Rezilliğin Peşinde: Sixers’a Yakından Bakış

SÜRECE GÜVEN

SÜRECE GÜVEN

Sixers’ın planı aptalca.

Bu utanç verici değil. Yanlış da değil. Geçen sene arka arkaya 26 maç kaybetmek ya da bu yıl arka arkaya 17 maç kaybetmek NBA’de görülen bir tür ahlaki hastalık değil. Joel Embiid ve Nerlens Noel’i draft edip iyileşmeleri için bir sezon ayırmakta kötü bir şey yok ya da Michael Carter-Williams’ı üst sıra draft hakkı1 için takas etmekte yanlış bir şey yok. Sam Hinkie’nin tüm bu hamleleri taraftarları NBA’in ilk saadet zincirine dahil etmek için yaptığını düşünmüyorum. Hinkie ve Sixers sadece iyi değil, mükemmel olmak istiyorlar. Ve bu planın en iyi yol olduğunu düşünüyorlar. Plan belki işleyebilir bile. Beş yıl içinde onları bir şampiyonluk adayı olarak görebiliriz.

Fakat bu oldukça aptalca.

En azından başka takımların yaptıklarından daha zekice değil. Bazı Philly taraftarları bunu görünce Hinkie’ye sallayan bir başka yazı! diye düşünebilir. Hayır. Bu, bahsettikleri türden bir yazı:

Michael Carter-Williams formalı küçük çocuk en sevdiği oyuncunun artık neden bir Sixer olmadığını asla anlayamayacak. Bir çocuğa bunun “opsiyonelliğini” nasıl açıklamamız bekleniyor?

Her hafta buna benzer köşe yazıları görebilirsiniz. Hinkie’nin ne yaptığı hakkında kimsenin bir fikri yok, Sixers kadrosu önemsiz bir gösteri gibi ve bütün bunlar Philadelphia için bir utanç. Yukarıdakilerin hepsini görebilirsiniz ama en iyisi Marcus Hayes’in köşe yazılarındadır. En budalaca, en duygusal tepkiler aslında takımın yararınadır. Bunlar Sixers’ı meşru şüphelerden korur. Bu plandan şüphe eden kimse aptaldır, şüphe eden diğer aptallara baksana!

Benim asıl problemim takımın ne yaptığı. Bu çekilmez bir plan değil. Philly’nin ihtişamına hayretle bakıp, kuşku duyanlarla alay eden Sixers taraftarları ve basın üyeleri için bu bir ekol. NBA sistemi kaybetmeyi teşvik ediyor diyorlar. Kazanmak için kaybetmek. Burada mümkün olduğunca karlı çıkmak için sistemi sömüren zeki bir GM var.

Anlıyorum, gerçekten anlıyorum. Philly’nin yaptıklarında yanlış olan tek şey, bunun derin bir basketbol felsefesi olduğunu düşünen insanlar. Bir şeyin sezgilere aykırı olması bunu daha sezgisel yapmaz.

Temel düşünceyle başlayalım: Kazanmak için kaybetmek

Tanking 2‘in Gerçekten İşe Yaradığından Emin Miyiz?

NBA’de zafere ulaşmış üç tanking denemesi oldu. İlkini Spurs yapmıştı. David Robinson 1996 sonlarında ayağını kırdığında sezon harap oldu ve San Antonio Robinson’ı devre dışı bırakarak dibe vurmaya karar verdi. Spurs taraftarları bunu inkar eder ve bunu ispatlamanın bir yolu yok. Fakat San Antonio Robinson’ın iyi zamanlarının sonunda Tim Duncan’ı draft etti ve gelecek 17 yılda beş şampiyonluk kazandı.

1996-97’de Celtics de tanking yapmıştı. Duncan’ı almak için çok uğraştılar ve sonuç olarak Ron Mercer ve Chauncey Billups’ı alabildiler. Sonraki 5 yılda da playoff yapamadılar.

Boston’ın tanking başarısı 10 yıl sonrasına kadar gelmedi. Paul Pierce ve Al Jefferson ile Rajon Rondo gibi genç oyuncuların üzerine kurulu takım bir yere varacak gibi değildi. Sonra Paul Pierce anlaşılmaz bir stres kırığı geçirdi. Doc Rivers ve Danny Ainge 2006-07 sezonunun ikinci yarısında genelde onu oynatmadı. Ryan Gomes ve Allan Ray’lı ilk beş sezonu ligin dibinde noktaladı. Fakat draft lotosunda şansları tutmadı ve beşinci seçimi aldılar. Sonra talih döndü. Bu beşinci sırayı Ray Allen’a çevirdiler. Kevin Garnett Minnesota’dan ayrılmak istedi ve Ubuntu3 doğdu. Boston 10 ay sonra şampiyonluğu kazandı.

Ray Allen Celtics anlaşmasının diğer tarafı Sixers’ın neyin peşinde olduğu. Seattle 2007’de kadrosunu boşalttı, kısmen Kevin Durant üzerine yeni bir takım kurmak için kısmen de takım sahiplerinin Oklahoma City’e taşınmayı hızlandırması için. Allen ve Rashard Lewis’i takasladılar. Washington eyaleti arena tekliflerini geciktirirken doluluk oranları düştü. Basketbol kalitesi Durant’e rağmen izlenememe seviyesine geldi. Sonraki iki yılda, tüm kaybedişler şampiyonluk adayı bir çekirdeğin doğumuyla sonuçlandı. James Harden, Serge Ibaka ve Russell Westbrook.

Diğer bir deyişle, yakın zamanda şampiyonluk amaçlı tankingler sadece halihazırda üzerine takım kurulacak oyunculara sahip iki takımdan geldi. Ve yeniden yapılanma için bir kötü sezon yetti. Bu yıl Knicks’in Carmelo’yu oturtup mümkün olduğunca kaybetmesi bu yüzden mantıklı geliyor. Ne olacağını bilemezsiniz. Herkes için ’97 Spurs olma şansı vardır ama aynı zamanda ’97 Celtics olma şansı daha yüksektir. Yakın zamanda büyük ölçekli uzun süreli tanking başarı öyküsü, bu stratejiyi kendi evinde basketbolu öldürmek için kullanan bir takımdan geldi. İşte hayal edilen bu!

Kasten kaybetmenin korkunç bir fikir olduğunu söylemiyorum fakat bunu parlak bir fikir olarak görmeden önce geçmişe de bakmak lazım. Eğer Sixers şampiyonluk kovalayan bir kadro çekirdeği olasılığını maksimize etmek için birkaç sezon Tanking moduna giriyorsa, bunun 20 yılda sadece 3 kez gerçekten işe yaradığını düşünmek gerekmez mi? Bu plan gerçekten bu kadar sinsi mi?

Kazanmak Draft Seçimlerinin Gelişimine Yardımcı Olur

Sixers genç oyuncularla yapılanıyor.

Genç oyuncular NBA’de nasıl oynanacağını veteranlardan dinleyerek ve anlamlı maçlar oynayarak öğrenirler.

Eğer anlamlı maçlar ve veteranlar yoksa gençlere ne olur?

Birkaç yıl önce Stan Van Gundy’nin MIT Sloan Sports Analytics Konferansı’nda bundan bahsettiğini  hatırlıyorum. Wizards ve JaVale McGee, Andrey Blatche ve Nick Young’dan oluşan genç çekirdek hakkında konuşuyordu. Hepsinin yetenekli olduğunu fakat NBA’in bir video oyunu olmadığını, gençlerin otomatik olarak gelişmediğini söylemişti. Wizards üçlüsü başarısızlığa mahkumdu çünkü hiçbir zaman öğrenme imkanları yoktu. Kötü bir şut attıklarında yada savunmada uyuduklarında yerlerine oynayacak kimse yoktu. Bu yüzden benche gelmediler ve aynı hataları yapmaya devam ettiler.

Philadelphia’da durum çok farklı değil. Sixers onlara yardım edecek veteran altyapısı olmadan gençler üzerine kumar oynuyor. Van Gundy’nin söyledikleri istatistik üzerine kurulu değil ama anekdotlar ligin her yerinde. En kötü takımların çoğunun yıllar geçtikçe aynı şekilde devam etmesinin bir sebebi var.

Bunu 2016’da Mike Conley Jr. gibi bir serbest oyuncuyu çalmak için yada Hinkie’nin Houston’a Harden’ı getirdiği gibi bir yıldız takaslamak için yaptıklarını söyleyebilirler. Memnun olmayan bir süperstar için sonsuz ilk tur draft hakkı rezervlerine bir göz atabilirler. (Cousins?) Ve tüm bunlar belki gelecek sezon kadar yakın bir zamanda olabilir. Bu mantıktaki tek boşluk şu ki, elinde kozu olan oyuncuların geçtiğimiz birkaç yıla rağmen Sixers’a gelmeye sıcak baktığı varsayılıyor. Menajeri Sixers’tan bahsederken Goran Dragic’in yüzünü hayal edebilir misiniz? Kaybetme kültürünün gizli sonucudur bu.

Planın zekice görünmesi için tek yol Philly’nin çevresinden etkilenmeyecek bir çaylak alması. Bu gerçekleşebilir. Durant o kadar iyiydi ki oynadığı korkunç Seattle takımı yolunu onun yolunu değiştirmedi. Böyle oyuncular, sonunda her şeyin daha iyi olmasını sağlarlar. Anthony Davis New Orleans’ta bu yıl bunu yapıyor. LeBron’da da olan buydu. Minnesota’da Andrew Wiggins bunu yapıyor. Belki Sixers aradığı adamı bulur. Bu Haziran’da D’Angelo Russell yada Karl-Anthony Towns olabilir.

Tanking Doğru Oyuncuları Draft Ettiğinizde Faydalıdır

Kadroyu boşaltırsınız ve mümkün olduğunca draft hakkı depolarsınız, fakat bir noktada bu draft hakları süperstarlara dönmek zorundadır. Bu çok açık. Şu ana kadar Philadelphia’da işler iyi gitmiyor. Hinkie Carter-Williams konusunda yenilgiyi henüz Haziran’da draft sırasında onu pazarlamaya çalışırken kabul etti. Geçen yılın tamamında oturduktan sonra Noel makul görünüyor fakat dominant değil. Ve her zaman onun da bir takas içinde yer alma ihtimali var.

Scouting(oyuncu izleme) departmanını eleştirebileceğiniz yer burası. Eğer Sixers felsefesinin temeli muhteşem olabilecek oyuncuları almaksa —sonraki sezon rezil olacak!— neden bu iki üst sıra hakkından birini Giannis Antetokounmpo gibi biri için kullanmadılar? Ya da Dennis Schroder? Rudy Gobert? Normal bir GM için bu oyuncuları atlamak olabilecek bir şey fakat bu takım bu alışılmadık bir plana sahip. Hinkie kazanmayı umursamıyor. Sixers uzun vadeli düşünüyor ve draftlar üzerine bir temel kuruyor. Eğer hedef büyükse, Sixers neden küçük şeylerle uğraşıyor?

Bir de Dario Saric meselesi var. 12.sıra seçimi olan oyuncu lige 2016 ya da 2017’ye kadar gelmeyebilir. Ama burada da zekice bir hamle görüyoruz. Pablo Torre’nin ESPN’de yazdığına bakalım:

Başka bir takım lige iki yıl gelmeyecek bir oyuncuyu seçmekte korkak davranabilirdi. Fakat burada, genç yabancı bir parçanın Sixers için hemen oynamayacak olması istisnai olarak öenmsenmeyebilir. Hatta daha iyisi, bir NBA takımı okyanus ötesinde oynayıp hazır hale gelen bir oyuncu için ödeme yapmıyor. Bir nevi gezegenin geri kalanı ücretsiz bir yan lig gibi çalışıyor. Hinkie şu anda Türkiye, Almanya, Çin ve Avustralya’da olgunlaşan dört tane ikinci tur oyuncusuna sahip.

Doğru. Eğer Hinkie Antetokounmpo yada Gobert’i alsaydı, şimdi okyanus ötesinde oynuyor olurlardı.

Belki de Saric konusunda en iyisi budur. Diğer çaylaklar Philadephia’da pek ilgi çekemezken, Saric hedefe ulaşabilir. Ve sonunda NBA’e geldiğinde çaylaklığı devralabilir. Böylece cap4‘te de yeterince boşluk olur ve Philly yapılanmak için para harcayabilir. Ama tam olarak neyin üzerine?

Bu bizi Joel Embiid’e getiriyor. Sixers lotoyu kaybeedip üçüncü sıradan Embiid’i seçtiğinde neredeyse evrensel övgüler aldılar. Genel görüş şöyleydi: Tamam 2015-16’ya kadar oynamayacak ama masadaki en iyi seçenek oydu. Eğer bir yıl oynamazsa, bu Sixers’ın tanking yapmasını daha da kolaylaştırır ve 2016’da daha da fazla yetenekle dönerler.

Texas at Kansas

Embiid Kansas’tayken ona hayrandım. Maç görüntülerine çalıştım ve ofis tartışmalarında onu savundum. 19 yaşında olup bu kadar iyi hareket edebilen ve sayı bulabilen birinin kaderi inanılmaz olmaktır. Eğer Noel en iyi ihtimalle Joakim Noah olacaksa, Embiid için senaryo Hakeem Olajuwon’dur. Tek soru işareti sakatlıklardı. Geçen sene bir diz sakatlığı, lisede ve Kansas’ta bel sakatlığı ve vücut yapısıyla ilgili sorular sonradan düşünmenize neden oluyor.

Bunlar yeni Olajuwon hakkında duymak istediğiniz şeyler değil.

Drafttan bir hafta önce ayağının kırıldığını öğrendik. Sakatlıkla ilgili sorular bir tür cevaba dönüşmüştü. Kemik yoğunluğu problemi hakkında söylentiler vardı fakat gerçekler söylentilerden daha fazla zarar veriyordu. Uzunlar için en kötü sakatlıklar bel ve ayak problemleridir ve Embiid ikisine de sahip. Sonrasında 125 kiloya çıktı ve Sixers antrenman ekibiyle tartıştı. Henüz hiç oynamadı.

Beklentileri aşan Philadelphia çaylağı K.J.McDaniels’tı. Hinkie geçen yaz kontrat görüşmelerinde onu hafife alınca, Sixers’ın onu tutma şansı da ortadan kayboldu. Herhangi baskı olmadan Hinkie onu Isaiah Canaan ve ikinci tur draft hakkı karşılığında Houstan’a yolladı.

Sakatlık endişeleri ve diğer takımların hedefe ulaşan seçimlerini Hinkie’ye karşı kullanmak adaletsiz olabilir. Fakat Philly’nin düşüncesi tüm bu başarısızlığa değeceği söylenen Embiid üzerine bir takım kurmaksa, bunun sonu iyi olmayabilir.

Sixers İstatistikler Hakkında Ne Söylüyor

Birisi bana ne olduğunu anlatsın yardım edin lütfen

Embiid seçimini eleştirmek neredeyse imkansız. Sixers alabileceği en iyi oyuncuyu aldı ve bu yıl zaten bir şey kazanmayacaklardı. Bu yüzden kayıp bir sezon onları fazla yaralamaz. Bu, sürecin Hinkie için ve hesaplanmış riskler bakımından durumu.

Bu Sixers’ın resmi politikası. Hinkie bundan bizzat bahsetti.

Eğer karşılığını alabilirlerse, harika olur.

Eğer alamazlarsa, yine de mantıklı bir kumar.

Geçen yıl Liberty Ballers‘a “Philly’nin bana çekici gelmesinin sebeplerinden biri, Josh Harris’in(Sixers’ın sahibi) ortaya çıkıp ‘Yine olsa Bynum takasını yine yapardım’ demesiydi. Bu benim için çok çok çok önemli.” demişti.

“Süreç hakkında bolca konuştuk, sonuç hakkında değil.” diyor ve devam ediyor. “İstikrarlı bir şekilde alabileceğimiz en iyi bilgiyi almaya ve iyi kararlar vermeye çalıştık. Bazen işe yararlar, bazen yaramazlar. Hepsini yeniden değerlendirmeniz gerekir. Aslında Harris çıkıp bunun bir başarısızlık olduğunu söyleyebilirdi ama yine olsa aynı kararı vereceğini söyledi. Benim gibi biri için bunun anlamı büyük.”

Fakat süreçten ve sonuçtan konuşuyorsak, Bynum’ın Sixers’ı kovaladığı zamanı düşünelim. Cleveland, geçen sezonun tamamını sakatlıkla kaçıran ve Philadephia’ya yabancılaşan pivotun önüne 25 milyon dolarlık bir kontrat koydu. O zaman bu hamle zekice bir kumar olarak değerlendirildi. Dezavantaj yoktu. Sonra formdan düştü, basketbol oynamak istemedi. “Antrenmanda topu her aldığında şut atıyordu, ne kadar uzakta olursa olsun.”

Bynum’ın varlığı Cavaliers’ın sezonunun ilk kısmına çöktü. Takas olduğunda Cavaliers 11-23 ile 13.sıradaydı. Cleveland son düzlükte bir playoff hamlesi için Bynum’ı bir ilk tur ve iki ikinci tur draft hakkıyla beraber gönderip Luol Deng’i getirdi. Hangi noktada çılgın sonuç “zeki” hamleden daha önemlidir?

Philadelphia’daki herkes Bynum’ın sakatlıklarının ciddi olduğunu ve onun basketbolu umursamadığını söyleyebilir. Cleveland’ın kumarının ne kadar parlak olduğu önemli değildi çünkü işe yaramayacaktı.

“Sürece güven” mottosu Sixers ve genel olarak istatistiksel hareketlerin temel sütunlarından biridir. Bu bazı GM’leri yanlış yola itiyor. Sahadaki utanç verici oyun bir yana, sürece duyulan neredeyse dinsel bağlılık şu anda Sixers’taki kutuplaşmanın en büyük sebebi. Ligin büyük kısmı sonuçlarla değerlendirilirken, Sixers basketbola bilimsel bir deney gibi yaklaşıyor.

Ne okuduğuna bağlı olarak, gelişmiş istatistikler üzerine tartışmalar ya hiç bitmeyecek ya da çoktan bitti. Gerçek şu ki istatistikler NBA’in içine işlemiş. Öyle ki takımlar istatistiklerin alâkasının, aldanmaların eşiğinde bir umutsuzluk hamlesi olduğunu reddererek iş yapıyor. Fakat küskünlük, Hinkie gibiler Mitch Kupchak gibi eski oyunculardan farklı bir şekilde derecenlendirildiği sürece Hinkie gibi nicelikçilerin arasına sızmak üzere devam edecek.

Lakers iki yıllığına yeniden yapılanırken Kobe Bryant’a yatırım yapıyor. Sixers’ın Noel ve Embiid’e yatırımından çok farklı değil. İki takım da taratarlarının aslında olmayan bir şeye inanmasını istiyor. Fakat takımlardan biri bu listede tepede olduğu için övülürken, diğeri dipte olduğu için alaya alınıyor. Eğer Lakers önümüzdeki yaz Sixers’tan daha iyi durumda olursa, kimse özür dileyecek mi?

NBA’de istatistiklerle ilgili en büyük problem bu. Gerçek basketboldan daha çok metodolojiye değer veriyor. Sixers bunun nasıl bozulabileceğinin muhteşem bir örneği. Carter-Williams Milwaukee’de, Noel bir yıldız değil, Embiid sakat ve Saric başkanlık seçimlerine kadar Türkiye’de. Her hamlenin arkasındaki metot güvenilir ama büyük resim bulanık. Hinkie’nin görevde olduğu sürede dört üst sıra draft seçimi ve iki kayıp sezonun ardından yeniden yapılanma projesi bitişe başlangıçta olduğundan daha yakın değil. Hinkie dönemimin tek saha içi başarısı forvet Robert Covington. Belki bir gün bir playoff takımında rotasyona girebilir.

Bu, istatistiksel yaklaşımdaki kör noktayı açığa çıkarıyor. İnancınızı bir fayda-maliyet analizi üzerine koyarsanız ve sonuç kusurlu olursa, sürecin ne kadar güvenilir olduğu önemsizdir.

Fayda-Maliyet İnancının Fayda ve Maliyetleri

Geçen ayki ESPN Magazine hikayesinden, Hinkie’nin işe alındığı toplantının içine gidiyoruz:

Hinkie.. Sixers yöneticilerinin şimdi “yatırım tezi” olarak hatırladığı düzenli bir şekilde detaylandırılmış PowerPoint sunusunu içeren laptopuyla akşam yemeğine geldi. Sununun esas noktası, Houston’ın Ekim ayında (Tony DiLeo göreve getirildikten bir ay sonra) Thunder’dan Harden’ı almak için kullandığı değerleri nasıl topladığını gösteren hamlesi hamlesine hazırlanmış bir grafikti.

Bir kez daha NBA’in John Nash‘i gibi resmediliyor. -yemeğe laptop götürmeler, süperyıldız çalmayı labirent gibi açıklamalar- Şahsen Kyle Lowry’nin açıklamasını daha çok seviyorum:

Şu an Philly’de olan arkadaşlarının hepsinin mutlu olmadığının farkında olmasına rağmen “Sam benim favori adamlarımdandır.” diyor Lowry. “Her zaman bir GM olacağını söylemiştim ve harika bir GM olacak. Oyunu biliyor. Tabi ki istatistiklerden anlıyor ama aynı zamanda oyunu da biliyor. Bana gelirdi ve kesin şeyler hakkında konuşurdu. Sürekli soru sorardı: ‘Buna ne dersin, ne düşünüyorsun?’ Karşılıklı bir ilişki gibiydi çünkü bir basketbolcu olarak yaptığıma saygı duyuyordu ve ben de onun yönetimde yaptıklarına saygı duyuyordum.”

Eğer bir Sixers taraftarı olsaydım, bu alıntı sebebiyle yıkılırdım.

Hinkie işinde mükemmel olabilirdi. Şu anda kazanıyor olabilirdi. Sayıların arkaplanının dikkatinizi dağıtmasına izin vermeyin. Gelişmiş istatistiklere inanan GM’ler genelde en iyi olanlardır. Zihinsel yatkınlıkları sahada ne olup bittiğini bilmedikleri anlamına gelmez. Sadece onları işlerinde iyi yapan acımasız bir merakları vardır.

Hinkie’nin kariyeri bunun üzerine kurulu. Ve Philadelphia’nın sonunda kazanacağına karşı çıkıyorsanız delirmiş olmalısınız. Yıldızları bulmak için çalışmaya devam edecek, Covington gibi müthiş rol oyuncuları bulacak ve Jrue Holiday-Thad Young’lı kadrodan çok daha iyi ve keyifli bir takım kuracak. Sixers’ın planı aptalca olabilir ama Hinkie kesinlikle zeki.

Bu henüz sahada bir fark yaratmadı. İki hafta önce takımın en iyi oyuncusunu teoride 2016’ya kadar gelemeyebilecek Lakers’tan üst sıra draft hakkı için takasladı. Bu başka bir savunulabilir, mantıklı ve güvenilir hamleydi. Sixers’ın planıyla tamamen uyumlu. Potansiyel faydalar (draft hakkı) maliyete (potansiyel bir ilk beş oyuncusunu kaybetmek) ağar bastı ve Carter-Williams çok iyi değildi. Onu başka bir draft hakkına çevirmek şüphesiz bir zaferdi.

Fakat Carter-Williams’a başarabilmesi için hiç şans verilmedi. Çaylak yılının ikinci yarısında bir skor silahına dönmesine izin verildi. Topu dolaştırabilirdi ve bunun sonuçları olmayacaktı çünkü Sixers’ın başka seçeneği yoktu. Pas öncelikli bir gard olabilirdi, ama pas atacak kimse yoktu. MCW’nin Philly’de ne kadar iyi olabileceğini hiç bilemeyeceğiz, çünkü Philly iyi olmaya çalışmıyor, Hinkie mükemmeli istiyor.

Burası çok mantıklı gelmeyen kısım. Sixers gerçek olacak ya da olamayacak faydalar için gelecek birkaç yıl beklerken, şu an gerçek bir maliyet var. Bunu katı Hinkieogolistlere açıklamak zor olsa da, bazen şimdi kazanmak ve diğer şeyleri sonra halletmek daha zevklidir. -azıcık dahi olsa- Tecrübeyle konuşuyorum.Wizards geçen sezon playoff yaptı ve herkes biliyordu ki başarı, derinden hatalı akıl hocalarını getirirdi. Fakat bunu kesinlikle hakediyordu. Playofflar uyuşturucu gibidir ve sarhoşluk sorun olmaz.

Hinkie söz konusu olunca, bu biri birine zıt bir seçim bile değil. Bu yıl rekabetçi olmaya çalışmamaları onun her zaman üç adım sonrasını düşünen harika bir GM olmadığını göstermez. Kazanmaya çalışmak sadece takımı izlenebilir kılar. Ama kazanmaya çalışmak ileri görüşsüz değerlendiriliyor. Sixers NBA’i çözmüş gibi davranıyor ama bazen herkesten daha az anladıklarını düşünüyorum.

Sixers’ın planı aptalca çünkü şampiyonluğun çekirdeğini getirmenin güzel bir yolu olduğunu varsayıyor. Aslında yok. Cleveland için bu yaz LeBron son anda belirdi. Seattle Durant’ı aldı çünkü Portland doktorları Greg Oden konusunda yanıldılar. Wolves Wiggins’i aldı çünkü Kevin Love gitmek istedi. Pelicans dibe vurdu ve Davis’i aldı ama bunun tek sebebi onları daha rekabetçi yapacak bir Chris Paul takası David Stern tarafından veto edilmesiydi. NBA tam bir anarşi. Hinkie tecrübesi gereği bunu bilmeli.

Aynı Paul takasında Hinkie’nin eski takımı Houston Pau Gasol’u alacaktı ve salary cap’te Nene’ye imzalamak için yer olacaktı. Bu kararlar Rockets’ın Harden hamlesine mâl olacaktı. Bunun gerçekleşmemesinin tek sebebi David Stern. Sixers yöneticilerine sunulan PowerPoint’te bu da var mıydı?

Söylemek istediğim Hinkie’nin o zaman şanslı olduğu değil, her takımın şanslı olmak zorunda olduğu. Bu bazen doğru zamanda bir süperstara rastlamaktır, bazen de harika bir draftta en üst seçimi almak. Planınızı yıldırım çarpacak bir yoldan gitmek üzerine yapamazsınız ve Sixers’ın şu anda denediği tam olarak bu. Özel bir zeka gerektirmiyor, hatta azıcık karmaşık bile değil. Sam Hinkie yağmur yağarken dışarıda elinde kocaman bir metal çubuk tutuyor. Onun için her yeni üst sıra seçimi, havada sallayacağı bir başka çubuk.

Bu sona erdiğinde dahi gibi görünebilir, ya da 3-4 yılını fırtınada çubuk sallayarak geçiren üzgün bir adam gibi. Tüm bu süreç sonuca bağlı.


Notlar

1-Üst sıra draft hakkı: Lottery pick

2-Tanking: Sezondan pek beklentisi olmayan, playoff yarışı içerisinde yer alamayan takımların draft lotaryasında üst sıralarda yer alıp drafttan iyi seçimler yapabilmek için kötü performans göstermesi diyebiliriz.

3-Ubuntu hümanist bir felsefenin adı. 2007-08 sezonunda şampiyon olacak Celtics takımında oyuncular kenetlenme sırasında Ubuntu derlerdi. Bir örneğini görebilirsiniz.

4-Salary Cap: NBA takımlarının oyuncularına ödeyebileceği miktar için konulan limit.

Yazar: Andrew Sharp

Yazının Orijinali

 

Burak Varıcı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlgili Haberler