Bu kadro özelinde savunmaya ekstra önem veren Milli Takımımızın, Almanya’nın hücumdaki etkinliğini kırmak adına yapabileceği en önemli şey, rakibini çemberden uzaklaştırmak olacaktır. Almanya turnuvanın en iyi dış şut isabeti bulan ekibi olsa da bu şutların çoğunun statik olarak kullanılması yani bire bir oyunları üzerinden dış şut ile bitiriş oranının az olması onların çemberden uzak kalması halinde ritimlerinin bozulabileceğine dair önemli bir veri. Topa baskı, bizim için hayati önem taşıyor olsa da rakibimizi mümkün olan her pozisyon topun karşısında kalarak savunmak ve onları açık sahadan ziyade yarı saha hücumlarına yönlendirmek bizim için oldukça önemli. Özellikle dün Yunanistan karşısında alan müdafaasına karşı çemberden uzaklaşan ve hücum düzeni oturtmakta zorlanan Almanya önemli bir ritim kaybına uğramıştı.
Hücum yarı sahasında ise savunmada yavaşlatabileceğimiz temponun tam aksine hızlı pas döndüren, çembere direk hücum eden ve geçiş hücumlarını etkili kullanan bir oyun bizi sürekli maçın içinde bir adım önde tutacaktır. Almanya’nın pas kanallarını etkili savunan bir ekip olduğuna dikkat çekmiştik. Bu bağlamda ikili oyunlarımızı yatay oynayıp pas mesafesini arttırmamız halinde hataya daha yakın olacağımızı söylemek yanlış olmaz sanırım. Bunun yerine perdeleme sonrası dikine oyunlarla savunma dengesini bozmakta bizi yarı sahada rahatlatacaktır.
Bunun yanında oyun konsantrasyonu dönem dönem gerileyen Almanlara karşı iki rakibi ortalama 13 hücum ribaundu çekmeyi başardılar. Turnuva ortalaması da 13 hücum ribaundu olan Millilerimizin maç içerisinde yaratacakları her ikinci şans, hücumda bizim için ekstra önem arz ediyor.
Turnuva özelinde hayati bir değere sahip olan bu maçta U18 Genç Millilerimizin net bir galibiyet alarak önlerini görmelerini ve ev sahibi olduğumuz turnuvada bir üst turu çıkabilmelerini diliyorum. Başarılar çocuklar! Başarılar staff!
Ne yapabiliriz?