Sokak çocuğu Jimmy

NBA: Preseason-Atlanta Hawks at Chicago Bulls

 

Hayatınızda kaç kez gerçekten dibe vurdunuz?  Kaç kez tamamen umutsuz ve çaresiz kaldınız? Peki kaç kez dipten çıkmayı başardınız? Daha doğrusu başarabildiniz mi?

Bu soruların her birine “birkaç kez” diyebilecek bir adamdan bahsedeceğim: Chicago Bulls guardı Jimmy Butler.

NBA’de yer alan pek çok siyahi oyuncunun birbirine benzeyen “sokaktan gelme” hikayelerine aşinayız. Problemli, serseri genç tek çıkış yolu olan basketbola tutunur ve NBA seviyesine kadar yükselir. Pek çok klişe barındıran bu hikayenin çok geniş bir çerçevede Jimmy için de geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Fakat Jimmy’nin hikayesini ilginç kılan noktalardan biri gerçekten “sokaktan” gelmiş olması. Jimmy 13 yaşından 17 yaşına kadar kah sokakta kaç arkadaşlarının evinde sürüklenip durdu.

Jimmy’nin babası, Jimmy henüz çocukken onları terk etmişti.  Öz annesi ise Jimmy 13 yaşına geldiğinde “Artık sana bakamıyorum. Gitmelisin.” Diyerek Jimmy’yi evden kovmuştu. Ne gidecek  bir yeri, ne de arayabileceği biri vardı. En büyük derdi kızlar olması gereken yaşta, o hayatta kalmaya çalışıyordu.

Tutunabileceği tek şey basketboldu ve Jimmy de bunu yaptı. Lise son sınıftan önceki yaz basketbolunda gelişim kaydetmiş ve dikkat çekmeye başlamıştı.  Jimmy’yi izleyenlerden biri  de Jordan Leslie idi. Leslie de Butler’la beraber aynı lisede eğitim görüyordu.  Yaz sonunda Leslie, Jimmy’yi üçlük yarışına davet etti. Bu davetin ardından arkadaş oldular ve Jimmy’nin hayatı değişti.

Kalacak bir yeri olmayan Jimmy, sık sık Leslie’lere gidiyor beraber oyun oynuyorlar ve bazen onlarda kalıyordu. Tüm aile Jimmy’yi seviyordu ancak ev zaten kalabalıktı. Jordan’ın annesi  Michelle Lambert’ın 4 çocuğu vardı. İkinci eşinin de 3 çocuğu.  Yatıya kalma işini bir düzene oturtmaları gerekiyordu, Jimmy’nin 1-2 gece onlarda kalmasına müsaade ettiler. Ancak Jimmy’nin eve geldiği her gece başka bir çocuk “Jimmy bugün benim misafirim” diyordu. Michelle buna daha fazla karşılıksız kalamadı ve Jimmy’yi evlat edindiler

.nba_e_butler_b3_200

Jimmy’yi evlat edinirken ona bazı şartlar koydular. Derslerine devam edecek ve notlarını yükseltecekti.  Evdeki diğer çocuklara örnek olmalıydı. Jimmy’nin önüne konan bu kurallar daha sonra  kolej hayatına da etki edecekti.

Jimmy liseyi bitirirken fena bir oyuncu gibi gözükmüyordu ancak büyük okulların ilgisini bir türlü çekemedi. Bu Jimmy’nin hayatında bir büyük problem daha demekti.  Kaderine razı olan Jimmy küçük bir okul olan Tyler Junior’a gitme kararı aldı.

Jimmy’nin basketbol seviyesinin çok altında olan bu okulla çıktığı maçlarda her maç 30-40 sayıya ulaşmasıyla bir anda büyük okulların ilgisini çekti. Jimmy’nin yılmadan çalışması ona bir zafer daha kazandırdı ve birkaç farklı okuldan teklifler almaya başladı. Bu noktada üvey annesi Michelle devreye girdi ve Marquette’i tercih etti. Çünkü Michelle Jimmy’nin basketbol planları yolunda gitmezse tutunabileceği bir mesleğinin olmasını istiyordu.

nba_u_butler_b4_200

Sonunda istediği ortamda olduğu için mutlu olan Jimmy’nin karşısında bir problem daha vardı. Marquette’teki koçu Jimmy’nin yeterince iyi olmadığını söylüyor, potansiyelini gösteremediği gerekçesiyle sürekli aşağılıyordu. Hayatı boyunca yeterince iyi olmadığı söylenen Jimmy için bu sözler vazgeçme sebebi değil. Aksine ilerlemek için gayet iyi sebeplerdi.

nba_casey_576

Koçunun söyledikleri ve davranışları Jimmy’nin oyun karakterini değiştirmesine neden oldu ve kendisini skorer kimliğinden uzaklaştırıp all-around bir oyuncu olma yoluna gitti ve başardı. Marquette’te forması emekli edilecek kadar iyi oynayıp NBA yolunda ilk adımını attı ve drafta katıldı. Bu noktada Jimmy’nin söylediklerine kulak verelim:

“Tüm bunlar bana hiçbir şeyin imkansız olmadığını öğretti.  Hayatım boyunca insanlar benden şüphe duydu. Annem mesela. Lisedeki insanlar bana çok kısa olduğumu ve basketbol oynamak için çok yavaş olduğumu söylediler. Benim hikayemi bilmiyorlardı. Eğer benim hikayemi bilselerdi hiçbir şeyin imkansız olmadığını da bilirlerdi. Kim derdi ki küçük bir kasabadan çıkan bir çocuk kolejde iyi bir oyuncu olacak ve NBA draftı için gün sayacak? Bu benim silahım. Bu beni motive eden şey. Eğer her şeyi teker teker ele alırsam üstesinden gelemeyeceğim hiçbir şey yok!”

butler5_110628

2011 NBA draftlarında 30. Sıradan Chicago Bulls tarafından seçilen Butler, yaşadığı her türlü zorluğa rağmen hayalini gerçekleştirmiş NBA’e adımını atmıştı. Draft öncesinde genel menajerler arasında geçen konuşmalarda Jimmy’nin mücadeleci karakteri bolca övgü almıştı. Bu karakter sınırlı gözüken yeteneğine rağmen nispeten üst sıralarda seçilmesini sağladı.

jimmy butler

NBA’e geldiğinde kendi skorunu üretebilen bir guard için yanıp tutuşan Chicago Bulls için çok büyük önem arz etmiyordu. Rose’un sakatlığıyla biten sezonda idare eder bir çaylak görüntüsündeydi. İlerleyen sezonlarda savunmadaki gayretiyle pozisyonunun en iyi savunmacıları arasında gösterilen Jimmy bu özelliğini geçtiğimiz sezon en iyi ikinci savunma beşine seçilerek taçlandırmış oldu.

Fakat beni bu yazıyı yazmaya iten şey bu sezonun başında gerçekleşti ve Jimmy Butler bir anda All-Star kalibresinde bir oyuncuya dönüştü. Jimmy sezona öyle bir başlangıç yaptı ki…

butler1_131009

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Orta mesafeden peynir ekmek gibi şut sokan, agresif şekilde potaya giden ve gittiğinde de bitiren bir Jimmy Butler vardı sahada. Rose’un teklediği dönemde üst üste 30 ve üstü skor ürettiği maçlarla bir anda kendini All-Star tartışmalarının içinde buldu. Bu performansının ödülünü de Doğu Konferansında  Kasım ayının oyuncusu olarak aldı.

Kasım ayını 20,4 sayı 6,2 ribaund ve 3,5 asist ortalamalarıyla tamamlayan Jimmy’nin geçtiğimiz sezonki istatistiklerine bakarsak (13,1 sayı 4,9 ribaund 2,6 asist) gelişiminin boyutunu anlamak daha kolay olur.  Jimmy’de fark yaratan en önemli değişiklik maç başına kullandığı serbest atış sayısı. Jimmy bu sezon maç başına 7,3 serbest atış kullanıyor ve bu alanda lig altıncısı konumunda. Sıkışık Chicago hücumu için bulunmaz bir nimet. Chicago Bulls Jimmy sahadayken 106,5 offensive rating yakalarken Jimmy dışarıdayken bu rakam 100,2’ye kadar düşüyor.

Jimmy+Butler+Miami+Heat+v+Chicago+Bulls+wjVmQ9nnCr6l

Bu yaz başında takımı ile yeni kontrat görüşmeleri yapan Jimmy, kontratını uzatmak için yazı bekleyeceğini söyledi ve anlaşmaya yanaşmadı. Chicago’da kalacağını belirtse de bu açıklama taraftarları memnun etmedi. Özellikle gösterdiği bu performanstan sonra. Jimmy’nin gösterdiği performansa yakın bir performans gösteren Klay Thompson’ın 4 yıl için 70 milyon dolarlık bir sözleşme yaptığı düşünülürse Chicago’nun Jimmy için 4 yıl 50 milyon dolar vermeye yanaşmaması bir hayli cimrilik olarak değerlendirilebilir.

Ancak tüm bu para konuşmaları Jimmy’yi çok da ilgilendirmiyor:  “Ben sadece oyunu seviyorum ve işimi yapıyorum. Para hiçbir zaman önemli olmadı. Para olmadan büyüdüm. Şu anda kazandığım parayla da idare edebilirim.” Bu sözlerine bakarak Jimmy’nin asıl derdinin hakkını almak olduğunu söyleyebiliriz.

Bu noktaya kadar Jimmy’nin değişimini anlattım ancak bu değişimi nasıl başardığına hiç değinmedim. Jimmy bütün yazı çalışarak geçirdi bunu hepimiz tahmin edebiliyoruz. Jimmy  bu yazı özellikle  top hakimiyeti, çember etrafında bitiricilik, orta mesafe, sırtı dönük hücum ve üç sayılık atışlara çalışarak geçirdi. Sabah kahvaltısının ardından yetenek antrenmanı-ağırlık-koşu-tam saha maç-yoga-pilates sıralamasıyla tüm gününü dolu dolu geçirdi. Bu çalışmayı belirli bir disiplinle sürdürebilmek için arkadaşlarıyla bir ev tuttu ve eve internet bağlatmadı. Jimmy ile o evde kalan arkadaşlarından biri: “yapacak hiçbir şey yok, ya kondisyon bisikletine biniyor yada ağırlık çalışıyorduk” diyor.

butler3

 

Jimmy Butler ilham arayanlar için çok değerli bir noktada duruyor. Hayat ona her vurduğunda o diğer yanağını uzatıyor ve güçlü kalıyor. Tüm umutsuzluklara, güçlüklere, bilerek yada bilmeyerek yapılan tüm kötülüklere küfreder gibi, her akşam sahaya çıkıyor ve cephanesinde ne varsa boşaltıyor.

Çeviri: Alper Tortop

3 YORUMLAR

  1. Çevirinizde özellikle annesiyle ilgili kısım çok yanlış çevrilmiş annesi senin görünüşünü beğenmiyorum diyerek değil artık sana bakamıyorum diyerek onu kovuyor.Düzeltirseniz sevinirim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlgili Haberler