Basket-Reportaje-con-Mario-Hez_54403222587_54115221154_600_396

Halil Can Pelister, 12 Ekim 2014 – Şüphesiz ki Hırvatların 1994’te Dario Saric ve 1995 jenerasyonunda da Mario Hezonja, ülke basketbolunun geleceği adına çok şey beklediği 2 isim. İkiside jenerasyonlarının Avrupa’da açık ara en yetenekli ve en iyi oyuncusu. Hırvatistan basketboluna milli takımlar bazında oynadıkları altyapı şampiyonalarında da önemli başarılar kazandıran bu ikili, “Bir arada gözümüz kapalı bile oynarız” açıklamasını yapmıştı. Elbette yıllar geçiyor ve Hezonja&Saric şu anda U16’dan, Hırvatistan A Milli takımıyla İspanya’da Dünya Kupası’nda oynamaya kadar beraber yükseldiler.

Hezonja’dan devam edecek olursak, aslında o bir akımın önemli oyuncusu. Bahsettiğim şey, Balkan bölgelerinden İspanya’ya genç yaşlarda olan göç. Hezonja’dan sonra da çoğu oyuncu Balkan bölgesinden (Sulejmanovic, Nikolic, Peno, Doncic vs.), İspanya’ya gidip, önemli kulüplerin altyapılarında basketbol kariyerlerine devam etmeye başladı. Bunlardan bazıları hayal kırıklığı olsa da, bazıları da önemli gelişme katettiler. Hezonja açısından duruma bakacak olursak, geçen sene çok fazla bir oynama süresi bulamadı. Barcelona gibi bir kulüpte A Takıma yükselmek, her şeyden önce o takımda oynamak çok zor bir şey. Nitekim Hezonja’nın kulüp bazında A Takıma geçişi henüz hala tamamlanmadı. Önümüzdeki sezon Papanikolaou NBA’e gitse de, Hezonja’nın oynayıp, oynamayacağı belli değil ve bu konuda Pascual şöyle bir açıklama yapmış geçtiğimiz günlerde:

Mario’nun önümüzdeki sezon oynayıp, oynamayacağı ile takımda sahip olacağı rol kendisine ve göstereceği performans ve efora bağlı olacak.

Bu açıklamadan sonra da Hezonja’nın bir ACB takımına kiralanacağı gündeme gelse de, FC Barcelona resmi bir açıklamayla Hırvat oyuncunun bu sene takımda kalacağını belirtti. Rolünün henüz ne olacağını biraz kestirmek zor olsa da, Hezonja’nın hedefi bu sezonu iyi geçirerek, drafta girebileceği kulislerde konuşuluyor.

Fizik

2.02 boyunda, 90 kilo ağırlığında olan Mario Hezonja’nın fiziği pozisyonuna göre hem Avrupa, hem de NBA için oldukça iyi sayılabilir. Özellikle de geçen sene pek ciddi anlamda süre bulmasa da, belli ki fiziği konusunda çok çalışmış ki öğrendiğime göre 10 kg saf kas eklemiş ve son Dünya Kupası’nda da daha güçlü gözüküyordu vücudu. Elbette en büyük artılarından birisi vücut kontrolü olan Hezonja, Avrupalı bir oyuncuya göre oldukça patlayıcı özelliklere sahip. Sıçrama yeteneği de NBA için averaj denilebilir ancak özellikle sahip olduğu çabuk, patlayıcı ilk adımı ona penetrelerde çok yardımcı oluyor. Şu anda vücudunun üst kısmını da geliştirdiğini düşünürsek, temaslara karşı bitirmesi daha iyi hale gelecektir.

Şut

Hezonja’nın iyi bir şutör olduğunu söylemek mümkün. Çabuk mekaniğiyle, uzaklık tanımadan parkenin her yerinden şut atabilecek bir oyuncu. Şutuyla ilgili pek soru işareti olduğunu düşünmüyorum. Altyapı seviyelerinde, özellikle de Hırvat milli takımıyla şut tercihleri konusunda çok büyük sorun yaşayan Hezonja, A Takıma geçişte bu tercihlerini biraz daha düzelttiğini görüyoruz. Dribling üzeri, spot-up, pull-up olmak üzere Hezonja hemen hemen her durumda şut atabilme yeteneğine sahip. Öz güveni oldukça yüksek olduğundan dolayı sontopu da hiçbir zaman atmaktan çekinmeyecek bir oyuncu Hezonja.

Hücum

Hezonja 1’den 3’e kadar hücum oyuncusundan beklediğiniz hemen hemen her şeye sahip. Alt yaş kategorilerinde daha çok topla oynayan Hezonja, A takıma geçişte biraz daha topsuz oyununu geliştirdi ve topsuz da etkili olabilmeyi öğrendi. Çok iyi bir skorer olan Hezonja, hemen hemen her şekilde ve durumda skor üretebilme becerisine sahip nadir oyunculardan birisi. Top hakimiyeti fiziğine göre oldukça iyi duruma gelen Hezonja, sahip olduğu basketbol zekası ve oyun görüşüne rağmen, pas yeteneklerini geliştirirse daha iyi bir yaratıcı oyuncu konumuna gelebilir.

Savunma

Ben Hezonja’nın savunmasını biraz Bojan Bogdanovic’e benzetiyorum. Toplu savunmada basketbol zekası ve neredeyse ona 1’den 4’e kadar oyuncu savunmasına yardımcı olan fiziğini kullanarak iyi işler yapabiliyor. Keza sahip olduğu footwork ve eforuyla hemen hemen Avrupa’da 2 ve 3 numarada bütün oyuncuların karşısında kalabilir. Ama asıl problem, tıpkı vatandaşı ve milli takımdan takım arkadaşı Bojan’da olduğu gibi topsuz savunma ve konsantrasyon problemi var. Savunma kısmında iyi de bir ribaundçu olan Hezonja, pas kanallarını da oyun zekasıyla okuyup, buralardan bol bol rakiplerinin topunu çalabiliyor.

Mental

Mental açıdan Hezonja’yı tanıyan herkes, basketbolla yatıp, basketbolla kalktığını söylüyor. Onun hakkında herkesin en büyük endişesi ise erken yaşlarda çok bahsedildiği ve övüldüğü için, “oldum” havasına girmemesiydi. Saha içinde biraz öyle gözükmedi değil aslında. Geçen sene Londra’da düzenlenen Final Four sırasında NIJT finallerinde çok kötü bir vücut diline sahipti (sürekli bir şeylere bahane bulan, takım arkadaşlarına kızan vs.). Fakat son zamanlarda Hezonja’nın mental olarak da olgunlaştığını gözlemledim. Öz güveni oldukça fazla, bazen de zaten en büyük sorunu bunu kontrol edememesi oluyor.

Lafın Özü

Hırvatistan milli takımıyla tıpkı bizde Cedi Osman gibi Dünya Kupası tecrübesi edinen Hezonja açısından bu yıl çok önemli olacaktır. Barcelona’da beklediği nitelikli süreleri aldığı takdirde onları nasıl değerlendireceği önemli. Elbette 2015 NBA Draftı için en önemli Avrupalı oyuncu diyebiliriz Hezonja için. Bakalım bu sezonunu kulüp takımı Barcelona ile nasıl geçirecek.

Halil Can Pelister

Her türlü soru, görüş ve önerileriniz için: canpelister10@gmail.com

Website:

Son Yazılar

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir