Röportaj tarihi: 23 Eylül 2019, Pazartesi


Fenerbahçe Beko’nun yaz döneminde kadrosuna kattığı Leo Westermann’la sarı lacivertli ekibin medya gününde söyleşi gerçekleştirdim.

Fransız oyun kurucuyla Fenerbahçe’ye gelmesindeki motivasyonu, Zeljko Obradovic’i, bireysel gelişimini ve tenis sevgisini konuştum. Leo Westermann futbolu da seviyor ve Fransa’da RC Strasbourg Alsace taraftarı.


-Öncelikle merhaba. Transfer sürecinden konuşmak istiyorum biraz. Fenerbahçe Beko’yla olan anlaşmanın arkasındaki en temel motivasyon neydi? 

“EuroLeague’deki en iyi kulüplerden biri olması öncelikle. Hatta en iyisi belki de. Fenerbahçe’yle imzaladığınızda EuroLeague şampiyonu olma olasılığınız oldukça yükseliyor. Sanırım en büyük motivasyonum EuroLeague şampiyonu olma hayalim. Bu nedenle Fenerbahçe’den teklif geldiğinde ikinci kez düşünmedim bile kabul etmek için.” 

-Tekrar hoş geldin. Gelmeden önce Joffrey ile konuştunuz mu peki? 

“Tabii ki, neredeyse her gün. Sadece transferimle alakalı değil her şeyle alakalı konuştuk. Buraya gelmemin sebebi bu değil dediğim gibi ama Joffrey ve Nando’nun da takımda olması benim için büyük bir artıydı. Sıklıkla konuşuyoruz ve onlarla aynı takımda olmak benim için mutluluk verici.” 

-Taraftarlar da seni oldukça sıcak şekilde karşıladı ve senin de bu sıcak karşılamaya neredeyse her yorumu beğenerek cevap vermeye çalıştığını gördüm Instagram’da. Neler söylemek istersin bu karşılıklı etkileşim hakkında? Bekliyor muydun böyle bir ilgiyi? 

“Aslında evet bekliyordum çünkü ne kadar tutkulu olduklarını ve takımlarının nasıl arkasında durduklarını çok iyi biliyorum. Fenerbahçe’ye karşı oynadığımda bunu gayet net gördüm. Bana karşı oldukça sertlerdi. (Gülüyor) Şimdi ise beni nasıl sevgiyle karşıladıklarını görüyorum. Bu kadar büyük bir kalabalığın, milyonlarca insanın her daim arkanızda olduğunu hissetmek müthiş.”

fenerbahce.org

-Zeljko Obradovic ile çalışma fikrinin en çekici kısmı neydi senin için? 

“En çekici kısmı? (Gülüyor) Daha önce de birçok kez söylediğim gibi aslında onunla çalışmak benim çocukluk hayalim. Bugüne dek birçok kulüpte oynadım ve çocukluğumdan beri koçum olmasını istediğim tek isim Zeljko Obradovic’ti. Çünkü biliyorsunuz ki eğer onun oyuncusuysanız EuroLeague’i kazanmak için çok iyi bir kulüple, çok iyi bir takımın parçası olarak harika bir konumda yer alacaksınız. Bu çok büyük bir şey benim için. Çok küçük yaşlarımdan beri hayalini kuruyorum. Şimdi ise bu hayalimin en azından ilk aşamasına ulaştım. Koçum o olacağı için çok mutluyum.” 

-Biraz senin hakkında konuşalım istiyorum müsaadenle. Röportajlarının birinde boş zamanlarında tenis oynamayı çok sevdiğini okudum. Tenisi çok seviyormuşsun. 

“Evet, bayılıyorum.” 

-Peki boş zamanlarında bunun dışında neler yapıyorsun? 

“Ailem yanımda oluyor genelde. Eşim ve kızım. Onlarla vakit geçirmeyi çok seviyorum. Çok fazla seyahat edeceğiz bu sene. Bu seyahatlerde de kitap okumayı, dizi izlemeyi seviyorum. Arkadaşlarımla takılmaktan keyif alırım. Fakat genellikle evdeyim ve bir aile adamıyım. Ailemle vakit geçirmek benim için var olabilecek en güzel aktivite.” 

-Yine aynı röportajda futbolu da çok sevdiğini söylemiştin. Genel anlamda favori bir kulübün var mı? Türkiye’deki futbolu takip ediyor musun? 

“Evet takip ediyorum. Asıl taraftarı olduğum kulüp Fransa Birinci Liginden RC Strasbourg Alsace. Arsenal ve Juventus’u da severim. Artık bir Fenerbahçe oyuncusu olduğum için bugünden itibaren daha da çok takip etmeye başlayacağım. Yeni transferler Gustavo ve Rami’yi Fransa’da oynadıkları için biliyorum. Fenerbahçe’nin futbol takımını da yakından takip edeceğim artık.”  


-Maçlarda görecek miyiz seni? 

“Kesinlikle. Fırsat buldukça birkaç kez gitmeye çalışacağım.” 

-Geldiğinden beri şehirde dolaşma imkanın oldu mu hiç? 

“Daha önce İstanbul’a çok kez geldim ama çoğunluğu basketbol oynamak amaçlıydı. Henüz çok fazla gezme imkanım olmadı özellikle de İstanbul’un ne kadar büyük bir şehir olduğunu düşündüğümüzde henüz hiçbir şey görmedim diyebilirim. Fakat sezon içerisinde mutlaka boş zamanlarımda şehri gezmeye çalışacağım.” 

TB: Anladığım kadarıyla burada yaşarken bir yandan da şehri bir turist gibi gezmek istiyorsun. 

“Burada yaşıyorum artık bu nedenle kültürünü tanımak istiyorum. İnsanların yaşam tarzını anlamaya çalışacağım. Tarihini öğrenmek istiyorum, tarihi çok severim. Tüm bunları bilmek isterim, uyum sağlama sürecin bir parçası benim için.” 

TB: Peki bireysel olarak sezon sonunda ulaşmak istediğin nokta nedir? 

“Her gün kendimizi geliştirmek için bir fırsat. Özellikle de böyle bir takımda bu kadar kaliteli oyuncular ve koçlar etrafınızdayken. Böylesine iyi taraftar kitleniz varken. Ben sadece her geçen gün daha iyiye gitmek için uğraşacağım. Sanırım benim de bireysel olarak en büyük başarım takımın başarısına eşdeğer olacak. Örneğin EuroLeague’i kazanırsak bu her birimizin iyi bir sezon geçirdiğimiz anlamına gelir. Benim amacım da bu, takımdaki herkese elimden geldiğince yardımcı olup insanları mutlu edebilmek.”

Bir yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir