CmbuyvSXgAArWyx

Bir altyapı Avrupa Şampiyonaları dönemi daha geride kaldı. Geçen sezon katıldığımız dört turnuvayı da madalya ile kapatmamız, bu sene içinde beklentilerin artmasına neden oldu. Sezonun açılışını U17 Dünya Şampiyonası ile birlikte yapmıştık. Fatih Elbaş yönetimindeki U17 Milli Takımımız, Zaragoza’da düzenlenen Dünya Şampiyonası için hazırlıklarına Mayıs ayı itibariyle başlamıştı. Sıkı çalışmalar sonucunda da katıldığımız turnuvada rakiplerimizi teker teker ekarte ettik ve Amerika Birleşik Devletleri ile final oynama başarısı gösterdik. Finalde ise rakibimize yenilerek turnuvayı gümüş madalya ile noktaladık. İlk kez katıldığımız U17 Dünya Şampiyonası için bu, muazzam bir başarı. Fatih Elbaş ve ekibine tekrar teşekkürlerimizi sunalım.

CoK9zIUWIAA0jhv
Bu yazın ikinci turnuvası ise Finlandiya‘da idi. Altın jenerasyon olarak nitelendirdiğimiz 1996 yaş grubu, son kez bir altyapı Avrupa Şampiyonası’nda mücadele etti. 2010 Balkan Turnuvası‘ndan itibaren bu takımın başında olan Ömer Uğurata da, bu çocuklar ile son kez bir turnuvada ter döktü. Altın madalya parolasıyla gittiğimiz Finlandiya’da yarı finale kadar hiç zorlanmadan geldik. Ancak yarı finalde yaşadığımız trafik kazası, bizi üçüncülük maçına götürdü. Rakibimiz Litvanya ile art arda 10 maç oynasak herhalde birini kaybederdik. O mağlubiyette bize yarı finalde denk geldi. Ancak sonrasında konsantrasyonunu kaybetmeyen altın gençler, şampiyonayı madalya ile kapatmayı başardı. Bu jenerasyon katıldığı her turnuvada madalya alma başarısı göstermişti. Bu turnuvayı da fire vermeden kapattık. Ömer Uğurata ve ekibine yaptıkları bu müthiş işten dolayı tekrar teşekkürler.

tr-3-39-luk_20082016_0000_0003
Gençler kategorisi ise 2017 yılının başına ertelendi. Ülkemizde yaşanan kötü olaylar nedeniyle turnuva, yeni yılın başında oynanacak. Gençler Avrupa Şampiyonası‘nın ertelenmesiyle birlikte de hemen Yıldızlar kategorisine geçtik. Son iki yıldır çalışmalarına hız veren 2000 jenerasyonu, Semih Soğuksu yönetiminde bu turnuvada yer aldı. 2000 jenerasyonu, diğer jenerasyonlar ile karşılaştırıldığında biraz zayıf olarak nitelendiriliyordu. Ancak bu turnuva ile birlikte çok iyi bir hava yakaladık. Rakiplerini yarı finale kadar teker teker geçen Yıldız Millililer, daha sonrasında turnuvanın şampiyonu olan İspanya‘ya mağlup oldu. Bronz madalya maçında ise gruplarda mağlup ettiğimiz Hırvatistan ile tekrar kozlarımızı paylaştık ve yine karşılaşmadan galip ayrılarak turnuvayı madalya ile noktaladık. Semih Soğuksu ve ekibi bir gurur daha yaşattı bizlere.

spf6xkaohee9zln2c7lhta
Aldığımız son bronz madalya ile birlikte bu yazı da firesiz geçmeyi başardık. Son üç yıl incelendiği zaman da Polonya’daki turnuva, katıldığımız onuncu şampiyonaydı. Biz de bu 10 şampiyonanın 9’undan madalya ile ayrılmayı başardık. 2014 yılında U20 ve U18 kategorilerinde altın madalyaları boynumuza takmıştık. Tek firemiz ise U16 seviyesinde olmuştu ve Letonya’da madalyayı kıl payı kaçırarak Avrupa dördüncüsü olmuştuk. Bir sene sonra tarihimizde ikinci kez katıldığımız U19 Dünya Şampiyonası’nı bronz madalya ile noktaladık. U20 ve U16 seviyelerini de aynı şekilde bronz madalya ile kapatmıştık. Tek gümüş madalyamız ise Mustafa Derin yönetiminde Volos’ta gelmişti. Altyapılarda kazandığımız başarılar tam gaz devam ediyor. Kazanma alışkanlığı olan, karar maçlarını çok daha iyi oynayan ve büyük tecrübeler kazanan bir ülke konumundayız artık. Tek temennimiz bu altın çocukları A Takım seviyelerinde görüp, yeni başarılarına tekrar şahit olmak. Altyapı koordinatörümüz Nihat İziç, idarecilerimiz Orhan Demirel, Mehmet Döğüşgen, Engin Gönültaş ve Osman Orçun Göllü önderliğinde bir muazzam yazı daha geride bıraktık. Sırada yeni yılın başında düzenlenecek olan Gençler Avrupa Şampiyonası var. Umarım başarılarımız aynı şekilde devam eder!

Ömür Özcan

@TBAltyapi Editörü, @TrendBasket Yazarı /İletişim: omurozcan5@gmail.com

Website:

Son Yazılar

4 Comments

  1. beşiktaşlı - 21/08/2016

    sonuç? 10 yılda 100 de 99 da madalyalara ambargo koysak ne olacak? yine nba olamamış ncaa artıkları ve nba de kabul görmeyen nba artıkları gelip türkiye de oynayıp paralaı ceplerine koyup gidecekler....ne türk basketboluna ne de türk oyuncularına en ufak bir katkı yapmadan sadece ve sadece kendilerine oynayıp gidecekler....bu alınan madalyalarda çocukların anılarında ve duvarlarında hatıradan öteye geçmeyecek...alt yapı turnuvalarında yendiğimiz sırpı,hırvatı,ispanyolu,ve en çok amerikalıları ilerleyen yıllarda birer birer ülkemize transfer edip belki de havaalanlarında karşılama törenleri yapacağız...bu altyapı turnuvalarında hep yendikleri bu çocuklara da bizim çocuklar ben 2009 da.....2014 de 2015 de 20216 da ....2020 de ben bununla oynamıştım bilmem kaç sayı atmıştım madalya almıştım diye hayıflanacaklar....birileri seslerini yükseltip türkiye basketbol liginde türk oyuncu görmek istiyoruz diyemedikten sonra..... şimdi brileri kalkıp türkler çalışmıyor,gençler parayı tercih ediyor ve bunun gibi bir sürü fikir üretebilir. sorularım : türkler çalışmayı 18 yaşından sonra mı bırakıyor? türkler 18 yaşına kadar yetenekli 18 yaşından sonra yeteneklerini mi unutuyor? yabancı oyuncu menejerleri gençleri yanlış yönlendirmiyor da sadece türk oyuncuların menejerleri mi yanlış yönlendirme yapıyor? yoksa ülkemizde her türlü üretimi yok etttiğimiz gibi sporcu üretimini de yok etmek için mi çalışıyoruz?

    1. Recep - 22/08/2016

      BEŞİKTAŞLI kardeşim yazdıklarına katılmamak mümkün değil. Bizde bu kafa oldukça sadece altyapı turnuvalarında başarılı oluruz. O zaman ne duruyoruz turnuvada madalya aldık haydi kutlama yapalım(!).

  2. atakanturkoglu - 22/08/2016

    Sayın Beşiktaşlı ne güzel bir yazı olmuş. Benzer şeyleri burada epeydir yazdık. Diğer trendbasket okurlarıyla tartışmalara girdik. Siz hepsini biraraya getirip yazmışsınız. Karşı tezleri de yazınıza ekleyerek. Kaleminize, yüreğinize sağlık. Yazdığınız her satırın altına imzamı atarım... Son olarak, burada daha önce de yazdığım bir şeyi tekrarlamak istiyorum: Türkiye'de Türk olmak suç! Bunun şovenistlik olarak düşünülmesini istemem. Çünkü kastettiğim bu değil. Öz kaynaklarımızın, kendi değerlerimizin, insanımızın kıymetini bilmekten basediyorum. Liyakatı en ön sıraya almaktan bahsediyorum... Adam kayırmaya son vermekten bahsediyorum. İçinde bulunduğumuz olumsuzluklar sonsuza kadar devam etmeyecek tabiki. Elbette hepsinin üstesinden geleceğiz. Bu inancımızdan dolayı vazgeçmiyoruz zaten. Bu inancımızdan dolayı burdayız.

  3. yedi - 22/08/2016

    BSL' de U22 & TBL' de U21 olmak üzere en az 1 genç yerli oyuncuyu sahada bulundurma zorunluluğu getirilsin. Gençlerinde belli bir yaşa kadar profesyonel sözleme imzalaması yasaklansın, belirlenen yıllık bir ücretle oynasınlar. Yabancı sayısı şu anki ile aynı kalsın. Fiyatlar yükselmemiş olur ve otomatik olarak (16+18) * 2 = 66 genç isim için liglerimizde yer açmış oluruz. 3-5 seneye kalmaz sonuçlarını çok net görürüz.

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir