spain_cel2

Gelmiş geçmiş en kurallara uymayan [1] takım hangisiydi diye sorsam zihninizde kimlerin fotoğrafı belirirdi? Müthiş bir takım olmalarına rağmen Borislav Stankovic’in varlığı ile oynadıkları maçlarda hakemlerin her an lehlerine taraf değiştirebileceği [2] Yugoslavya mı? Yoksa sertliklerinden mütevellit “Bad Boys” lakabı ile anılan 80’lerin Detroit Pistons’ı mı? Her ne kadar bunlar mantıklı seçimler olsa da bu listede çok kişinin bilmediği açık ara birinci bir takım var: Sydney’deki 2000 Paralimpik Oyunları’nda zihinsel engelliler basketbolu kategorisinde altın madalya kazanan İspanya milli takımı!

2000 yılında Sydney’de düzenlenen Yaz Paralimpik Oyunları’nda zihinsel engelli sporcular için basketbol kategorisi de bulunuyordu. Basketball ID (intellectual disability) olarak geçen bu spor dalında mücadele edecek atletlerin IQ zekâ testinden 70’ten (75 de diyor bazı yerlerde) düşük not alması gerekiyor. Ancak bu turnuvaya katılan İspanya takımının 12 oyuncusundan sadece iki tanesi bu şartı sağlıyordu. Başka bir deyişle İspanya neredeyse tamamı “normal” kategorideki oyuncularla zihinsel engelli rakiplerine karşı bir Olimpiyat oynadı ve çok da zorlanmadan altın madalyaya ulaştı. Podyuma çıkıp altın madalyalar boyunlarda seyircileri selamlayan bu takım belki o an değil ama bir iki ay içerisinde tarihe geçecekti. Altın harflerle olmasa da.

Oyunlardan sonra altın madalya kazanan takımın oyuncularından biri olan Carlos Ribagorda’nın itirafıyla patlak veren skandal sonucunda İspanya altın madalyasını geri iade etti ancak tabi ki bu belki de spor tarihinin en utanç verici olayının unutulması için yeterli değil. Ribagorda, itirafıyla beraber iyi oynadıkları ve farkı açtıkları maçlarda koçun biraz vites düşürmelerini yoksa vaziyetin çakılacağını söylediğini de belirtiyor. Ayrıca ne İspanya’da ne de Sydney’de kendilerine herhangi bir zekâ testi uygulanmadığını da ekliyor. Bu büyük rezalet sonucunda IPC, kontrol ve atletlerin uygunluğu konusundaki sıkıntılar nedeniyle tüm zihinsel engelli kategorilerini Paralimpik Oyunlar bünyesinden çıkardı. 2012 Londra Paralimpik Oyunları’na kadar herhangi bir zihinsel engelli spor takvime alınmadı. Basketbolun ise 2016’da dönebileceği konuşuluyor.

Amerikan futbolu efsanelerinden Vince Lombardi’nin çok ünlü bir sözü vardır: “Eğer her şey kazanmak için değilse neden durmadan sayı yapıyorlar?” der [3]. Sporu kazanma odaklı olarak görenler için müthiş bir motivasyon sözü, amatör zevklerin vadisinde takılmayı seçenler için ise korkutucu bir alıntıdır. Karanlık tarafa geçenlerin mottosudur bir bakıma. İşte İspanya bu yolu seçti. Rakiplerini umursamadan, oyunların ruhunu umursamadan, hiçbir şeyi umursamadan sayı yaptılar ve kazandılar. Defalarca tekrarlamaktan bıkmayacağım, rakipleri IQ testinden 70 altı puan almış sporculardı. “Kazanmak için ne kadar ileri gidilebilir” sorusuyla karşılaşırsanız eğer bir gün cevabınız bence bu olabilir. Benimki şimdilik bu olacak.


[1] Yazar burada “unsportsmanlike” kelimesini kullanabilmeyi çok istiyor.
[2] 2002 Dünya Şampiyonası finali, Arjantin desem mesela.
[3] “If winning isn’t everything, why do they keep score?”

Okan Yılmaz
@afkaramazov

TrendBasket

TrendBasket, dört yıldır toplamda otuzdan fazla yazar ile Türkiye'nin bağımsız ve yenilikçi basketbol portalı olarak hizmet veriyor.

Website: http://www.trendbasket.net

Bir yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir