İlk Tur Notları

Geçen sene Nba tarihinin belki de en iyi ilk turu olmuştu. Oradan aklımızda çok fazla hikaye kalınca bu senenin ilk turunu geçen seneki ilk turu izleyenler muhtemelen sevmemiştir. Keşke son üç gün farklı sonuçlar alınsaydı da eşleşmeler daha farklı olsaydı…

Sakatlıkları lanetleme ritüelimi de bozmayayım. Yapacak tabii ki bir şey yok ama yinede çok tadımız kaçıyor be abi. Lanet olsun. Portland,Oklahoma City, Cleveland şehirleri -ki sadece oyunculardan bahsetmiyorum- sırf sakatlıklar yüzünden şampiyonluk yolunda çok ağır darbe aldı.

Bunun dışında serilerden konuşacak olursak Mavericks hem taktiksel hem stratejik hatalar yaparak elenmeyi her haliyle hak etti, Raptors büyük hayalkırıklığı yaşadı ve yaşattı, Pelicans bir adım bile atamadı, Spurs’ün benzini bitti.

Atlanta sezon içinde yapabildiklerini playoff’ta da yapabileceğini gördü ve takımdaki stres bir kademe artsa da yapısını korudu. Memphis, karşısında sağlıklı bir rakip bile bulamadan kendini ikinci turda buldu, Rockets kaotik bir ortamda iyi maç sonları oynayarak güle oynaya ikinci turu gördü.

Milwaukee ve Boston oyunlarıyla gelecek sezon için umut verdi, Brooklyn, taraftarlarına heyecan verici bir kaç maç izleterek sıkıcı normal sezonun telafisini iyi mücadele ederek verdiler. Washington ve Clippers ise kriz ortamını fırsata çeviren, yetenek sivrilten, vites arttıran takımlar oldular ki gerçek bir playoff takımı böyle olmalı. Washington kendi içinde bile anlaşmazlıklar yaşayan bir kulüp ama zamanın tartışma değil sert ve efektif oynama zamanı olduğunun farkındalar. En azından onlara sürekli neden burada olduğunu, neden burada olduklarını hatırlatacak bir liderleri var.

 

Seriler hakkındaki kısaca düşüncelerim:

 
GSW-NOP: İlk maçtan son maça kadar sahada Warriors fırtınası esti. Tempoyu kontrol ettiler, şutlar da girince henüz oturmamış Pelicans’ı süpürmek çok zor olmadı. Tıpkı normal sezon gibi ilk turun en iyi basketbolunu Warriors oynadı ve bu yüden şu anda şampiyonluğun en büyük adayı onlar. İşe Pelicans tarafından bakılınca hiç maç alamamak üzücü olsa da, Eric Gordon, Tyreke Evans gibi güvenilmeyen oyuncuların playoff’ta kötü bir grafik çizmememesi önümüzdeki sene için umut verici. Holiday’in sakatlığı kronikleşmez ve bir ilk 5 ve bir yedek oyuncu alırlarsa seneye batıda daha üst seviyelere gelebilirler.
 
POR-MEM: Ya bu adamlar açık ara ligin en şanssız takımı. Portland Trailblazers yakın tarihini düşününce aklıma sakatlanmış oyuncular, oluşumu yarım kalmış kadrolar ve bunun beraberinde gelen yaşanmamış ihtimaller geliyor, bir basketbolsever olarak kahroluyorum.

Seride Memphis bildiğimiz Memphis gibi oynadı ve bir standart belirledi. Portland ise her zamanki gibi çok şanssız olduğu için bu standartın epey altında kaldı; Kariyer sezonunu geçiren Matthews yoktu, Affalo sakat sakat oynadı. Zaten az olan bench katkısı iyice kısıtlandı. Portland için bu işten tek kazanç benchten iyi katkı veren Meyers Leonard ve CJ McColum oldu.
 
HOU-DAL: Texas derbisi umduğum gibi keyifli geçmedi. Rockets var gücüyle Mavericks’e saldırdı ve Mavericks üretebildiği kadar çözüm üretip karşılık vermeye çalıştı. Belli sebeplerden ötürü Mavericks üretimi Rockets üretiminin üzerine çıkamadı ve Mavericks elendi. Savunmada Nowitzki yüzünden maçın çoğunu 4 kişi oynamak zorunda kaldılar ve bunların üzerine bir de Rondo problemi ve Carlisle’ın guard denemeleri eklenince Mavericks seri boyunca uzun soluklu ritim bulamadı ve elenmeyi hak etti. Rockets’ta Brewer, Smith, Howard her yere katkı verirken Mavericks’te Jefferson,Aminu ve Tyson Chandler takımın ezilmemesini sağladı. 

 
LAC-SAS: En güzel seri bu oldu. Spurs son iki maçta biraz düşüş yaşadı ve oyunun oynanışını belirleyen taraftan cevap vermeye çalışan tarafa geçtiler. Chris Paul son seneleri telafi edecek bir son saniyeyle imza attı.Clippers’ı yıllardır (Caron Butler’lı dönem) bende yarattığı hayalkırıklığı nedeniyle sevmem. Chris Paul’un sırtına bütün kulübü yüklemeye çalışmaktan tutun, Blake Griffin’in asla beklediğim oyuncu olmaması, saçma playoff elenmelerine kadar son 5 senede beklentilerimi karşılayamadılar. Ancak bu sefer şampiyonu elemeleri üstelik bunun Spurs gibi efsanevi bir takım olması, Chris Paul’un saçma playoff hatalarını telafi niteliğindeki basketi onlar başka bir seviyeye getirmiş olabilir. Yolları açık olsun…
 
TOR-WAS: Toronto’lular yine ilk turda büyük hayalkırıklığı yaşadılar. Sezon içinde kısıtlı olan üretim ilk turda durma noktasına geldi. Savunmada Pierce’ı savunan bir babayiğit çıkmayınca Pierce verdi troll’u verdi troll’u. Gortat ve Nene oyunlarını rahatça oynadı, Beal, Gooden gibi oyuncular ceza şutlarında iyiydi. John Wall’a da ekibi koşturmak düştü. Raptors’da James Johnson üretimiyle işi farklı bir noktaya çekeceğinden daha fazla oynatılabilirdi. Ayrıca Raptors geçen sene çift guard’a döndüğünde iyi pas rotasyonu sağlanmıştı, aynı taktik bu sene daha fazla denenebilinirdi.
 
CHI-MIL:Bulls için iyi bir önhazırlık oldu. Milwaukee için ise bu seriyi, bu playoff’u oynamak demek yapılan gelecek planlarını gerçek zamanlı ortamda geliştirebilmek demekti. Seride sevmediğim tek nokta Milwaukee’nin sahasındaki maçlarda rahatsız edici derecede Bulls taraftarının olmasıydı ki bu yüzden Bucks tam bir ev sahibi takım durumunu yaşayamadı. Tarihinde şampiyonluk olan bir şehrin bu denli gelecek vaat eden bir takıma sahip çıkmaması üzücü.

 
CLE-BOS: Bu bir klasik favori-sürpriz karşılaşması olduğu için taraflar belli ölçülerde birbirlerini deneyip yollarına gittiler. Kelly Olynyk ölçüyü kaçırıp belkide Cavaliers’ın şampiyonluğuna mal oldu. Boston tarafından bakınca oynanan basketbol heyecan dozajı açısından çok iyi. Guard ikilisi baskılı savunma yapabilen vasat hücum kabiliyetine sahip oyuncular. Bir kaç draft yapıp taşlar yerine oturunca fena bir yapı olmazlar ama daha çok yol var.Cleveland Love’ı playoff boyunca kaybetti, Smith’in iki maç kaçıracağı göz önüne alınırsa Cleveland’ın şampiyonluk yolunun makaslandığını söylemek mümkün.
 
ATL-BKN: Atlanta serinin ortasında hafif tökezledi daha sonra  Sezon içinde oynadıkları basketbolu playoff’a yansıttılar bu yüzden resmi olarak korkulan bir takım haline geldiler. Brooklyn’liler de en azından sıfır noktasında olmadığını görüp bir nebze sevinmiştir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlgili Haberler