Tyler Honeycutt Anadolu Efes’e neler katacak? | Oyuncu incelemesi

Geçtiğimiz sezonu Laboral Kutxa’nın başında Final Four heyecanı yaşayarak tamamlayan Velimir Perasovic’i ikinci kez göreve getiren Anadolu Efes, Hırvat koçun İspanya’da oluşturduğuna “kısmen” benzer bir yapı kuruyor. Yeni sezon öncesi bütçe düşürdüğünü açıklayan lacivert beyazlı ekibin Omic ve Thomas transferiyle beraber kadrosuna kattığı isim Honeycutt oldu. Bu yazıda, Birleşik Amerikalı oyuncu ve Efes’e katabileceklerinin üzerinde duracağız.

Tyler Deon Honeycutt, UCLA’da geçirdiği yılların ardından profesyonelliğe Sacramento Kings formasıyla adım attı. NBA’de kısa forvet olarak geçirdiği 2 sezonun akabinde D-League’de şans bulan Honeycutt, İsrail macerasının ardından 2014 yazında Khimki’nin yolunu tuttu. Rus ekibiyle bir Eurocup şampiyonluğu yaşayan Tyler, geride bıraktığımız sezonu Euroleague arenasında kendini göstererek değerlendirdi. Bütçe ve kadro kalitesine göre tam anlamıyla sağlıklı kurulamayan yapı içerisinde çeyrek final göremeyen Khimki’nin bir parçası olan Honeycutt, sezonun tamamlanmasıyla birlikte Perasovic’in görev alacağı Anadolu Efes’e 1+1 yıllığına imza attı. Dilerseniz analize geçelim.

Tyler Honeycutt deyince aklımıza temel olarak fiziği gelecek tabi ki. Muazzam bir atletizmi ve dinamizmi var. Bununla beraber, tepeden bakıldığı kadar güçlü bir oyuncu olmadığını söylemek gerek. Açık sahada yüksek ihtimalle sahadaki 9 oyuncuya karşı rakipsiz olacaktır. Koşan bir takım için düşünülecek fiziksel kapasitenin vücut bulmuş hali. Tyler sahip olduğu bu kapasiteyi yüzü dönük bire bir savunmalarda oldukça iyi kullanıyor. Isolation oyunlarında konsantrasyonu yüksek ve rakibi onu kolay kolay ekarte edemiyor. Bununla beraber, basketbol IQ’su yüksek bir oyuncu olmamasının ve atletik oyuncuların kapıldığı yüksek uçma hastalığının getirisi olarak blok kovalamak için kaçırdığı show-up’lar ve aynı sebepten gittiği gereksiz yardımlardan ötürü takımını cezalandırabiliyor. Özellikle Maciulis, Printezis gibi zeki forvetler onun açacağı boşlukları değerlendirebilecek potansiyeldeler. Bununla beraber, kalıplı ve parmak hassasiyeti yüksek uzunları sırtı dönük savunma konusunda da problem yaşayabiliyor. Zaten ayak oyunları üzerine gelen fake’lerin büyük kısmına sıçrıyor. Yeni nesil hızlı ve atlet akımın ürettiği basketbolculara karşısında minimum kusurla durabilir fakat Perasovic’in elinde ciddi bir savunma fundamental’ı aşılanması gerek.

Honeycutt, topla fazla haşır neşir olan bir oyuncu değil. İstikrarsız ve üzerine plan yapılamayacak bir şutu var. Zaten aynı pozisyon ve benzer dakikalarda süre alan oyuncuların yanında oldukça az sayıda top kullanıyor. Kendi şut pozisyonunu yaratamıyor. Ball-handling’i de muazzam olmadığı için saha içi beşin ve hücumun getirileri dışında bire bir pozisyon hazırlanmıyor. Az sayıda kullandığı dış atışlarının çoğunluğu forvetlerden. Zaman zaman dip çizgide de atış kullandığına şahit olduk fakat tepeye çok nadir kayıyor. Sıçramasına çok güvendiği için topu aldığında hemen elinden çıkarmak yerine güvenliğini sağlayıp boyu düşürerek çemberi tartıyor ve ayarladıktan sonra yükselip topu elinden çıkarıyor. Aynı şekilde pozisyon yaratabilen, set organizatörlüğü yapabilen bir oyuncu değil. Keskin pas kabiliyeti ortalamanın altında. 3/5, 3/4 ya da 4/5 P&R’lerini oynatabilecek kabiliyeti yok. Durağan oyunda ön plana çıkaracağı en önemli özelliği, Jan Vesely’nin de sık sık kullandığı baby hook’ları. Sıçrayıp topu kavradığı sağ elini yukarı kaldırdığında neredeyse çember seviyesi üzerinde olduğu için topu keskin ve alçak seviyeye yönelecek şekilde bırakarak sayı bulabiliyor.

Honeycutt’ın hücumdaki ekmeği, suyu açık saha ve topsuz oyun. Özellikle şut için perdeden çıkıp forvete kayan rakiplerine gelen pasları keserek bolca top çalan Honeycutt, çektiği ribaundlar ve arkadaşlarının taşıdığı hızlı hücumlara paralel yaptığı koşularla açık alanda sayıya gidiyor. Set içerisinde ise topsuz oyun hareketliliği muazzam. Tepeden oynanan ikili oyunlara dipten, forvetten oynanan ikili oyunlara ters forvetten ve sırtı dönük hücumlara da tepeden yaptığı katlarla durdurulması çok zor hale geliyor. Perasovic’in forvetlerini bu şekilde kullanmayı sevdiğine fazlaca şahit olduk. Laboral döneminde Adam Hanga’nın, Valencia döneminde Romain Sato’nun topsuz hareketliliğine göre hazırlanan her daim çeşitlilik kattı Hırvat hocanın takımlarına. Kazan’da oynanan Eurocup final rövanş maçında, Nizhny deplasmanında, Khimki eşleşmesinde uzunlar dahil dört şutörünü etkinlik bölgelerinde dizen Perasovic, Sato’yu boyalı alana kat ettiriyor ve koşunun takip edilmesi halinde sırtı dönük pozisyon hazırlıyordu. Sato’nun bu pozisyonu kullandığı kanada uzunları koyup yakından gelecek yardımların yavaş olmasını sağlıyor, böylelikle hücumda dışa bağımlılığı kontrol ediyordu. Hanga ve Tillie gibi isimlerin verimliliğini anlatmaya gerek dahi yok herhalde.

Tyler Honeycutt, Anadolu Efes’in bu sezon üst seviyeye çıkarmaya çalışacağı savaşçı kimliğine ve ribaund performansına büyük katkı sağlayacak. Çok iyi bir hücum ribaundu takipçisi olmakla beraber savunma ribaundlarında da etkinliği yüksek. Az önce bahsettiğim açık saha verimliliği için ribaundu alan oyuncunun Honeycutt olması önemli. Yarı sahayı dribblingini bozmadan geçebildiği takdirde zaten hızını almış olacağı için durdurulma olasılığı düşük. Bununla beraber, pozisyon sayısını arttırmak isteyen takımların top çalma, blok gibi istatistiklerinin önünde kilit rolde olan elementi hücum ribaundları. Çember altında verdiği mücadeleye Dunston gibi bir isim de eklenince, alamadığı ribaundda dahi net ribaund çekmeye izin vermeyen bir Efes izlememiz mümkün.

euroleague.net
euroleague.net

Şu ana kadar yapılan transferler ve kurulmaya çalışılan kadro, 2016 Laboral’inin bir uzantısı gibi görülebilir fakat soru işaretleri var. Reneses’in Gran Canaria’sında, Albert Oliver’ı can alıcı hücumların karar mekanizması olarak kullanma problemi dışında oldukça iyi işleyen çark içinde verimli olan Omic’ten bir Bourousis çıkarılması zor. Heurtel ve Granger’la uyum içerisinde hücum oynayabilecek, P&R’leri iyi bitiren, boyunun ve kulacının avantajıyla çembere yakın aldığı sırtı dönük hücumları sayıya çevirebilen bir isim olan Omic’in aynı P&R’lerde savunmada yarattığı zaafiyet Bourousis’ten de fazla. Bununla beraber Yunan pivot gibi net bir dış şut tehdidine sahip değil ve saha görüşü anlamında ondan geride. Avantaj olarak sayabileceğimiz etmenler ise onun açık bırakacağı her cümleyi Dunston’ın noktalayabilecek olması. Şut tehdidi dışında Omic’in bütün eksiklerini giderebilecek çok önemli bir ana parça. Bu da sağlıklı ve düzenli işleyen bir yapı kurulması halinde Omic’in parlayabilmesi anlamına gelir.

Perasovic’in Laboral’inde oyun guardların kontrolündeydi. Efes’in Granger-Heurtel ikiisini bozmamasından ve seçtiği forvet tiplemelerinden anlayacağımız üzere burada da aynı mentalite devam edecek. İki sorun çözücünün ikisi de A sınıfı basketbol zekasına sahip olmamakla beraber çevrelerinde onları kısıtlamayacak, seveceği tipte oyuncular olacak. Heurtel üzerinde sürdürülen bu ısrar bu sezon da iki ucu keskin bıçak görüntüsü vermeye devam edecek. Mike James-Darius Adams ikilisinin de muazzam karar mekanizmaları olmayışı ve Heurtel gibi Laboral tedrisatında parlamaları umut verici fakat elde hücumu düzenleyecek, yaratıcı rolü paylaşabilecek, guardların yükünü hafifletecek bir kanat yok. Olası iki numara transferinde bu tip bir oyuncunun seçilmesi gerek (ki geçen sezondan örnekleyecek olursak Causeur kilit rol oynamıştı). Ayrıca Efes’in elinde yüksek seviyede bileğini kanıtlamış, keskin bir kenar atıcısı yok. Cedi, Thomas, Brown, Honeycutt gibi isimler şutuyla size güven veren oyuncular olmadığı gibi, elde bu açığı “ama”sız giderebilecek tek oyuncunun henüz ana parça olacak olgunluğa gelmemiş Furkan Korkmaz olması düşündürücü. Bu yüzden Anadolu Efes kadrosunun seviye atlaması gerekiyor. Brown’ın en azından orta mesafe atışlarında Kuban döneminin de üzerinde ritim bulması, Honeycutt ve Cedi’nin yüzde arttırması, Furkan’ın NBA öncesi son hazırlık dönemi gibi düşüneceği sezonda skor sorumluluğu alması gerek. Aksi halde bu takım hücumda statik kalmaya mahkum kılınabilir.

Anadolu Efes bu sezon Forrest Gump modunu her maçta aktif tutmak zorunda. Ana plan koşmak, koşmak ve koşmak üzerine olmalı. Geçen yılın kadrosu da buna elverişliydi fakat Heurtel-Krstic ikilisiyle dahi bunu yapan Ivkovic, çok daha müsait oyuncu grubuyla tempoyu yukarı çıkarmayı başaramadı. Perasovic’in bunu kovalayacağı aşikar fakat Omic üzerine kurulan bazı hücumlar ve Heurtel’in yaratıcılığına bakılan (mümkünse çok nadir) toplar dışında koşmaktan asla taviz verilmemeli. Bireysel olarak baktığımızda skor gücü yeterli gözükmeyecek bu takımda guardların tabiri caizse ateş etmesi için düzenleyici iki numara transferinin önemini yeniden vurgulamak istiyorum. Final-Four’da çok ama çok iyi geçen bir 40 dakikanın son bölümünde Fenerbahçe’ye altın vuruşu yapamamış olmanın en büyük sebeplerinden bir tanesinin Causeur’ün yokluğu olduğunun farkındadır Hırvat koç. Topu elinde öldürmeyecek, oyun planını sekteye uğratmayacak fakat zekasıyla fark yaratacak bu tip bir kısa hamlesi elzem.

Tyler Honeycutt transferini, Efes’e vereceği katkıyı ve Efes’in oluşturduğu takım yapısını inceledim. Farklı transferler ve basketbol yazılarında tekrar görüşmek üzere, mutlu günler diliyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlgili Haberler