Merhaba, ben Sina Şen.

17 yaşındayım ve TED Ankara Koleji’nde 12. sınıf Uluslararası Bakalorya programında burslu bir öğrenciyim. Hayalim başarılı bir girişimci, gençler için bir esin, veya bir umut kaynağı olmayı başarabilmek. İçinde bulunduğumuz dünya ve özellikle ülkemiz, çok zorlu dönemlerden geçiyor ve bunu değiştirmenin de biz gençlerin elinde olduğu düşüncesindeyim. Bu yolda hedeflerimi gerçekleştirebilmek için ise yardımlarınıza ihtiyacım var.

Ankara’da doğup büyüdüm, babam Bursalı, annem Diyarbakırlı. Bu metni yazdığım şu ana kadar, her iki şehri de defalarca ziyaret ettim. Yaşar Kemal’in romanlarında betimlediği gibi, hayatın kırsal kesimlerdeki insanlar için ne kadar zorlu olabileceğinin birinci elden şahidi oldum. Her yaz çok sevdiğim Diyarbakır’a, teyzemleri ziyaret etmek için gidiyorum ve orada edindiğim yaşam deneyimleri kelimelere dökülemeyecek kadar fazla. İnsanlar, yaşamını devam ettirebilmek için bin bir güçlüğe karşı savaş veriyor. Biz milenyum gençleri maalesef her şeyin kolay erişilebilir olduğunu ve bu hayatta çalışmadan da başarının elde edilebileceğini düşünüyoruz. Babam benim en büyük rol modellerimden biri. Çobanlık yaparken üniversiteyi kazandı, yaşıtlarından yüzlerce kat daha fazla efor sarf ederek benim ufkum oldu. Annem ise Ergani’nin sıcak mı sıcak bir köyünde durmadan çalışarak ailesinde ilk üniversiteye girmeyi başaran birey oldu. Belki Türkiye’nin en prestijli okullarından birinde okuyor olabilirim, fakat ben de Anadolu topraklarında yetiştim, taş fırında yapılan ekmeğin kokusunu içime çektim, zeytini dalından koparıp tattım, karpuzun çekirdeğinin yendiğini keşfettim.

Biraz kendimden bahsetmek isterim. Yaklaşık 12 yıldır süren eğitim hayatım boyunca sayısız proje ve oluşumda yer aldım. Okulumuzun Matematik kulübünü kurdum, Girişimcilik Kulübü’nün ise 1 yıl boyunca başkanlığını üstlendim. Matematik kulübünü TED-ed oluşumu ile entegre ederek TED-ed için matematik ve tutku ile ilgili içerikler ürettik. Girişimcilik kulübünde TED mezunları başta olmak üzere bir çok konuk ve mentörü, bize iş hayatının bir illüstrasyonunu vermesi için okulumuzda ağırladık. Akademik tarafa gelecek olursak, okulumun TÜBİTAK Biyoloji Olimpiyat takımında yer almayı başardım ve bu alanda turnuvalarda yer aldık. Not ortalamamı yüksek tutarak okuldaki %5’lik dilimde yer aldım. Girdiğim SAT sınavında da dünya çapında %1’e girmemi sağlayan puanı almayı başardım. İngilizce’de C2, Fransızca’da B2, İspanyolca’da ise A2 seviyelerine ulaştım.

Okul aktivitelerinin dışında, aynı zamanda hem spor, hem de spor yazarlığı yapıyorum. Yaklaşık 10 yıldır aktif basketbol oynuyorum ve bu süre zarfında takımımla 1 kez Ankara şampiyonu olduk ve 2 kez de Türkiye Şampiyonası’na katıldım. 13 yaşımda TrendBasket çatısı altında spor gazeteciliği serüvenime başladım ve 15 yaşımda ise bir basketbol maçına akredite olan en genç basın mensubu oldum. Bu süre zarfında yüzlerce makale yazdım, Zeljko Obradovic gibi harika koçlarla ropörtaj yapma fırsatını yakaladım. Ayrıca, Khan Academy ve Avrupa Birliği’nin ”Our Home is Your Home” başlıklı, göçmen ve mülteci odaklı KA2 projesinde de çevirmen olarak görev aldım.

Peki bütün bunları ne için yaptım? Gelecekte, yazımın geri kalanında bahsedeceğim, hayallerime ulaşmak, soyutu somutlamak için. Başarısızlığa uğrayınca, vazgeçmemek, başarısızlıkla savaşmak, savaşacak gücü bulmak için. Bizi başarıya ulaştıran da başarısızlıklardan çıkardığımız dersler değil midir zaten? Başarıya ulaşmanın ilk adımını, yani başarılı bir lise hayatını geride bıraktım. Sırada üniversite vardı.

Bu yolda dünyanın en seçkin üniversitelerinin birkaçı olan Cornell, University College London, Delft Teknoloji Üniversitesi, Georgia Tech, University of Toronto, University of Edinburgh, New York Üniversitesi gibi okullardan Computer Science bölümünden (Cornell harici) kabul aldım. Cornell’de ise kariyer olanaklarımı genişletmek adına, dünya sıralamasında alanında birincilikte Cornell’in oturduğu ”Hotel Administration” bölümüne başvurdum. Fakat orta-halli bir ailenin çocuğu olduğum düşünülünce, Amerika’daki okullar gerçekten ama gerçekten çok pahalı. Ben de bu nedenden dolayı ”Değer mi?” diye sordum kendime. Sonuçta okullarda öğretilenler aşağı yukarı aynı. Evet, Amerika’da okumak her zaman için hayalimdi çünkü orası teknoloji ve diğer modern endüstrilerin merkezi durumunda. Fakat yüksek öğretimimi başka bir ülkede tamamlayıp çok daha cazip koşullar altında lisansüstü eğitimimi Amerika’da tamamlama kararı aldım. Sonucunda seçeneklerimi üçe indirdim: Toronto, Delft ve UCL. Bu üç okul arasında okul harcı en düşük olan ise 10.000 Euro’luk fiyatıyla Delft ve ayrıca okumayı düşündüğüm ”Computer Science” alanında da oldukça tanınmış ve becerilerimi bir üst seviyeye taşıyabilecek bir okul.

Fakat önümde maalesef büyük bir engel var. Tahmin edebileceğiniz üzere finansal yetersizlik. Okul harcı başlı başına ailemin karşılayabileceği miktarın çok ama çok üstünde. Ben de mecburen burs veya finansal destek arayışındayım.
Beni anlamanızı umut ediyor, ve sizlerden finansal olarak bana destek olmanızı diliyorum. Bu destek karşılıklı veya karşılıksız, koşullu veya koşulsuz olabilir. Bunları kabul etmeye, ne gerekiyorsa yaparak bu borcumu ödeyene dek tüm gücümle çalışmaya hazırım. Sizden ricam, okul harcının karşılanmasında bana yardımcı olmanız.

Peki benim hayallerim neler? İçinde yaşadığımız çağ, teknoloji çağı ve bilgisayarların, robotların veya kısacasıyla yapay zekayla çalışan tüm cihazların devri. Bu olayın gelecekte de hızlanarak ilerleyeceği aşikar. Ben de kariyerimde insanları rahatlatacak, yaşamı kolaylaştıracak ve keyiflendirecek teknolojileri geliştirerek onları sadece üst sınıflara değil, tüm insanlığa kullanılabilir hale getirmek istiyorum. Bu yönde aslında zamanında çok küçük çaplı bir start-up kurduğumu söyleyebilirim. Daha önce de bahsettiğim gibi, milenyum çocukları hazırı bulup almaya, araştırmamaya ve sorgulamamaya alışmış durumda. Okulumuzdaki kitaplar ithal olduğu için her biri fahiş fiyatlardan satılıyor fakat kimse, durumdan hoşnut olmasa bile, bu konuda bir araştırma yapma zahmetine girmiyor. Ben de bu durumu değiştirmek, ekosistemi dengelemek ve kitap piyasasının biraz olsun değiştirebilmek için bir aracı olmaya karar verdim. Okulun mezunlarının elinde bu kitaplar nasıl olsa var ve onlardan kurtulmak istiyorlar diye düşündüm, onlarla iletişime geçtim. İlk başta bir-iki tanesini ucuz fiyata alıp okuldakilere orta bir fiyata (ki bu normal fiyatının çok altında kalıyor) sattım. Daha sonrasında talepler artınca bunun sürekliliğini nasıl sağlayabilirim diye düşündüm ve kitapların pdf dosyalarını bulmak aklıma geldi. Günlerce, hatta haftalarca araştırdım. Sonunda içinde birçok eğitim kitabının bulunduğu yaklaşık 10 gb’lık bir dosya kurdum. İçindeki dosyaların hard-copy halininin on binlerce liraya mal olduğu bu paketi sadece 100 TL’den satmaya başladım. İçinde kendi oluşturduğum soru bankaları vb. şeyler de bulunuyordu. İlgi harikaydı ve benim için o aralar değerli diyebileceğim bir miktar kazanmayı başardım. Fakat bu yaptığım şeyin yasal olmadığı, copyright’ları ihlal ettiğini biliyordum ve ihtiyacım olan miktara ulaşınca satmayı bıraktım. Her yönüyle, benim için müşteri akışı, ürün reklamı, iletişim ve pazarlama açılarından çok eğitici ve eğlenceli bir tecrübeydi.

Bu örnekte de olduğu gibi, toplumun yararına olacak yenilikler keşfetmek ve onları pazarlamanın peşindeyim. Bu güneş enerjisini anında elektriğe çeviren bir elektrikli araba, yapay zeka kullanımı ve bir kamerayla okuduğu her şeyi kendi başına yazabilen bir kalem, veya çeşitli parfüm ve kokuları barındıran, tercihe göre kokuyu değiştiren, elektronik bir parfüm sıkacağı olabilir, bunu ilkokul veya ortaokuldayken kullandığım, aşağı doğru kaydırmayla 10 farklı renk ile yazabilen kalem olarak aklıma getiririm hep!

Kendimle ilgili ilk bakışta söyleyebileceklerim bu kadar, bu bursa veya finansal yardıma gerçekten çok ihtiyacım var. Bana edeceğiniz yardımı karşılıksız bırakmayacağıma, bunun karşılığını durmadan çalışarak ve hep daha iyisini hedefleyerek, dünyayı daha iyi bir yer haline getirerek vereceğime dair söz veriyorum. Lütfen bu sözümü gerçekleştirebilmeme yardımcı olun.

İletişim: sinasen2000@hotmail.com

Tags: ,

TrendBasket

TrendBasket, dört yıldır toplamda otuzdan fazla yazar ile Türkiye'nin bağımsız ve yenilikçi basketbol portalı olarak hizmet veriyor.

Website: http://www.trendbasket.net

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir