Yazar: Jake Fischer, Sports Illustrated

Çeviri: Efe Doğruoğlu, TrendBasket


  • Brandon Ingram için sadece kısa bir zaman gerekiyor. Lakers çaylağı ve mükemmellik arasında duran tek şey ise birazcık sabır.

Her şey Brandom Ingram’ın Kyrie Irving’in üzerinden aldığı ribaundla başlıyor. Ingram karşı sahaya dönüyor ve sırık gibi bacaklarını ardı ardına sallayarak tüm sahayı geçiyor. Kolları o kadar uzun ki kolayca bacak hizasının altında adeta merdivenden aşağı yuvarlanan bir zıp zıpçasına, top sürüyor.

Yarı sahanın ilerisindeki temposuyla geri çekilen Cavailers savunmasını inceliyor. J.R Smith’in boyalı bölgeye gereğinden fazla gömüldüğünü fark ederek, karşı köşede sabırlı bir şekilde bekleyen Jordan Clarkson’a bir pas yolluyor. Clarkson Smith’in closeoutu sonrası yanından geçerek üç metreden boş bir floater bırakıyor.

Bu dokuz saniyelik hızlı hücum adeta Ingram’ı böylesine bir potansiyel haline getiren yeteneklerinin özeti —iç ve dış şut tehdidinin, oyun kurucu kabiliyetleri ve savunma cesaretiyle birleşimi— ve geçtiğimiz Cumartesi ilk beş oyun kurucusu olarak çıktığı Lakers maçında gösterdiği dokuz sayı, dokuz asist ve on ribaundluk performansının özeti.

Bu sekans ayrıca iki numara seçiminin iki aylık NBA kariyerinde kimilerine yaşattığı hayal kırıklığının da bir yansıması. Ingram, eşsiz hızı ve fiziğiyle açık sahada yakaladığı Cavs uzunu Tristan Thompson’ı rahatça geçip, skora gidecek kapasitede olmasına karşın gözlerini potadan uzaklaştırıp, boştaki takım arkadaşını görmeyi tercih ediyor.

Bunun dışında kendinden küçük savunmacılarla eşleşmesi de kolay olmadı, Lakers çaylağı post-up denemelerinde doğru ayak hareketlerini gerçekleştirmede ve pozisyon almada zorlandı. Üçlük çizgisinin gerisinden sadece %27.1’lik isabet oranı yakaladı ve şut formuna zaman zaman istemsiz bir dönme hareketi ekliyor. Normalden çok daha sık bir şekilde çizgi dışına çıkıyor ve ayrıca köşelerden potaya yaptığı katlarda adeta parke üzerindeki bebek bir zürafayı andırıyor.

Şimdiye kadar Lakers’ın Ingram’ın ofansif gelişiminde sabırlı olduğunu söylemek doğru olmaz. Soyunma odasında Ingram ile ilgili duygularını “O muhteşem bir oyuncu olacak” diyerek açıklıyor veteran takım arkadaşı Luol Deng. Lakers koçlarının üzerinde sıfırdan başladığı şey Ingram’ın kolej savunmalarından NBA savunmalarına geçiş süreci. Ingram’ın boyu rakipleri için büyük bir sıkıntı yaratıyor ve ritme girerse, oldukça uzun olan iki metre yirmü santimetrelik kulaç uzunluğu onun çemberi savunabilmesini sağlıyor fakat ince fiziğiyle perdelemelerden geçerken yetersiz kalıyor,ve genel olarak pick-and-roll savunmasını kavrayışıyla Lakers savunmasında büyük bir boşluk yaratıyor.

Ingram’ın savunmadaki zayıflıklarını Walton “Zayıf noktadan gelen rotasyonlar” diyerek açıklıyor. “Onun topa karşı olan savunması yeterli, fakat savunmada diğer aksiyonları görmek ve onları önceden tahmin etmek, gerçekten zor… Kolejden yeni gelen bir çocuk olarak, böyle şeyleri bilmezsiniz. Böyle şeylere aşina değilsinizdir.” diyor.

Ingram devrilen oyuncuları takip etmekte istikrarlı bir şekilde iyi bir iş çıkarıyor —sadece fiziksel olarak rakibin potaya hücum etmesini engelleyecek kadar— fakat daha sonra kendi hücumcusuna dönmekte başarısız oluyor. Ayrıca uzun oyuncularla normalden fazla kez yaşadığı iletişimsizlik ve uyumsuzluk perdelemelerde kolay sayı yenilmesine sebep oluyor. Kings’in gizli bir handoff sonrası oynadığı köşe pick-and-rollünü besleyen oyununda Ingram’ın kayboluşunu izleyin.

Clarkson’ın devrilen Willie Cauley-Stein ile kalmasıyla Ingram köşedeki Ty Lawson’ı savunmak üzere Clarkson’a doğru hareket ediyor fakat Lakers’ın da tercih ettiği temel defansif prensipler ışığında, alan daraltmalı pick-and-roll savunması Ingram’ın Arron Afflalo’nun üzerinde tepede kalması gerektiğini ve Thomas Robinson’ı bölgesinde bırakıp, Clarkson’a Lawson’ın sorumluluğunu alma şansını vermesi gerektiğini gösteriyor.

Ingram, “Kolej basketbolundan çok farklı” diyerek itiraf ediyor. “Savunma üç saniyesi; bu sadece doğru zamanda doğru yerde takım arkadaşlarıma yardım etmek demek.” O muhtemelen yukarıdaki oyunu onlarca kez izlemiştir. Walton onun hakkında “O, oyunun öğrencisi, maç kayıtlarını izliyor.” diyor. Deng ve Metta World Peace de Ingram’ın eğitiminde ona yardım ediyor. Uzun zaman önce 19 yaşında bir çaylak olan Deng “Bu işte bir sihir yok, çalışmalısınız.” diyor ve “Başlangıçta istikrarlı olmak zordur fakat zaman geçtikçe bu bir içgüdü haline dönüşür.” diyerek devam ediyor.

Ofansif olarak, Ingram’ın top elindeykenki konforunu öğretemezsiniz. O NBA temposuna sorunsuzca adapte oldu.  Savunmacıları perimetre hücumunda top çevirirken manipüle edebiliyor. —savunma rotasyon yaparken köşe şutörlerine top fakei yaparak pas atan oyuncusunu boş bıraktırmak gibi— İki sefer NBA All-Star olmuş Jerry Stackhouse onun bu yeteneğini Ingram’ın ilk kez 7. sınıfta AAU’da koçluğunu yaparken fark etti. Şuanda D-Leage Raptors 905 koçu olan Stackhouse “Onda nasıl basketbol oynayacağının bilgisi ve topu paylaşmanın temeli vardı” diyor.

Ingram’ın Stackhouse’ın AAU takımında geçirdiği süre az kalsın şimdikinden çok daha kısa olacaktı. Başlangıçtaki antrenmanlardan haftalar sonra, takımının Richmond’daki ilk hafta sonu turnuvası maçında oynamayı sinir krizi sebebiyle reddetti fakat babası Donald Ingram, ceza olarak onu sahada takım arkadaşlarına katılmaya zorladı ve adeta ünleneceği ulusal sahnede gözükmesinin önündeki perdeyi araladı. Bu konuyla ilgili olarak Stackhouse “İşte bu yüzden ailenizi dinlemelisiniz.” diyor.

Hemen hemen 25 sene önce —ve Brandon’ın Kinston High’ı üst üste dört kez eyalet şampiyonluğuna ulaştırmasından 20 sene önce— şehrin basketbol dehası rolünü, oyununu yerel efsanelerle mükemmelleştiren Stackhouse’ın ta kendisiydi. Donald Kinston spor salonlarını yönetti. Yarı-profesyonel bir kariyer sonrası memleketi North Carolina’ya dönen baba Ingram ısıracak bir köpekmişcesine bağırıyor. “Brandon şut atabiliyor, o muhtemelen babasının attığının yarısı kadar iyi şut atıyor.” diyor Stackhouse. “Kelimenin tam anlamıyla karşı sahaya geçip, şutu göndermek hakkında konuşuyorum, deliksiz sokuyordu.” Genç Ingram ise genlerindeki şutörlüğü Duke’da bir sene önce %41’le üçlük isabeti bularak gösterdi ve bu onun draft sıralamalarında yükselmesini sağladı.

Los Angeles’da, Ingram, garip bir şekilde, üçlük çizgisinin gerisinde zorlandı. NBA.com verileri Ingram’ın üç sayılık atışlarını açık sahada kafa karıştırıcı bir şekilde iki feet karşısında bir savunmacıyla %33.3’lük başarısına kıyasla %26.2 olarak gösterdi. Bu konuyla ilgili “Biliyorum ki yüzdelerim yükselecek. Bu sadece ritme girmekle alakalı.” diyor Ingram. “Oyun dışında, antrenmanlarda yüzdelerim iyi gözüküyor.”

Belki de bu zorlanmaları onun rolünün sonucudur. Tutup atma durumları Ingram’ın denemelerinin sadece %25.4’ünü yansıtıyor, Paul George gibi bir oyuncunun —sıkça Ingram’ın kıyaslandığı— %32.6’yla tutup atma fırsatlarında çok daha fazla bir kullanma oranıyla başarıya çevirdiği fırsatlar. 206 santimetrelik uzunluğuna rağmen Ingram çokça Lakers bencinin Clarkson ve Lou Williams ile birlikte, katkısını yüklenmesi gereken oyuncu olarak gösteriliyor. “Bence koçların koyduğu pozisyonlara iyi bir cevap verdi.” diyor Williams. Fakat bu akılda bir soru oluşmasını sağlıyor, Lakers gerçekten de Ingram’ı ideal bir role mi yerleştirdi?

Los Angeles staffı onun daha yüksek bir saldırganlıkla oynaması ve daha çok şut atması için onu cesaretlendirmeye çalıştı. Bu amlayış muhtemelen  ileride oyun kurucu D’Angelo Russell’ın ,sakatlığı Ingram’ın ilk beş başlamasına sebep olan, yanında skorer olarak kullanılması hedefini taşıyor. Veya belki de Walton’ın Ingram’ı oyun kurucu olarak kullanma denemeleri onu D’Angelo Russell ile birlikte gelecekte Lakers’ın oyun kurma ve topa sahip olma görevlerini paylaşacağı yıldıza çevirmeye, Toronto Raptors’taki Kyle Lowry ve DeMar DeRozan sistemine benzer bir şekilde, hazırlıyor. Her şeye rağmen bu çağrıya cevap vermesi süreci için lise son yılında Stackhouse’ın dokunuşunu değinmemizi gerektiriyor.

Yeni emekli olmuş Stackhouse evine genç öğrencisiyle çalışmak için geri döndü. Ingram’ın fiziğini ve gücünü yararlı hale getirmek için post oyunlarında sert bir şekilde çalıştırdı. Bir pozisyonda Stackhouse Ingram’ın kolunu ikinci eliyle onu çember yakınlarındaki sertliğe hazırlamak için, tuttu. “ Bire bir basketbol oynarken kelimenin tam anlamıyla neredeyse 30 saniye boyunca o haldeydik ve o hiçbir reaksiyon göstermedi.” ve sonrasında “Tam o noktaya değinerek ‘dostum, elimi üzerinden çekmelisin. Benim veya başka birinin seni böyle tutmasına asla izin vermemelisin.’’ dedim diyor Stackhouse. “İşte bu ışığın yandığı ve ‘tamam, beni fiziksel olarak ezemeyeceksin’ dediği anlardan biriydi.’’

si.com

si.com

Sonraki oyunda, bir crossover ve Stackhouse’ın göğsüne atılan bir dirsekle Ingram kolayca potaya gidip, bitiriyor. “O gerçekten bana doğru ateşli bir şekilde geliyordu ve ben ‘tamam’ bu çocuk aynı çocuk değil’ diyordum” dedi Stackhouse. Sonraki yıl, Sweet 16 NBA turnuvasına katılmak için Yale’i eledikten sonra, Ingram SI.com’a “Ben ülkedeki herkesle savaşabilirim. Parkede karşıma çıkan herkese karşı saldırmaya ve onlara ismimi duyurmaya çalışıyorum.” diyor.

Duke’tan takım arkadaşları saygıyla onun çembere süzülüşlerini izliyorlar. Duke’da ikinci yıl oyuncusu olan Luke Kennard onun hakkında “O, bir guard, bir uzun, bir blokçu, bir savunmacı, bir durdurucu” diyor. Ingram Duke’ta, Walton’ın farklı becerilerinden yararlanarak gelişimini sağlamasını istediği bir oyun tipinde ve benzer bir oyun kurucu rolünde, Grayson Allen ile hücumu yönlendirerek sivrildi. O metodik olarak rakip savunmaları deşti.

Knicks uzunu ve Duke’tan eski takım arkadaşı Marshall Plumlee onun hakkında “Gösterdiği oyun hakimiyeti ve sahadaki karar verme süreciyle yaşından çok daha büyük bir olgunluk gösteriyor.” diyor. “Bu kadar yüksek bir kalibrede bir oyuncu için gösterdiği manevi değerler beni onun hakkında en çok etkileyen şey.”

Takım arkadaşları, koçları, babası ve rakipleri: Ingram’ın etrafındaki herkes onu “benzersiz” olarak etiketlemiş durumda. Ingram’ın Yale’e karşı gösterdiği 25 sayı, beş ribaundluk performanstan sonra Duke koçu Mike Krzyzweski’nin adeta dili tutuldu. “Ona 10 kilo daha ekleyin” diyor ve doğru kelimeleri bulmakta zorlanarak “Onun gibi biri yok” diyerek devam ediyor. ‘’Onun harikulade yetenekleri hakkında konuşan herkes topla gösterdiği yetenek repertuvarını, çalışma etiğini ve tavrını övüyor.’’

 Potansiyeli sonsuz gözüküyor ve Ingram’ın bir numaralı draft seçimi Ben Simmons’tan on ay genç olduğunu da unutmamak gerekiyor. Gösterdiği mükemmellik kesitlerinin tadını çıkarmak adeta yeni bir filmin IMDB sayfasındaki trailera heyecanlanmak gibi. Hala kaslanmasın ve şut yüzdelerinin yükselmesinin devam edeceğini tahmin edebiliriz. Çaylak sezonundaki performansları ve bu performanslara yapılan objektif yorumlar istikrarsız ve sinir bozucu oldu. İlk beş ve ikinci beş arasında sürekli olarak git gel yaşadı. Fakat Brandon Ingram ritmini bulduğunda, haberiniz olacak.


Orijinal kaynak | The NBA Hasn’t Come Easy To Brandon Ingram, But It Will – Sports Illustrated

Trend Basket

TrendBasket, dört yıldır toplamda otuzdan fazla yazar ile Türkiye'nin bağımsız ve yenilikçi basketbol portalı olarak hizmet veriyor.

Website: http://www.trendbasket.net

Son Yazılar

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir