Ama bir dakika savunma hala şampiyonluk getiriyor değil mi? Ligden fizikselliğin temizlenmesi düşüncesindeki savunmayı küçümseyen insanlar bile sağlam bir savunma ile playoff’lara ulaşma arasında bir bağlantı kuracaktır. Öyle ki savunma verimliliği en yüksek olan 16 takımdan on üçü geçtiğimiz sezon playoff’lara ulaşmayı başardı. Fakat şöyle bir durum da var ki savunma verimliliğinde 29. sırada olan Cavs de dahil hücum verimliliği en yüksek olan 16 takımdan on üçü de yine playoff’larda kendilerine yer buldu. Bu durumun belki de LeBron’un bir basketbolcunun doruk noktası olduğunu kabullenmek kadar basit bir açıklaması olabilir ancak aradığımız gerçek normal sezonda oynanan oyunla playoff’larda oynanan oyun arasında giderek büyüyen uçurumda yatıyor da olabilir.
Savunmalar daha fazla hazırlanacak zamanları olduğu için daha sofistike planlar hazırladığından ve hücum tarafı ise her pozisyondan daha nitelikli şutlar çıkarmaya çalıştıklarından oyunun temposu da top paylaşımı da playoff döneminde bir tık aşağı çekiliyor. Hatta bazen bazı takımlar bir taktiği çıtanın en yükseğe çıktığı yerde kullanabilmek için bütün bir normal sezon içerisinde hiç kullanmadan kendilerine saklayabiliyorlar. Rockets gibi bir takım temel ilkelerinin içinde kendilerini yönlendirebilecek bir kuzey yıldızı bulup normal sezon süresince tek bir plana sadık kalıyorken normal sezon içinde ispatlayacak hiçbir şeyi olmayan Cavs gibi bir takım ise en güvenilir planına en çok ihtiyaç duyduğu ana kadar farklı farklı taktiklerden faydalanabiliyor. Geçtiğimiz sezondan önce Cavs’ten ayrılan Griffin Raptors’a karşı normal sezonda yaptıkları savunma ile playoff’larda yaptıkları savunmanın hiçbir zaman aynı olmadığını söylüyor:
“Plan şuydu: Normalde ne yapıyorsak onu yapacağız. Karşımızdakilerden daha çok sayı atacağız. Fakat playoff zamanı geldiğinde harika bir savunma takımı olacak ve karşımıza çıkan her Doğu Konferansı takımını süpüreceğiz. Yaptığımız da aslında buydu. Elimizdeki kozları saklamaya çalışıyorduk.”
Bu noktaya ulaşabilmek için Cavs’in hücumdaki verimliliği en az attıkları sayılar kadar önemliydi. Ligdeki tempo bariyerinin yıkılması tehdidi nedeniyle savunmanızı öylece herkese göstermek bir lükstü. Bu yüzden birçok takım geri dönüşünü almak umuduyla hücumlarını öne sürerdi. Skor üreterek oyuncularınızı geçişlerin dışında bırakırsınız ve savunmanıza savaşmak için bir fırsat tanırsınız. Eğer çizgiye gelerek oyunu daha da yavaşlatabilirseniz bu çok daha iyi (Beklenildiği üzere Utah güçlü savunması ve ağır temposu sayesinde bu sezon serbest atışlarda ligin açık ara lideri). Maç skorlarının neredeyse her gece 112 sayıyı geçmesiyle birlikte topu oyuna sokmak için ihtiyaç duyulan süre de diğer her şey kadar caydırıcı bir etki olabilir.
Uzunların üçlük soktuğu ve kanatların pivotları savunduğu bir dünyada şimdiye kadar ki en kesin kabul edilen önermeler bile ters düz olabilir: En iyi saldırı iyi bir hücumdur ve en iyi savunma da iyi bir hücum olabilir.
Şu anda böyle görünmüyor olabilir çünkü Rockets savunma sıralamalarının kalıntılarında Jabari Parker’ın Chicago Bulls’unu andırıyor. Ancak P.J. Tucker günümüzün savunmada adam değiştirme delisi NBA’inde bir prototipe en yakın oyuncu olabilir. Bucks (şu anda da Magic) kanat açıklığı üzerine bir hareket başlattı ve kadrolarını bulabildikleri en uzun oyuncularla doldurdular (ve bu süreçte de adeta hep aradıkları fakat bir türlü bulamadıkları şeyi de keşfettiler). Ancak savunmada adam değiştirmenin hâkim olması her oyuncu pozisyonu için ideal vücut tipini homojenleştirdi. Ne kadar faydalı bir oyuncu olduğunuz eğer kısa bir oyuncuysanız savunabildiğiniz en uzun oyuncuya göre uzun bir oyuncuysanız savunabildiğiniz en kısa oyuncuya göre belli oluyor. Bu da şu demek oluyor ki uzun oyuncuların tıpkı bir kanat gibi hareket edebilmesi kısaların da uzunların karşısında kalabilecek kadar cüsseli olması gerekiyor.