Profesyonel basketbol kariyerine Erman Kunter yönetimindeki Cholet Basket formasıyla başlayan Nando De Colo, Fransız ekibiyle geçirdiği üç başarılı sezonun ardından Valencia’nın yolunu tuttu ve orada hem Eurocup şampiyonluğunu tattı hem de bir sezon kadar Euroleague deneyimini yaşama fırsatı buldu. Daha sonrasında ise Valencia ile tamamlanan kontratını yenilemeyerek daha önce draft edildiği Gregg Popovich yönetimindeki San Antonio Spurs’un çatısı altına girerek NBA’e ilk adımını attı. İki yıllık NBA kariyerinin pek parlak geçmediğini ifade edebileceğimiz Fransız guard, 2014 yılında Avrupa’ya geri dönme kararı alarak son yıllarda açık ara kıtanın en yüksek bütçeli ancak harcadığı paranın karşılığını şu ana kadar alamadığını belirtebileceğimiz Rus devi CSKA Moskova ile 2+1 yıllık bir anlaşmaya vardı.

basketretro.com

basketretro.com

Açıkça ifade etmek gerekirse basketbol kamuoyunun neredeyse tamamına yakını NBA’de aradığını bulamayan Fransız oyuncunun geride bıraktığımız iki sezonda Avrupa basketbolunda böylesine bir etki bırakacağını tahmin etmiyordu. CSKA Moskova’da ilk sezonunda da oyunuyla büyüleyen ve sahada yaptıklarını basit gibi gösteren De Colo, bu sezon ise çok farklı bir boyuta ulaştı. Tabii burada CSKA Moskova’nın elindeki oyuncu grubunun ve Dimitris Itoudis’in de hakkını vermek gerek. Çünkü Nando De Colo’nun elinde Milos Teodosic’i bulunduran bir takıma katılmasının ardından birçok kesim takımın diğer kısası Aaron Jackson’un biletinin kesileceğinden emin gibiydi. Ancak Dimitris Itoudis bu görüşlerin aksine bu üç kısayı da verimli bir şekilde kullanmayı başardı ve bu oyuncuların aynı anda sahada yer aldığı verimli beşler de oluşturmasını bildi. Son zamanlarda sıkça kullanılan modern basketbol tabirinin içini dolduran hızlanan oyuna ve kısalan beşlere Dimitirs Itoudis’in sağladığı uyumun etkililiğiyle De Colo’nun ortaya koyduğu görüntünün paralel olduğunu görüşündeyim. Aynı zamanda Nando De Colo’nun sadece takımına kattıklarından öte takım arkadaşlarının oyunlarına bir şeyler katma kabiliyeti de gayet önemli ve aynı zamanda onları saha içerisinde rahatlatma becerisi de sahip. Avrupa basketbolunun en yetenekli ve beklentilerin her zaman en yüksek olduğu oyunculardan Milos Teodosic’in alışageldiği üzere baskıyı kaldırmakta zorlandığı zamanlarda sahada rahatlatıcı ve doğru karar verebilme yetisine sahip bir Nando De Colo’nun varlığı çok önemli. Milos Teodosic gençliğinden itibaren lider rolü üstlenmesi beklenen bir oyuncu iken kendisi de kendisini her zaman o rolde gördü. Öyle ki NBA ihtimalini her zaman göz ardı eden ve orada ikinci bir rolde oynamak yerine her zaman Avrupa’da birincil rolde görülen bir oyuncu olmayı tercih etti. Bu düşüncede bir oyuncunun sahada zaman zaman Nando De Colo’nun liderliğini kabul edebilmesi de De Colo’nun yaptıklarının özel oluşuna ve takım arkadaşları tarafından da varlığının kabulüne işaret.

www.krepsinis.net

www.krepsinis.net

Nando De Colo’nun çarpıcılığını yakaladığı istatistikler ile açıklamak da mümkün. Euroleague’in en skorer oyuncusu olarak Final Four’a gelen ve 18,9 sayı ortalamasıyla Alphonso Ford Ödülü’nün de sahibi olan De Colo, gerçekleştirdiği bu etkileyici skor katkısını daha da etkileyici bir şekilde 50-40-90 kulübünün bir üyesi olarak yaptı. NBA ile kıyas etmek ne kadar doğru olur tartışılır ancak NBA tarihinde bu kulübün üyesi olan isimler çok özel sayılırlar ve NBA’de bunu başarabilen Larry Bird, Mark Price, Reggie Miller, Steve Nash, Dirk Nowitzki, Kevin Durant ve Stephen Curry’nin dahil olduğu toplamda yedi oyuncu var. Euroleague seviyesinde ise bunu yapan oyunculardan bazıları şu anda geçmişe bakıldığında ”efsane” statüsünde görülen Trajan Langdon, Saruna Jasikevicius, Marcus Brown ve Arvydas Macijauskas gibi isimler. De Colo’nun çarpıcılığını kanıtlayan bir veri de, Fransız guardın Euroelague’in son 15 sezonunun aldığı süre 40 dakikaya vurulduğunda en verimli üç oyuncusundan biri olması. Bu kategoride De Colo, 2003-04 sezonunda 37.21 verimlilik puanı yakalayan Arvydas Sabonis ve geçtiğimiz sezon 37.62 verimlilik puanı yakalayan Boban Marjanovic’in ardından şu anda yakaladığı 34.96 verimlilik puanıyla üçüncü sırada bulunuyor. Arvydas Sabonis’i tartışmayacağım ama Boban Marjovic’in geçtiğimiz yıl Kızılyıldız’da sahip oluğu rol ve teşkil ettiği önem ile Nando De Colo’nun yüksek bütçeli ve oldukça geniş olarak nitelendirebileceğimiz CSKA Moskova kadrosundaki yeri de oldukça farklı, bunu da göz önünde bulundurmak gerek. Nando De Colo’nun başardıklarını CSKA Moskova yapısı içerisinde yapmasının onu daha farklı ve istatistik kağıdındaki sayılardan daha özel kıldığı kanaatindeyim.

www.telekombasketball.de

www.telekombasketball.de

Nando De Colo’nun benim gözümde onu özel kılan bir özelliği de yaptıklarını olduğundan çok daha basit göstermesi. Euroleague’de takvimin ilerlemesiyle artan sertliği rağmen Fransız guard seviye ne olursa olsun ilk turda yaptıklarını daha sonra da yapmaya devam etti. Euroleague normal sezonunda %44.4 ile üçlük atan De Colo, Top 16’da %52 ile üçlük attı. Normal sezonda maç başına 4,9 asist ortalamasıyla oynayan De Colo, aynı istatistiği Top 16’da da yakaladı. Nando De Colo aynı zamanda oldukça yönlü ve belirgin bir eksik yönünün varlığına pek de inanmadığım bir oyuncu. Oyun kuruluk görevi gereği üstlendiği pasörlük görevi dışında, topsuz oyunda da etkili olduğunu ve ortalama bir oyun kurucudan daha uzun olması nedeniyle alçak postta uygun eşleşmeyi bulduğunda verimli bir şekilde sırtı dönük oyunu oynayabildiğini de ifade etmek gerek.

Nando De Colo bu sezon Euroleague’de oynadığı yirmi yedi mücadelenin yirmi altısında çift haneli sayı üreten ve bu yazı kaleme alındığı sırada Euroleague normal sezonunun En Değerli Oyuncusu seçilen, yaptıklarını basit gibi gösteren ancak yaptıklarının muadilinin geçmişte pek de olmadığı bir oyuncu.

Johan Cruyff bir basketbol efsanesi olsaydı ve ”Basketbol basit bir oyundur zor olan ise basit oynamaktır.” deseydi bu sözün ilişkilendirilebileceği oyuncu 2015-2016 sezonundaki Nando De Colo olabilirdi.

Onur Çelikten

Twitter: @mrcelikten - E-posta: [email protected]

Website:

1 Comments

  1. siber - 13/05/2016

    Bu oyuncu için NBA den Avrupa'ya dönmesi söz konusu olduğu zaman F.Bahçe ye tranferi konuşulmuştu da. Haberin altına yapılan yorumlarda bazı çok bilmişler burun kıvırmış iyi bir oyuncu olmadığı yönünde eleştirel yorumlar yazmışlardı.

Bir yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir