Madalyonun basketbol tarafı da başarılarla dolu… ACC (Atlantik Kıyı Konferansı) gibi rekabetçi bir ligde üç kez yılın takımına seçildi. İki Yılın Savunmacısı Ödülü, bir de Yılın Oyuncusu Ödülü kazandı. 2016 yılında ise NCAA’in en iyi savunmacısı seçildi. Zekası, ciddiyeti, saha içindeki duruşu ve saygınlığı sebebiyle takım arkadaşları ona “The President” (Başkan) lakabını taktı.
Kolejde beş yıl kalma meselesine de değinelim. Malcolm Brogdon, 2012-13 sezonunda sol ayağı kırıldığı için hiç sahaya çıkamadı ve Medical Redshirt kuralından faydalanarak kolej kariyerini uzattı. Okulda fazladan bir yıl geçirmesinin sebebi budur.

23 Haziran 2016 günü gerçekleşen NBA Draft 2016’da da Milwaukee Bucks, 36. sıradan Malcolm Brogdon’ı seçti. Draftı canlı takip edecek kadar NBA seven insanlar bile Brogdon’ın kim olduğunu bilmiyordu. Ancak birçok koç ve genel menajer, Milwaukee’nin bu seçimle draftın kazananı olabileceğinin farkındaydı. Belki de ilk kez kulislerde, ikinci turdan seçilmiş bir oyuncunun adı bu kadar dile getirilmişti.
Los Angeles Clippers’ın koçu Doc Rivers, draft öncesi Brogdon’la yaptığı görüşmenin ardından neler hatırladığını şöyle anlatıyor: “Yetenekli bir oyuncunun kişiliğinin, basketbolunu gölgede bırakması çok nadir bir durumdur. Onunla yaptığımız mülakattan sonra ‘Tanrım, bu çocuk gerçekten başkanlık için yarışmalı’ dedim.”