Dersimiz: Letonya

U18 Avrupa Şampiyonası’nın ev sahibi Letonya, kuşkusuz şu ana kadar turnuvada en çok dikkat çeken takımlardan bir tanesi. İlk grupta İspanya’yı yenerek önemli bir sürprize imza atan Letonya’da özellikle 2.12’lik Kristaps Porzingis ile 2.15’lik Anzejs Pasecniks, ön plana çıkan oyuncular oldu.

Rakibin Sesi: Nikolajs Mazurs

Önümüzdeki rakip formalite olan Ukrayna maçını saymazsak, şu ana kadar şampiyonada bütün maçlarını kazanmış Türkiye olacak. Ancak yarın farklı bir maç izleyeceğiz. Türkiye’de çok önemli lider Kenan Sipahi ve iyi bir hücumcu, Metecan Birsen var. İlk işimiz Türkiye’nin hızlı hücumlarını durdurmak. Onlar da Hırvatlar kadar tehlikeli bir takım. Hırvatlarla oyunlarında bazı benzerlikler var, ilgi çekici bir maç olacak.

Takım Kadrosu

NO OYUNCU POZİSYON BOY DOĞUM TARİHİ DOĞUM YERİ
4 Roberts Paze G 1.93 12.08.1995 Riga
5 Klavs Cavars FC 2.05 11.02.1996 Ventspils
6 Kristaps Porzingis C 2.12 02.08.1995 Liepaja
7 Armands Ginters SF 1.96 17.07.1995 Riga
8 Ivars Zvigurs SF 1.99 17.10.1995 Riga
9 Kristaps Plavnieks PG 1.83 11.04.1995 Jelgava
10 Davis Geks SG 1.92 07.03.1995 Bauska
11 Kristaps Gluditis SG 1.94 06.11.1995 Riga
12 Rihards Lomazs GF 1.88 13.04.1996 Tukums
13 Rolands Smits PF 2.07 25.06.1995 Valmiera
14 Ervins Meznieks PF 1.99 12.03.1996 Riga
15 Anzejs Pasecniks C 2.15 20.12.1995 Riga

Bu İsimlere Dikkat

Letonya’da öne çıkan ve gerçekten ilerisi için de dikkat edilecek -yukarıda da belirttiğimiz gibi- iki isim var: Porzingis ve Pasecniks. İkiside 2.10’un üzerinde ve bir arada oynuyorlar. Tabii iki tane 2.10 üzerinde oyuncu bir arada oynayınca, içeriye girip elini kolunu sallaya sallaya sayı atmak kolay olmuyor. Özellikle de Porzingis savunmada yaptığı bloklarla dikkat çekti (maç başına şu ana kadar 4 blok yaptı). Uzun kolları büyük avantajı ve tabii ki onu da İspanyollar kaptı. 2.12’lik genç oyuncunun önümüzdeki sene Cajasol A Takımı’nda da oynayacağı konuşuluyor. Hücum gücü daha yüksek olan oyuncu ise, Pasecniks. Aslında bu oyuncuların bir arada bu kadar dominant oynamasının sebebi de, neredeyse her şeyi yapabilmeleri. İki oyuncunun şutu da var. Tabii bu oyuncuları besleyecek bir de iyi kısa lazım. O da Davis Geks… Letonya’da ikiz kulelerden sonra en çok dikkat çeken oyuncu 1.92 boyunda, ’95 doğumlu Geks oldu. İspanya’ya karşı maçı kazandıran üçlüğü atmıştı ve turnuvadaki şu ana kadar ortalamaları oldukça iyi: 10.5 sayı-6 ribaund-4.5 asist.

Savunma

Letonya şu ana kadar takım halinde maç başına 27.5 üçlük kullandı (turnuvada Litvanya -27.8- ardından bu alanda ikinciler). Geçtiğimiz Hırvatistan maçı da çizginin gerisinden 11/30 ile oynadılar. Kısacası, takımdaki bütün oyuncular mesafe tanımadan şut deniyor. Kısasından, uzununa kadar… Yaptıkları şu ana kadar 3 rotasyonda da oyuncuların şutu var. Dolayısıyla, seyirci desteğini de arkalarına alıp çok ekstra üçlük isabetleri de bulabiliyorlar. Dış şutlara kesinlikle dikkat etmemiz lazım. Umarım bize karşı pek şanslı günlerinde olmazlar. Oldukları takdirde ev sahibi avantajıyla ‘direnç kıran’ üçlükler bulabiliyorlar. Takımda Gluditis’in şutlarına dikkat etmekte fayda var. Maç başına 7.5 üçlük kullanıyor. Korkmadan atıyor, sanırım koç tarafından ona bu özgürlük verilmiş. Bazen bocalayabiliyor ancak şu ana kadar iyi iş yaptığı söylenebilir. Özellikle de Hırvatistan maçında… Bahsettiğimiz o ‘direnç kıran’ üçlükler Gluditis’ten geldi.

Letonya hakkında dikkat edilecek bir diğer detay ise hücum ribaundları. İkiz kuleler (Pasecniks-Porzingis) bu alanda da çok iyi iş yapıyorlar. Takım halinde maç başına 18.5 hücum ribaundu alıyorlar (bu alanda Ukrayna’nın ardından -19.3- ikinciler), kesinlikle box-outları iyi yapmamız ve olabildikçe bu ortalamayı indirmemiz şart. Bahsettiğimiz guardları Geks de hücum ribaundlarını kovalayan bir isim ve uzunları box-out ederken, kısa oyuncularımızın (Berk, Doğukan, Kartal, Kenan) onu da unutmaması lazım. Aksi halde Geks’ten ekstra olan ikinci şans sayılarını görebiliriz. Bu ikinci şans sayıları da Letonya’nın oyununda önemli bir yer kaplıyor. Sadece uzunlar değil, sahada olan 5 oyuncuya da box-out ve ribaund vermeme konusunda büyük iş düşüyor. Bu tarz maçlarda ikinci şans sayılarının değerinden bahsetmeye sanırım gerek yok.

Pasecniks-Porzingis ikilisinin kağıt üzerinde match-up’ı elbette Egemen ve Emircan. Bu oyuncuların arasındaki mücadeleyi izlemek oldukça keyifli olacak. Fakat işin açıkçası ben bire bir savunmada tam anlamıyla bu ikiliyi durdurabileceğimizi düşünmüyorum. Özellikle de hücum gücü daha fazla olan Pasecniks’e yardım getirmemiz gerektiğini düşünüyorum.  Ortayı kapatıp, yardım savunmasını iyi yapmamız gerekiyor. Bu şekilde içeriyi domine etmelerini durdurabilir veya minimum seviyeye çekebiliriz. Bu iki oyuncu Letonya’nın yarısından daha fazlası desek herhalde yanlış olmaz. Nitekim, bu ikiliyi durdurmak bu maçta önemli bir unsur. Eğer uzunlarımız akıllı bir şekilde savunma yaparsa -özellikle de bunu Porzingis için söylüyorum- faul problemine de sokabilirler.

Hücum

Bir klişe vardır, “bu tarz maçlarda her hücum altın değerinde” diye. Aynen öyle… Letonya şu ana kadar turnuvanın aynı zamanda en iyi savunma yapan takımlarından birisi. Kaybettikleri İtalya maçı da dahil bütün rakiplerinden 70’in üzerinde sayı yemediler (maç başına 63.3 sayı izin veriyorlar). Biz ise maç başına 80.8 sayı ile turnuvanın şu ana kadar en çok sayı üreten takımıyız. Koç Mazurs’un Hırvatlara benzetmesinin bir sebebi de hücumdaki üretkenliğimiz. Hırvatlar’da Letonya ile oynadıkları maça kadar hep 75 sayının üzerindeydi her maç. Ancak Letonya karşısında sadece 65 sayı üretebildiler. Yukarıda bahsettiğimiz gibi özellikle de Porzingis’in uzun kollarıyla çember savunmasındaki başarısı (blok olarak istatistiğe fazlasıyla yansıyor) takıma savunma da çoğu zaman enerji getiriyor.

Kenan Sipahi için artık ‘tecrübeli buralar için’ yorumunu yapıyoruz ve kendi yaşıtlarından farklı olduğunu söylüyoruz. Bu maçta onun ‘potaya saldırışlarına’ ihtiyacımız olacak. Kenan fiziği, tecrübesi ve deliciliğiyle içeriye girip, ikiz kuleler üzerinden skor bulabilecek bir oyuncu. Şu ana kadar Emircan ile Kenan’ın oynadığı ikili oyunlar (pick&roll) çoğunlukla durdurulamadı. Özellikle dün oynanan İtalya maçında Kenan’ın yaptığı 8 asistin 5’i Emircan’a. Muhtemelen yine bu ikili üzerinden bolca oyun göreceğiz. Kenan’ın dün yaptığı geriye kalan 3 asist de Metecan’a. Bugünkü maçta Metecan’ın Pasecniks-Porzingis ikilisi oyundayken 4 numara oynayacağını pek düşünmüyorum. Dolayısıyla Metecan’ı daha çok 3 numara pozisyonunda göreceğiz diye tahmin ediyorum. Kenan’ın boş şutu görmesi, bulması onda beğendiğim en iyi özelliklerden birisi. Burada takımın atıcılarının (Cedi, Metecan, Doğukan, Okben ve süre alması durumunda Oğulcan) iyi gününde olması da şart.

Bu maçta Egemen önceki maçlara göre daha fazla süre alabileceğini düşündüğümden dolayı onu da hücumda kullanmamız gerekiyor. Bana göre Avrupa’da pivot olarak en iyi hücumculardan bir tanesi Egemen ve bunu geçtiğimiz sene Avrupa Şampiyonası’nda kanıtlamıştı. Emircan’a göre çok daha güvenilir ve iyi bir orta mesafesi, hatta üç sayısı var. Egemen’in 4 numara oynayacağını düşünürsek, mobilliğini kullanarak önemli katkı verebilir. Mental olarak bu maça çok iyi hazırlanması gerekiyordu, staff gerekini yapmıştır. Keza İspanya maçında da Hernangomez-Diop ikilisini düşünürsek, Egemen ve Emircan’a ihtiyacımız yine olacak.

Letonya’nın en büyük sorunu bence 3 numara pozisyonunda. Ve bizim de o pozisyon için oldukça zengin, kullanılabilecek iki tane oyuncumuz var: Metecan Birsen-Cedi Osman (ben daha çok Cedi’nin 2, Metecan’ın 3 numarada kullanılacağını düşünüyorum ancak Cedi de 3 oynayabiliyor diye yazdım). İkiside Avrupa çapında çok değerli ve yetenekli oyuncular. Fontecchio’yu Letonya’nın durduramadığını, 28 sayı attığını hatırlatmakta fayda var. Keza aynı şekilde Bulgarları çok farklı yenmelerine karşı Vezenkov’u da durduramamışlardı.  Letonya’nın 3 numara pozisyonunda Metecan veya Cedi’yle eşleşecek fizikte oyuncuları yok, gününde olması durumunda durduracak hele hiç oyuncusu yok. Muhtemelen Fontecchio ve Vezenkov’da olduğu gibi Metecan ve Cedi’yi de Ginters, Zvigurs ve hatta belki de 2.07’lik power-forvet Smits ile savunmaya çalışacaklardır. (eğer Smits ile eşleşirse, Metecan’ın içeriden değil de, daha çok dışarıdan oynaması lazım. Diğer iki oyuncuyla eşleştiği zaman bol bol post-up’ta topla buluşmalı!)

Doğukan Şanlı şu ana kadar bütün maçlara ilk beşte başlayan tek oyuncu. Ancak Doğukan’ın oynamasını engelleyen faul problemi var. İngiltere maçında erken faul aldı, bir daha oyuna girmedi. Hırvatistan maçında da koç pek tercih etmedi. Ukrayna maçında 34 dakika sahada kalmayı başardı ve nitekim 8/11 saha içi isabetiyle 20 sayı üretti. Geçtiğimiz İtalya maçında da oyunda kaldığı 12 dakika boyunca 6 sayı üretti. Türkiye’de bu jenerasyonun en önemli skorerlerinden bir tanesi. Fazla ellerini kullanmadan, daha akıllı savunma yapmalı. Çünkü sahada kaldıkça bir şekilde skor bulabildiğimiz bir oyuncu var, hangi koç böyle bir oyuncuyu istemez ki?

VİDEO

(Letonya’nın şu ana kadar turnuvada oynadığı maçların özetleri)

Can Pelister - twitter.com/canpelister

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İlgili Haberler