Röportaj: Kasım Ersoy, TrendBasket


Utah Jazz, Pazar gecesi Sacramento Kings deplasmanından 110-109‘luk bir galibiyetle ayrıldı. Maçın öncesinde, Jazz’in Avustralyalı forveti Joe Ingles; Jazz, Maccabi günleri, Avustralya Erkek Basketbol Milli Takımı ve Türkiye hakkında TrendBasket’e konuştu. Bu samimi röportajın düzenlenmiş ve yoğunlaştırılmış metni aşağıdaki gibidir:

Jazz ile başlayalım. Ligin geri kalanına ters düşen oyun tarzınıza rağmen, şu ana kadar gerçekten başarılı bir sezon geçiriyorsunuz. Elde ettiğiniz bu başarıyı nasıl açıklarsın?

Takımda iyi oyuncular, saha dışında iyi insanlar olduğunu düşünüyorum. Umursayan, daha iyiye gitmek isteyen adamlar… Birbirine bağlı ve yakın bir gruba sahipseniz sahada birçok şeyi yapabilirsiniz. Bu, her şeyi daha da kolaylaştırır ve takımdaki en diğerkâm* oyuncu olan bir All-Star’a sahibiz. Eğer en iyi oyuncunuz takımdaki en diğerkâm oyuncuysa bunun diğer herkese bir etkisi oluyor. Bence bu (başarı) birçok şeyin bir kombinasyonu ancak soyunma odasında çokça iyi insana sahibiz.

Maccabi’ye geri dönelim… 2014’te kimse Maccabi’ye şampiyonluk için şans vermese de finalde en büyük favoriyi yendiniz. O takımın ruhu ile ilgili neler söylersin?

Burası ile benzerdi. O takımda da gerçekten iyi adamlar vardı. En yetenekli takım değildik, en büyük bütçeye sahip değildik ancak kazanmak isteyen oyuncularımız vardı. Belli ki iyi bir koçumuz vardı. O yıl çokça sakatlık yaşadık, sakatlıklardan ötürü bir oynayıp, bir oynamayan oyuncularımız vardı. Bir kez Final Four’a kaldığımızda, kazanma şansımızın olduğunu biliyorduk çünkü yarı final ve finalde birer maç vardı. Yarı finalde CSKA’ya (Moskova) karşı şansımız biraz yaver gitti ancak bir kere finale çıktığımızda, tabi ki kazanabileceğimize inandık. Madrid’e karşı o sene iki yakın maç oynamıştık normal sezonda. Şanslıyız ki galibiyeti aldık.

O Maccabi takımının koçu David Blatt ile ilgili düşüncelerin neler?

Kişisel olarak onun için oynaması zordu, kötü anlamda değil. Çok yetenekli bir takımımız vardı ve her zaman rotasyon yaparak oynardık. Bir maç 30 dakika oynardım, diğerinde beş. Yani, bu biraz zordu ama o, hücumda ve savunmada, bütün o şeylerde muazzam bir koçtu. Çok zeki bir takıma sahiptik, o da bu yüzden bizim oynamamıza izin verdi. Bir sistemi vardı ve sahadaki oyunculara biraz özgürlük tanınıyordu. Bence bu, onun buraya taşıdığını gördüğüm şey; zira NBA’de çok fazla yetenekli oyuncu var ve onların oynamasına izin vermeniz gerekir. Gerçekten eğlenceli bir yıldı.

Kasım Ersoy/TrendBasket

Kasım Ersoy/TrendBasket

EuroLeague’i halen takip ediyor musun? Final Four ve şampiyonluk adayların kimler?

Evet, biraz. Sadece Barcelona’yı ve Maccabi’yi takip ediyorum, daha önce onlar için oynamış olduğumdan, hala o takımların her birinde arkadaşlarım olduğundan ötürü. Diğer takımlara karşı kayıtsızım. Sanırım CSKA zirvede, değil mi? Onlar her zaman favoridir. Keşke Barcelona veya Maccabi olsa ama bunun bu sene olacağını düşünmüyorum.

EuroLeague’de birlikte veya karşılıklı oynadığın en iyi beş oyuncunun ismini verebilir misin lütfen?

Kesinlikle Navarro (Juan Carlos). Herhalde tüm Maccabi takımımı koyarım buraya (Gülüyor). Devin Smith, Terrence Morris, Shawn James (sakatlanmadan önce), Boniface N’Dong… İsim vermek zor, çok sayıda yetenekli oyuncuyla birlikte oynadığımdan; örneğin, Lakers’dan veya şu an her neredeyse Huertas (Marcelinho), Barcelona’da iken Jasikevicius… Bence bu adamların çoğu burada oynayabilir.

Son beş yılda, NBA’e gelen birçok Avustralyalı oyuncuyu görüyoruz. Bu ayrıca milli takımı da olumlu şekilde etkiliyor. Avustralya’nın son zamanlardaki başarısını nasıl açıklarsın?

Bence bu, bizim umursamamız ve Avustralya için oynamak istememizle alakalı. Her sene sorumluluk alan oyunculara sahip olduğumuz için şanslıyız. Sezonda oynamak ve Avustralya için oynamaya devam etmek, tabii ki, vücut için zorlu. Bence oyuncular gerçekten umursuyor. Oynamaktan zevk alıyoruz, bazı eğlenceli zamanlar geçirdik. Çoğu oyuncu yazı aileleri ile geçirmeyi sever. Biz de ailemizi seviyoruz (Gülüyor) ama bu, yapmayı gerçekten sevdiğimiz bir şey. Kazanmayı umursuyoruz ve artık çekirdek bir grup olarak uzun süredir beraberken ve Dante (Exum) ile Ben Simmons gibi oyuncuları da eklemişken sadece daha iyiye gideceğiz. Bence bu başarının çoğu oynamayı ve kazanmayı, ülkemizi doğru şekilde temsil etmeyi umursamaktan geliyor. Rio bizim bir madalya kazanmak için uzun süredir elde ettiğimiz en iyi şansımızdı ancak yeterli olmadı bu. Yine de potansiyel orada ve yeni genç oyuncularla önümüzdeki dört yıl çok heyecan verici olacak.

Atlantik’in diğer yakasında yeniden oynamayı düşünür müsün?

Orada vakit geçirdim. Barcelona’da yaşıyordum. Oynamak için inanılmaz bir kulüptü ve şehir de inanılmazdı. Maccabi’yi seviyorum. Tel Aviv’de yaşamayı çok sevdim ve kulüp de ayrıca inanılmazdı orada. Artık burada oynamaya alıştığımı düşünüyorum. Bence buradaki oyun stilinin benim için daha iyi. Gerçi hayır demem, burada oynamayı bitirdiğimde ve iyi bir fırsat çıkarsa. Avrupa’da bir daha oynarsam iyi bir şehirde, iyi bir profesyonel takımla olmamı sağlayacağım. Avrupa’ya hayır demem ama burada kalmayı tercih ediyorum.

Bu benim son sorum. EuroLeague’deki Türk takımlarıyla ilgili genel düşüncelerin neler?

İnanılmazlar. Orada oynayan arkadaşlarım var. Fenerbahçe ve Anadolu Efes her zaman EuroLeague’in en üst düzey takımları oldular. Ben orada oynarken, Galatasaray da gerçekten güçlüydü. Türkiye Ligi Avrupa’nın en sert ligleri arasında tepelerde olur, o takımlar ve David Blatt’in takımı ile. Nasıl söylüyorsunuz onu?

Darüşşafaka.

Gerçekten zorlu bir lig. Türkiye, her zaman oynamak istediğim bir yer. Orada 2010’da Dünya Şampiyonası’nda oynamıştık. Ülkeyi çok sevdim. Yani, orası oynamak istediğim bir yerdi ancak fırsat elime hiç geçmedi. Lig, oyuncular için finansal anlamda iyi. Harika ülke.


*Diğerkamlık: Başkalarının yararını da kendi yararı kadar gözetme

Kasım Ersoy

Website:

Son Yazılar

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir