Robert Swift’in NBA’in büyülü dünyasından uyuşturucu bağımlılığına serüveni… | #SI

Durum daha da kötüleşir. Erkekler sokakta silah sallar. Bombalar korkutur. Swift bazen Trigg’i ve zeki, 54 yaşında, iki yetişkin çocuk sahibi eski havacılık mühendisinin nasıl bir uyuşturucu satıcısı haline geldiğini merak eder. Garip bir bağları vardı: Bağımlılarla dolu odalarda başka kimsenin anlamadığı sohbetleri yapan en zeki iki adam ve Swift hala hiçbirine güvenmemekteydi. Arka yatak odasının kolunu kapatır ve sadece bir anahtarı olan bir sürgü takar ve sonra Helen Keller İlkokulu öğrencilerinin etrafta olamayacağı için Cumartesi gününe planlanan baskın gelir. Swift sarsınca Trigg uyanır, satıcı iğnelerini yangın boşluğuna atmayı dener. “Bunun için çok geç” der Swift. Polis Trigg’i merkeze götürür, sıkıştırır. Mahkeme kayıtlarına göre “Ben ölmeliydim” der. “Hayatım sona erdi, devam etmemin bir anlamı yok.” Polis Swift’i sorar. Trigg, Swift’in “İyi bir çocuk” olduğunu söyler. Swift’in “Torbacılıkla bir ilgisi olmadığını” ve “Aslında sadece etrafı temizlediğini” ve “Tüm kötü adamları uzak tuttuğunu” söyler.

Sonunda Trigg federal cezaevinde dört yıl hapse mahkum edilir. Swift? Polis tarafından ifadesi alındıktan sonra mahkeme tarihi beklemek üzere serbest bırakılır.

Chris Ballard/SI
Chris Ballard/SI

Su ve güç önceliklidir.

Gidecek başka bir yeri olmayan Swift, Trigg’in evine döner fakat çok az parası ve polisin gözden kaçırdığı zulalardan aldığı az miktarda uyuşturucu maddesi vardır. Yan kapıya gider ve uzatma kablosunu prize takıp takamayacağını sorar. Yan tarafta 78 yaşındaki dul Sophie Roman yaşamaktadır. Kadın neredeyse 50 yıldır o mahallede yaşamaktadır ve artık ön kapının girişinde oturmamaktadır. Fakat kadının Swift’le ilgili hoşlandığı bir şey vardır. Güvenmektedir. Uzatma kablosunu waffle makinesi için kullanır. Kablosuz ya da Wi-Fi’la Transformers: Kayıp Çağ’ı DVD’de peş peşe 16 defa izler. Ayrıca Roman’ın evine imzalı bir top ve formayla teşekkür için gelir. Arkadaşlarını korkutmak için onu akşam yemeğine de davet eder. Fakat bu, başkalarına yardım etsin diye, Tanrı’nın onu yeryüzüne gönderme sebebi değil midir? Swift’in hoş bir sohbeti var. Bulaşıklarını yıkar. Yakın zamanda bir öğleden sonra kapısının önünde otururken bu sözleri söyler: “İyi bir dosttu, çok saygılı. Sadece üzgün duruyordu, çünkü hiçbir destek görmüyordu. Onun için üzülüyordum.”

Swift düşüşe devam eder. Sonunda Trigg’in tedarikçisi olan başka bir satıcının evine taşınır, eşyaları tavan kirişine asılmış ve bohçalanmış halde dururken kendisi sandalyede uyur. Eroin alamadığı zamanlarda, bugünlerde, ironi yapmadan, “Sınırların üzerinde metamfetamin” diye adlandırdığı maddeyi almaktadır. Kendisi hakkında yakalama kararı çıktığını okur. Mahkeme gününü kaçırmıştı ve baskından beri kanuna aykırı bir şekilde kısa namlu pompalı tüfeğe zilyet olmaktan aranıyordu. (Diğer üç silah gibi Trigg’in evinde bulunan bomba atar da Swift’indi.) Swift işe koyulur, kaybolmaya kararlıdır. Aylarca dışarı çıkmaz.

Sonrasında, Ocak 2015’te, Snohomish ilçesinin şerif ofisi tarafından bulunur ve alınır. Swift arka koltukta ezilmiş, kendinden geçmiş bir haldedir, etrafta ne olup bittiğini anlamamaktadır. Seattle’da King ilçesinin cezaevine konulur ve orta seviye güvenliğin uygulandığı bir hücrede 22 diğer mahkumla kalır, çıkma kefaleti 20.000 Dolar’dır. Genelde eroin bağımlısı mahkumlara azaltma programı uygulanmaktadır: uyuşturucudan kurtulmaları için düşük miktarda uyuşturucu ilaç verilmektedir. Tedavi bazen aylarca, bazen de yıllarca sürebilir. Swift’e bu uygulanmaz. Kas gevşeticiler verilir. Gerisi ona kalmıştır.

İlk dozdan ve o günlerden tek hatırladığı metal karyolaya uzanması, içine sığabilmek için kıvrılması, tek kat çarşafının altındaki kafasıdır. Her birkaç dakikada bir kusma hissi gelir. Titrer. Uyuyabildiği kadar uyur.

Sonunda bağımlılıktan kurtulur. O anı Son Samuray filmindeki Tom Cruise’un oynadığı karakterin yaptığı her şeyin farkına vardığı sahneyle karşılaştırır. Diğer mahkumlar onu hatırlamaya başlar. Bazıları NBA hakkında sorular sorar. Diğerleri de uyuşturucudan kurtulmasına yardımcı olmak için şeker verirler. Oregon’dan tutuklama emri olan Peter adındaki olan iri gövdeli, dövmeli bir adam ona İncil verir. “İhtiyaç duyacağın her şey burada,” der.

Swift kitabı açalı epey olmuştu. Calvary Kilisesi’ne giderek büyümüştü—ilk dövmelerinden biri sırtındaki kocaman haç işaretiydi—fakat o günler geçip gitti. Artık ayetleri okumak onu rahatlatıyor. Bir kağıt kalem sorar ve yazmaya başlar. İlk sayfa karmakarışıktır; düşünceleri ve pişmanlıkları ve arzuları çağlayan gibidir. İkinci sayfada düzenlidir. Swift güzelce içi doldurulmamış küçük kutucuklar çizer, ve hepsinin yanına hedefler yazar. “Çocuk desteği kağıtları teslimi”, “Her Pazar Kilise”, “Her şeyin dökümünü al”, “Japonca çalışmaya devam et” Sonra da Hz. Davut’un 23. Mezmur’unu yazar. “Karanlık ölüm vadisinden geçsem bile korkmayacağım.”

Bu sırada yeni benliğini de araştırmaya başlar. Kamu avukatıyla tanışmak üzeredir. Hiçbir arkadaşı ya da aile bireyi ziyaret etmedi. Oğlunun nerede yaşadığını bile bilmiyor.

Çok güçlü bir şekilde kabaran bir pişmanlık hissediyor. Ne yapması gerektiğini biliyor.

8 of 13

VIII

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlgili Haberler