
Galatasaray’ın EuroLeague sezonu aslında “Ölüm döşeğinde doğdu.’’ İlk zamanlar ölümü bekleyen hasta gibi izledik Galatasaray’ı. Yani Benjamin Button gibi. Beklenen yaşam kıpırtısı tam yedinci haftadaki Olympiakos maçıyla geldi. Ataman, seçtiği oyun kurucularla sorun yaşayıp, sırayla takımın en yüksek maaş alan iki oyuncusunu kesince bildiği basketbola dönmekten başka şansı kalmadı. Sezonu hızlı tempoda bol pozisyon üretebilecek bir kadro ile açan Galatasaray, kadrodaki kesintilerle yavaş yavaş değişti. Aslında tempo olarak yavaşlamakla beraber, oyun akıcılığı hızlandı. Oyun sistemi değiştikçe,oyunu da verimli hale gelmeye başladı. Sahada kendilerini daha iyi hissettikleri belliydi. Gençleşmiş gibi oynuyorlardı. (Burada çok koşmaktan enerjik olmaktan bahsetmiyorum) Bu da sıralamaya yansıdı. İlk galibiyetlerini aldıkları andan itibaren devam eden 23 haftada 11 galibiyet aldılar.
Sizede tşk ler !