Heurtel sonrası ve Malaga

Thomas Heurtel’in oyundaki ağırlığının artmasından itibaren Anadolu Efes’te baş gösteren temel problem Unicaja Malaga karşısında da tüm etkisiyle ortaya çıktı ilk yarıda. İlk başta belirtmek gerekir ki Anadolu Efes esnek bir oyun planına sahip değil, kadro yapısı buna izin vermiyor. Yani temel strateji üzerinde ancak ince rötüşler yapılabilir. Dolayısıyla sezon başındaki planda ciddi değişikliklere gitmek mümkün değil. Gelgelelim bu hatayı Heurtel sonrası en başta oyuncular yapıyor ve temel plandan ciddi sapmalar, strateji üzerinde kararsızlıklar yaşıyorlar. Açıkça görüldü; Heurtel’siz başlayan Malaga maçında o sahadaymış gibi oynadı Anadolu Efes, bu kafa yapısı Unicaja Malaga karşısında bile ilk yarıda farkın çift hanelere ulaşmasına neden oldu. Çünkü kafalardaki karışıklık önce savunmayı vurdu.

thomas-heurtel-ivkovic

Anadolu Efes, Euroleague’in en iyi hücum takımı değil ancak kolay sayı bulabilme konusunda hafife alınmayacak bir beceriye sahip. Bu kolay sayıların temelini ise savunma oluşturuyor. İyi savunmalarla rakibi top kaybına veya zorlama şuta zorlamak, devamında ise kolay sayılar bulmak Anadolu Efes’in rakip savunmanın dengesini bozmak adına en önemli planlarından. İşi tamamen sete bıraktıklarında ise en kolay rakip karşısında bile sıkıntı yaşarlar, ilk yarıda yapılan hata bundan ibaretti. Temel plandan uzaklaşmış olmak beraberinde kararsızlıkları, yanlış rotasyonları ve problemleri çözme noktasında oyuncuların gözleri kapalı hale gelmesine neden oluyor. Doğruya odaklanmak gerekir, yani oyunun kaynağını savunma yapmak.

İkinci periyodun ortaları oynanırken Malaga 7/10 üçlük isabetiyle oynadı. Günlerinde olabilirler ya da denk gelmiştir önemli olan bu değil. Kabul edilemez olan Anadolu Efes’in o ana kadar yaptığı faul sayısının sadece iki olması. Hatırlatmak gerekir, bunlardan birisi Ryan Toolson’a yapılan 3+1. Rakip şut ritmini yakalıyorsa bunun önüne geçebilmek için bazı yollar vardır, önemli olan bunlardan birini denemek. Malaga iyi şut atıyorsa faul yapılabilir, hatta bazen sertlik dozajı da artabilir. Sonuç olumlu olur veya olmaz ancak şut ritmini bozmak adına mutlaka yapmak gerekir bunu. Yapmak gerekir çünkü istikrarlı olarak giren bu şutların bedeli sadece Malaga hanesine 3 sayı eklemek olmadı.

Ryan Toolson2

Malaga dış şutlardan isabet buldukça zaten dış presi bu maçta son derece zayıf olan Anadolu Efes savunmasının bitiş noktası, yani pivotun bulunduğu nokta potadan iyice uzaklaştı. Bu durum şut ritmini yakalayan Malaga kısalarının ayrıca topla potaya gidişlerini kolaylaştırdı. İkinci periyodun bir bölümünü Krstic-Bjelica ikilisini 4-5’te kullanarak geçirdi A.Efes. Bu rotasyon, kısaların Bjelica ve Krstic’in arkasını toplamasına fazlaca kafa yormasına neden oldu. Yani Cedi, Draper ve Heurtel üçlüsünün ağırlık merkezi içeri kaydı. Malaga kısaları bu bölümde hem A.Efes uzunlarının zaafından sürekli yaptıkları penetrelerle faydalandı hem kısaların, uzunların arkasını toplamakla meşgul olmasını buldukları kolay üç sayı atışlarıyla değerlendirdi hem de rakip savunmacı yokmuşçasına ikili oyun oynama konforuna erişti.

Anadolu Efes ise ne savunmada ne de hücumda ritim yakalayabildi. Setler sıklıkla hücum süresinin bitimine 13-14 saniye kala başladı. Şüphe yok; bu sürede ne yüksek ritimli top paylaşımı sağlanabilir, ne de sağlıklı ikili oyunlar oynanabilir. Net bir penetrecinin de olmadığı hesaba katıldığında sayılan tüm faktörler rakip savunmanın gevşeyebilmesi adına elde avuçta hiçbir planın kalmaması anlamına geldi. Öyle ki defalarca potaya 10 metre uzakta perdeler yaptı Lasme. 10 metreden yapılan perdenin hiç yapılmamasında sakınca yoktur, zaten işe yaramaz. Çaresizliğin bu kadarı. Perdeden sonra Heurtel tekrar pozisyon alıp birebirleri zorladı defalarca. Tüm bu faktörler Malaga’nın savunma ağırlığını geriye çekmesinin bir yaptırımı olmaması sonucunu ortaya çıkardı. Savunma geri çekildikçe topla potaya gitme mümkün olmadı, boyalı alanda sırtı dönük oyunlarda kolay yardımlar getirdiler. Dışarıyı düşünmek zorunda kalmadılar hatta. Furkan’ın yaptığı ağırlığı iyice boyalı alana kayan Malaga savunmasını soğukkanlılıkla cezalandırmaktan başka bir şey değildi.

Furkan Korkmaz

Altını defalarca çizmek gerekir. Anadolu Efes’in -Heurtel’in formda olduğu dönemler de dahil- bu maçta görüldüğü üzere hücum planını set hücumları üzerine kurması rakip savunmaları gevşetemeyeceğinin teminatıdır. Ancak buna karşın top sirkülasyonunun hemen hemen hiç olmaması ve perdelerin potanın yaklaşık on metre gerisinden başlamasının da mantıklı bir açıklaması yoktur. Tek bir hücumu set oynamayı imkansızlaştıracak kadar düşük bir düzeydi Malaga maçının ilk yarısında gördüğümüz. Böyle bir durumda hiçbir oyuncu için kötü şut atıyor denemez. Zira şut sokmak bir ritim işidir ve bu ritmi kazanmak da topun yüksek süratle dolaşımından geçer. Anadolu Efes adına üç pası geçen hücum sayısı bir elin parmağını geçmedi ilk yarıda. Bu şartlar altında Furkan Korkmaz’ın oynadığı oyun ise göz kamaştırıcıydı, bu konuya sonra geleceğim.

Verimli oynanan ilk ikili oyun Heurtel ile Krstic arasında üçüncü periyodun bitimine 4 dakika kala gerçekleşti. Maçın gidişatı da bu ikili oyunla birlikte tersine seyretmeye başladı. Aslında yapılan, Anadolu Efes’in temel oyun planına dönmesinden başka bir şey değildi. Savunmayı topsuz alanda temas üzerine kurup penetre yolları kapandı ve buradan kazanılan toplar hızlı hücumlarla Heurtel tarafından yüksek yüzdeyle değerlendirildi. Kısmen gereksiz faullerin de yapılmış olmasına karşın son periyotta faul hakkının periyot bitimine 6 dakikadan uzun bir süre bitmiş olması temastan tamamen kopuk bir ilk yarının ardından olumlu değerlendirilebilecek bir hal aldı.

Zaten şaşırtıcı olan maç başında tam Anadolu Efes stratejisine uygun bir rakiple karşılaşılmış olmasından bihaber olunmasıydı. Unicaja Malaga, Euroleague’in en çok top kaybeden beşinci takımı, Anadolu Efes ise en çok top çalan dördüncü takım. Top çalmanın önemi Anadolu Efes için pek çok takımdan çok daha fazla, zira bu toplardan kazanılan kolay sayılar rakiplerin savunma ritmini kaybetmesi ve A.Efes’in çok yüksek profilli olmayan set hücumlarını ritmini kaybetmiş bir savunmaya karşı oynayabilmesi açısından kilidi açan faktör çünkü, dün akşam öyle de oldu.

Thomas Heurtel

Ancak önemle vurgulamak gerekir. Malaga maçının ikinci yarısında kazanılan bu topların anlamlı hale gelmesini sağlayan Heurtel oldu. İlk paragrafta söylediğim üzere baş gösteren sıkıntı Heurtel’in Anadolu Efes’i ana planından bağımsız bir plana itmesi. Heurtel’in yapması gereken ise ikinci yarıda olduğu gibi plandan bağımsızlaşmak yerine planı yükseltmek. Savunma önderliğinde Heurtel imzasıyla bulunan her kolay sayı Malaga savunmasının yerleşimini biraz daha bozdu ve ağırlık merkezinin dışarı kaymasına neden oldu. Bu da potaya daha yakın noktalarda başlanılan ikili oyunlardan yüksek verim elde edilmesini sağladı.

Gelelim maçın kazanılamamasına. Şüphe yok ki ikinci yarıdaki oyun ilk yarıda yapılan hataların neden olduğu farkı kapatmak için yeterliydi ancak diğer tarafta maça nasıl başladıysa öyle giden oyuncular vardı. Perperoglou ve özellikle ikinci yarıda Saric işte tam böyleydi. Anlamak çok zor; ihtiyaç olan ritim, yüksek konsantrasyon ve soğukkanlılık. Bu niteliklere Malaga maçı özelinde sahip olan çok az oyuncudan biri Furkan Korkmaz. O halde özellikle Perperoglou’nun maçın içine girmesini beklemek değil Furkan’ın ihtiyaçları karşılamasını sağlamak gerekirdi. Nitekim rüzgarın Anadolu Efes lehine dönmesinin merkezinde Heurtel yatıyordu ve Perperoglou maçın son halini alması sürecinde hiçbir rol oynamamıştı. Bu maçı tecrübesiyle idare edemeyecek kadar da kötüydü. Öte yandan ilk yarının çok daha can sıkıcı hale gelmemiş olmasının tek nedeni de Furkan’dı. İhtiyaç her yönüyle Furkan’dı ama ikinci yarıda bir dakika bile kalamadı sahada. Maçın içine hiç girmeyen, girmeye de niyeti olmayan Perperoglou’nu sahada tutma pahasına üstelik.

Bundan sonraki soru şudur: Anadolu Efes dün akşam ikinci yarının ortalarından itibaren döndüğü ana planını tekrar alışkanlık haline getirebilecek mi? Heurtel oyuna her maç biraz daha ağırlık koymaya devam ederken savunma odağı bu kadar düşer, kaliteli savunma performansları üzerinden bulunan kolay sayıların sayısı azalır ve düşük tempolu setlerin oyun planındaki yeri artarsa Anadolu Efes’in sonunun iyi olmayacağı açık. Öte yandan Heurtel transferinin yapılmaması durumunda mevcut kadronun playoff düzeyini kaldıramayacağı da ortada. Transfer doğrudur, devamında olanlar yanlıştır. Öyle ki playoff rakibi her hafta daha belirgin hale gelirken A.Efes, Real Madrid’i yendiği maçta sergilediği görüntüden aynı süratle uzaklaşmaktadır.

1 Yorum

  1. Hocam çok güzel yazılar yazıyorsun, tebrikler. Dün akşam İBB maçında Efes yeniden eski kimliğine bürünmüş gözüktü. Umarım CSKA karşısında da 1.5 maçlık performans devam eder!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlgili Haberler