geleceğin-yıldızları-kristaps-porzingis

Geleceğin Yıldızları’nda 15. bölümün konuğu, Avrupa’daki şu anda en büyük NBA potansiyellerinden birisi olan Letonyalı Kristaps Porzingis. 2,15 boyunda, 1995 doğumlu genç pivot, İspanya’da Sevilla forması giyiyor.

Bu seneki drafttan ismini son gün çeken Porzingis’in önümüzdeki yıl draft’a girmesi halinde ilk 10 sıradan seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Letonya’nın alttan gelen oldukça iyi jenerasyonun en önemli oyuncusu olan Porzingis ile geçtiğimiz günlerde konuşma fırsatı buldum.

Hemen hemen onunla ilgili her şeyi bulabileceğiniz röportajla sizleri baş başa bırakalım.

Not: Yakında ’94 jenerasyonu sıralamasını bitirip, ’95 jenerasyonuna geçiş yapacağız. O zaman Porzingis ve en az 9 oyuncu hakkında daha detaylı oyuncu raporlarına ulaşabileceksiniz.

Adı-Soyadı: Kristaps Porzingis

Takımı: Sevilla (İspanya)

Boyu: 2.15cm

Kilo: 101 kg

Kulaç Uzunluğu: 2.23cm

Basketbol oynamaya nasıl ve kaç yaşında başladın?

6 yaşındayken annem beni diğer yaşıtlarımla bir basketbol idmanına götürdü. O gün basketbolu çok sevdim ve o günden bugüne basketbol oynuyorum.

Ailende daha önce basketbol oynayan birisi var mı? Fiziğin ve uzunluğun genlerden mi geliyor?

Evet, bütün ailemdeki kişiler basketbol oynadı. Annem Ingrida ve kardeşim Janis, ikiside profesyonel olarak basketbol oynadılar. Babam Talis ve diğer kardeşim Martins de yarı profesyonel olarak basketbol oynadı. Uzunluk ve basketb ol fiziğim kanlarımdan geliyor.

"Basketbolcu benim için bir hayat stili"

“Basketbolcu benim için bir hayat stili”

Peki İspanya’ya geliş sürecin nasıl gelişti?

14-15 yaşındayken Sandijs Baskevics diye birisi vardı. Maçlarımı videoya çekiyordu ve bazı takımlara videolarımı yolladı, try-out’a gitmem için. Sevilla benim try-out’a gelmemi istedi. Sevilla’ya gittiğimde çok inceydim ancak becerilerimi onlara gösterdiğimi düşünüyorum. Bende iyi bir potansiyel gördüklerini düşünüyorum ve yazın sonunda bana kontrat önerdiler. Sevilla’ya gelip, burada oynamaktan daha iyi bir karar herhalde alamazdım, burada her şey çok güzel!

Bu yıl draft’a adını yazdırdın ancak daha sonra ismini drafttan çektin. 2015 NBA Draftına girecek misin?

Evet ancak biz draftın çok daha öncesinde draft’a girmeme kararı almıştık. Sadece test etmek için adımı yazdırmıştık. Şu anda önümüzdeki draft’a girip, giremeyeceğim hakkında konuşamam. Umarım her şeyden önce herhangi bir sağlık problemi yaşamam. Ardından kendim ve ailem sezon bittikten sonra benim için en iyisine karar veririz.

Sence artı ve eksilerin neler?

Çalışıp, geliştirmem gereken çok şey var. Şutum, dribblingim, post oyunu, fiziksel güç, atletik beceriler gibi. Elbette artılarım uzunluğum, 2.15 boyundaki bir oyuncuya göre sahada iyi hareket edebilmem. Elbette basketbol hakkında bana koçlarım veya takım arkadaşlarım tarafından gösterilebilecek her detayı öğrenmek istiyorum.

NBA’e gidersen özellikle oynamak istediğin bir şehir var mı?

Elbette Los Angeles, Miami, New York veya Chicago gibi şehirler muhteşem ancak eğer NBA’de oynarsam nerede oynadığımın pek bir önemi yok.

İdolün kim?

Michael Jordan, Kobe, LeBron ve Hakeem Olajuwon, bütün gün videolarını izlediğim oyuncular.

"Bir gün skydive yapmak isterim!"

“Bir gün skydive yapmak isterim!”

Boş zamanlarında neler yapıyorsun?

Sahilde arkadaşlarım ve ailemle zaman geçirmeyi seviyorum. Ping pong oynamayı seviyorum (gülüyor). SUP Board’umuz var ve onun üzerinde sörf yapmayı seviyorum. Basketbol dışında genellikle yaptığım şeyler bunlar.

Kendi jenerasyonunda beğendiğin oyuncular kimler?

Kendi jenerasyonumda Kenan Sipahi’yi çok beğeniyorum. Bütün oyuncuların birlikte oynamak isteyeceği türde bir oyun kurucu. Fiziksel yeteneğinden dolayı Mario Hezonja’yı da beğeniyorum. 1996’dan ise Domantas Sabonis ve Marc Garcia da çok yetenekli oyuncular.

Bu sene Letonya U20 veya A Milli Takımına katılmadın. Sebebi neydi?

Vücudumu geliştirmek için böyle bir karar aldık. Elbette gelecekteki olası bütün sakatlıkları engellemek için de. Ağabeyim bu yaz bana bireysel çalışmaların hepsinde çok yardımcı oldu.

Sanırım Amerika’ya da gittin bu süreçte. Oradaki çalışma ve tecrüben nasıldı?

Biraz değişikti ancak beğendim. Sonunda Amerika’da nasıl çalıştıklarını görme şansım oldu ve şu anda Avrupa’daki antrenmanlarla onları kıyaslayabiliyiroum. Elbette NBA oyuncularıyla aynı salonda olmak ve onlarla maç yapmak çok iyi bir tecrübeydi ve aynı zamanda çok iyi keyif aldım.

"Basketbolcu olmasaydım, iş adamı olurdum. Hayır, kendimi başka bir iş yaparken düşünemiyorum! (gülüyor)"

“Basketbolcu olmasaydım, iş adamı olurdum. Hayır, kendimi başka bir iş yaparken düşünemiyorum! (gülüyor)

Kariyerindeki hedefler neler?

Elbette hayalim NBA’de oynamak ancak bir sonraki seviyede mücadele edebilmek için daha çok çalışmam gerekiyor.

Sevilla’dan bahsedelim… Geçen sene ACB’nin en keyif veren takımlarından birisiydiniz. O takım hakkında neler söyleyebilirsin?

Evet, bende geçen sene oynarken çok keyif aldım. Tomas Satoransky gibi bir oyun kurucuyla oynamak çok iyiydi. Hem beni, hem de genel olarak takımı yukarıya taşıdı. Çok iyi bir pasör. Genç, atletik, sahada koşmayı çok seven ve hızlı oynayan bir takımdık. Koç Aito bir kez daha neden genç oyuncular için en iyi koç olduğunu da gösterdi.

Peki bu sezon için neler söyleyebilirsin? Takımda koç değişikliği oldu…

Umarım yeni koç Scott Roth’un güvenini kazanırım ve onun için fazla oynayabilirim. Çok çalışmam gerektiğini ve ardından sonuçların geleceğini biliyorum.

Son soru, savunma mı yoksa hücum mu?

Ben savunma derim ancak maçları sadece savunma yaparak kazanamazsınız. Hücum da önemli.

Röportaj&Yazı: Halil Can Pelister – twitter.com/HCanPelister

Halil Can Pelister

Her türlü soru, görüş ve önerileriniz için: canpelister10@gmail.com

Website:

Son Yazılar

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir