Yazı: Brad Rowland, Uproxx

Çeviri: A. Berkay Börk, TrendBasket


NBA, genellikle ”çok tahmin edilebilir” olduğundan tepki çekebiliyor, kısaca; 2016-2017 sezonu bunun aksini savunanlara iyi bir argüman olmadı. Golden State Warriors sezona bariz bir favori olarak başladı ve beklenen zafere 82 normal sezon, 17 de playoff maçı sonrası ulaştı.

Buraya nasıl ulaştılar? Şampiyonluk yolunda neler oldu? Nasıl bitti? Aşağıda buna ışık tutmaya çalıştık.

Kuruluş

Bundan bir sene önce, Warriors, NBA Finalleri’nde 3-1’lik üstünlüğünü heba etti ve şampiyonluğu kaybetti. Bunun akabinde ilerleyen haftalarda, takım kadrosunda birkaç değişiklik oldu. Takımların maaş sınırlarının daha da artmasıyla Warriors, maksimum kontrat seviyesinde bir oyuncuyu kadroya ekleyebilecekti ancak bir yandan da Harrison Barnes, Andrew Bogut ve bir iki diğer oyuncunun geleceğine bir karar verilmesi gerekiyordu.

Barnes’ın haklarından vazgeçildi, daha sonra yetenekli forvet Dallas Mavericks ile bol sıfırlı bir anlaşmaya imza attı. Bunun sonucunda, Bogut’un kontratıyla ilgilenmeleri gerekiyordu ancak başka bir takımın (yine Dallas) bu oyuncuyla ilgili olması ile onu da gönderdiler.

Harekete geçiş

İdeal bir şekilde maaş bütçesinde yer açılsa da Warriors’ın Durant’in aklına girmesi gerekiyordu, bunu da yaptılar. Daha sonra edinilen bir bilgiye göre, epik bir şekilde kaybedilen yedinci maç sonrası, Draymond Green, Durant’i aradı. Açıkça Warriors, takıma dinamik bir skorer eklemek istiyordu. Geçen sene Temmuz başlarında, Durant takımlarla uzun görüşmeler yaptı, Boston’a gidebilirdi veya Oklahoma City’de kalabilirdi. Sonunda tetiği çekti.

Hızlı başlangıç

LeBron, Bosh ve Wade Miami’de güçlerini birleştirdiğinde ilk başta büyüme sancıları çektiler. Takımın derecesi 9-8’di ve günlük olarak büyük ölçekli kriz haberi olarak medyada konuşuluyorlardı. Warriors’ın bu şekilde bir problemi olmadığını söyleyebiliriz.

Noel öncesi çılgınca 27-4’lük bir dereceyle zirvedeydiler. Daha sonraları, Cavs karşısında büyük farkla öne geçip, devamında bocalayınca maçı kaybetmelerine rağmen 43-7 gibi bir derece yaptılar. Parçalar kusursuz biçimde takıma uydu, Durant yüksek bir seviyede oynuyor, Curry formunu tekrar yakalıyordu. Sonuç? Muazzam bir basketbol ortaya çıkmıştı, herhangi bir NBA taraftarının salyalarını akıtmasına yol açan bir muazzamlıktı bu.

KD sakatlanıyor

twitter.com

twitter.com

Şubat sonunda, Durant kötü bir diz sakatlığı yaşadı  ve bu sıkıntı, Warriors’ın rüzgar gibi esmesine set çekti. Takımın onsuz da bu seviyede devam edip edemeyeceğine dair bir çok spekülasyon yapıldı ancak kısa zamanda Durant sakatlığının o kadar ciddi olmadığını açıkladı ve işler yakın zamanda şampiyon olacak bu takımın için tekrar iyiye gitmeye başladı.

O dönem Durant 19 maç kaçırdı, ama normal sezonun son üç maçına-playofflar öncesi iyi bir zamanda- yetişti. Durant’in ufak bir paslanma sorunu dışında, takımın geneli sağlıklı olarak playofflara giriş yapıldı.

15-0

Warriors’ın playoff serüveni, en zorlu patikadan geçmiyordu, bunu bir tarafa yazmak lazım. İlk turda Jusuf Nurkic’ten yoksun vasat bir Portland Trail Blazers ile oynadılar. İkinci raundda pili bitmiş bir Utah Jazz karşılarındaydı ve ikinci turu da süpürerek güle oynaya geçtiler.

Buradan sonra, Batı Konferansı Finali’nde bir aksaklık meydana geldi. Zaza Pachulia, şut attığı anda Kawhi Leonard’ın  ayağının altına girdi ve onu sakatladı. Bu esnada, Warriors farkla gerideydi ve bu sakatlık, Warriors’ın en azından ilk maçı kaybetmemesini sağladı diyebiliriz. Serinin geri kalanı, açıkçası pek rekabet içinde geçmedi, Warriors en iyi oyuncusunu kaybetmiş rakibi karşısında bir kez daha süpürme gerçekleştirdi.

NBA Finalleri’nde ilk başlarda işler yine Warriors için oldukça tıkırında gitti. İlk iki maçta kendi evlerinde Cavs’i sahadan sildiler, üçüncü maçta kıran kırana geçen son bölümde yine galip gelmeyi başardılar. O noktada 16-0 gerçek bir olasılık gibi gözükse de basketbol Tanrıları buna izin veremezdi.

 Dördüncü maç

(Photo by Jason Miller/Getty Images)

(Photo by Jason Miller/Getty Images)

NBA çevresindeki neredeyse herkes, Warriors’ın dördüncü maçı alacağını düşünüyordu çünkü onlara göre Cavs kaybedecekti ve yetenek olarak Warriors ile eşleşemiyordu. Hatta Charles Barkley, Cleveland’ın bu maçı kazanması için ilahi bir müdahalenin gerektiğini söylemekten kendini alamadı. Cavs için, LeBron’ın, Kyrie’nin üstün performansları dışında bir de saçma derecede iyi şut atmak maçı almak için yeterli oldu.

James üstün başarılı bir performansa imza attı ve Cavs asırlar boyu konuşulacak bir hücum performansı ortaya koydu. İlk çeyrekte attıkları 49 sayı her şeyi anlatıyordu ve ev sahibi ekip 24 isabetli üç sayılık atışla NBA Finalleri rekorunu kırıyordu. Üzücü ama favori olmayan takım için her şey buraya kadar olacaktı.

Hançer

Kaçınılmaz olan gerçekleşti. Ligdeki en iyi takım şampiyonluğa ulaştı.

Beşinci maçı Durant 39 sayı atarak tamamladı ve MVP oldu. Curry de ona yakın bir performansla 34 sayı, 10 asistle maçı tamamladı. Günün sonunda ligdeki en iyi beş oyuncudan ikisine ve ligdeki en iyi 20 oyuncudan dördüne sahip olan takım kazanan oldu. Rotasyon bağlamında ve Kyrie-LeBron ikilisinin patlamalarına izin verilmesiyle ilgili bir takım aksaklıklar meydana gelse de son tahlilde sonuç ”olması gerektiği gibi” oldu, yani kazanması gereken takım, kupayı kazandı.


Orijinal kaynak | How The Golden State Warriors Won Their Second NBA Title In Three Years

 

Berkay Börk

Website:

Son Yazılar

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir