Basketbol herkes için sadece bir sportif aktiviteden ibaret değildir. Bazen bir yaşam tarzıdır, kışın en soğuk günlerinden birinde henüz gün bile ağarmadan satışa yeni girecek Jordanlar için mağaza önünde sıraya girdirir. Bazılarımız için ise bir hayata tutunabilme yoludur. Eğer suç oranı yüksek yerlerde büyümüş bir çocuksanız belki de başarılı olabilmek için elinizdeki tek seçenektir. Nick Young için de öyleydi.

Nick Young

Üç kardeştiler. Nick ise ailenin en küçüğüydü. Los Angeles’ta mütevazı bir hayatları vardı. Ağabeyleri ile vakit geçirmek, hafta sonları onlarla basketbol oynamak, Nick’in çocukluğunun en keyifli anılarını oluşturuyordu. 1991 yılında, Nick henüz beş yaşındayken en büyük kardeşi Charles Jr. bir çete kavgasına karışıp, 14 yaşındaki bir çete üyesi tarafından katledildi. Trajik olaydan sonra Nick ve ailesi için her şey tepetaklak gitmeye başlamıştı. Nick’in ortanca kardeşi John, olayın etkisini üzerinden uzun süre atamadı, akıl hastanesinde bir süre tedavi gördü. Nick ise akademik hayatına uzun süre odaklanamadı. Ağabeyini katleden çetenin üyeleriyle aynı okullarda sınıf arkadaşı oldu, küçücük bir çocuk olsa bile attığı her adımı dikkatli atmak zorunda kaldı. Dört yıllık lise hayatı boyunca çete üyelerinden uzak kalabilmek için üç okul değiştirdi. Basketbolu çok seviyordu, doğal bir yeteneği de vardı ancak basketbol dışında gelişen olaylar akademik başarısını etkilemişti ve gittiği hiçbir okulda ne rahat edebiliyor ne de barınabiliyordu. 2002 yılında, üçüncü lisesi olan ve Los Angeles’in biraz dışında yer alan Cleveland High School’a transfer oldu. Çeteden uzak, daha rahat bir yaşam sürebilmek adına evinden daha uzakta bir okula gitmek zorunda kalmıştı. Okulun basketbol takımının koçu Andre Chevalier ise Nick’in özel bir oyuncu olabileceğini düşünüyordu ve Nick’in hayatını tekrar rayına sokabilmesi ve basketbol kariyerini canlandırabilmesi için ona ikinci bir şans vermeye hazırdı. Lisenin son senesinde Nick Young liderliğindeki Cleveland High School sezonu 25-4’lük dereceyle bitirdi ve Nick 27 sayı, 10 ribaund ortalamaları tutturdu.

Nick, son senesindeki harika performansıyla birçok üniversitenin radarına girmeyi başarmıştı ancak akademik olarak çok da başarılı bir öğrenci değildi ve en çok istediği kolej olan UCLA için oldukça iyi SAT skorlarına ihtiyacı vardı. Son senesinde Nick’in lisesi Cleveland High School’un en büyük rakibi olan Taft High School’un yıldızı Jordan Farmar, rakip olmalarına rağmen Nick’in özel bir oyuncu olacağına inanıyordu ve bir gün Nick’in kapısına elinde SAT çalışma kitaplarıyla geldi. Jordan, Nick’e onunla beraber UCLA’de oynamayı çok istediğini ve esprili bir şekilde bunun gerçekleşebilmesi için ders çalışmaları gerektiğini söyledi.

Nick Young-Jordan Farmar

Jordan UCLA’e kabul edilmişti. Nick ise Jordan’ın çabalarına rağmen UCLA için yeterli puanı elde edemedi ancak çok da uzaklara gitmeyip, kolej kariyeri için USC’yi seçti. USC, kolej basketbolu kültürü olarak çok da elit sayılamayacak bir okuldu, daha çok Amerikan Futbolu Takımı ile tanınıyordu. Nick için ise bunlar önemsizdi. Lisedeki en büyük rakibi ve iyi arkadaşı Jordan Farmar UCLA’e gitmişti ve ona tekrar rakip olmalıydı. Üç senelik başarılı bir kolej kariyerinin ardından Washington Wizards tarafından NBA Draft 2007’nin birinci turunda 16. sıradan seçildi Nick. Young ailesi için hayat zorlu geçmişti ancak gelecek artık çok daha parlaktı.

Her ne kadar inişli çıkışlı bir NBA kariyeri geçirse de trajedi ile büyümüş çocuktan bir Hollywood ünlüsüne evrildi Nick Young. Geniş ailesinin bir diğer üyesi olan olan kuzeni Kendrick Lamar müzik dalında dünyaca üne kavuştu, Nick ise Iggy Azalea olan birlikteliği ile Los Angeles paparazzilerinin odak noktalarından biri konumuna geldi. Modaya düşkünlüğü ile ilgi çekti, rahat tavırlarıyla gülümsetti, kaçırdığı şuta sevinmesiyle güldürdü. Kendisi de güldü hep, hayat ona bir ikinci şans sunmuştu ve o da en iyi şekilde değerlendirmişti, her fırsat bulduğunda gülümsemek hakkıydı.

Nick Young-GSW

Bu sezon ise basketbol kariyeri için ikinci bir şans elde etti Nick Young. NBA’in gelmiş geçmiş en iyi takımlarından birinde benç katkısı umuduyla kendisine bir şans verildi. Yüzük kovalama şansına da erişmiş oldu böylece. Belki de 2018 yazında o da artık bir şampiyon olacak. Her ne kadar sesli söylemesi çok sürreal gelse de “NBA Şampiyonu Nick Young” kalıbının gerçekliğe kavuşması oldukça yüksek ihtimal. Hayatının ilk ikinci şansını değerlendirdi Nick, ikincisini de değerlendirebilecek mi izleyip, göreceğiz.

 

Son Yazılar

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir