Kadınlar Euroleague’de çetin geçen mücadelelerin ardından sahne sırası son dört takımda…

Açıkçası sezon geneline baktığımızda inişleriyle çıkışlarıyla oldukça keyifli bir seneyi tamamlamak üzereyiz. Haliyle Kadınlar EuroLeague 2017-18 sezonu birbirinden farklı ve özel hikayeler barındırıyor özelinde. Her takımın, her takıma karşı söz hakkı olduğunu çok net bir şekilde gördük. Bunun belki de en göze çarpan kısmı Macar ekibi Sopron’un son dört takım arasında kendine yer bulması oldu. Peki neydi sahi Sopron’u özel kılan? Neden daha büyük bütçeler değil de Sopron gibi organizasyonun gediklisi olup, yeni yeni kendine bütçe yaratan bir ekip Final Four’a bilet almıştı?

Photo: Zsombor Toth

Photo: Zsombor Toth

Grupta ilk dört haftaya üç galibiyet ile başlayan Sopron küçük de olsa bir mesaj vermeyi başarmıştı. Zira bu mesaj dallanıp, budaklanacak ve grup aşaması tamamlandığında Macar ekibi 10 galibiyet ile A Grubu’nu Kursk’un hemen ardından ikinci sırada bitirecekti. Artık Final Four’a sadece bir adım kalmıştı ama rakip de buraları defalarca kez oynamış ve defalarca kez kazanmış Fenerbahçe’ydi. Türk temsilcisi çoğu kişiyi yanıltmayarak ilk maçı kazanmayı başardı ama Sopron yılmadı; ikinci maçı İstanbul’da, son maçı da evinde kazandı ve kulüp tarihinin en önemli başarılarından birini sergiledi.

Aslında belirli bir uyumu kazanmış, ortalama üstü ve dar bir rotasyonla neler yapılabileceğini gösterdiler. Sadece son dört takım arasına kalmadılar; organizasyonun ev sahibi olarak kupayı da şehirlerine getirdiler; peki orada kalacak mı? Elbette böylesine kuvvetli ekiplerin olduğu eşleşmelerde hayli zor gözüküyor. Hep birlikte izleyip göreceğiz.

Photo: Anne Perrinet

Photo: Anne Perrinet

Yakın Doğu Üniversitesi bu aşamada yer alan tek temsilcimiz ve kuruluşundan bu yana böylesine kısa sürelerde buralarda onları görmek çok hoş. Sopron’u yukarıda biraz anlatmaya çalıştık. Ekibimiz için ilk bakışta avantajlı bir eşleşme olarak gözükebilir; bunu söylemek de doğru olur. Ancak önlerinde Fenerbahçe gibi bir örnek varken mutlaka çekimser olacaklardır. Bu aşamada finali düşünmeye başlamak hiç de doğru olmaz; Hatay’ın yakın zamanda bu hataya düştüğü hafızalardan silinmemişken..

Yakın Doğu Üniversitesi, B Grubu’nu 12 galibiyet ve 2 mağlubiyet ile bitirmişti. Haliyle Bourges engeli de onlar için fazla zorlu olmadı. Zafer Kalaycıoğlu ile Roberto Iniguez daha önce Fenerbahçe’yi çalıştırmış iki isim ve bu kez farklı takımlarda birbirlerine karşı oynuyorlar. EuroLeague’de McBride’ı bir kenara koyarsak Vandersloot epey ipleri eline almış durumda. 9.3 asist ortalamasıyla Final Four’da da dümene geçecektir.

Photo: Andrey Petukhov

Photo: Andrey Petukhov

Diğer tarafa bakıldığında ise Rusların iki dev ekibi karşı karşıya gelecek. Ligde oynadıkları maçlara şöyle bir göz gezdirildiğinde iki takımın da yalnızca birer mağlubiyeti var ve tahmin edileceği üzere birbirlerine karşı aldıkları yenilgiler… Rusya Ligi’nin finali de bu iki takım arasında oynanacak. Final Four’dan bir hafta sonra UMMC Ekaterinburg ve Dynamo Kursk, Rusya Ligi şampiyonluğu için parkede olacak. Aslında bu açılardan bakıldığında aradaki rekabeti tahmin etmek de çok zor değil. Ekaterinburg her sene büyük bütçelerle organizasyona dahil olan bir ekip. Zaman zaman hayal kırıklıkları yaşasalar da önemli zaferler elde ettikleri dönemler de oldu.

Sezona kötü başladılar, devamında yıllardır güvendikleri başantrenör Olaf Lange ile yolları ayrıdılar. Kulüpten yapılan açıklamada ailevi nedenler ayrılığa sebep olarak gösterilmesine rağmen yeni gelen koç Miguel Mendez’in yıldız isim Maya Moore’un isteğiyle getirildiği basına sızdı. Maya Moore meselesine gelecek olursak son anlarda yapılan bu hamle ile için dengeleri tam anlamıyla değiştirdiği söylenebilir. Maya çok büyük yetenek ve Torrens ile bir uyum yakaladılar. Griner ve Meesseman gibi uzunların olduğu bir takım hakkında pek de konuşmaya gerek yok. Sahada her şeylerini ortaya koyacaklardır.

Photo: Marco Brondi

Photo: Marco Brondi

Son olarak Dynamo Kursk elbette. Erken final olarak değerlendirilmesi gereken bir eşleşmeye çıkacaklar. Sezonun başından bu yana organizasyonun en istikrarlı ekibi olmayı başardılar. Oynadıkları 14 maçın tamamını kazanmaları ve bunu iki sezon üst üste yapmaları bambaşka bir olay…  Mondelo çok deneyimli ve başarılı bir antrenör. Bunu Kursk tarafının artılarına yazabiliriz. Sonja Petrovic tabii ki takımın en önemli silahı olarak göze çarpıyor. Ona eşlik edecek bir Angel McCoughtry, Epiphanny Prince, Nneka Ogwumike ve Maria Vadeeva gibi isimler var.  Kötü bir sezon geçiren rakiplerinin bir anda rüzgarı arkasına alması onlar için şanssızlık olarak değerlendirilebilir. Ancak Kursk, Sopron’da organizasyonun tek yenilgisiz takımı unvanıyla yer alacak. Bakalım bu bilgi rakipler açısından nasıl bir baskı yaratacak…

İbrahim Kalkan

Kadın Basketbolu Yazarı

Website:

Son Yazılar

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir