1

Doğum Tarihi: 20 Mayıs 1995

Doğum Yeri: Cayenne, Fransız Guyanası

Pozisyon: Kısa Forvet

Boy: 2.04

Takım: Milwaukee Bucks

Draft: 2014 NBA Draft İkinci Tur 31. Sıra, Milwaukee Bucks

Kanat Açıklığı: 7’3” (221 cm)

Onur Coşkun 15 Eylül 2014 – 

20 Mayıs 1995 tarihinde Fransız Guyanası’nın başkenti Cayenne topraklarında dünyaya gelen Damien Inglis, yetiştiği bölgenin konumu ve durumu sebebiyle basketbola yaşıtlarına oranla daha geç başlamak zorunda kalmış bir isim. Fransa’nın 1400’lü yıllarda hapishane olarak kullandığı bir koloni olan Cayenne’de günümüzde de devam eden profesyonel spora olan ilgi sorunsalı onun gelişiminin geç başlamasına neden olan önemli bir detay olarak gözümüze çarpmakta. Yaşadığı bölgenin onun için en büyük avantajı; Brezilya, Surinam ve Atlas Okyanusu’na sınırı olan bir bölge olmasına rağmen bölgenin Avrupa Birliği toprağı sayılması olmuş. Bu sayede Guyana’dan ayrılmayı başaran ve diğer vatandaşları gibi Fransa’nın yolunu tutan Inglis, ailesinin yanından ayrıldığında henüz on dört yaşındaymış. Bakın o günler için kendisi NBA Oyuncu Seçmeleri’nin olduğu gece neler söylemiş:

‘’Kendimle baş başaydım, Cayenne’den 14 yaşında ayrılan biri olarak ailem çok uzaktaydı ve ben basketbol oynamak zorundaydım. Bunu yapmak istediğime emindim ve sanırım hayatımdaki en önemli adımı o gün Cayenne’den ayrılarak attım.’’

Inglis, Fransa’ya gelişinin ardından sonra INSEP’te (Uluslararası Spor ve Fizik Eğitim Enstitüsü) Fransa’ya gelen yetenekli birçok sporcunun yaptığı gibi eğitim görmeye ve en önemlisi basketbol oynamaya başlar. Profesyonel kariyerine 2010 yılında Centre Federal de Basketball forması altında başlayan oyuncu, üç yıl burada oynadıktan sonra LNB Pro A (Fransa Birinci Basketbol Ligi) ekiplerinden Chorale Roanne Basket takımına imzayı atar ve geçirdiği verimli basketbol sezonunun ardından yeterliliklerine rahatlıkla ekleyebileceği alt yaş grupları milli takım performanslarını da çantasına koyarak NBA Oyuncu Seçmeleri’nin yolunu tutar. Roanne Basket forması altında geçirdiği tek sezonda gelişimine önemli katkı sağlayan ve 2013 Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda da Karadağ’ı çalıştıran Luka Pavicevic’in de katıldığı gecede Milwaukee Bucks tarafından ikinci tur otuz birinci sıradan (ikinci turun ilk sırası) seçilir. Sakatlığı sebebiyle yaz ligini kaçırmış olan Damien’ın önünde uzun bir yol olsa da bu seçimin NBA tarihi ve kendisi açısından da ayrı bir önemi var. Damien Inglis, Kevin Seraphin’in ardından NBA Oyuncu Seçmeleri’nde seçilme başarısı gösteren ikinci Fransız Guyanası, Cayenne doğumlu isim. Gelin şimdi hep beraber oldukça tuhaf ve zorlu bir hikayesi olan Damien’ın olası kariyer planlamasına bir göz atalım.

T1

Kariyer Planlaması

Damien Inglis’in basketbol serüveninin büyük bir bölümü okyanusun öte yakasında geçecek gibi görünüyor. Tabii ki bu durum için şimdiden herhangi bir yargıya vararak konuşmak pek sağlıklı değil ancak sahip olduğu karakter yapısını düşününce her ne olursa olsun NBA’de tutunabilmek için çok çalışacağı kanısındayım. Bucks’ta sürelerinin azalmasına sebep olabilecek Giannis Antetokounmpo gibi bir faktöre rağmen ne kadar tutunabileceği ya da çaylak sezonunda olmasa bile iki yıl sonra göstereceği performansın onu hangi noktaya getirebileceği ciddi soru işaretleri ile dolu. Bir sömürge toprağında doğmuş olan ve Türkiye’nin de içinde olduğu birçok ülkenin sadece uydularını uzaya fırlatmak için uğradığı bir bölgede yetişmiş Inglis’ten kaybetmeyi daha iyi çok az kişinin bildiğine eminim. Inglis, NBA’de kaybetmek istemeyecektir ancak basketbolunun üzerine yeterli seviyede koyamazsa Avrupa’da tutunabilir mi diye soracak olursanız, teoride evet pratikte hayır cevabını verebilirim rahatlıkla. Çok çok ekstra durumlar olmadığı müddetçe ben Damien’ın Avrupa semalarına geçiş yapmasını beklemiyorum.

T2

Mental

Oyuncuyu çıplak gözle izleme fırsatı bulamadığım için mental yetilerinin detaylarına girmem şu aşamada pek mümkün görünmüyor ancak itina ile değinmek istediğim ve bunu görebilmek için de çıplak gözle izlemeye gerek olmadığını düşündüğüm birkaç saha içi psikolojik husus olduğunu düşünüyorum. Efendim açacak olursak Inglis, parkede geri adım atma niyetinde olmayan, topu ve rakibi sonuna kadar kovalamayı isteyen bu hırsından ötürü de zaman zaman gereksiz anlarda faul problemine girebilen bir oyuncu. Basketbolunun en büyük artılarından biri olan açık alanda kısa oyuncu savunmasını bu denli iyi yapmasında fiziksel avantajları kadar mental bağlamda asla geri adım atmama güdüsünün de ön planda olduğuna eminim. Rakiplerin sinirini bozabilecek kadar hırslı ve inatçı ancak basketbolun çeşitlilik gerektiren kısımlarında yetersiz kaldığı anlarda da otokontrol mekanizmasını yitirebilen buna paralel olarak da oyun içinde iniş çıkışlar yaşayabilen bir yapısı var. Sınırlarını bilmeyi öğrendiği ve bu kararlı yapısını sürdürdüğü takdirde mental/psikolojik gediklerini mümkün mertebe kapatmayı başaracaktır.

Fizik

Damien Inglis, alt yaş gruplarında Fransa formasıyla mücadele ettiği tüm uluslararası organizasyonlarda fiziksel avantajıyla fark yaratan bir basketbolcu oldu. Yukarıdaki tabloda da gördüğünüz üzere Inglis bir şampiyona hariç tüm bu dominant rakamları sergilerken en büyük yardımcısı fiziksel yetileri idi. Peki, Damien bu fiziksel yetilerini NBA’de ne denli kullanabilir ya da Damien Inglis’in fiziğini kullanarak olumlu yaptığı şeyler nelerdir diye soracak olursanız sizleri bir alt paragrafa davet edebilirim.

7’3’’ kanat açıklığına sahip bir sporcu Inglis, bu şu demek: Kolunu yana doğru açtığı zaman omuzundan parmak ucuna kadar olan mesafe 221 cm. Pivotlara karşı bu denli iyi box out yeteneğinin olmasının ve çok iyi bir savunma ribaundcusu olmasının ipuçları burada saklı. Atletizm avantajlarını açık alan basketbolunda fazlasıyla sergileyen ancak hızlı düşünme ve pas becerisi koordinasyonunda bazı sıkıntıları olan oyuncunun fiziksel olarak en ciddi avantajlarından birisi kalçası. Evet, yanlış duymadınız. Alt yapılarda basketbol eğitimi alan gençlere – özellikle kalçası hafif çıkık olanlara – çember altında rakibi box out ederken mümkün olduğunca dizleri kırıp kolları açıp kalçayı geri çıkartarak pozisyon almaları söylenir. Birazdan aşağıda da bir örneğini bulabileceğiniz üzere Inglis, bunu gerçekten çok iyi seviyede yapıyor. Kanat açıklığının yanına bu özelliğini de eklediği anda ise kendisinden uzun oyuncuları box out etme konusunda pek bir eksiğinin kaldığı söylenemez. Fiziğini savunmada etkili kullandığı bir husus daha var. Takımı alan savunmasına döndüğü zaman merkezdeki ikilinin ya da üçlünün sağ ucunda yer aldığı anda top çalma sayısının arttığını not düşmek gerek zira sol tarafta topa benzer hamleyi yaptığında değerleri sağ taraf ile aynı oranda yükselmiyor. Hücumda da kısa ama hızlı adımlarının özellikle forvet çaprazında oynanan ikili oyunlarda yapılan oyuncu değişimlerinde oldukça etkili olduğu çok açık. Atletizmiyle NBA’de belki fark yaratacak seviyede yer alamayabilir ancak ribaund sezgisi ve ribaund konusundaki pozisyon becerisi ile sık sık anılacağı kesin. Damien Inglis, fiziği basketboluna olumlu yansıyanlardan.

Damien Inglis’in fiziksel yetilerini parke üzerinde nasıl değerlendirdiğine dair bir pozisyon örneği:

F1

F2

F3

Savunma

Savunmada ortaya koyabilecekleri hücum repertuarına göre daha geniş bir oyuncu olan Inglis’in hali hazırda bu bağlamdaki en büyük artısı ribaund ve box out yeteneği. Topun olmadığı tarafta yapılan savunmanın kalitesi ve yeterliliği oldukça önemlidir ve Inglis’in de bu konuda şimdilik sınıfı geçtiğini söylemek mümkün. Topun olmadığı kısımda toplu kısma göre pozisyon takibini çok daha iyi yapan ve akışı daha iyi gözlemleyen Inglis’in şut üzerinden yapılan hücumlarda ise zamanlamayı ve adım mesafesini çok iyi ayarladığını söylemek imkansız. Şutunuza güveniyorsanız fiziğinin gerektirdiği ölçüde blok tehdidi olmadığı için rahatlıkla şut atma seçeneğini değerlendirebilirsiniz. Topun arkasında iyi duran ve yardım savunmasını özellikle ters taraftan oldukça iyi yapabilen hüviyette bir oyuncu olması ve hareketli kısa oyuncuları savunma konusunda gelişime oldukça açık başarılı bir düzeyde bulunması savunma odaklı en büyük artıları. Basketbolunun her yönüne bir şeyler katmayı ve değerini artırmayı başardığı anda hücum niteliklerinden ziyade savunmadaki meziyetleriyle anılacak bir oyuncu olacağı kesin. Son olarak güçlü fiziği ve nispeten çabuk ayakları sayesinde alan savunmasının kanatlarında yay gerisine açılmasına gerek kalmayacak şekilde oldukça verimli olabileceğini ve adeta o bölgeyi karartabileceğini düşünüyorum.

 Savunmadaki artılarının yazı kısmını kısa tutmayı düşündüm zira birçok savunma artısını aşağıdaki görsellerde daha net bir biçimde ifade etmek istiyorum:

S2

S3

S4

S5

S6

Hücum

Inglis’in hücum yetileriyle ilgili konuşmaya başlamadan evvel şunu söylemek en doğrusu olur. Hücumda yarattığı ya da yaratacağı/içinde yer alacağı birçok aksiyonun temelinde fiziksel yetileri var. Kendi skor opsiyonunu oluşturma konusunda ciddi sıkıntıları olduğu gibi set düzeni içerisindeki planı sonlandırmada da henüz istenilen düzeyde olduğunu söylemek mümkün değil. Çok rahat bir fırsat eline geçmediği sürece şutu düşünmeyen bir basketbol karakterine sahip olan Inglis için hücumda en doğru yaptığı şeyin fazla tercih hatası yapmamak olduğunu söylersek yanılmış olmayız. Toplu oyunda yapabileceklerinin şu an için sınırlı olduğunun farkında olan oyuncu bireysel zorlamalardan doğacak hatalarla yüzleşmek yerine takım arkadaşlarına ve takım oyununa destek vermeyi tercih ediyor. Tahmin edilen profilinin dışında bir saha görüşünün olduğunu ifade etmeliyim ancak burada da şut istikrarının bir türlü sağlanamamış olması yay gerisinde repertuarında sadece pas seçeneğinin kalmasına neden oluyor. 2012 yılından bu yana hayli yol kat ettiği serbest atış yüzdesi gibi saha içi yüzdesini ve ekseriyetle de üç sayı yüzdesinin yükseltmesi onu daha tercih edilebilir bir oyuncu yapmanın yanında tahmin edilebilirlikten uzak kılacaktır.

Şutuyla ilgili söyleyebileceğim en olumlu ifade bloktan topu oldukça iyi kaçıyor oluşu ve fiziksel temas aldığında savrulma yaşamadığı için en kötü faul çizgisine gitmesi olabilir. Bunun dışında hücumda dönemsel olarak yaşadığı konsantrasyon kaybının bir neticesi olarak fazla top kaybı yaptığını ve odak noktasının düştüğü anlarda da takım arkadaşlarıyla saha içi iletişiminin zayıfladığını ifade etmek pek yanlış olmaz.

Damien Inglis’in hücumda yapabildiklerine dair birkaç pozisyon görselini aşağıda bulabilirsiniz. 

H1

H2

H3

H4

H5

H6

Sözün Özü

Damien Inglis, NBA’de ciddi süreler alabilen bir rol oyuncusuna dönüşmek istiyorsa savunmada yaptığı her şeyi çok iyi seviyeye getirmek zorunda. Savunmasını mümkün olduğunca ön plana çıkarıp hücum çeşitliliği bağlamında da takımlara ve izleyenlere daha fazla opsiyon sunabildiği anda yerini sağlamlaştırmaması için hiçbir sebep yok. Zorluk ve kaybetmek kelimelerinin manasını fazlasıyla bilen bir isim olduğu için çalışma azmi konusunda geri adım atacağını sanmıyorum, Giannis Antetokounmpo’nun çok fazla gölgesinde kalmadan verimli maçlar çıkaracağı bir sezon geçirmesi onun için şimdilik en iyi senaryo olur. Açıkçası Damien’ın kariyerinin Bucks’tan sonra geçiş yapacağı takımda alabileceği roller ve süreler belirleyecek. Avrupa dönüşü ise şimdilik uzak bir ihtimal olarak ufukta gözükmekte.

 

Onur Coşkun

Website:

Son Yazılar

Write a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir