Sacramento Kings’in NBA Pasifik Grubu’ndaki rakiplerinden Phoenix Suns’ı dün sabah 99-92 devirdiği maçın ardından Kings’in Sırp yıldızı Bogdan Bogdanovic ile özel bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle galibiyet için tebrikler. Buna hem takımın, hem de taraftarların çok ihtiyacı vardı. Bu yıl özellikle üç sayı çizgisinin gerisinden geçen yıllara oranla ritmini henüz yakalayamadın. Bu tamamen geçici bir durum mu yoksa NBA’deki savunmalara henüz tam olarak alışamadığından dolayı mı?

Bence şimdilik iyi şut atıyorum ama tabi ki daha iyisini yapabilirim; bunu siz de biliyorsunuz. Tamamen zaman ile alakalı bir şey. Profesyonel kariyerime başladığım ilk yılda ve Fenerbahçe’deki ilk yılımda da kendi standartlarıma göre bir nevi kötü şut atıyordum. Benim için yeni bir tecrübe ve ritim bulmayı öğrenmek çok önemli. Bunu çözeceğim ama şu anda hem ilk profesyonel sezonumdan hem de ilk Fenerbahçe sezonumdan çok daha iyi durumdayım.

Geçen sezon yarıştığı her kulvarda çok iddialı olan bir takımın parçasıydın fakat bu sezon yeniden yapılanma içerisinde olan bir takımın parçasısın ve hedefler çok farklı. Bu, oyuncu olarak nasıl bir psikolojik farklılık yaratıyor?

Evet çok farklı. Gerçekten farklı bir durum ama ben sadece oynayabileceğim en iyi oyunumu oynamaya çalışıyorum. Şampiyonluk için oynamamın ya da genç bir takımda oynamamın farkı yok. Hedefim her zaman kendimi geliştirmek, bir şeyler öğrenmek ve takımıma yardımcı olmak. Bunun çok farklı bir durum olduğunun farkındayım ve halen daha öğrenmeye, adapte olmaya çalışıyorum. Özellikle alınan mağlubiyetler, sezon başı gelen 7-8 maçlık bir mağlubiyet serisi… Ama daha iyiye gidiyoruz ve bu tarz bir şeyin sezon içinde tekrar yaşanmayacağını düşünüyorum. Her gün daha iyiye gidiyoruz, iyi bir duruma geleceğimizi düşünüyorum.

NBA kariyerine Sacramento Kings takımı ile başlayacağın kesinleşince genel olarak daha az sorunlu bir takımda daha iyi gelişebileceğin yorumu vardı. Fakat burada senin için Vlade ve Peja gibi iki önemli insan var. Onların varlığı sana ne kadar yardımcı oldu?

Bana çok yardımcı oluyorlar. Onlarla basketbol hakkında, buraya alışmak hakkında çok konuşuyorum. Ama onlar benim yerime oynayamaz. Kendimi göstermem ve yeteneklerimi fark ettirmem gerekiyor. Henüz burada çok yeniyiz, sadece iki aydır beraber oynuyoruz. Takımı ve takımdaki atmosferi seviyorum. Daha çok beraber oynadıkça daha iyi olacağız.

Kasım Ersoy/TrendBasket

Kasım Ersoy/TrendBasket

Suns’a karşı 32 dakika sahada kalan Bogdanovic; 10 sayı, 5 ribaund, 4 asist, 1 top çalma ile takımının bu sezon aldığı dokuzuncu galibiyete katkı verdi.

Bu sezon senden kaliteni çok iyi gösteren oyunlar gördük. Özellikle Draymond Green’in savunmasında attığın maçı kazandıran basket bunları dünyanın en iyi oyuncularına karşı yapabileceğini gösterdi. Özellikle hücumda uyguladığın oyunlar ne kadar kaliteli bir basketbolcu olduğunu gösteriyor ama dünya standartlarında bir oyuncu olmanda Zeljko Obradovic’in önemini nasıl anlatırsın?

Burada lig çok hızlı yaşanıyor. Çok ileriyi ya da geçmişi düşünemezsiniz. Hemen bir sonraki maça odaklanmalısınız çünkü her rakip çok zor ve herkes her maç en iyi performansını ortaya koymak istiyor. Obradovic bana özellikle şutumu yaratma, perdeleri kullanma ve pick and roll oyunumu geliştirmemde çok yardımcı oldu.

EuroBasket 2017’de EuroLeague’i kazandığın sahada Sırbistan formasıyla ülkeni temsil ettin ve bir çok Türk taraftar sana büyük destek verdi. Fenerbahçe formasından farklı bir forma altında bu kadar destek görmek nasıl bir duyguydu?

Gerçekten çok şaşırmıştım. Daha önce yaşanmamış bir şeydi başka bir ülkenin oyuncusunu böylesine desteklemeleri. Ama ben de onlara büyük bir sevgi gösterdim ve onlar da bunu her zaman hatırladıkları için bana karşı olan duygularını gösterdiler. Türk insanı ile çok benziyoruz. Onlar da maçları yoğun duygular ile izleyip destek verirler. Her maça gelip takımlarını desteklemeye çalışırlar. Takımımızın yardımcı antrenörü, Miroslav Nikoliç ile konuşup şakalaşıyorduk. O da bana “Nasıl olur da seni desteklerler inanamıyorum, sen kimsin?” diyordu. Gerçekten çok mutlu hissetmiştim ve sezon bitince geri dönüp bir maç izlemek için sabırsızlanıyorum.

Los Angeles Lakers maçındaki galibiyetten sonra “İlk derbi, ilk galibiyet!” diye bir paylaşım yapmıştın. Buradaki derbi maçı atmosferleri ile EuroLeague’de Galatasaray derbisi ya da OAKA, Belgrad, Tel Aviv gibi şehirlerde oynanan maçların atmosferini nasıl kıyaslarsın?

Çok farklı. Burada playoff zamanı ve normal sezon atmosferleri arasında ciddi bir fark var. Sacramento Kings taraftarları bence özel, ligin en iyi taraftarlarına sahibiz ama Avrupa’da olay çok daha farklı. Her maçı kazanmanız gerekiyor. Her maçın ciddi bir önemi var. Fakat burada alacağınız mağlubiyet serisini bir galibiyet serisi ile telafi edebiliyorsunuz. Taraftarlar da bazı geceler daha çok ilgi gösterebiliyor. Gerçekten çok farklı iki atmosfer.

Son olarak Fenerbahçe taraftarlarına ve organizasyonuna bir mesajın var mı?

Fener için her zaman çok güzel dileklerim var. Elimden geldiğince sizi izliyor ve takip ediyorum. Bu sezon için başarılar diliyorum ve umarım Belgrad’ın tadını çıkarıp, bir EuroLeague şampiyonluğu daha kazanabilirsiniz.

Kasım Ersoy

Website:

Son Yazılar

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir