
Paintball oynuyorduk ve Tim, paintball silahlarını çok sever. Paintball oynamaya da bayılır ve boyundan dolayı inanması çok zor olsa da oyundaki en iyi saklanandır. Antrenman kampındaydık ve paintball oynamamalıydık ama biz sıvıştık. Aslında Pop bize gitmememiz gerektiğini söylemişti. Kampın başlamasına iki gün vardı ve biz yine de oynamaya gittik. Hepsi Tim’in başının altından çıkmıştı. Buna inanabiliyor musunuz? Pop’a karşı çıkmak Tim’in fikriydi. Neyse sonra gittik ve ben vurulmaktan korkmayan insanlardanım. Gerçek hayatta birçok kez vuruldum yani paintball mermileri beni pek rahatsız etmez değil mi? Vurulmak umurumda değildi ve koşuyordum. Bir ‘bayrak kapma’ oyunuydu ve bayrağa doğru koşmam lazımdı. Bu oyunda yeniydim ve buğulanmayan bir maske takabileceğimi bilmiyordum. Yalnızca bir aksiyon keşiydim. Bayrağa doğru koşarken maskem buğulanıyordu. Adımlarımı hızlandırmalıydım ama ilk adımımda kaydım ve ağzımı çarptım, kanamaya başladı. Maskemi çıkardım ve ağzımı tutarak oyun alanından dışarı çıkmaya çalıştım. Koşarken insanlara durmalarını söylesem de herkes bana ateş ediyordu. Her neyse Tim’in yanına gittiğimde ağzımı gördü ve “Şimdi Pop’a ne diyeceğim?” deyip duruyordu. Dudağım gerçekten fena halde kanıyordu ve Tim sürekli “Pop’a bunu nasıl açıklayacağım?” deyip endişeleniyordu. Sonra bir şeyler uydurduk. Tek başıma bir gece kulübünde olduğumu falan söyledik ve birkaç bahane uydurduk. Böylece takım için bir şey yapmış oldum.
Oijinal kaynak | Fadeaway World
Stephen Jackson