2014-15 TBL’de en iyi oyun kurucu kim?

Beko Basketbol Ligi’nde normal sezonun ardından Play-Off’larda da sona yaklaşıyoruz. Final serisinde durum 1-1 olmuş ve şampiyonun belirlenmesine birkaç maç kalmışken geride bıraktığımız sezonda ortaya konan performanslar sonrası ligimizin dikkat çeken oyuncularına bir göz atmanın zamanı geldi. Pozisyon pozisyon bana göre en etkili isimleri paylaşacağım analizlerime point-guard pozisyonuyla başlayayım.

Öncelikle sonraki sayacağım dört isim dışında bu listeye ekleyeceğim beşinci isim konusundaki kararsızlığımla başlamak isterim. Sezon boyunca inişli çıkışlı bir performans sergileyen Banvit’te 11.5 sayı, 4.5 asist ortalaması yakalayan; fakat takımının Play-Off’a yükselmesinde önemli rol oynasa da ilk turunda elenmesine engel olamayan Earl Rowland; Fenerbahçe Ülker’in zaman zaman anlaşılmakta güçlük çekilen rotasyonlarında sezon içinde 1 ve 2 numara arasında gezinen, takımın en skorer iki isminden biri olmasına rağmen özellikle savunma zaafı ve takım oyununa uygun olmayan yapısı ile Andrew Goudelock ve sezonun flaş takımı Darüşşafaka’ya ikinci devre gelen, hücum anlamında takımın en skoreri olarak takımı bir çıta yukarı taşısa da, gerileyen takım oyunu sonrası belki de sezon sonundaki düşüşün ve Play-Off ilk turundaki elenmenin sorumlulularından biri olan Jordan Farmar. Bu üç isim arasındaki kararsızlığım sonrası listemi 4 oyuncuda bırakmak yerine beşinci sırayı bu isimler arasında paylaştırmayı tercih ettim. Diğer isimleri ise sondan başa doğru kısaca paylaşacağım.

Son haftalardaki takdir edilesi çabası ve mücadelesine rağmen küme düşmekten kurtalamayan NSK Eskişehir Basket’te Trabzon’dan sezonun ilk haftalarında alınan oyun kurucu Jerome Randle oldukça etkili bir performans sergiledi. Sezonu 15.7 sayı, 5 asist ortalamalarıyla tamamlayan Randle her ne kadar takımı küme düşse de, Eskişehir’de ardarda alınan Banvit, Anadolu Efes, Beşiktaş IF ve RH Gaziantep maçlarında takımı yönlendirmesi ve sayılarıyla Eskişehir ekibinin kritik galibiyetler alması ve ligde kalma ümidini son maça kadar taşımasında önemli rol oynadı. Kartal’ın sezon içinde aldığı süreler nedeniyle zaman zaman 2 numara da oynayan Randle, takımı İkinci Lig’in yolunu tutsa da, performansıyla ligin en etkili guardları arasında yerini aldı.

Engin Atsür belki istatistikler açısından bu yazıda geçen diğer isimlere oranla biraz daha zayıf kalacak; fakat sakatlıktan kurtulduğu her geçen gün artan performansı ve takımı Play-Off dışında kalsa bile kritik anlarda devreye girip verdiği katkılarla en iyi oyun kurucu tercihlerimde ilk 5’ime girdi. Ortalama 24 dakika süre aldığı 27 maçta 9.1 sayı, 3.6 asist ortalaması elde eden Engin, kritik anlarda eli titremeden %40 ile üçlük isabeti sağlarken, hırsına rağmen koruduğu efendiliğiyle de sezon boyunca artı puanlar kazandı. Beşiktaş’ın hem Kandemir hem de Detmann zamanında bir türlü sabitlenemeyen rotasyon nedeniyle süreleri oldukça değişken olan Engin, buna rağmen takımına verdiği katkı ile taraflı tarafsız tüm basketbolseverlerin takdirini toplamakla kalmadı; yazın mücadele edecek Eurobasket kadromuzun da önemli adaylarından biri olarak gösterilmeye başladı.

Anadolu Efes’in sezon ortasında İspanya’dan getirdiği Fransız oyun kurucu Thomas Huertel yarım sezon oynamanın verdiği dezavantajla oyun kurucular arasında zirveye yerleşemese de normal sezondaki 15 maçta 9.5 sayı, 5.1 asist ortalamasıyla Anadolu Efes hücumunu bir seviye yukarı taşıdı. İnsiyatif alması, hızı, şut yüzdesi ve fundamental’ı ile tutulması çok zor bir oyuncu olan ve özellikle son haftalarda takımın yükselen performansı ve liderliği kıl payı kaçıracak seviyeye gelmesinde önemli payı olan Huertel’in en büyük eksiği ise savunmadaki konsantrasyon eksikliği nedeniyle takım savunmasına verdiği zarar oldu. Huertel Play-Off’larda ise final serisinin ilk maçı dışında beklenenin biraz altında kalırken, ikinci maçın bitiminde 2 maç ceza almasına neden olacak hareketi profesyonelliğine ve kalitesine yakışmadı. Yine de Anadolu Efes’in sezon ortası ve sonundaki performansını karşılaştırdığımızda (TBL & Euroleague) Fransız oyun kurucunun yadırganamaz önemli etkisi, Huertel’i sıralamamda ikinci sıraya yerleştirdi.

Bobby Dixon kuşkusuz 3 senedir Pınar Karşıyaka’nın vazgeçilmez oyuncusu oldu. Bu sezon da normal sezonda 16.8 sayı, 3.7 ribaunt, 4.4 asist ve 1.9 top çalma istatistiklerinin yanında, %40 yüzde ile maç başına 3 üç sayı isabet ortalamasıyla oynayan Dixon, aynı zamanda kritik anlarda insiyatif alması, ihtiyaç olduğunda attığı gözü kapalı şutlar ve takımı yönlendirmesiyle de takımın en etkili ismi oldu. ABD’li oyun kurucu Play-Off’ta da şu ana kadar 19.5 sayı, 4.9 asist, 4.9 ribaunt ve 2.1 top çalma ile oynarken, final serisi nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın bu sene TBL’nin en etkili 1 numarası olmaya hak kazandı. Dixon özellikle yarı final ve final serilerindeki yükselen performansıyla Pınar Karşıyaka’nın şampiyonluğa yaklaşmasında çok önemli bir rol oynamakta. Bu yaz Milli takımız için de ismi anılan Dixon, Karşıyaka şampiyon olsun olmasın hem listemin ilk sırasında yer alacak hem de ilerleyen yaşına rağmen bu yaz transfer piyasasının en dikkat çeken isimleri arasında olacaktır.

Baran Atılgan

Önceki İçerikSean Armand İBB’de
Sonraki İçerikKarşıyaka durdurulamıyor

1 Yorum

  1. NBA’ deki uzunlarımızın milli takıma eksiksiz katılır ve Dixon’ da kadroya dahil olursa, milli takımın havası çok değişecektir. Hücumda sayı bulmak konusunda zaman zaman zorlanan milli takım gidecek, yerine daha farklı bir takım olacaktır düşüncesindeyim.
    Kenan’ın geçirdiği sakatlıkta bu sezonunu çok etkiledi. Sakatlık olmasaydı, en azından şimdi bahsi geçiyor, şu şu eksiklerini vs. gidermesi lazım diyor olacaktık. Bundan sonrası iyi olur inşallah diyelim..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlgili Haberler