fiba.com

fiba.com

Yıldızlar Avrupa Şampiyonası’nda ikinci gün heyecanı tüm hızıyla devam ediyor. Milliler de B Grubu’nda ikide iki yaptı ve grup liderliği yolunda önemli bir avantaj yakaladı.
Yıldızlar Avrupa Şampiyonası heyecanı dün itibariyle başlamıştı. 56 günlük bir kamp dönemini geride bırakan çocuklarımız, zorlu turnuva için 10 Ağustos’ta Radom‘un yolunu tutmuştu. Turnuva öncesinde yazdığım yazılarda da grubumuzun ne kadar zorlu olduğundan bahsetmiştim. Özellikle de ilk günde Polonya ile oynamak tehlikeli olabilirdi. Tamam, Polonya takımının seviyesi belli ve biz onlardan iki-üç gömlek üstünüz. Ancak ev sahibi olmaları her ne kadar da olsa soru işaretleri bırakmıyor değildi. Nitekim de maç istediğimiz gibi başlamadı. Eray Akyüz‘ün birebir oyunları sonrasında ürettiği sayılarda etkili olsak da özellikle de ilk dört dakikada oyunun temposu çok arttı. Biz de bu tempo karşısında basit hatalar yaptık. Hücum ribaundlarında da Polonya’nın üretken olması bir diğer can yakıcı noktaydı. Ayrıca koçumuz Semih Soğuksu da maça ilginç bir beşle başladı. Beş numaranın yer almadığı ve atletik oyuncuların öne çıktığı bir beş ile sahadaydık. Anca oyunu ikinci çeyrek ile birlikte çevirebildik. Mert Konuk‘a dipten gelerek hazırladığımız pozisyonlarda, Konuk’un savunmanın durumuna göre yakaladığı fırsatları değerlendirmeye çalıştık. Ayrıca yaptığımız full coart press sonuç verdi ve ikinci çeyrekte rakip potaya tam 25 sayı bıraktık.

fiba.com

fiba.com

Maçın ikinci yarısında da muazzam savunmamız devam etti. İçeride oyuncu paylaşımını çok iyi yaptık ve iletişimimiz oldukça iyi durumdaydı. 56 günlük kamp döneminde de koç Semih Soğuksu, takımına bu düzenleri oldukça iyi oturtmuş. Dakikalar ilerledikçe de sayı farkını açmaya devam ettik. Tek sıkıntımız ise bireysel performanslardı diyebilirim. Bu takımın en önemli isimlerinden olan Yavuz Gültekin, istediği ritmi ilk maçta yakalayamadı. Aynı şekilde organizatörümüz Mert Akay da devreye giremedi. 2001 doğumlu Mustafa Kurtuldum ise henüz ilk turnuvasında tatlı bir heyecan içerisindeydi. Savunmada her topa atladı, kafasını soktu ancak hücumda birazcık şanssızdı. Bu da gayet doğal tabii ki. Çekingenlik elbette olacak. Bana göre bu çekingenliğine bakmadan Semih Soğuksu diğer maçlarda da Mustafa Kurtuldum‘a süreler, görevler verecek. İlk maçımız olan Polonya karşısında bu şekilde zafere uzandık. Ev sahibi olan rakibimize 24 sayı fark attık ve sadece 49 sayı yedik. Bugün oynanan Hırvatistan maçı öncesinde de iyi motive olduğumuzu söyleyebilirim.

fiba.com

fiba.com

Turnuvanın ikinci gününde ise saat 17:15’te Hırvatlarla karşılaşacaktık. Ancak maç öncesinde Sırbistan takımının en önemli oyuncularından olan Filip Petrusev’in ayağının kırılıp turnuvayı kapatması, tüm gündemi bir anda değiştirdi. Maç saati geldiğinde ise ben hala yoldaydım. Eve yetişip maçı açtıktan sonra gördüm ki skorda 9-8 üstünüz. Daha öncesinde de 7-0 ile başlamışız maça. Ancak Hırvatlar Luka Samanic ile etkili olmuş. Samanic’e bir parantez açmak istiyorum. Turnuvanın ilk gününde de muazzam bir oyun ortaya koymuştu. Almanya karşısında geçen kısır maçta takımına galibiyeti getirmişti. Boyu yaklaşık 2.08M. Genelde üç numarada oynuyor ve hücum çeşitliliği muazzam. Bizim başımıza da bela oldu. Sırtı dönük oynuyor, ribaund alıyor, fundamentali iyi durumda, dış şutu var, 1’den 5’e kadar her oyuncuyu savunabiliyor, sahayı çok iyi görüyor ve çok akıllı. Daha ne sayayım artık, komple bir oyuncu ve muazzam potansiyel. Ben de kişisel olarak onu çok beğeniyorum. İleride de adını sıkça duyacağınızın garantisini şimdiden verebilirim. (Ortalamaları 17.0 sayı-6.0 ribaund-1.5 blok-1.5 asist!) Nitekim de maçın ikinci çeyreğinde ürettiği sayılar yine canımızı yaktı. Hırvatlar, Almanlar karşısında da düşük tempo ile oynamıştı. Biz de maçın ilk yarısında Hırvatların bu tuzağına düştük. Organizasyon konusunda sıkıntılar yaşayan Hırvatlar, son pozisyona bir sayı önde girmeyi başardı. Taa ki Mert Konuk‘un uzaklardan bıraktığı üçlüğe kadar. Soyunma odasına bu üçlük ile önde girdik. Mert Konuk ile devam edelim. Ben ilk maç olan Polonya karşısında en az 12-13 top kullanmasını bekliyordum. Ancak hiç de beklediğim gibi olmadı. Yeri geldiğince sorumluluk aldı ve çok yararlı oldu. Özellikle savunmada çok akıllı. Nerede pozisyon alması gerektiğini, hangi topu çalabileceğini, koşmadan neler yapabileceğini herkese gösteriyor. Maç tecrübesi  üst düzeyde. Polonya karşısında da tam beş top çalmıştı, bu maçta da bu rakam üç.

HyJZEwvClEucg3F0Y0vb2w

fiba.com

Hırvatlar karşısında ikinci yarıda sıkıntılar yaşayabileceğimizi düşündüm. Nedeni de açıkçası turnuva öncesinde Hırvatları gözümde çok büyütmüş olmam. Organizasyon denen bir şey yoktu oynadıkları iki maçta da. Luka Samanic dışında insiyatif alan oyuncu göremedim. Özel yetenek olarak nitelendirilen Oton Jankovic de ritmini bulamadı ve Hırvatlar dün olduğu gibi bugün de kitlendi. Şampiyona devam ederken bir-iki gömlek atlamaları gerekiyor. Bu sıkıntıları yaşarlarken de biz Yavuz Gültekin‘i devreye soktuk. Bu bizim adımıza hayati bir önem taşıyordu. Yavuz, çok önemli bir potansiyel. Fiziksel olarak gelişime çok açık ve solak. Bugün bulduğu 8 sayı ile de takımımıza çok şeyler kattı. Dışarıdan da iyi bir atıcı. Ancak henüz ritim bulamadı, daha iyisi olacaktır elbet. Bu yarıda beni en çok etkileyen şey ise mücadelemiz oldu. Her oyuncumuz sonuna kadar mücadele etti. Her topa atladılar ve birbirlerine inandıklarını gösterdiler. Ben turnuva öncesinde bu konuda bir sıkıntı yaşarız diye düşünüyordum. Ancak hiç de öyle olmadı. Koçumuz Semih Soğuksu‘nun da oyuncularıyla olan diyaloğunun ne kadar sağlam olduğunu bu maç itibariyle gördük. Bu yarıda farkı açarken yaşadığımız tek sorun basit hatalardı diyebiliriz. Ayrıca izleyici olarak bir tespitim daha var. Mert Konuk‘a perdelerden çıkarak hazırladığımız pozisyonları bitirmekte zorlanıyoruz. Mert’in biraz kilo problemi olmasında dolayı, bacaktan aldığı kuvvet o şut için yeterli olmuyor. Dikkat ettiyseniz de genelde soktuğu şutların hemen hepsi statik. Eğer Mert’i bu şekilde kullanırsak; daha verimli olabilir. Gelelim maç sonuna. Başımız son dakikada biraz ağrıdı fakat sahadan galip ayrılmayı başardık. Aslında 20 sayı farkla galip ayrılabileceğimiz bir maçtı. Hırvatlar o kadar kötüydü. Ancak en önemlisi galibiyetti ve biz bunu sonuna kadar hak ederek aldık.

fiba.com

fiba.com

Bu galibiyet ile birlikte grup liderliği yolunda çok önemli bir rakibimizi altımıza aldık. Eğer Hırvatlara kaybedip gruptan ikinci çıksaydık; çeyrek finalde Sırplar bizi karşılarında bekliyor olacaktı. Ayrıca ikinci turda da zor bir rakip ile mücadele edecektik, o takım da muhtemelen İtalya olacaktı. Şimdi ise eğer lider olursak; ikinci turda muhtemelen İsveç ile karşılaşıp çeyrek finalde de daha kolay bir rakip ile ölüm-kalım maçlarından birini oynayacağız. Ancak yine de Hırvatistan’ı yendik diye grup lideri olmadık. Son bir maçımız daha var ve rakip Almanya. Disiplinli bir takımlar ve onlara karşı bir kez mağlup olduk. Hendrik Drescher de dün turnuvaya iyi başladı. Alperen Demir‘in ona karşı yapacağı savunma önemli olacaktır. Jonas Mattisseck de bir diğer önemli liderleri. Ancak dün çok zorlandı. Özellikle fundamental konusunda çok sıkıntı yaşadı. Mutlaka ve mutlaka burayı kullanmalıyız. Mustafa Kurtuldum her ne kadar hücumda kendini bulamadıysa da savunmada çok efor sarf ediyor. Mattisseck’i de sıkıntılı durumlara sokacaktır. Ahh bir de Mert Akay‘ı devreye sokabilirsek muazzam olucak. Eğer o ritmini yakalarsa Eray Akyüz’ün sırtındaki yükler hafifleyecektir. İçeriden Efe Yurtlu, Mert Camcı, Adem Bayrak üçlüsünden alacağımız katkılar da önemli. Bugün ne kadar istediğimizi gösterdik ve açılışı çok sağlam yaptık. Şimdi bir gün dinleneceğiz. İyi bir hava yakaladık fakat asıl önemli olan bu muazzam havayı diğer günlere de yaymak. Almanya maçı ile birlikte asıl karar karşılaşmalarına başlıyoruz. Yüzler gülüyor, umarım da gülmeye devam eder…

Ömür Özcan

@TBAltyapi Editörü, @TrendBasket Yazarı /İletişim: omurozcan5@gmail.com

Website:

2 Comments

  1. atakanturkoglu - 13/08/2016

    Bravo çocuklar!

  2. yedi - 14/08/2016

    Gerçekten güzel bir takım kurulmuş. Başarının sırra da burada duruyor. Takımda herkes rol almaya çalışıyor. Pota altında biraz zorlanacak gibi duruyoruz ama ilerisi için takım ümit veriyor. Özellikle Mert Akay, Mert Camcı, Yavuz gibi isimler devreye girdikçe, takım daha da güzel olacaktır. Her gün biraz daha ilerliyorlar, dün problem olan 5 numara sorununu bugün Alperen ile çözmüşler. Bu takımda gördüğüm en güzel şey ise ilerisi için verdiği ümit. Sanki U18-U20 gibi turnuvalara doğru, daha da büyüyerek ilerleyecekler diye tahmin ediyorum. Başarılar.

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir