Anadolu Efes koçu Ergin Ataman, S Sport‘ta yayınlanan 3 Saniye programının konuğu oldu.

THY EuroLeague’deki temsilcilerimizden Anadolu Efes başantrenörü Ergin Ataman, S Sport’ta konuk olduğu 3 Saniye programında birçok soruyu yanıtladı.

İlk olarak Shane Larkin hakkında konuşan Ergin Ataman, şu cümleleri kullandı:

Shane Larkin’in popülaritesinden ve üzerindeki ilgiden takımımızdaki diğer oyuncular rahatsız olmuyor çünkü Shane, bu takımın en iyi oyucusu. MVP oldu, sayı rekoru kırdı ve çok sempatik bir oyuncu. Basketbol oynarken eğleniyor, sahada basketbolu ‘Show’ haline getiriyor. Bu durumdan takımda kimse rahatsız değil, paylaşımcı bir oyuncu ve takıma başarılar getiriyor”

Ardından Fenerbahçe Beko üzerine konuşan Ergin Ataman, kendisine en büyük mücadele olarak Fenerbahçe’yi rakip aldığını söyledi:
 “Türkiye’de son 10 yılda basketboldaki en büyük başarıları Fenerbahçe getirdi ve ben de rakip takım antrenörü olarak, kendime en büyük mücadele olarak Fenerbahçe’yi alıyorum. Türkiye’de Fenerbahçe’yi geçmem demek, Final Four’da finale gelmem demek. Fenerbahçe’nin iyi olması benim başarım için motive edici bir şey. Fenerbahçe’ye kızgınlığım, bana küfür eden, hakaret eden kesimden dolayı gelen bir durum. O kesim, artık beni sindiremeyeceklerini ve benim moralimi bozamayacaklarını anladı. Fenerbahçe’nin değerli büyüklerine ve bilinçli taraftarlarına saygım sonsuz.” 

Geçtiğimiz aylarda Fenerbahçe Beko’dan ayrılan duayen koç Zeljko Obradovic ile ilgili açıklamalarda da bulunan Ergin Ataman, bu dönemde iletişim kurduklarını da belirtti:

“2 ay önce telefonla beni aradı. 10-15 dakika sohbet ettik. Zeljko‘yla hiçbir problemimiz yok. Saha dışında son derece sıcak kanlı ve sosyal. Hatta benden daha sosyal olduğunu söyleyebilirim. İkimizin farklı karakter yapıları var. O da geçmişte; Panathinaikos‘u çalıştırırken, Olympiacos taraftarları tarafından sözlü tacize uğramıştı. Türkiye’nin gerçekleri var; ben hiçbir zaman Fenerbahçe’yle çalışmam.”

Koç Ergin Ataman, son olarak yerli oyuncuların NBA kararlarını ve oyuncu havuzumuzun dar olduğuna değindi:

“Spanoulis, Printezis, Sloukas, Llull ve Rodriguez gibi oyunculara baktığınızda hepsi Avrupa’da kalıyor ve başarılı bir oyun ortaya koyuyorlar. Fakat bizim Türk oyuncularımız NBA’e gidiyor. Maalesef bizim oyuncu havuzumuz geniş değil… İspanyollar, Yunanlılar ve Sırplar kadar geniş bir havuzumuz yok. Türkiye’de kalan oyuncularımızın bazıları da Avrupa’daki oyunculara karşı fazla mücadele edemiyor, belki de saygılarından dolayı. Abi kardeş kültüründen dolayı mücadeleye girmeye çekiniyorlar’

 

Bir yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir