Doğum Tarihi: 19.02.19951

Doğum Yeri: Sombor, Sırbistan

Pozisyon: Pivot

Boy: 2.11

Takım: Mega Vizura

Draft: 2014 NBA Draft İkinci Tur 41. Sıra, Denver Nuggets

Onur Coşkun, 12 Eylül 2014 – 

19 Şubat 1995 Sırbistan doğumlu genç oyuncu Nikola Jokic, ‘’1995 Doğumlu Potansiyel Yıldızlar’’ listemizin dördüncü sırasında yer alıyor. Profesyonel basketbola geçiş süreci açısından 2012 yılında katıldığı Mega Vizura’nın çok önemli yer tuttuğu oyuncu, bu kulübün genç takımında geçen bir sezonun ardından 2013 – 2014 basketbol sezonunu özellikle Adriyatik Ligi’nde Vizura formasıyla boy göstererek tamamladı. 2014 NBA Uluslararası Oyuncu Seçmeleri’ne katılarak Denver Nuggets tarafından seçilmeyi başaran genç oyuncu, kariyerine bir süre daha Avrupa’da devam edecek gibi görünüyor. Eski Yugoslavya genlerinin bir etkisi olsa gerek o topraklarda yetişen birçok uzunda gözlemlediğimiz parmak hassasiyeti, saha görüşü, yeterli seviyede şut becerisi gibi pek çok artıya sahip olan Jokic’in kariyerinin ne şekilde bir değişim ve gelişim göstereceğini ise savunmasına katabilecekleri belirleyecek. Sözü fazla uzatmadan bu değerli uzunun kariyer planlamasına ardından da basketbol karakterine göz atalım istiyorum.

Kariyer Planlaması

Kendisinin bir sezon daha bekleyip 2015 NBA Oyuncu Seçmeleri’ne katılmasını ve daha yukarıda bir sıradan seçilmesini bekliyordum ancak Jokic, kimilerine göre erken alınmış olan bir kararla 2014 yılındaki seçmelere katılmayı ve daha düşük sıradan seçilmeyi tercih etti. NBA organizasyonuna geçiş sürecinin bir hayli zaman alacağını düşünürsek ve kendisinin de basketbol olgunluğu açısından henüz NBA’in gerektirdiği düzeyde olmaması sebebiyle Jokic’i yaklaşık dört beş yıl daha Avrupa’da izleyebileceğimizi rahatlıkla ifade edebilirim. Basketbol eğitiminin büyük bölümünü aldığı Mega Vizura’da halen basketbol yaşantısına devam etmekte olan Jokic, yaşıtlarına oranla geride bıraktığımız sezonda hayli ciddi süreler buldu ve bulduğu süreleri pozitif biçimde değerlendirerek istatistik kağıdına yansıtmayı başardı. Alt yaş grupları şampiyonlarında mücadele  ettiği dönemlerde daha çok dört numara olarak kullanılan Jokic’in bu noktadan sonra pozisyon karmaşası yaşamaması oldukça önemli. Beş numaralı pozisyonda oynadığında takımına ciddi artılar kazandırabilecek bir isim olması ve gelişime hayli açık dış atış yüzdesinin bulunması onu değerli kılan donanımında mevcut olan yazılımlarından. Jokic, NBA’de ne olur ne yapar onu konuşabilmek için öncelikle oynadığı takdirde Euroleague performansını iyi analiz etmek gerek ancak Mega Vizura’da geçirmesi muhtemel iyi iki sezonun ardından daha üst seviyede mücadele eden bir takıma geçiş yapacağından eminim. Vatandaşı Micic’in bu yıl yaptığı olumlu transfer hamlesini iki yıl sonra Jokic’ten de beklemek fazlasıyla realist ve tutarlı bir yaklaşım olur.

T1

Mental

Nikola Jokic, çok soğukkanlı bir basketbolcu. Basketbolunun en temel artılarından olan şut tekniği ve saha görüşünü oldukça olumlu kullandığı anlarda bile istifini bozmayan, sevinç çığlıkları atmayan bir isim. Hani ne derece soğukkanlı ya da ‘’ben işimi yapar geçerim…’’ havasında diye soracak olursanız bu konuda jest ve mimiklerinin en çok benzediği oyuncu şüphesiz ki Nemanja Bjelica. Jokic’in biraz istikrar problemi olduğu inkar edilemez ayrıca maç içerisinde çeyrek içinde bile değişebilen performanslar sergilemesi onun çözmesi gereken en büyük sorunlarından. Skor atamadığı ya da skor opsiyonlarının içinde olamadığı dönemlerde sahadaki varlığını hissetmeyebilirsiniz zira oyun akışı içerisinde ciddi rol bulamadığı anlarda inatçılığı ya da savunma karakteriyle öne çıkabilecek yapıda bir oyuncu değil. Set oyunlarının özellikle hücum kısmında verim verdiği zaman ise birden 10 sayı 5 ribaund değerlerini yakalayabilecek bir oyuncu olması onu hayli dikkat edilmesi gereken bir oyuncu konumuna getiriyor. Hani parkede iyi de oynasa kötü de oynasa varlığını tribünlerin gözüne sokmayan, sessiz sedasız işini yapmaya çalışan basketbolcular vardır ya Jokic onlardan biri işte. İstikrar sorununu çözebildiği takdirde tüm Avrupa kariyeri boyunca süre aldığı her saniyede gösterişsiz bir biçimde yapması gerekeni ivedilikle yapabileceğine kefil olmamak için bir sebep göremiyorum.

T2

Fizik

2.11 boyunda ve 115 kg ağırlığında bir oyuncuyu öyle sırtınıza alıp hücum etmek pek kolay bir iş değildir. Nitekim Jokic’in de sırtı dönük oyun becerilerine ve pozisyon bilgisine dayanan hücumlarda bir savunmacı olarak pek sıkıntı çektiğini söylersem kendisine haksızlık etmiş olurum. Atletik meziyetlerinin oldukça sınırlı olması sebebiyle açık alanda yakalandığı zaman pek bir caydırıcılığı olmayan ve savunmada bazen aksayan ayak çabukluğu yüzünden sıkıntılı anlar yaşayabilen Jokic’in fiziksel açıdan dezavantaj yaşadığı en önemli nokta ise dört ve üç numaradan boşalan ve zaman zaman pivotların doldurması gereken forvet katlarına hareketlenmedeki zamanlaması. Ağır bir oyuncu olarak nitelendirmenin mümkün olduğu Jokic için adım zamanlaması ve çabukluğunun iyi sayılabilecek pozisyon bilgisine rağmen sıkıntı yarattığı en büyük hususlardan biri de blok tehdidi oluşturamayışı ve kolay blok yiyor oluşu. Geçiş hücumlarında şu an için aranan bir uzun olmamasının en büyük nedeni de atletizm eksiği olarak gözükmekte olan Jokic’in fiziksel durumunu avantaja çevirebildiği pozisyonlar da yok değil. Kalın ve hacimsel olarak yer kaplayabilen bir uzun olması sebebiyle hücum ribaundu kovalayabilen ve özellikle alçak post oyunlarında savunulmasının zor olduğu kadar hücum edilmesi de zor bir oyuncu olan Jokic’in fiziksel dezavantajlarını minimuma indirmek için artık tamamen bir beş numara olarak düşünülmesi gerektiği kanısındayım. Basketbolunda bu yönde bir değişim hali hazırda söz konusu iken kendisinin de bunun üzerine eğilmesi muhakkak ki onu daha nitelikli bir oyuncu haline getirecektir.

Savunma

Jokic’in savunması için söylenebilecek ilk şey sertlik vaat etmemesi ve kararlılık bağlamında dönem dönem noksan kalabilmesi. Kendisinden daha agresif basketbolcularla karşılaştığı zaman sıkıntı yaşayacağı gün gibi ortada. Sırp oyuncu eğer ileride kulüp takımı ve milli takım düzeyinde ihtiyaç duyulan bir oyuncu haline gelmek istiyorsa savunmadaki kararlılığını artırmalı. Sertliğini artırmalı demiyorum zira fıtratında sertlik ve agresiflik olmayan bir sporcuya bunların kazandırılmaya çalışılmasının oyuncuyu geriye götüreceğini düşünenlerdenim, sadece savunmada biraz daha kararlı ve konsantre olması belirli defoları kapatabilmesi için yeterli olacaktır. Oyun görüşü oldukça iyi bir oyuncu olmasına karşın bunu genelde rakip çember altında kullandığını söylemek mümkün. Pas kanallarını okuma ve uzun kollarıyla pas arası yapma konusunda eksikleri var ancak düzeltilemez noktada değil tabii ki. Savunmada perde takibini iyi yapan ve show up mesafesini yay gerisinin de birkaç adım ötesine taşıyabilen Jokic’in hızlı bir kısa oyuncuyla karşı karşıya geldiğinde ise caydırıcılığı yok denilebilecek seviyeye inebilmekte. Kendisini şu an takip eden radarında olduğu kulüplere savunmasında bir şeylerin değiştiğini göstermek istiyorsa daha istekli ve odaklanmış biçimde topun arkasında durması gerekiyor. Bunu başarabildiği takdirde savunma ribaundlarındaki sürdürülebilirliğin de artacağını düşünüyorum.

Hücum

Nikola Jokic, basketbolun hücum kısmında oldukça özel bir oyuncu. Skor üretme konusunda herhangi bir sıkıntısının bulunmaması ve bunu yaparken de repertuarının oldukça geniş olması onun elini fazlasıyla güçlendirmekte. Parmak hassasiyetinin bir uzuna oranla çok iyi olması ve pas becerisinin saha görüşü ile birleştiği anda oldukça değerli hale geliyor oluşu hücumuyla ilgili temelde ifade edebileceklerim. Oldukça başarılı bir orta mesafe atışının olmasının yanı sıra yay gerisinden de şut tekniğinin hayli nitelikli olması sebebiyle bir beş numara için oldukça tehditkar olduğunu söylemek mümkün. İyi olmadığı bir maç gününe denk gelse bile yay gerisine kadar şut atmak için açılabiliyor oluşu ya da ikili oyun sonrası tepede topu aldığında genel beş numara profilinden farklı olarak şut opsiyonunu da düşünebiliyor oluşu onu önlem alınması gereken bir oyuncu haline getiriyor. Çemberi direkt gördüğü anlarda şut yüzdesinin arttığını düşünürsek yüksek post oyunlarının alçak post oyunlarından daha verimli olduğunu ve ikili oyun sonrası yay içinde topla buluştuğu noktalarda şut ve pas kombinasyonuna yeterli düzeyde sahip olduğunu da rahatlıkla öngörebiliriz. Serbest atış konusunda sıkıntı yaşamaması ve genelde bitirici uzunların yaşadığı perdeleme geçişlerinde yapılan hücum faul problemine girmemesi onun oyunda kalma süresini artıran en önemli faktörlerden. Özetle Jokic, hücumda size birden fazla şey vaat edebilen ve gerek çember etrafında gerekse yay içi/yay gerisi tüm aksiyonlarda rahatlıkla sorumluluk verebileceğiniz bir oyuncu. Büyük organizasyonlarda maç tecrübesi kazandıkça hücum veriminin oldukça faydalı bir istikrar abidesine dönüşeceğine emin olduğum Jokic’in kariyerinin henüz başında doğru sürelerde ve doğru anlarda kullanılması alınacak hücum performansı açısından fazlasıyla önemli olacaktır.

Sözün Özü

Nikola Jokic, Avrupa’da hücum repertuarının genişliği ve çeşitliliği sayesinde fark yaratabilecek bir oyuncu. İkili oyun becerilerini ve mental yetilerini kuvvetlendirdiği takdirde okyanusun öteki yakası için olmasa bile bu topraklar için oldukça değerli hale gelecektir. Bu tür karşılaştırmaları pek doğru bulmasam da Jokic’in basketbolunun gerek Nenad Krstic’in gerekse de Nikola Vucevic’in basketbolundan esintiler taşıdığını düşünüyorum. Alması gereken çok yol var ancak Vizura’da bu süreleri bulmaya devam eder ve basketbolunu bir adım öteye taşıyabilirse en geç iki sezon sonra kendisini Avrupa’nın daha önemli bir takımına transfer yaparken görebiliriz.

 Nikola Jokic’in basketbol karakterine dair anlatmak istediğim birkaç şeyi kayıtlardan bulabildiğim kadarıyla aşağıdaki görsellerde toplamaya çalıştım. Saha görüşünü ve tam saha paslarını içeren pozisyon görsellerini daha dikkatli incelemenizi öneririm. 

 SG1

SG2

SG3

H1

H2

H3

H4

Ü1

Ü2

Ü3

Onur Coşkun

Website:

Son Yazılar

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir