LeBron’la bisikletler üzerine

Röportaj: Jason Gay, Wall Street Journal

Çeviri: Buse Nur Küçe, TrendBasket


Cuma günü LeBron’la bisikletler hakkında sohbet ettik.

Donald Trump, Twitter’a girip, saçma sapan bir şekilde LeBron’un zekasını sorgulamadan birkaç saat önceydi bu. En hafif tabirle anlatmak gerekirse LeBron, Trump’tan pek haz etmiyor. Ancak bu hafta LeBron’un, memleketi Ohiao’daki, risk altında bulunan çocuklar için inşa edilen ve her mezuna University of Akron’dan burs garanti edilen okulunun açıldığı haftaydı.

Sanırım tweet hakkında konuşmaya devam edebiliriz ancak ben bir torba dolusu taş yemeyi tercih ederim. O yüzden bence bisikletler hakkında konuşalım, ne dersiniz?

LeBron’la bisikletler hakkında konuşmayı çok uzun zamandır istiyordum aslına bakarsanız. Köşemin okuyucuları gayet iyi biliyordur ki ben bir bisiklet aşığıyım. Ve ben de LeBron’un bisiklet sürmeyi sevdiğini biliyorum. Geçtiğimiz dönemlerde maça bisikletiyle gidip, gelirken birkaç kez görüntülenmişti. Bike-a-thon* buluşmalarına Ohio’da ev sahipliği yapmışlığı da var. Hatta bir ara bir bisiklet üreticisi olan Cannondale’de hisse sahibiydi.

Fakat geçtiğimiz haftaki okul açılışı belki de bisikletlerin LeBron’a ne ifade ettiğine dair en önemli göstergelerden biriydi. 240 tane üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencisini kabul edecek, birinci sınıf öğrencisinden sekizinci sınıfa öğrencisine kadar okutabilecek duruma gelene dek büyüyecek olan “I Promise” okulunun duyurusunda şöyle bir detay vardı: LeBron James derneği her öğrenciye bedava bisiklet ve kask sağlama sözü vermişti.

Oldukça etkileyici bir davranıştı ve görünen o ki bir o kadar kişiseldi de. Ben de bu konu hakkında daha fazla şey öğrenmek istedim.

33 yaşındaki James aramızda geçen bir telefon görüşmesinde şöyle söyledi:

“Yaptığım her şeyin temeli çocukluğuma, büyüme çağlarıma ve başarımın bir parçası olduğunu düşündüğüm şeylere dayanıyor.”

“Benim için bisiklet şehirde dolaşmanın tek yoluydu. Arkadaşlarımla buluşmak için, şehirde gezmek için, okula gitmek için, basketbol oynamak için… Hemen her şeyi yapabilmemi sağlayan araç bisikletti.”

Ama bu sadece hikayenin bir kısmıydı. ”Bisiklet aynı zamanda özgürlüğü de temsil ediyordu.” diyor James.

Eski günleri şöyle anımsıyor: “Arkadaşlarımla beraber bisiklete bindiğimizde saatlerce sadece sürüyorduk. Hatta birkaç kez o kadar uzun süre bisiklet sürmüştük ki yolumuzu kaybettiğimiz bile olmuştu. Ancak hem rahat hem de keyifli hissediyorduk. Bizi durdurabilecek hiçbir şey yoktu. Dünyanın zirvesindeydik sanki.”

“Bir yaşam biçimiydi. Eğer bir bisikletiniz varsa bu her şeyden kurtulmanın ve özgür olmanın bir yolu gibiydi.”

James, annesi Gloria’nın ona aldığı ilk bisikletinin markasını hatırlayamıyor.

“Keşke hatırlasam.” diye devam ediyor. “Arka tekerlerinde bir başkasının üstünde durabileceği pedallar olan Mangoose marka bisikletleri severdim, herkes kullanıyordu bir ara. Onları seviyordum. Sonra Huffy’nin 10 devirli bisikletleri çıkmıştı, onları hatırlıyorum. Vites arttırıp, azaltabiliyorduk. Akron’da bisiklet sürebileceğimiz çok tepe vardı. Bir tanesinin adı North Hill. Oldukça büyük bir tepeydi ve eğer bisiklette vites yoksa o tepede dolaşmak çok zaman alırdı.”

James’in dediğine göre yaşı ilerledikçe bisiklete formunu korumanın bir yolu olarak geri dönmüş. Bu durum 16. sezonuna başlamak üzere olduğu NBA kariyerinde devam etmiş.

James’in Heat maçları için Miami sokaklarında American Arena’ya doğru pedal çevirdiği fotoğrafları hatırlarsınız belki. Aynı zamanda Miami Heat’ten takım arkadaşı Dwyane Wade ile birlikte James, yüzlerce bisikletçinin bir araya gelip, beraberlik gösterisi yapma amacıyla sokaklarda bisiklet sürdüğü büyük buluşmalarda da yer almıştı.

“O etkinliğe bayıldık.” diyor Amerika’nın pek çok şehrinde ve dünya çapında gerçekleşen bu buluşmadan bahsederken James. “Ayın son Cuma gününe denk geliyordu.”

(Küçük bir bisiklet tutkunu notu: LeBron muhtemelen bu buluşmaların her zaman ayın son Cuma gününde gerçekleştiğini bilmiyor).

Pekala. Muhtemelen benim gibi bisiklet aşıkları LeBron’un bisiklet garajında neler olduğunu bilmek istiyor. Üzülerek söylüyorum ki LeBron’un henüz çok iddialı bir bisikleti yok. Hala Cleveland’da geçirdiği ilk sene Cannondale’den aldığı şarap rengindeki dağ bisikletini sürüyor. Bir de yine Cannondale markalı hem yolda hem yol dışında kullanılabilen bir hibrid bisikleti olduğunu söylüyor: “Her yere uyum sağlayabiliyor.”

(Gayet güzel bir başlangıç LeBron. Anladığım kadarıyla aynı zamanda bir yol bisikleti, cyclocross** bisikleti, kum bisikleti, tek devirli bisiklet, katlanan bisiklet ve belki de triatlon bisikletleri kullanabilirsin. Sen daha yeni başlıyorsun. Her bisikletçi bilir ki sahip olunması gereken ideal bisiklet sayısı n+1).

Bu arada bilmenizi isterim ki LeBron spandeks -o tayt demeyi tercih ediyor- giymekten çekinmiyor ama klipssiz pedalların sihrini henüz keşfetmemiş.

LeBron!

“Biliyorum.” diyor neredeyse pişmanmış gibi bir ses tonuyla. “Birçok arkadaşım klipssizlerin ne kadar güzel olduğundan, pedal çevirmeyi ne kadar kolaylaştırdıklarından bahsetti. Ama daha önce hiç denemedim, kondisyon bisikletlerinde bile.”

Lakers’ta forma giyeceği için yeni evi olan Los Angeles’ta bisiklet sürmek konusunda oldukça istekli olduğunu söylüyor LeBron. Los Angeles hakkında bisiklet kullanmaya pek uygun olmadığına dair söylentiler dolaşıyor ortalıkta ancak şehirde rahatlıkla bisiklet kullanabileceğiniz alanlar mevcut. Aynı şekilde birçok yüksek seviye bisikletçi de var.

“Şehirde birkaç yerde bisiklet yolu gördüm.” diyor James. “Santa Monica’da sahilde çok güzel bir bisiklet yolu olduğunu da biliyorum. Sabırsızlanıyorum.”

Peki Staples Center’daki maçlara bisikletle gitmeyi düşünür mü? “Tanrım! Oldukça zorlu bir yol olur benim için ama bir yandan da tüm o trafikten kendimi kurtarma şansım olabilirdi.”

Tabii ki o LeBron James. Gezegendeki en ünlü isimlerden biri. Benim merak ettiğim şey şuydu: Hala, bunu yapması bir gösteriye dönüştürülmeden, bisikletine atlayıp, dışarıda gezebilir mi?

“Gezebilirim.” diyor. “Bazen insanlar için bu büyük bir hadise haline geliyor ancak çoğunlukla tadını çıkarabiliyorum. Havayı içime çekip, biraz rahatlayıp, hiçbir şeyin şimdiki gibi olmadığı, sadece ben ve arkadaşlarımın olduğu zamanları hatırlayabiliyorum.”

İşte bütün hikâye bu kadar millet. LeBron, gezegendeki en iyi basketbolcu olabilir ancak hala bisiklet sürüyor.


*bike-a-thon: Bikes not bombs isimli çevreci derneğin misyonlarına dikkat çekmek için her sene düzenli olarak gerçekleştirdiği bisikletçi buluşmaları.

**cyclocross: Bisikletli koşu yarışı


Orijinal kaynak | The LeBron James Interview About Bicycles

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir