Sezon başında omzundan ve dizinden ameliyat olması ve sezon boyunca tecavüz davası için ön duruşmalara katılmak zorunda olmasına rağmen Bryant 65 maçta oynadı. Hatta bazen Colorado uçağından inip, direkt salona geçiyordu. Göze çarpan performansları arasında normal sezonun son gününde iki son saniye basketiyle uzatmaya götürüp, takımına grup birinciliğini kazandırdığı Trail Blazers maçını sayabiliriz.
Kobe Bryant, Lakers guardı, 1996-2016 Çok kilo verdim ve yetmezmiş gibi diz ameliyatı ve omuz sakatlığı geçirdim. O veya ona yakın bir seviyede oynayabiliyor olmam çılgınlıktı. Mahkemenin stresini başka bir şeyle kıyaslayamazsınız. Biri hayat, gerçek hayat, diğeriyse bir oyun. Karşılaştırılamaz. Basketbol benim için bir sığınak, bir barınaktı.
Derek Fisher, Lakers guardı, 1996-2004, 2007-2012: Bu konunun detaylarına girmek Kobe’ye duyduğum saygıdan dolayı benim için hep zor olmuştur. Michael Jordan ile aynı takımda hiç oynamamakla birlikte, o yıl boyunca Kobe’nin en iyilerden biri olduğunu, hatta kiminle konuştuğuma da bağlı olarak Kobe’nin tüm zamanların en iyisi kabul edildiğini çok net hatırlıyorum. Tüm dünyada onun durumunda olup, yine de o seviyede performans verebilecek sadece bir basketbolcu daha tanıyorum.
Kareem Rush, Lakers gardı, 2002-2004: Kobe’nin bir nevi astıydım. Oynamama ihtimaline karşı onun yedeği olarak her zaman oynamaya hazır olmak zorundaydım. Ne zaman olursa olsun, sahaya çıktığında neler verebileceğini bilirdik. Hiç böyle bir şey görmemiştim.
Luke Walton: Onu harika yapan şey şuydu: Bazı akşamlar Colorado’dan uçakla döner, Kareem Rush’ın ilk beşte olacağı açıklanır ve anons edilirdi. Ve Kobe de havalimanından direkt salona gelir, üzerini değiştirir ve anons bitip, hava atışı yapılmadan sahaya çıkar, hiç ısınmadan gider 42 sayı atar ve sahadaki en konsantre insan olurdu. Başka hiçbir derdi yokmuş gibi.

Eminim ki koçun perspektifinde bu biraz rahatsız ediciydi çünkü hiç antrenman yapmamıştı. Merak ederdi, oynuyor mu, oynamıyor mu diye. Benim için hiç rahatsız edici değildi. Tabii yine de ben sadece bir köleydim.
Derek Fisher: Herkesin derdi ayrıydı. Ben kontratımın opsiyon yılındayken artık ilk beş çıkmamaktan şikayetçiydim. Shaq ise kendi kontratını düşünüyordu. Phil gelecek yıl devam edip, etmeyeceğine karar vermeye çalışıyordu. Ortalıkta dolanırken tepemizdeki düşünce bulutlarını hepiniz görebilirdiniz.
Takımın bunlara rağmen o yıl final oynayabilmesi hem olağanüstü hem de akılalmaz bir durum.
İki yıldız arasındaki ilişki daha Lakers’ın O’Neal’ı Orlando’dan serbest oyuncu olarak kadrosuna kattığı ve Bryant’ın haklarını Charlotte’tan takasla aldığı andan itibaren gergindi çünkü O’Neal Bryant’ı yancısı olarak görüyordu. Sezon sonunda serbest kalacak olması ise Bryant’ın kozuydu.
John Black: Hawaii’de bir sezon öncesi maçıydı. Shaq bir blok yaptı ve saha kenarında oturan Dr. Buss’a “Bana şimdi para verecek misin?” diye bağırdı. Saygısızcaydı. Olayla ilgili yorumumuzun ne olacağına, Dr. Buss’ın ne diyeceğine dair çok fazla soru geldi. Dr. Buss basına hiç rahatsız olmadığını söyledi. Kurumsal olarak yorum yapmayı reddettik ve mümkün olduğunca önemsiz göstermeye çalıştık. Fakat Dr. Buss rahatsız olmuştu ve bunu yıllar sonra itiraf etti. Ama o zaman böyle idare etmiştik.