12 Dev Adam: Çin’de yapılan hatalar, yabancı sınırı konusunun ısıtılması ve zihinsel yetersizliğimiz

Dürüst olmam gerekirse 12 Dev Adam olarak bildiğimiz basketbol milli takımının Çin’de yaptıklarıyla ilgili yazmasam kendimi biraz huzursuz hissederdim. Böyle bir şeyin tekrar yaşanmaması için konuşmamız gereken şeyler var. Biz bunun yerine göz göre göre yine takım sporlarındaki en büyük açmazlarımızdan birine, yabancı sınırına doğru yol alıyoruz. Açıkçası bu durum beni rahatsız ediyor.

Her şeyden önce başarısızlığın, evet başarısız olduk, en büyük nedeni olarak kendi takımlarında az süre alan oyuncuların milli takımdaki rollerinin gösterilmesini kabul etmem mümkün değil. Zira Gaziantep Basketbol’da hemen hemen her maçta oynayan ve kariyer sezonunu geçiren Can Uğur Öğüt’ün kampa bile götürülmediğini hatırlamak gerek. Üstelik Koç Sarıca, Can Uğur Öğüt’ün, milli takımın oynayacağı basketbola uygun olmadığı için kadroda yer almadığını söylemişti, Çin’de Can Uğur Öğüt’ün parkede kalamayacağı oyun sistemi ve temposuna sahip olduğumuzu söylemek çok güç. Kaldı ki  Bandırma’da yeterli süre ve rol alan oyuncuları da jenerasyon geçişi olduğunu iddia ettiğimiz kadroya dahil etmeyi tercih etmedik.

İddia ettiğimiz diyorum çünkü NTV’de bas bas bağırıldığı gibi genç bir takımla Çin’e gittiğimize hiç katılmıyorum. 27 yaş ortalamasına sahip olan milli takımda Semih Erden 33, Ersan İlyasova 32, Doğuş Balbay 30, Melih Mahmutoğlu 29 ve Sertaç Şanlı 28 yaşında bu turnuvayı oynadı. Milli takımımız genç değildi, lütfen bu argümanı kenara koyalım.

12 DEV ADAM

fiba.basketball/tr/basketballworldcup/2019

Zihinsel yeterlilik ve hazırlık

Yavaş yavaş yabancı sınırı konusunun saçmalığına ve hala çözüm olarak gündemine getirilmesine geleceğim. Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki kötü maç hazırlığının kabul edilebilir yanı yok. Zihinsel ve taktiksel açıdan turnuva planlamasını yanlış yaptığımız, daha doğrusu yapamadığımız ortada. Hedef maç olarak belirlememiz gereken Çekya maçını, Birleşik Devletler maçının da etkisiyle unutmamız kabul edilemez. Ayrıca bu karşılaşmanın öncesinde Birleşik Devletler maçının her kriz anında hata yapmanın açıklamasını yapmak çok kolay değil. Yetersiz hazırlığın elinden geleni yapmamak olduğunu düşünüyorum. Milli takımın özellikle zihinsel olarak Çin’de elinden gelenin en iyisini yapmadığını söylemekte de sakınca görmüyorum.

Zihinsel yeterlilikle ilgili bir şey daha söyleyip yabancı sınırı ve olası nedenleriyle ilgili sorularımı sıralamak istiyorum. Birleşik Devletler maçında herkesin gündemi 0/4 serbest atıştı. Bunu olağan karşılamakla birlikte Cedi Osman’ın, Jayson Tatum’ın üstüne gözü kapalı atladığı pozisyonun en az 0/4 serbest atış kadar önemli kaldığı kanısındayım. Söz konusu pozisyonda Cedi Osman parkede ne olduğunun, topun kime gittiğinin, şutu kimin attığının özetle hiçbir şeyin farkında değil. Önünde durup kollarını göstermesi Tatum’ın şutunu bozmak için yeterli olacakken Cedi Osman’ın bu denli kendini kaybedip faulü yapması kabul edilebilir değil. Açıkça söylemek gerekirse o şutu atan oyuncu Stephen Curry ya da James Harden değilse can havliyle atlamanın anlamı yok. Bu kontrolsüzlük zihinsel yetersizliğin ve takımın birey ve grup psikolojisine dair herhangi bir hazırlığının olmadığının kanıtlarından biri.

fiba.basketball/tr/basketballworldcup/2019

Yabancı sınırı ve sorular

Şimdi turnuva ve yabancı sınırıyla ilgili sorularıma geçmek istiyorum. Özellikle cevabını fazlasıyla merak ettiğim birkaç soruyu öyle tahmin ediyorum ki sizler de sormuşsunuzdur.

  1. Bu turnuva milli takım için hedef turnuva değil ve geçiş dönemindeysek neden oyuncu devşirdik? Sık sık “bizim için hedef turnuva değildi” argümanını duymak bu soruyu düşündükçe anlamını yitiriyor. Madem hedef turnuva değildi, geçiş döneminde daha genç ve geleceği yönelik sonuçlar elde edebileceğimiz bir oyuncu grubuyla oynamayı neden tercih etmedik?
  2. Her başarısızılıkta “hedef turnuva değildi” demeyi ne zaman bırakacağız?
  3. 2006 FIBA Basketbol Dünya Şampiyonası hariç kayda değer tüm başarılarını Türkiye’de oynanan turnuvalarda elde edebilmiş basketbol kültürüne sahipken en büyük sorunu yabancı sınırının yeterli olmaması olarak görmek sizce de saçma değil mi?
  4. Kendi takımlarında oynamayan oyuncuların milli takım için dezavantaj yarattığını söylerken altyapı milli takımlarından herhangi bir oyuncuya en azından hazırlık döneminde şans vermemek çelişki değil mi?
  5. Kulüplerin Türk oyunculara yeterince süre vermediğini söyleyip Scottie Wilbekin de formsuzken Buğrahan Tuncer’i Çekya ve Yeni Zelanda maçlarında unutmak anlamsız değil mi?

Yabancı sınırı ülke basketbolunda hep daha büyük sorunların üstünü örtmek için kullanıldı. Bugün de tamamen altyapıdaki sorunların konuşulmasının önüne geçen pasaport sevdasıyla uğraşmak zorunda kalıyoruz. Hiçbir takım sadece pasaportu nedeniyle herhangi bir oyuncunun cebini doldurmaya mecbur değil. Birey yetiştirmekle ilgili sorunlarımızı ve yabancı sınırının geçmiş dönemde Türk oyuncular üstündeki etkisini düşündüğümüzde yabancı sınırının artırılması durumunda ortaya çıkacak sonucu kestirmek çok zor değil. Üstelik Kenan Sipahi ve Okben Ulubay’ın yurt dışına gittiği, Mert Akay’ın gitmeye çalıştığı bir ortamda basketbolumuzun altına yeni dinamitler yerleştirmenin en basit yolu takımların oynatabileceği yabancı oyuncu sayısını azaltmak ve Türk oyunculara hak edilmemiş kazançlara sahip olma fırsatı vermek. Bazı insanların bu hatayı yeniden yapmamız için sahip olduğu isteğe inanamıyorum. Bu, düpedüz akıl tutulmasıdır.

fiba.basketball/tr/basketballworldcup/2019

Sonuç

Oyuncu tercihleri, maç hazırlıkları, maç içi ve maçtan maça yaşanan iniş çıkışlar, zihinsel yetersizliğimizi ortaya koyan açıklama ve davranışlar (Ufuk Sarıca, Semih Erden ve Scottie Wilbekin’in açıklamaları), çok kötü reklam filmleri, berbat Dünya kupası şarkısı ve son olarak daha büyük sorunlarımızın konuşulmasının önüne geçen yabancı sınırı tartışması… Tüm bunları bir araya getirdiğimizde 12 Dev Adam ve onların Çin’deki serüveniyle ilgili olumlu şeyler söylemek imkansıza yakın. Sadece aldığımız sonuçlarla değil, turnuva boyunca sergilediğimiz ve basketbol kimliğimizi tanımlayan her şeyle başarısız olduk.

Onur Coşkun

Website:

Bir yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir