Fotoğraf: Ahmet Tokyay

Konya’da uzun süredir beklediğim U18 Avrupa Şampiyonası bugün itibariyle start aldı. İlk günkü maçlarda en yakın geçmesini beklediğim maç Litvanya-Fransa maçıydı. Her ne kadar Litvanya farkı açsa da, son bölümde Litvanya’nın biraz bilinçsizce hücum da etmesiyle fark kapandı. Karadağ ise beklentilerin biraz üzerine çıkıp, İspanya’ya karşı son topa kadar direndi. Favoriler ise kazandı. Maç, maç devam edelim…

İtalya-Letonya

Letonya maça o kadar sert, enerjik ve iyi başladı ki; bir anda içimden İtalya kaybedecek mi sorusunu sormadım değil kendime. Ancak daha sonra İtalyanlar 2 ve 3. periyotta oyunu domine etmeyi başardı ve maçı da kazandı. Donzelli, La Torre ve Oliva gibi önemli oyuncularının yokluğunda artık İtalya’da iş tamamiyle Mussini&Flaccadori’ye düşmüş durumda. İtalya onların 20’şer sayı altı attığı maçta bu turnuvada önemli bir takımı yenebilir mi, soru işareti. Letonya karşısında bu ikili 46 sayı, 13 ribaund, 6 asist, 6 top çalma üretti. Bu grupta belki çok sorun yaşamayacaklardır ancak ilerleyen turlarda İtalyanlar 3. bir skoreri çıkartamamanın eksikliğini göreceklerdir.

Yunanistan-Bosna Hersek

Aslında salona geldiğimde Bosna’da turnuvaya kaptan Gacic’in gelmediğini duyduğumda Bosna’nın işinin zor olduğunu düşünmüştüm. Maça fena başlamadılar, maçın genelinde de hep oyunun içerisinde kalmaya çalıştı Boşnaklar ancak Yunanistan’da ’97 doğumlu Vassilis Charalampopoulos, maça damgasını vuran oyuncu oldu. 11’de 8 gibi çok iyi bir saha içi yüzdesiyle 21 sayı üretti, 10 ribaund aldı ve 4 de asist yaptı. Günün en etkileyici performanslarından birisi ona ait. Bosna tarafında da yine bir diğer ’97 doğumlu Edin Atic takımı ne zaman ona ihtiyacı olsa imdadına yetişti ancak Aleksic’in onun 22 sayılık performansına yaptığı 18 sayılık katkı galibiyet için yeterli olmadı. Elbette Bosna’da beklentinin altında kalan isim Djedovic oldu. Takım biraz daha ’97 ağırlıklı olduğu için işleri bu turnuvada biraz zor.

Fransa-Litvanya

Litvanya maça çok  daha iyi başladı. İkinci periyotta biraz sallansalar da, maçın sonuna kadar önde götürmeyi başardılar. 5 dakika kala 70-56 öndeydiler ancak Fransa bu bölümden sonra her iki alanda da daha iyi bir oyun ortaya koydu ve farkı kapattı. Fakat Litvanya sonunda serbest atışlarda hata yapmayıp, son topu da iyi savununca maçtan galip ayrılan taraf oldu. Elbette Sabonis’in pota altını domine etmesi, double-double istatistik yakalaması normal bence. Çünkü bu yaş grubundaki çoğu oyuncuya göre çok daha olgun. Fransa yarın x ile oynayacak ve bir nevi bu onlar için ya tamam, ya devam maçı olacak. Litvanya adına turnuvanın ilk gününde çok önemli bir galibiyet.

Sırbistan-Rusya

Açıkçası Fransa-Litvanya maçı daha heyecan vericiydi ve bu maçı toplasanız toplamda aralarla 10-12 dakika izlemişimdir. Sırplar maçı başından sonuna kadar rolantide götürdü ve sürprize izin vermedi diyebiliriz. Sırbistan’daki favori oyuncum Stefan Lazarevic yine 13 sayı-9 ribaundla takımının galibiyetinde önemli rol oynadı.

Polonya-Belçika

Belçika’da herkes Thomas Akyazılı’nın eline bakıyor desek yeridir. Aslında kötü bir maç çıkarmadı Thomas. 5 top kaybını göz önünde bulundurmazsak, mesela 5/10 ikilik isabetinden 2-3 tane kaçırdığı kolay turnikelerdi. İlk günde iki takım için final niteliği taşıyan bir maçtı. Polonya’da ise Grzegorz Kulka 16 sayı-11 ribaundla yıldızlaştı.

Karadağ-İspanya

Bu maçın sonlarını iftara doğru gittiğim için tam izleyemedim ama söylenene göre çok iyi bir maç ve maç sonu olmuş. Zoran Nikolic faul problemine girmesine rağmen ben onun etrafında iyi bir Karadağ takımı gördüm. Bu maçı 1 sayıyla kaybetmeleri elbette onları biraz düşürecektir ancak yarın oynayacakları Sırbistan maçı çok kritik olacak.

Hırvatistan-İngiltere

Hırvatistan bizimle birlikte turnuvadaki en iyi yeteneğe sahip olan takım. Mazalin, Slavica, Bender, Arapovic, Zizic… Birçok önemli yeteneğe sahipler ancak İngiltere maçı bizim Çek maçı nasıl ölçü olmazsa bu maç da olmaz, olmamalı. İngiltere ise biraz beni hayal kırıklığına uğrattı. Skor konusunda değil çünkü Hırvatistan gibi bir takımla oynuyorsunuz ancak bu kadar da dirençsiz oynamalarını beklemezdim.

Türkiye-Çek Cumhuriyeti

Maç hakkında pek fazla söylenebilecek bir şey yok. Başından sonuna kolay ve kolay bir şekilde domine ettiğimiz bir maç oldu. Seyirci konusunda benim de çok endişem vardı ama Ramazan ayı, saat 20.45 olmasına rağmen tribüne 1500 civarı seyirci gelmiş. Bu sayıyı arttırmak da bizim elimizde. Maçta ise 30 asist yaptık, bunun yanında yalnızca 10 top kaybımız var ve %57 ile şut attık. Rakibe ise 24 top kaybı yaptırdık. Açıkçası son zamanlarda U18’de her iki alanında net bir biçimde domine edildiği maçlardan birisiydi. Umarım devamı gelir. Ha, bu arada Berk Uğurlu’nun maç içinde üst üste 2 üçlük attığını belirteyim istedim. Bir maçla şut atabiliyor denemez ancak hep sahip olduğu yumuşak ellerinin de yardımıyla gün geçtikçe Berk şut konusunda da aşama kaydediyor. Ege Arar’ın oldukça etkileyici (18 sayı-6 ribaund) performansını, Kadir’in de smacını unutmamak lazım. Bugün rakip Bosna…

Halil Can Pelister

Her türlü soru, görüş ve önerileriniz için: canpelister10@gmail.com

Website:

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir