapılırsa bu tabloyu tersine çevirecek potansiyeli mevcut Pistons’ın.

Geçmişten Gelen Not

Son olarak bir konuya daha değinmek istiyorum. Josh Smith ve Brandon Jennings gibi isimler geçen yıl olduğu gibi bu yılda eleştiriliyor. Özellikle Josh Smith hamlesi yerin dibine sokuluyor. Josh’ı zaman zaman hatta çoğu zaman bende sert bir şekilde eleştiriyorum. Hele maç günleri kulak zarını patlatırcasına selam yolluyorum. Takas edilse niye edildi diye sorgulamam bile.

Ancak maç sıcaklığını bir kenara bırakıp biraz sakin düşünüldüğü zaman bu hamlelere yüklenmenin mantıksız olduğunu da söylemek lazım. Zira bu hamleleri Detroit şehrinin yapısına göre değerlendirmek gerekiyor. Burası Los Angeles değil, Miami değil, New York değil.

Sahadaki performansı eleştirmek farklıdır hamlenin mantığını eleştirmek farklıdır.

Detroit’in şehir olarak geçirdiği süreç ortada, ekonomik krizin etkileri hala sürüyor ve iflasını vermiş bir yerden bahsediyoruz. Bu takıma James gibi, Melo gibi, Wade gibi, Bosh gibi adamları mümkün değil getiremezsin. Ki Josh Smith için bile Pistons’a gelmez denirken sonuç olarak bu adam ikna edildi ve geldi.

Bana göre kim ne derse desin o yazın en gözde 3-4 adamından biri kapıldı.

Jennings’e gelince o hamle de Knight’ın gidişatını göz önüne alırsak yine başarılı bir hamleydi. Knight bu ligde maximum Jennings olabilir ki o seviyeye gelebileceğini düşünmüyorum. Onu verip maximum bu olur dediğimiz hazırını almak bu bağlamda mantıklı bir hareketti. Verilen kontratın 3 yıllık olduğunu düşünürsek büyük risk de alınmadığını söylemek gerekiyor. Ve yine eklemek lazım ki yıllık 8 milyon dolara oynuyor. Yani verilen paralarda uçuk değil.

Basketbol matematik değildir. Bazen doğru formülle hareket etseniz bile sonuç istediğiniz gibi olmaz. Durum bundan ibaret.

Kemal Erdem – twitter.com/KE_Billz

3 YORUMLAR

  1. Sayın Erdem,
    Detaylı değerlendirmenizden ötürü size teşekkür ederim. Maç sonuçları ve kadroya katılan yıldızlara paralel olarak Cavs, Raptors, Pelicans’in bile taraftar bulduğu ülkemizde Pistons organizasyonuyla ilgili böyle ciddi çalışmalara rastlamak oldukça zor.
    1996’dan günümüze Pistons’ın iyi, kötü ve şampiyon dönemlerine tanıklık etmiş taraftarıyım. Çoğu eleştirinize katılıyorum.
    Yazınızın başlığıyla ilgili olduğu için üç uzun meselesine küçük bir ekleme yapmak isterim. SVG’nin bu tercihi tamamen, sezona Meeks ve Martin’siz (ve hatta Datome’siz) başlanmasıyla alakalı. Yani biraz mecburiyet. 2-3 numaralardaki sayısal eksikliği gidermek için bu model tercih edildi. Martin’in ve Jennings’in dönüşüyle son GSW maçında Monroe’yu benchte başlatması SVG’nin sezon planlamasında üç uzun olmadığını da gösteriyor. Meeks’in dönüşüyle şeklen taşların yerine oturmasını bekliyorum. Fakat takım olmayı başarıp başaramamak ve daha doğrusu kazanan takım kimliğine sahip olmak ise apayrı ve haliyle çok daha zor bir konu.
    Son olarak takımın hücum düzeninin Cheeks zamanıyla sadece atılan sayı üzerinden karşılaştırılması çok doğru çıkarımlara götürmeyebilir bizi. Olağanüstü savunmayı bir kenarda tutarak, franchise tarihinin son 50 yılında en düşük sayı attığımız sezon şampiyon olduk. Şöyle düşünelim: Geçen sene en çok yakındığımız noktaların başında oyunu dışa açamamak ve üç sayı tehdidimizin olmaması geliyordu. Bu sene daha doğru seçilmiş şutları daha yüksek isabetle atıyoruz. Daha doğru bir tempomuz var. Topu alan kontrolsüz gitmiyor. Mesela Jennings’in kariyerinin en düzgün oyununu oynadığını düşünüyorum. Yeterlidir değildir, ayrı bir konu. Bunun yanında savunma verilerimiz Curry öncesi döneme yaklaşmakta.
    Takımın bulunduğu yer ve boşa geçen 5-6 sezona rağmen bu küçük detaylar umutlu olmamızı sağlıyor. Meeks’in takıma katılması da randıman vermezse Gores’in SVG’yi yeni arayışlara yönelteceğini düşünüyorum.

  2. orlando da oyuncularla sorun yaşayıp ayrılan van gundy i getirmek hataydı bence iyi koç ama detroit e en uymayan adamlardan biri.
    abi bide allah rızası için bi fenerbahçe ülker yazsan :):):)
    almanya dan selamlar.

  3. Dumars büyük bi enkaz bıraktı Van Gundy’yi fazla eleştirmek acımasızlık olur.Dün geceki maçta dediğiniz gibi bi beşle çıktı Butler yerine Singler vardı sonuç değişmedi.Israr ederse düzelme olabilir size katılıyorum.-Basketbol matematik değildir. Bazen doğru formülle hareket etseniz bile sonuç istediğiniz gibi olmaz.- final cümlesi güzeldi.Acaba çok beğendiğim Memphis’le ilgili bi yazı yazmanız mümkünmü?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlgili Haberler