Yazı: Tim Duncan


Selam, ben Tim.

Genelde medyaya konuşan ya da halka açık yazılar yazan biri değilimdir. O yüzden şu an konfor alanımdan uzaklaşıyorum. Twitter kullanmıyorum, Facebook hesabım yok. Röportajlarla sorunum yok ama kısa olmalarını tercih ederim.

Ama yine de buradayım, doğrudan size seslenip, bir ricada bulunacağım. Bu kadar ciddi olmasaydı bunu istemeyeceğimden emin olabilirsiniz. Basketbol ailesi halihazırda bana çok şey verdi. Şimdi ekstra birkaç dakikalığına dikkatinizi bana vermenizi istiyorum.

Şu an bu satırları yazarken Amerika Birleşik Devletleri’nin Virjinya Adaları – doğup, büyüdüğüm yer – Irma kasırgası tarafından ciddi şekilde zarar gördü. Aralarında eski arkadaşlarımın da bulunduğu birçok insan zorluklar yaşıyor. Hava durumu raporlarına göre beşinci kategori büyüklüğündeki Jose kasırgasının gelmesi de yakın. Yağmurlar durduğunda oranın nasıl görüneceği hakkında kimsenin bir fikri yok.

Esas konuya gelelim.

Ben 250.000 dolar bağışlayarak başlıyorum. Bundan sonra devreye sizin girmenizi umuyorum. Buradan bağışta bulunabilirsiniz.

Herkesin bağış yapacak durumda olmadığını biliyorum ve bu tamamıyla kabul edilebilir bir durum. Birçoğunuz Harvey kasırgasının mağdurlarına yardım ettiniz ama eğer durumunuz müsaitse size şunun sözünü veriyorum: Bağışlanan her dolar yardıma muhtaç olan insanlara gidecek. Hava şartlarının el verdiği ilk anda ilk yardım malzemeleri ile dolu bir uçakla San Antonio’dan St.Croix’e (Virjinya Adaları’nın en büyük şehri) uçacağım. Bunun yanında bazıları Virjinya Adaları’nda bulunan bazıları da başka yerden gelecek olan bir yardım ekibini bir araya getirmekle meşgulüm.

Çocuklarımla yakın zamanda ziyaret ettiğim St.Croix’deki mahallem sürekli aklımdaydı. Onların yaşındayken oyun oynadığım yerleri gezmiştik. Onlara gittiğim orta okulu gösterdim. Şimdi ise kendime soruyorum, ”Fırtınadan sonra burası neye benzeyecek?”

Dua edebiliriz ama sonrasında harekete geçmeliyiz.

Sen ve ”biz” fark yaratabiliriz.

Koç Pop daima ”az konuş, çok iş yap” zihniyetine sahipti, bunu sürekli takdir edip, onu takip etmek için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım ama Pop ne zaman konuşması gerektiğini de bilir, o yüzden evimin neden bu kadar özel olduğunu ve acil olarak yardıma muhtaç olduğunu size anlatmak istiyorum.

Uzak diyarlardaki adalardan bir adamın sizden bağış yapmanız için para istemesi ve o paranın nasıl bir yararının olacağını anlamanız biraz zor olabilir. Bunu biliyorum. Sadece televizyondan gördüğünüz bir olay hakkında yeterince empati yapmazsanız sizi anlarım ve paranın gerçekten de yardıma muhtaç insanlara gidip,  gitmeyeceğine dair olan soru işaretlerinize hak veririm.

Fakat ben daha önce de fırtınanın yarattığı tahribatı gördüm ve ilk ulaşan yardımın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.

Virjinya Adaları’na vuran en güçlü kasırga Hugo kasırgasıydı. Hugo, tıpkı Irma gibi beşinci kategoriydi. Yıl 1989’du ve ben okula yeni başlamış 13 yaşında bir çocuktum. İnsanlar hala Hugo hakkında konuşuyorlar. Birçok kişi Adalar’daki hayatın bir daha normale dönmediğini söyler. Durum o kadar kötüydü. Gelen yardımların gecikmesinden ve buraya büyük şehirlere uzak olduğu için az önem verilmesinden yakındılar.

Hugo gece gelmişti. Hatırladığım ilk şey camlardan gelen uğultunun şiddetiydi. Annem ve kardeşim odama gelip, beni diğer odaya aldılar. Geceyi küçük banyoda gözlerimiz açık şekilde uyuyamadan geçirdik. Ara sıra koridora çıkıp, babamı kontrol ederdim. Tavandaki küçük bir çatlağı onarmaya çalışmıştı. Sonra da sürekli dua etti.

Bizim çatımız fırtınaya dayandı ama diğer insanlar o kadar şanslı değildi. Ölen insanların yanında birçok yaralanan da vardı. Sağ kalanlar olarak sabah kalktığımızda karşılaştığımız manzara; çatısı uçmuş ya da bir duvarı tamamen yıkılmış evlerdi. Yan komşumuz  geceyi mutfak dolabının altına sığınarak geçirmek zorunda kaldı, sonra da bizim yanımıza taşındılar.

Hugo ekonomiyi mahvetti. İnsanlar işlerini kaybettiler. Yiyecek fiyatları çok fazla yükseldi. Altı ay boyunca ada elektriksiz kaldı, okullar iki ay sonra açıldı. Su içmek istediğimizde kaynatmamız gerekiyordu. Zaman geçtikçe kova içinde yıkanmada yeteneklerimi geliştirmeye başladım. Yiyecek ve içecekleri soğuk tutmak için yeni yöntemler keşfettik. Adapte olmayı öğrendim, tıpkı diğerleri gibi.

Arada bir her ailenin bir iki saatliğine kullanması koşuluyla jeneratöre ulaşma imkanımız olurdu. Öncelik ışık ve buzdolabıydı. Bir çocuk olarak televizyon izlemek ve atari oynamak isterdim. (Nintendom vardı ve Zelda yeni çıkmıştı) ama biliyordum ki neye ihtiyacımızın olduğu, ne istediğimizden daha önemliydi.

Şimdi geriye baktığımda ailemin o zamanlarda sakinliğini koruması beni çok etkiliyor. Her aile evini ve işini koruyamamıştı ama biz şanslıydık, felaketi atlatmayı başardık.

Tecrübelerimden de yola çıkarak şunu anlıyorum ki öyle bir durumda yardımın gelme süresi en önemli nokta. Küçük bir adanın gözden kaçması çok kolay oluyor, bunun bir kez daha olmasına izin veremem.

Size Chef Boyardee’den bahsetmek istiyorum. (Çeviri notu: Konserve yiyecek markası)

Hugo’da onun sayesinde ayakta kaldım. Chef Boyardee benim favori insanımdı. Dağıtım merkezi bizim mahellemizde kurulmuştu ve Chef Boyardee kutuları bize sunulan tek yemek alternatifiydi. Tang (Çeviri notu: meyve suyu tozu) lükstü. Eğer son kargoyla gelmişse suyu kaynatır sonra da Tang tozuyla karıştırırdık.

Bu hafta sürekli onları düşündüm çünkü onlar Allah’ın bir lütfu gibiydi. Sihir gibiydiler. Birileri o kutuları bize göndermişti. Kim olduklarını bilmiyorum ama birileri göndermişti. Çok mutlu ve minnet doluydum. Yemekleri sevdiğimden dolayı değil, hatta daha önce hiç Chef Boyardee denememiştim bile ama onlar bizim hayatta kalmamızı sağladı.

Bizimki gibi adalar fırtınalardan sonra unutulmaya çok elverişlidir. Diğer şehirlerden uzakta olduğumuz için yardımın düzenli, çabuk ve ucuz gelmesi zor oluyor.  Birçok insana göre Virjinya Adaları kimseye ev sahipliği yapmıyor. Bunu büyüyünce anladım. Birçok insana göre o adalar; tatil gemisiyle gelip, tatil yapacağınız, sahilde güneşleneceğiniz, hediyelik eşya alacağınız ve sonunda da aynı tatil gemisiyle ayrılacağınız yerler. Oralarda ailelerin yaşadığını unutuyorlar.

Hugo’dan sonra uzun bir süre tatil gemisi görmemiştik.

Bu yazıyı orada bulunan yardım kuruluşlarına katkıda bulunmanız için yazıyorum. Ayrıca lütfen Virjinya Adaları ve Karayip’te bulunan diğer adaları unutmayın.

Kasırga, gazete ve televizyonların ana başlıklarından inmiş olabilir ancak orada hala yaşam mücadelesi veren güzel insanlar var. Sizin yardımınıza muhtaç olan ve yardımınızı asla unutmayacak olan insanlar.

Yardımcı olmak için: https://www.youcaring.com/21usvirginislandrelieffund-942738

Bir milyon dolara yaklaştığımız zaman aradaki farkı ben kapatacağım. İlk başta bahsettiğim 250.000 dolar başlangıç bağışıydı.

Eğer yardım malzemesi bağışlamayı düşünürseniz San Antonio’da iki yerde ofis kuruyoruz.

H-E-B Grocery Store

17238 Bulverde Rd, San Antonio, Tx

ve

H-E-B Grocery Store

4100 S New Braunfels, San Antonio, Tx 78223

Bir kez daha teşekkürler.


Orijinal kaynak | Don’t Forget About The Islands – The Players’ Tribune

Eyuphan Koc

Website:

Son Yazılar

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir