Draymond’dan önceki Draymond: Dennis Rodman’ın karmaşık mirası | ÇEVİRİ

2000 yılında, Rodman Mavs ile geçirdiği yarıda kesilen final sezonunun akabinde emekli oldu. Farklı bir evrende, onun basketbol zekasına sahip bir oyuncu bir analist, koç veya guru olabilirdi, bilgeliğini dağıtırdı. Eninde sonunda bu değişimi geçiren Barry Bonds, A-Rod ve diğer aksi sporcular gibi, Rodman’ın paylaşacak çok şeyi olduğunu hayal edersiniz.

Bunun yerine, yani, hikayeyi biliyorsunuz: Celebrity Apprentice, Kadınlar Amerikan Futbol Ligi ve karakol kayıt defterleri. Rodman NBA Şöhretler Müzesi için hak sahibi olduğunda, 2005’te, final listesine kalamamıştı; beş yüzük, iki All-Star seçimi ve yedi kez ligin en iyi savunma beşine seçilmesine rağmen. Bir sonraki yıl da kalamadı, veya bir sonraki yıl da, veya bir sonrakinde.

Oy verenler onu görmezden gelirken başka bir topluluk Rodman’ı yeniden değerlendiriyordu. Emekliliğinden bu yana geçen on yılda, NBA analitik devrimi kanatlanmıştı. Yeni terminoloji yerleşti: Oyuncu Verimlilik Reytingi, ribaund yüzdesi ve saha içi/saha dışı ölçümleri. Ve böylece 2010’da, çevrimiçi pokerdeki veri setlerinden istifade ederek geçimini sağlamakta olan Ben Morris isimli amatör bir nicel analist, uzun süredir kurduğu bir teoriyi kanıtlamak için yola koyuldu. Morris’in oyununa uzun süredir hayranlık beslediği Rodman, insanların düşündüğünden daha değerliydi.

Blogundaki 12 bölümlük seri boyunca Morris, “Dennis Rodman Vakası” adını verdiği çalışmayı sundu. Tümünü okumalısınız; büyüleyici bir şey, yedi yıl sonra dahi. Rodman’ın ribaund yeteneğinin “ciddi şekilde hafife alındığını”, onun “tartışmasız – büyük farkla – NBA tarihinin en iyi ribaundcusu” olduğunu söyleyerek başladı. Morris nokta nokta ilerledi, karşılaştırmalar sundu – “Kevin Garnett’in kariyer ribaund yüzdesi Dennis Rodman’ın kariyer *hücum* ribaundu yüzdesinden daha düşük” – ve Wilt Chamberlain ile Bill Russell’ın bu zanaatta üstün oldukları varsayımını çürüttü. Morris şöyle yazdı: “Hızlı tempo ve felaket şut atmaktan ötürü 1960-61’deki tipik bir maç 147 ribaund fırsatı doğuruyordu. Rodman’ın yedi yıllık ribaund saltanatı (1991-92’den 1997-98’e) sırasındaysa tipik bir maç sadece 84 ribaund fırsatı doğuruyordu. Daha fazla tahkikat yapmaksızın yalnızca bu fark Chamberlain’in 27.2’lik maç başına ribaund rekorunun Rodman’ın çağında yaklaşık 15.4’e tekabül edeceği anlamına geliyor; Rodman’ın o aralıktaki 16.7 ribaundluk ortalamasından bir ribaund daha az.”

Photo by Andrew Bernstein/NBAE via Getty Images

Morris araştırmayla ve yazıları siteye koymakla aralıklarla bir yıldan fazla süre geçirdi. Sona doğru cesur bir iddiada bulundu. “Şimdi, tamamıyla belirgin olmak adına, Bölüm 3(a) ve 2(b)’de belirttiğim üzere, bana saldırılmasın (veya metaforik olarak bıçaklanmak, zehirlenmek, vurulmak, dövülmek, yeniden vurulmak, kötürüm edilmek, boğulmak ve yakılmamak) diye: Evet;galibiyet farkına dayalı ampirik kanıtlara geldiğinde, Rodman’ın Michael Jordan’a üstün olduğunu SÖYLÜYORUM. Bu, onun daha iyi oyuncu olduğu anlamına gelmiyor. Bunun için; spekülasyon yapabiliriz, maçları izleyebiliriz ve diğer istatistiki kanıt kaynaklarını gün boyunca inceleyebiliriz. Fakat bu bilgi kaynağı için, son tahlilde, galibiyet farkları Michael Jordan’ın değerindense Dennis Rodman’ın değeri adına daha çok kanıt sağlıyor… Eğer beş şampiyonluk, saçma ribaund istatistikleri, kazanılan maçlardaki sayı farkı (MOV) vs. sizi ikna etmek için yeterli değilse bu olmalı: Son 25 yılın galibiyet yüzdesi ve MOV istatistiklerine bakıldığında hangi oyuncuların takımlarının daha çok basketbol maçı kazanma yeteneğine katkı sağlayan temel kişiler olduğuna dair en güçlü, en güvenilir kanıta sahip olduğunu değerlendirirsek Dennis Rodman en yukarıda, sayısı bir elin parmağını geçmeyen oyuncular arasındadır.

2011’de, Rodman nihayet Şöhretler Müzesi’ne kabul edildi; daha iyi bir adam, bir eş ve bir baba (ikisi an itibarıyla umut vadeden liseli sporcu adayları olan üç çocuğu var). olmaya söz verdiği acıklı bir konuşma yaptı. İki yıl sonra Rodman, Morris’e, “Adamım Benjamin Morris’ten kariyerimin gerçekten havalı bir analizi” şeklinde tweet atarak açıkça teşekkür etti; aynı zamanda Morris’in sitesine bir kısmı, “Dürüstçe söyleyebilirim ki sayılarımın bu şekilde değerlendirildiğini hiç görmemiştim.” olan bir yorum bırakarak ve yorumu “çok sevgiler canım” diye bitirirken.

Şu anda FiveThirtyEightcom için çalışan Morris yıllar içinde paylaşımları okuyan insanlardan hala geri dönüş aldığını söylüyor. Rodman’ın haberlere her çıkışında sitesinin trafiğinde artış oluyor. “Bence insanlar neden bu adam hakkında konuştuğumuzu öğrenmeye çalışmak için araştırma yapmaya başlıyor.

Morris tüm bunların bağıntılı olup olmadığını merak ediyor. “İnsanlar şimdi onun çılgın olduğunu söylüyor fakat belki de aklı asla başında olmadı.” diyor. “Eğer aklı başında olsaydı, aynı basketbolcu olur muydu? Bilmiyorum. Belki alışılagelmiş bir oyun stilini denerdi ve iyi de olurdu; ama beş şampiyonluk kazanamazdı ve bunca takımı şampiyonluk adayı haline getiremezdi.” Gerçekten de Rodman’ın yaptığı çoğu şey – pirsingler, saç, dövmeler, 91 numaralı formayı seçmek, şut atmayı reddetmek ve antrenmanı ekmek ve geri kalan her şey – onun aykırı doğasıyla örtüşüyordu. “Belki” diyor Morris, “Bu, tam olarak onu harika yapan şeydi.

“Tartışmasız – büyük farkla – NBA tarihinin en iyi ribaundcusu”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlgili Haberler