Barcelona Lassa’nın duayen koçu Svetislav Pesic, NBA’in Avrupa ve dünya basketbolu üzerindeki etkisinden şikayetçi bir dille bahsetti.

Mundo Deportivo‘ya konuşan Sırp koç, NBA’in her geçen Avrupa ve dünya basketbolunu ablukaya aldığını, gücünü azalttığını ifade ederken açtı ağzını yumdu gözünü.

68 yaşındaki koçun açıklamaları şu şekilde:

“Her geçen gün, NBA’in Avrupa’ya etkisi büyüyor. Biz Avrupa’da FIBA standartları ile basketbolumuzun çok şey kazandığını, sonuçlar aldığını, küresel basketbolun gelişimini artıran geleneği, oyuncuları ve koçları olduğunu unutmamalıyız. Ben, bir basketbol adamı olarak sadece basketbol ile değil, bu etkiyle ilgili birçok problemimiz olduğunu düşünmeye başladım. Olumlu şeyler var ama olumsuz şeyler de var ve iyi olmayan şeyleri koşulsuz kabul ediyoruz. Örneğin, idmanlarımızı ve oyun tarzımızı değiştirdik. Avrupa’daki playoffların tamamlanması ile birlikte herkes, Haziran ayındaki drafttan bahsediyor. İlk tur ya da ikinci turda ne olacağı hakkında konuşuyoruz fakat Avrupa basketbolu hakkında konuşmayı bilmiyoruz.

Nacho Rodriguez ile her gün konuşuyorum. Bir defasına ona dedim ki, ‘Barcelona basketbolu, FC Barcelona’nın bir branşı. NBA’in değil.’ Örneğin, tüm yatırımınızı Mario Hezonja’ya yaptınız ama herkes biliyor ki Hezonja, NBA’e gitmek için Barcelona’yı kullanacak. Bu sadece Barcelona’ya yapılan bir şey değil. Aynı şeyi diğer takımlar da yaşıyor. Bayern’de takımımda Paul Zipser vardı ve o, draftın ikinci turundan seçilerek NBA’e gitti. NBA’de ama doğal olarak süre alamıyor.

Yaşam değişiyor ve uyum sağlamanız gerekiyor ama ben farklı düşünüyorum. Zamanında Partizan ya da Kızılyıldız’da oynar, daha sonra milli takıma giderdiniz. Ben koç olarak göreve başladığımda hedefler Partizan, Jugoplastika, Cibona Zagreb ve milli takım olarak sıralanırdı. Sonra ise İspanya ya da İtalya gelirdi. Kukoc, Divac, Radja, hepsi böyle yaptı. Sabonis, Marciulionis, Pau Gasol, hepsi burada ilk kez kazandılar ve sonrasında NBA yıldızları oldular. Şimdi farklı bir durum var. ABD’de oyuncu yok, bu çok net. NCAA eskiden NBA için oyuncu çıkarırdı fakat şu an onlar da üretmiyor çünkü kolejler sponsorlardan para kazanmak zorunda. Artık üniversitelerde her şey sonuçlara bağlı ve sonuçlara bağlı olduğunda oyuncu çıkarmak çok zordur.

Daha önce yapılmış olan bazı kuralları geliştirmek zorundayız. Ve ikincisi ise rekabet sistemi. EuroLeague 18 takıma yükseltildi. Avrupa’da 24 takımın lige katılabileceği kanaatindeyim. Açıkçası herkes oynayamaz ancak rekabet edebilirler. Ama İspanyol takımları hem EuroLeague’de mücadele ediyor hem de ligde 34 maça çıkıyor. Bu, Fenerbahçe koçu Zeljko Obradovic için bu problem değil çünkü EuroLeague için bir takımı, lig için başka bir takımı var. Olympiacos, Panathiniakos ve Zalgiris için de bu sorun değil çünkü liglerinde güçlü takımlar yok. Zalgiris‘in sadece Rytas’a karşı iki zorlu maçı var ama şimdi Rytas maddi sıkıntı içinde ve daha zayıf. İspanya’da ise biz zorlu rakipleri yenmek zorundayız. MoraBanc Andorra, tüm EuroLeague takımlarını yendi.  Bu durum diğer liglerde yaşanmazdı. LigaEndesa, EuroLeague’de oynayan İspanyol takımları için çok karmaşık.

Kendime sorduğum soru, güçlü bir yerel lig, para, sistem ve sponsor olmadan nerede oyuncuları geliştirebilirim. EuroLeague, EuroCup veya FIBA Şampiyonlar Ligi belirleyicidir ama temelin yerel lig olduğunu unutamayız. Fakat farklı oluşumlar bunu kabul etmezse, gelecek hakkında iyi düşünmek zor. Bu, büyük bir problem. FIBA ve EuroLeague, basketbolun geleceği için büyük bir sorumluluğa sahip olduklarını hatırlamak zorundalar. Şimdi ihtiyacımız olan duruma sahip değiliz. Sadece biz değil, basketbolun içindeki herkes; taraftar, medya, oyuncular… Ne olacak bilmiyorum, ben yalnızca bir koçum.”


Kaynak: Mundo Deportivo

Yunus Emre Ak

Gmail: yunusemreak74.yea@gmail.com Twitter: @namidigerwhite

Website:

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir