Detroit Pistons seksenlerin sonu ve doksanların başında kazandığı başarılar ile basketbol tarihine geçmişti. Ancak onları özel yapan esas şey kazandıkları 2 NBA şampiyonluğundan çok, rakiplerini bezdiren oyun yapısıydı. Detroit Pistons’ın oyun yapısı nedeniyle kendilerine o dönem Bad Boys lakabı takılmıştı ve bu lakap o kadar yerindeydi ki, diğer NBA takımları ve taraftarları onlara saygı duymaktan çok nefret ediyordu. Hatta Michael Jordan 1991 Doğu Konferansı finalleri öncesi Detroit Pistons için şu sözleri söylemişti “Onları elediğimizde, kendileri hariç herkes sevinecek.”

1991 Doğu Konferansı finalleri sonrası Chicago Bulls son üç yıldır elendiği Detroit Pistons’ı 4-0’lık seri ile geçerek NBA finaline yükselmiş ve ardından kazanacakları altı şampiyonluğun ilkini elde etmişti. Bad boys o serinin dördüncü maçında tarih olmuştu, ancak NBA’de olmasa da şu sıralar Euroleague’de onların oyun anlayışına benzer bir takım dikkat çekiyor: Real Madrid.
Euroleague maçlarını dikkatle seyredenler Real Madrid’in oyun sıkıştıkça hakemleri ve rakip oyuncuları baskı altına aldığını görürler. Özellikle son Anadolu Efes serisinde bunlara sıkça şahit olduk. Rakibe yapılan sertçe fauller, hakemlere bitmek bilmeyen itirazlar, psikolojik oyunlar gibi birçok faktör Real Madrid’i yıllar öncesinin Detroit Pistons’ına benzetmek yanlış olmaz. Her iki takımı isimler bazında incelediğimizde de, oyuncular ve koçlarında yapı olarak birbirlerine benzediğini görüyoruz.
 
pablo-laso-the-coach
 

Chuck Daly-Pablo Laso

Detroit Pistons’ın en önemli özelliklerinden biri sert savunma sonrası hücumun hızlı oynanmasıydı. Real Madrid’in yine bugünlerde yaptığı hücum varyasyonlarından biri de, kapılan toplar sonrası kısa sürede skoru arttırmak. Yine maçın gerginleştiği dakikalar skor ne olursa olsun bir şekilde Real Madrid’e yaramakta. Pablo Laso’nun oyunculuk yıllarında NBA’e damgasını vuran Detroit Pistons’ın oyun yapısının İspanyol Koç’u etkilediğini söylemek mümkün. Laso şu sıralar Daly’nin yıllar önce uyguladığı bazı oyun ve oyun dışı kurallarını sahaya yansıttığını görmekteyiz.
 
sergio-llull-real-madrid-eb14 (1)
 

Isiah Thomas-Sergio Lull

Bad boys döneminin takıma ilk monte edilen oyuncularından olan Isiah Thomas, skorun yanında psikolojik oyunlarda da Detroit Pistons’ın lideriydi. Real Madrid’de ise skor ve dış atışlar denilince akla gelen ilk isim Sergio Lull olmasının yanında, rakibi basketbol dışında da bezdiren, maçın gergin anlarında sahneye çıkan ilk isim Sergio Lull oluyor. İki oyuncunun da aynı pozisyonda oynadığını hatırlatalım.
 
rudy-fernandez-real-madrid-eb13
 

Dennis Rodman-Rudy Fernandez

Dennis Rodman’ı NBA tarihine geçiren en önemli özelliği yaptığı savunma ve Bad boys oyun yapısının bir parçası olmasıydı. Rudy Fernandez’de yine Rodman gibi savunmasının yanında maçlar başlar başlamaz rakipleriyle psikolojik olarak oynayan ilk isim olmakta.
 
felipe-reyes-real-madrid-eb14
 

Bill Laimbeer-Felipe Reyes

Bill Laimbeer basketbolundan çok kavgaları, sertliği ile hatırlanan bir isim. Pota altı mücadelelerinde bu özellikleri daha da belirgin hale gelen Laimbeer NBA tarihinin belki de en nefret edilen oyuncusuydu. Bugünlerde ise Real Madrid’in basketbol dışı oyunları dendiğinde akla ilk gelen isim Felipe Reyes’tir. Felipe Reyes’de tıpkı Laimbeer gibi diğer takım taraftarlarınca nefret edilen bir oyuncu desek yanlış olmaz. Laimbeer ve Reyes’in karakter ve oynadıkları pozisyonların aynı olmaları yanında dış görünüşlerindeki benzerlikte dikkat çekiyor.

Onur Bilgiç

@onbilgic

Website:

1 Comments

  1. reggie31 - 28/04/2015

    Felipe Reyes ne kadar sert olursa olsun hala abisi Alfonso Reyes'i geçebilmiş değil bu konuda.. Abisi zaten 2.02 lik boyuyla pivot oynayıp ayakta kalabilen bir adamdı.Pota altına giren adama baltayı indirmekten çekinmeyen,Laimbeer'a daha fazla benzeyen Reyes'gil kendisiydi...Sertlik Reyes'lerin genlerinde var anlaşılan..

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir