Röportaj tarihi: 23 Eylül 2019, Pazartesi


Fenerbahçe Beko’nun Çek pota altı oyuncusu Jan Vesely’le sarı lacivertli ekibin EuroLeague medya gününde söyleşi gerçekleştirme fırsatı buldum.

Geçen sezonun EuroLeague MVP’siyle oğlunun, yaşamına ve basketbola etkisini, Çek milli takımının Dünya kupasında elde ettiği başarıyı ve EuroLeague’in ödül töreni için belirlediği gün hakında konuştum.


-Merhaba Jan. Nasılsın, kendini nasıl hissediyorsun, sakatlığın ne durumda? 

“İyiyim. İyi hissediyorum. Hala tedavi sürecindeyim, bireysel olarak çalışıyorum. En kısa zamanda takıma katılmayı umut ediyorum.”

-Pekâlâ. Çekya’nın dünya kupasındaki inanılmaz performansı hakkında neler söylemek istersin? 

“Sanırım söyleyebileceğim tek şey “tebrikler.” Orada, onlarla birlikte olamadığım, tarihin bir parçası olamadığım için gerçekten üzgünüm. Ama sonuçta spor bu. Sakatlıklar gibi talihsiz olaylar yaşanabiliyor. Elimden bir şey gelmedi. Ancak onlar ve Çekya için elde ettikleri başarıdan dolayı çok mutluyum. Önümüzdeki seneler için sabırsızlanıyorum çünkü bu takım harika şeyler başarabilir. ” 

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

What a journey. It’s not over yet😬 #CzechRepublicGotGame TOP 8 Historic moment. Congrats to all of you guys. You deserve it🤘🏼🇨🇿

Jan Vesely (@24janvesely)’in paylaştığı bir gönderi ()


-Umarım Tokyo’da sen de onlarla beraber olabilirsin diyoruz sanırım. 

“Göreceğiz.” (Gülüyor) 

-Geçtiğimiz sene bir oğlun oldu öncelikle bunun için tebrik ederim.  

“Teşekkür ederim.”

-Peki bu seni bir birey olarak ve bir oyuncu olarak nasıl değiştirdi sence?

“Oyuncu olarak sanırım daha sakin kalmayı, küçük şeyler yüzünden çok çabuk çıldırmamayı öğretti bana. (Gülüyor) Bireysel açıdan ise bu, hayatınızı sonsuza dek değiştiren bir tecrübe. Artık hayatınızdaki en önemli insanın kendiniz olmadığını fark ediyorsunuz. Size ve aldığınız kararlara bağlı olan başka biri var artık. Sakatlığım sebebiyle takımla birlikte sahada olamamam maalesef çok can sıkıcı. Ancak bir yandan da oğlumla vakit geçiriyorum ve şu haldeyken bana çok yardımcı oluyor. Çoğu zaman bir an önce basketbola dönebilmek istiyorum fakat yapamıyorum ve bu durum beni çok üzüyor. Fakat eve geldiğimde onun orada olduğunu biliyorum. Oynuyoruz beraber. Etrafında neler olduğuna dair en ufak fikri olmadan gülümsüyor. Gerçekten bir şeylerin üstesinden gelmeme ve kendimi rahatlatmama çok yardımcı oluyor. Salona gitmek, çalışmak, iyileşmek için daha çok enerji veriyor bana. Bizimle olduğu ve bana yardım ettiği için çok mutluyum.” 

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Pre-wedding lunch👪

Jan Vesely (@24janvesely)’in paylaştığı bir gönderi ()


-Senin için de yepyeni bir heyecan olacaktır onun önünde oynamak. Seni izleyenler arasında o da olacak artık. 

“Kesinlikle. 10 aylık şu an ve yavaş yavaş etrafında olan şeyleri anlamaya başlıyor. İletişim kurabiliyor bizimle. Sporu izlemeyi çok seviyor. Dedesi geçen hafta tenis oynuyordu oturup onu izledi mesela. Çok mutlu.” –

-Onun da basketbol oynamasını veya başka bir spor dalıyla ilgilenmesini ister misin peki? 

“Aslına bakarsan ne olmak isteyeceğini umursamıyorum çünkü bu onun kararı olacak ve ben de elimden gelen her şekilde onu destekleyeceğim. Okulu, basketbol oynamak isteyip istemeyeceği… Bunlar tamamen onun kararı olacak. Umarım çocuğunu “Basketbol oynayacaksın, şunu yapacaksın” şeklinde zorlayan ebeveynlerden biri olmam. Karar tamamen oğlumun.”

-Sadece ona rehberlik edeceksin aslında. 

“Aynen öyle, ben sadece destekleyeceğim onu.” 

-Hazır söz rehberlik etmeye gelmişken takımda en uzun süredir yer alan oyunculardan birisin. Yeni gelen oyuncular için bir rehber rolünü üstleniyor musun? Onlara tavsiyelerin oluyor mu mesela? 

“Tabii ki sahada elimden geldiğince, maçı kazanmak için önemli olan konularda her oyuncuya yardımcı olmaya çalışıyorum. Fakat “Şunu yapmayacaksın, bunu yapma” tarzı biri değilim. Hiçbir zaman olmadım. Yeni oyuncularımıza sözleşmelerini imzaladıktan sonra ulaşmaya çalışırım. Mesaj atarım örneğin.  “Yardımcı olmak için her zaman buradayım” diyebilmek amacıyla. İstanbul’a dair birçok şey biliyorum, burada arkadaşlarımız ve tanıdıklarımız var. Neye ihtiyaçları olursa olsun, okul olabilir doktor olabilir, herhangi bir şey için ben de eşim de elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz ki kendilerini daha iyi karşılanmış ve daha rahat hissetsinler. Sonuçta yeni bir şehir, yepyeni bir durum. Adapte olabilmeleri daha kolay olsun istiyoruz.” 

-Sıradaki sorum birazcık kişisel olacak. EuroLeague normal sezon MVP’si ödülünü yarı finalde Anadolu Efes’e karşı kaybettikten sonraki gün aldın. Senin için tuhaf bir an mıydı? Nasıl hissettin kendini? 

“Dürüst olmak gerekirse EuroLeague’in bu ödül törenini neden Cumartesi gününe koyduğunu anlamıyorum. Final Four’dan önce olsa oyuncuyu hem mutlu hemde  motive edecek bir organizasyon. Cumartesi günü olduğunda eğer bir önceki akşam kaybetmişseniz sahnede moraliniz bozuk ve suratınız olması gerekenden daha asık oluyor doğal olarak. Bu iyi mi kötü mü bilemiyorum, sonuçta ligin kararı. Çok anlam veremedim ama elimden bir şey de gelmiyor.” 


-Son olarak da önümüzdeki sezon hakkındaki düşüncelerini alabilir miyim? 

“Her sezon öncesi olduğu gibi bu sezon da hedeflerimiz çok yüksek. Bu sezon buradaki altıncı sezonum, beş sene üst üste Final Four’a kaldık. Ben, tüm takım, teknik ekip, koç hepimizi kupalar kazanmak için sahada olacağız. Kazanabildiğimiz kadar çok şey kazanmak hedefimiz.” 

Bir yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir